Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim
ANA SAYFA
11 Eylül Müzesi ve Eskiyle Yeninin Bütünleşmesi
Share 11 September 2008

Mimar Craig Dykers 2004 yılından bu yana Dünya Ticaret Merkezi bölgesinde yapılacak olan müze binası tasarımı üzerinde çalışıyor. Sonunda 45 yıl önce Minoru Yamasaki’nin 45 yıl önce tasarladığından daha güçlü bir eser yaratamayacağını fark etti…

İkiz kulelerin mimarı Yamasaki, tasarımına gösterişli bir ekleme yapmıştı: Binaların altında neredeyse Gotik denebilecek ölçülerde üççatallı zıpkınlar yerleştirmişti. 11 Eylül 2001’deki saldırıdan bu dev çelik zıpkınlar kurtuldular ve siluetleri neredeyse afeti sembolize ediyordu.

Her biri yaklaşık 27,5 metre boyunda, kuzey kulesinden kurtulan zıpkınlar, Oslo ve New York tabanlı Snohetta firmasından Dykers ve arkadaşlarının tasarladığı üzenin avlusu olacak olan sıfır noktasına tekrar yerleştirilecek. Firmadan yapıla açıklamaya göre onların varlığı “gücü, metaneti, direnci, hayatta kalmayı ve umudu” simgeleyecek.

Sıfır noktasındaki bu kültürel tesis için yapılan bir dizi tasarımın sonuncusu bu bina oldu.

Tasarımda avlu, Dünya Ticaret Merkezi’nde Ulusal 11 Eylül Anıtı ve Müzesi’nin yer altındaki sergi salonlarının girişi olarak kullanılacak. Müzenin yer üstündeki tek kısmı olan bu avlu, çevresini üç yandan saran Memorial Plaza, havuzlar ve sokaklardan rahatlıkla görülebilecek.

Her ne kadar tasarım taslakları bir süredir biliniyor olsa da, geçen Salı günü yapılan sunumla, New York Kenti tarafından karşılanacak olan 80 milyon $’lık pavyon, önemli detayları açıklığa kavuşturdu. Kilit taşı şeklindeki pavyonun yüksekliği 17 metreden ile 21 metreye doğru yükselecek. Ortalama 6 katlı bir ofis binası büyüklüğünde olacak.

Yaklaşık 4400 metrekare alan üzerinde 3250 metrekare kamusal programlar ile müze işlevlerine ayrılmış, geri kalanıysa müzenin altında, Dünya Ticaret Merkezi Transfer Noktası ile 1 Numaralı metro hattının yanında havalandırma ve mekanik bölümüne ayrılmış.

Giriş katında bilet gişeleri, ziyaretçilerin havaalanındaki gibi izlenerek geçecekleri geniş bir güvenlik bölgesi ve gelenleri sokak seviyesinin yaklaşık 20 metre altına indirecek merdivenler, yürüyen merdivenler ve asansörler yer alacak. Ziyaretçileri direkt olarak plazaya ulaştıracak çıkış kapıları da bulunacak.

İkinci kat 180 koltuklu bir oditoryum, 11 Eylül kurbanlarının yakınlarının bir araya gelebileceği özel bir salon, ziyaretçilerin anıtı izleyebileceği bir teras ve bir kafeden oluşacak. Üçüncü kat ise tamamen mekanik ve havalandırmaya ayrılacak.

Müze, Memorial Plaza’nın 11 Eylül 2011’de açılışından bir yıl sonra, 2012’de hizmete girecek.

Anıt ve müzenin başkanı Joseph C. Daniels, 11 Eylül’ün yıldönümüne yetişmesinin ancak transfer merkezi asma katının çelik ve beton işleri Temmuz 2010’da bittiği takdirde mümkün olabileceğini söyledi.

Hemen ardıdan söz alan Belediye Başkan Yardımcısı Robert Lieber da “Anıtın yapımının kolaylaşması için transfer noktası tasarımının basitleştirilmesi gerekse de, Bloomberg yönetiminin önceliği anıtı 11 Eylül 2011’de açmaktır” dedi.

Sıfır noktasındaki projelerin zamanlaması ve bütçesine yönelik sorular halen devam ediyor. New York ve New Jersey Liman Birliği’nin, Dünya Ticaret Merkezi projesinin erken tamamlanması için gerekli adımları açıklayan raporunun ay sonunda açıklanması bekleniyor.

Daniels, müzeye giriş ücreti alınıp alınmayacağı konusunda henüz karar vermediklerini söyledi. Müzenin yıllık bakım ve işletme maliyetlerinin 45 ile 50 milyon $’ı bulacağını belirterek “eğer başka kaynaklardan bu parayı temin edebilirsek giriş ücreti almayacağız” dedi.

Müze müdürü Alice M. Greenwald da müzeyi yılda 2 milyon kişinin ziyaret etmesini beklediklerini belirtti. Müzenin saatte 1.500 kişinin ziyaret edebileceği şekilde tasarlandığını açıkladı.

Snohetta’nın projeye katılımı, SoHo’daki bir Çizim Merkezi ve yeni bir kurum olan Uluslar arası Özgürlük Merkezi’ni de kapsayacak bir müze için seçilmeleriyle oldu. Planın 2005’te feshedilmesiyle Snohetta müzenin girişi için daha küçük bir yapı hazırlamaya başladı.

Mevcut planda pavyon büyük ölçüde metal panellerle kaplanıyor: bütçe yeterse paslanmaz çelik, yetmezse alüminyum. Tasarım özellikle aksi takdirde sadece hava delikleriyle kaplı boş bir duvar olarak kalacak olan güney cepheye görsel bir etki yaratmaya çalışıyor.

Kuzeybatı köşesinde açısal cam ve çelik bir çerçeveyle kaplı bir avlu yer alıyor.

Bu avlu, şu anda Kennedy Uluslar arası Havalimanı’ndaki bir hangarda duran zıpkınları barındıracak ve onların hem müzeden hem de plazadan özellikle karanlıkta ışıklandırılınca görülmesini sağlayacak.

Greenwald zıpkınları kulelerin cephesinin yerine koymayı düşünmediklerini söyledi ve “nerede olurlarsa olsunlar onlar zaten bir nevi pusula olacaklar” dedi.

Kaynak: NewYork Times
Çeviri: mimdap

1 Yorum
  1. bir insanlık suçunun tanımlanması ve hatırlanması için yapılan tasarımlar oldukça üst düzey bir çalışmanın sonucu.

    recep özsoy | 13 January 2011


Yorum yazmak için


Snøhetta ve WERK Arkitekter , “Teknelerin işçiliği” üzerine Lanternen deniz merkezi projesini hazırladı Editör: Lizzie Crook Snøhetta ve WERK Arkitekter, Danimarka’nın Esbjerg sahilinde ahşaptan yapılacak su sporları için bir topluluk merkezinin görsellerini yayınladı.   Adlandırılmış Fener olarak adlandırılan dairesel tesis, Snøhetta ve WERK Arkitekter tarafından, liman kasabasındaki diğer binalardan ayrılmak amacıyla “teknelerin geometrisi ve işçiliğini” [...]
ARŞİV
Subscribe