Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim
ANA SAYFA
LA Tiyatrosu Yenilendi
Share 1 September 2008

İki ay kadar önce, Mark Taper Forum’unun yenilemesi işini bitirmek üzere olan Michael Ritchie, gecenin bir yarısı panikle uykusundan uyandı:

“Uyandığımda ya da uykumun ortasında, kulise tuvalet tasarlamayı ve koymayı unuttuğumuzu sandım!” Hemen evinden çıkıp şehir merkezindeki Los Feliz bölgesine inerek binanın içine giren ve tuvaletleri görüp rahatladıktan sonra evine dönen Ritchie böyle anlatıyor.

Center Theatre Group’un sanat direktörü olan ve Taper’ı yöneten Ritchie’nin, Los Angeles’ın kent merkezindeki belirgin, mantar şekilli bu yapının içine neyin sığdırılabileceği konusunda şüpheye düşmesi normal. Hakkında çıkan bir sürü söylenti, çalışanlarının başını ağrıtıyor olsa da bina, 40 yıldan fazla zamandır kültürel bir odak görevi görmekte. Cumartesi günü Taper, bir yıl süren, 30 milyon $’a mal olan ve bitmek bilmeyen sorunları sona erdireceğine inanılan yenilemenin ardından John Guare’nin “House of Blue Leaves”inin yeni uyarlamasıyla tekrar açılıyor.

1967’de açılan Taper, Los Angeleslı mimar Welton Becket tarfından Müzik Merkezi’nin bir parçası olarak tasarlandı. Becket, Dorothy Chandler Pavyonunu bir yana, Ahmanson Tiyatrosunu diğer yana ve Taper’ı da bu ikisinin ortasına yerleştirdi. (Walt Disney Konser Salonu merkeze 2003’te bağlandı)

Becket merkezi, geometrik şekillerin vurgulandığı Yeni Biçimcilik stilinde tasarladı. Yenilemeyi yürüten firma Rios Clementi Hale Studios’un genel müdürü Bob Hale’e göre tüm bir plan “bir dikdörtgen, biraz kare, bir parça da çember”den öte bir şey değil. Becket’in en iyi işlerinden biri olarak bilinen Taper, “binanın tam bir daire olmasından dolayı ciddi sınırlamalar getiriyor.”

Ayrıca Becket binayı kimin kullanacağını bilmeden tasarlamıştı. Bir ara müzik salonu hatta büyük jüri toplantılarının burada düzenlenebileceği düşünülüyordu. Sonunda, Los Angeles kültür başkanı Bayan Chandler, genç tiyatro prodüktörü Gordon Davidson’ı, kendi ismini taşıyan pavyona götürüp Davidson’ın anlatımıyla “pencereden dışarıya bakarak ‘şuradaki yuvarlak binayı görüyor musun? Kiralamaya ne dersin?’ dedi”.

Davidson 38 yıldır, Ahmanson ve Culver City’deki Kirk Douglas Tiyatrosu’nu da yöneten Center Theater Group’un sanat direktörü olarak çalışıyordu. Taper, klasik, yarım daire şeklindeki amfi tiyatroya uzanan ve izleyiciyle oyuncu arasında yakın bir ilişki yaratan açık sahnesiyle ünlendi. Davidson, “bu tasarım, projede danışmanlık da yapan – ki daha önce Lincoln Center’daki Vivian Beaumont Tiyatrosu’nun da danışmanlığını yapmış olan – sahne tasarımcısı Jo Mielziner tarafından önerildi” diyor.

Ancak binanın, kimin kiralayacağı belli olmadan yapılması olay yarattı. Oditoryumu yuvarlak bir binanın içine yerleştirmek, geriye çok küçük bir kulis ve dar, eğri bir lobi bıraktı. Davidson durumu şöyle anlatıyor: “mimara gittim ve ‘tanrım, bu lobi çok küçük!’ dedim, o ise az da olsa yağmurlu günleri yok sayarak ‘burası güney Kaliforniya, dışarı çıksınlar’ cevabını verdi…”

Birçok tiyatro için tuvaletler sorundur ancak 750 koltuklu bir salonda kadınlar için 4 tuvalet gerçekten korkunç bir şey (sonradan iki tane daha eklendi). Davidson, “oyunlarla ilgili şikayetler yerine ‘Bay Davidson, tuvaletleri ne zaman düzelteceksiniz?’ şeklinde şikayetler alıyordum” diyor.

Müşterilerin görmediği başka sorunlar da vardı. Sette kullanılacak malzemeler 5 basamak yukarı taşınıp 1,5 metreye 2 metre genişliğinde bir kapıdan geçirilmeleri gerekiyordu… Buna rağmen “Angels in America” için bir Mustang (yana yatırılarak), bir otobüs (üç parça halinde) ve dev bir fon getirmeyi başardılar.

Taper’ın 20 yıldır üretim müdürü olan Jonathan Lee, “buraya bir sahnenin kuruluşunu izlemek, bir yılanın bir hayvanı yutuşunu izlemek gibi bir şey” şeklinde anlatıyor.

Bay Mielziner, 1960’larda “deneysel” olarak tanımlanan ama daha sonra sıkıntı yaratmaya başlayan çeşitli araçlar tasarladı. Bunlardan en sorunlu olanı, 27,5 metre uzunluğunda, 2 metre genişliğinde, sahne arkasından dolanan ve setlerin sürüklenerek sahneye getirilmesine yarayan bir taşıma kemeriydi. Lee, bu alet için “1970’te Paul Sills’in Hikayesi isimli oyunun sonunda, coşkulu izleyicilerin gök gürültüsü gibi alkışlarından bile daha fazla gürültü çıkarmasına kadar kimse tarafından fark edilmemişti…” diyor.

Sahne arkası nerdeyse geçici bir şeydi. Işıklar tavandaki küçük deliklere koyulmuştu ve çalışanlar nereye gittiklerini bile göremiyorlardı. Kostüm deposu koridorun ortasındaki bir barakaydı. Üstelik süs havuzuysa yeraltı otoparkındaki araçların üzerine damlatıyordu!

2005’te Ritchie’nin gelişiyle bu sorunların çözülmesine karar verildi ve Müzik Merkezinin yeniden yapımını da üstlenen yerel bir firma olan Rios Clementi Hale, bu işe gönüllü oldu.

Hale ve ekibi, içeriyi tamamen boşaltıp hemen hemen her şeyi yeniledi. Binanın yuvarlak şeklini bozmadan lobiyi genişletebilmek için yeraltına inerek yaldızlı, kıvrımlı koltuklar ve binanın tasarlandığı döneme özgü aynalı karolardan mozaiklerle stil sahibi bir salon yarattılar. Ve sonunda tuvalet sayısı 16’ya çıkarıldı!

Tasarımcılar sahne arkasından taşıma kemerini çıkarıp, modern aydınlatma elemanları yerleştirip, kostüm dolabı ve depo için eski havalandırma elemanlarını kaldırınca ortaya çıkan esneklik inanılmazdı.

Lee sonuçta daha iyi hizmet verebildiği ve eski Taper’ın tüm sınırlandırmalarına rağmen başardıkları için gurur duyuyor. Örneğin “artık daha çok havuzlu oyun oynanabilecek çünkü havuz akıtsa da artık aşağıda bir atık su borumuz var yani suyu elektrik süpürgesiyle çekmek zorunda kalmayacağız”.

Kaynak: NewYork Times
Çeviri: mimdap


Yorum yazmak için


Snøhetta ve WERK Arkitekter , “Teknelerin işçiliği” üzerine Lanternen deniz merkezi projesini hazırladı Editör: Lizzie Crook Snøhetta ve WERK Arkitekter, Danimarka’nın Esbjerg sahilinde ahşaptan yapılacak su sporları için bir topluluk merkezinin görsellerini yayınladı.   Adlandırılmış Fener olarak adlandırılan dairesel tesis, Snøhetta ve WERK Arkitekter tarafından, liman kasabasındaki diğer binalardan ayrılmak amacıyla “teknelerin geometrisi ve işçiliğini” [...]
ARŞİV
Subscribe