Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim
ANA SAYFA
Deniz suyu umut oldu konutlar ve şirketler arıtma tesisi peşinde
Share 8 September 2007

Dünyanın çeşitli ülkelerinde içme suyu olarak uzun yıllardır kullanılan arıtılmış deniz suyu, ciddi susuzluk tehdidiyle karşı karşıya olan Türkiye’de kıyı bölgelerinde sanayi ve turizm tesisleri ile konutlar için umut oldu. Sayıları hızla artan arıtma tesisleri kuran yerli ve yabancı şirketler gelen taleplere yetişmekte zorlanıyor. Kurulum maliyeti konut ve turizm tesisleri için 150 bin, sanayi tesisleri için 2-5 milyon euro olan sistemler 1 ton içme suyunu belediyelerin şebeke suyundan yüzde 30-50 daha ucuza üretiyor. Denizden alınan suyu özel pompalarla basınçlandırarak membran adı verilen zarlardan geçirerek süzen arıtma tesislerinin ömrü 15-20 yıl arasında değişiyor. Çolakoğlu Metalurji İzmit Dilovası’ndaki tesisinde denizden arıtılmış su kullanıyor. Sistemi kendi konutlarını kurduran ünlüler arasında Doğal Hayatı Koruma Vakfı Başkanı Akın Öngör ve Milli Takım Teknik Direktörü Fatih Terim de var. İstanbul Büyük Şehir Belediyesi su sorunun çözümüne yardımcı olacak şekilde arıtma tesisi çalışmalar yürütüyor. Avşa Belediyesi 14 milyon YTL’lik yatırımla gelecek yıldan itibaren şebeke suyunu denizden elde ettiği arıtma tesisiyle karşılayacak.

İsrail, İspanya, Suudi Arabistan, Avustralya, Amerika Birleşik Devletleri gibi birçok ülkenin içme suyu olarak yıllardır kullandığı arıtılmış deniz suyu, susuzluk tehlikesi artan Türkiye’de de kurtuluş umudu oldu. Yerli ve yabancı su arıtma şirketleri deniz kıyısında bulunan kentlerdeki turizm ve sanayi tesisleri, belediyeler ve villalardan gelen taleplere yetişemez hale geldi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi deniz suyu arıtma tesisi kurma hazırlığında. Doğal Hayatı Koruma Vakfı Akın Öngör ile Milli Takım Teknik Direktörü Fatih Terim ise Bodrum’daki evlerinde kurdukları tesisler sayesinde deniz suyunu arıtarak kullanan ünlüler arasında.

Küresel iklim değişikliği nedeniyle önümüzdeki 30 yıl içinde dünyada sağlıklı içme suyu ihtiyacının iki katına çıkacağı tahminleri yeni su kaynakları arayışını hızlandırdı. Deniz suyu arıtma teknolojileri de bu arayışlar sonucu ortaya çıkan ve dünyada yaygın olarak kullanılan bir yöntem. Örneğin İsrail içme suyunun üçte ikisini bu yolla karşılıyor. Kuraklık ve içme suyu problemi çeken Ortadoğu ve Arap yarımadası, Mısır, Libya, İspanya ve Avustralya gibi deniz kıyısındaki ülkeler de içme suyunu deniz suyundan karşılıyor.

Küresel ısınmanın etkisi

Son bir yıldır ciddi bir susuzluk sorunuyla karşı karşıya olan Türkiye’de de deniz suyundan içme suyu üretme çalışmaları hız kazandı. Deniz suyu arıtma sistemleri üreten firmaların sayısı da artmaya başladı. Bu firmalardan biri Aquamatch. Şirketin Pazarlama ve Satış Departmanı Müdürü Cem Gökmen, küresel ısınmanın gündeme geldiği son 1,5 yıldır ciddi talep artışı olduğunu söylüyor. Gökmen, turizm ve konut sektörlerinde alternatif su kaynaklarının pahalı olması, ağır endüstride ise şebeke ve diğer su kaynaklarının global ısınma nedeniyle yaşanan kuraklığa bağlı olarak istenen miktarda sağlanamaması nedeniyle sektörlerin deniz suyu arıtmaya yönlendiğini vurguluyor.

Gökmen, Türkiye’nin en büyük deniz suyu arıtım tesisini 10 bin m3/gün kapasite ile Dilovası’nda, Çolakoğlu Metalurji için kurduklarını belirtiyor ve şu bilgileri veriyor:

“Demir Çelik sektöründe İçdaş Demir Çelik için Çanakkale’de, Diler Demir Çelik için Dilovası’nda deniz suyu arıtma tesisini projelendirdik ve kuracağız. Bu tesisler kapasitelerine orantılı olmak üzere 2 ile 5 milyon euroya mal oluyor. İran, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Kazakistan gibi ülkelere de ihracat yapıyoruz. Bodrum’da Regnum tarafından yapılan Bargilya konutlarına tesisi de biz kurduk. Bu kapasitedeki tesisler 150 bin euro civarında bütçelerle kurulabiliyor. Ayrıca Deniz Kuvvetleri’nin gemileri için de marin tipi deniz suyu arıtım sistemleri kuruyoruz.”

60 cente bir ton su

Arıtım Mühendislik İş Geliştirme Koordinatörü Pelin Ongan Torunoğlu, denizsuyu arıtma sistemlerinde kullanılan membran teknolojisinde son 10 yıldaki gelişmelerin bu tesislerin yatırım maliyetini onda bire düşürdüğünü ve işletme maliyetinin de aynı oranda azaldığını söylüyor. Öyle ki günümüzde denizsuyu arıtma sistemlerinin kurulması için gereken yatırım maliyeti, klasik su arıtma sistemlerine yaklaşmış.

İşletme maliyeti olarak ise deniz suyundan 1 ton içme suyu elde etmek için 0,6 dolar gibi düşük maliyetler ile sistemlerin çalıştırılması mümkün olabiliyor. Özellikle İstanbul’da İSKİ’nin 1 ton su için abonelerden 1,67-1,70 YTL arasında ücret aldığını anımsatan Torunoğlu, “Deniz suyu arıtma sistemlerinin klasik içme suyu arıtma sistemlerine göre çok daha ucuz ve yüksek verimde içme suyu sağladığını görebiliriz” diyor. Üstelik denizden alınan su için de devlete herhangi bir ücret verilmiyor.

Damacana su ile fark yok

Deniz suyu arıtma sistemlerinin de içinde olduğu ters osmos başta olmak üzere membran teknolojileri uygulamalarını 1994 yılından beri gerçekleştirdiklerini aktaran Torunoğlu, deniz suyu arıtma sistemlerinden çıkan suyun kalitesi ile bakkaldan, marketten ya da su dağıtım firmasından alınan damacana suların kalitesi arasında hiçbir fark olmadığını vurguluyor.

Bu yöntemle arıtılan suların Dünya Sağlık Örgütü’nün içme suyu standardı başta olmak üzere ulusal TSE ve Sağlık Bakanlığı standartları da dahil tüm yönetmeliklere uygun olduğuna dikkat çeken Torunoğlu, “İçme suyu kaynaklarındaki azalma ve kalitesinde bozulma ve kuraklık gibi nedenlerle deniz suyu arıtma sistemleri konusunda bu yıl artan oranda başvuru oldu. Türkiye’nin üç tarafının denizlerle çevrili olması nedeniyle denizsuyu arıtma sistemlerinin çok yaygınlaşacağını, İsrail ve Avrupa ülkeleri gibi bizim de bu konuda yatırımlar yapan ve yapacağı AR-GE çalışmalarının yardımıyla bu teknolojiyi tüm dünyaya ihraç eden bir ülke olacağımızı düşünüyoruz” diyor.

Birkaç senede amortisman

Regnum İnşaat A.Ş. Genel Müdürü Safa Öktem de deniz suyu arıtma sistemini ilk olarak Bodrum Güvercinlik’te bulunan Regnum Bargylia projesinde kullandıklarını kaydediyor. Öktem, su sıkıntısının yaşanmaya başlamasıyla birlikte site sakinlerinin bir sorun yaşamaması için bu formülü düşündüklerini ve uyguladıklarını belirtiyor. “Bu sistem sayesinde Bargylia’da hiçbir zaman su sıkıntısı yaşanmayacak. Bizim için en önemli avantaj budur” diyen Öktem, suyun kullanım maliyetini de düşürdüklerini ifade ediyor. Öktem, şöyle devam ediyor:

“Sistemin bize maliyeti yaklaşık 150 bin euro oldu. Günde 200 ton civarında suyu arıtabildiğimiz bu sistem, birim maliyetinin şebeke suyundan daha ucuz olması sebebiyle, birkaç yıl içerisinde kendisini amorti edecektir. Önümüzdeki dönem yapacağımız projelerimizde, projenin konumuna göre, su sıkıntısının yaşanacağı muhtemel bölgelerde bu sistemi kullanacağız. Bodrum’da gerçekleştireceğimiz diğer projelerde de bu sistemi kullanmayı düşünüyoruz. Bu sistemin kullanılması, içinde bulunduğumuz dönemde su sorununa bulunacak en etkili çözümdür. Ayrıca maliyet açısından da avantajlı bir sistemdir. Deniz suyu arıtma sistemi normal şebeke suyunun dörtte biri kadar bir maliyete sahip. Bütün bu artılar da Türkiye çapında bu sistemin yaygınlaşmasını sağlayacak.”

Önce tasarruf öğrenilmeli

Yüksel İnşaat A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Murahhas Üye Emin Sazak ise Türkiye’de 500 yatak kapasiteli otel ve 700 yatak kapasiteli Hapimag Tatil Köyü’nün kullanım suyunu temin etmek için deniz suyu arıtma sistemi kurduklarını söylüyor. Türkiye’de deniz suyu arıtma sistemlerinden daha çok, düşük kapasiteli, “Brackish water” diye adlandırılan acı suyun arıtılması sistemlerinin kullanıldığını belirten Sazak, büyük ölçekli deniz suyu arıtma sistemlerinin yatırımlarının ise maliyetli olduğunu ve ciddi bir enerji temini gerektirdiğini dile getiriyor.

Sazak, önce tasarruf öneriyor ve “Bu sistemler Suudi Arabistan ya da İsrail gibi suyun çok az olduğu ülkelerde sürekli çalışacak şekilde kuruluyor ve kullanılıyor. Ülkemizde ise deniz suyunu arıtmak yerine, kaynaklarımızın relatif olarak bolluğuna güvenmeden, kullandığımız suyu, susuz ülkelerde olduğu gibi geri dönüşüm sağlayarak ve bilinçli tüketerek tasarruf etmenin uzun vadede daha önemli olduğunu düşünüyoruz” diyor.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, deniz suyunun içme suyu derecesinde arıtılarak mevcut sistem içerisine dahil edileceğini belirtiyor. Su tedariki için yeni arayışlar arasında sayığı bu proje için Topbaş, “Deniz suyunu, içme suyu derecesinde arıtmak suretiyle mevcut sistem içerisine dahil edeceğiz. Birinci etapta 350 bin metre küp/gün gibi deniz suyu için hazırlık yapıyoruz. Günlük tüketim 2,5 milyon metre küpe doğru gittiğine göre, yüzde 12 nispette miks edeceğiz” diyor. İstanbul’da böyle bir tesisin kurulma maliyetinin 70-80 milyon dolar olduğuna dikkat çekiliyor.

Başlangıç maliyeti m3 başı 400-450 dolar

Ters osmos sistemi ile tuzlu deniz suyunun, kullanma suyu haline getirilmesinde ise arıtılacak su denizden veya sahil kuyularından temin edilerek ön filtrasyondan geçiriliyor. Filtre edilen su özel pompalar vasıtasıyla basınçlandırılarak yarı geçirgen bir zar olan membranlara verilirken membranlar, sudaki tuz ve mineralleri tutarak ve saf suyu geçirerek arıtılmış su elde edilmesini sağlıyor. Tesislerin ömrünün 15-20 yıl arasında değiştiği belirtilirken, deniz suyu arıtma sistemlerinde bireysel olarak işletilen tesiste bir metreküp suyun maliyetinin 60-70 cent olduğu belirtiliyor. Ters osmos teknolojisi kullanılarak günde 1 metreküp ila 1 milyon metreküp suyun arıtılması mümkün. Ters osmos yöntemiyle deniz suyundan içme suyu elde edebilmek için kurulacak tesisin başlangıç maliyeti metreküp başına 400-450 dolar arasında değişiyor. Sistemin enerji maliyetleri ise kurulacak tesisin kapasitesine göre değişiyor. Ancak ortalama enerji kullanımının, metreküp başına 2.5-5 kilovat saati (kwh) buluyor.

Şebeke ve nehir suyundan daha ucuza maloluyor

Ters osmos ile arıtılan bir m3 suyun yatırım ve işletme maliyeti sistemin kurulduğu bölgedeki denizin tuzluluğuna göre değişiyor. Tuzluluğun en yüksek olduğu Akdeniz bölgesinde bir tesisin 1 m3 arıtılmış su elde etme maliyeti 0.35-0.40 euro civarında. Marmara denizi için bu rakam 0.30 euronun altına iniyor. Türkiye’de şebeke suyu maliyeti ise ortalama 1,0-1,5 euro/m3. Buna göre deniz suyu arıtmanın maliyeti, şebeke suyuna göre yarı yarıya ucuz olabiliyor. Önümüzdeki 5 yıl içinde devreye girecek olan arıtma tesislerinde ise 1 m3 suyun üretim maliyeti 70 cent ile 1.2 dolar arasında olacağı belirtiliyor. Aynı süre zarfında tuzlu suyun arıtılmasında kullanılan enerji miktarının yüzde 10-20 kadar azalacağı, klasik arıtma maliyetlerinin ise yüzde 15-20 artacağı kaydediliyor. Bunun nedeni, yeni içme suyu yönetmeliklerinin talep ettiği mikro filtrasyon, ultra filtrasyon, ozonlama ve ultraviyole ışınlarıyla dezenfeksiyon gibi ileri arıtma işlemleri. Böylece deniz suyunun arıtılması, nehirden su getirmeyle rekabet edebilecek.

GÖRÜŞLER

Kontrolü çok sıkı yapılmalı

İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi İpek Barut, deniz suyunun yıllardır İsveç ve Finlandiya’da kullanıldığına dikkat çekiyor. Arıtma teknolojisi sayesinde deniz suyundaki insan sağlığına zararlı maddelerin temizlendiğini vurgulayarak, şunları söylüyor: “Ülkemiz için çok yeni bir konu olduğu için denetiminin yapılması çok önemli. Ülkemize bilgisayarlar ilk girdiğinde, PC’lerle teknoloji çöplüğü haline getirildi. Teknoloji çok ilerliyor. Teknolojinin geri dönüşümlü olmasına dikkat edilmeli. İşin ekonomi, insan ve teknoloji boyutu göz önüne alınmalı. Deniz suyu kesinlikle susuzluk sorununun çaresi olarak düşünülmemeli.”

Deniz suyunu arıtmak küresel ısınmayı tetikliyor

Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) tuzlu su arıtma çalışmaları üzerine hazırladığı haziran ayında açıkladığı raporda ise deniz suyu arıtmanın çevre ve iklim açısından zararlı olduğu sonucuna vardı. Rapora göre, tüm dünyada tuzlu su arıtma çalışmalarında yaşanan patlama bir tehlikenin habercisi. Rapor, tuzlu su arıtma çalışmalarının pahalı olduğu, enerji tüketimine yol açtığı ve küresel ısınmayı büyük ölçüde etkilediğini gösteriyor. Kuruluşun küresel temiz su programını yöneten Jamie Pittock, kalkınmakta olan ülkelerde, tuzlu su arıtma tesislerine olan eğilime de direnilmesi gerektiği inancında. Pittock, “Bu ülkelerde en iyi çözümün, su talebini azaltmaktan, atık suyu yeniden işleyip kullanışlı hale getirmekten ve işlemler sırasında oluşan su kaybını azaltmaktan geçtiğine inanıyoruz” diyor.

Akın Öngör 6 yıldır kullanıyor

Bu rapora rağmen Doğal Hayatı Koruma Vakfı-Türkiye (WWF) Başkanı Akın Öngör, Bodrum Türkbükü’ndeki evinde 6 yıldır deniz suyu kullanıyor. Çok memnun olduğunu ve hiçbir sorun yaşamadığını anlatan Öngör, şunları söylüyor:

“Deniz suyu birçok ülkede çok yaygın şekilde kullanılıyor. Özellikle ada ülkelerinde kullanıldığını biliyorum. Evimiz denizin hemen kenarında, bizimkisi çok küçük bir ünite. İlk kurduğumuz dönemde insanlar ‘Ne gerek var böyle bir şeye’ dediler. İnsanlar suyun ne kadar önemli olduğunu anlamakta zorluk çekiyordu. Bir vizyonunuz varsa Türkiye’de su sıkıntısı yaşanacağını görebilirdiniz. Bugün yaşananları hepimiz biliyoruz ve önlem alma ihtiyacı hissediyoruz. Türkbükü’nde de susuzluk sorunu var. Deniz suyunu arıtmak için iki yöntem var. Denizden direkt borularla su aldığınızda denizdeki canlılar da suyla birlikte geliyor. İkinci yöntemde ise deniz kıyısına bir açılan bir kuyu ile deniz suyunu topraktan süzerek alabiliyorsunuz. Son derece steril şekilde tuzunu arıtıyoruz ve kendi suyumuzu yapıyoruz. Hem kendi ihtiyaçlarımız için kullanıyoruz hem de evdeki bitki ve hayvanlar için de rahatça kullanıyoruz. Bu suyla dişimizi de fırçalıyoruz, yüzümüzü de yıkıyoruz. Sağlık sorunu yaşanması mümkün değil. Bence golf sahaları da mutlaka deniz suyu kullanmalı.”

Türkiye’de biten ve proje aşamasında örnekler

*Kıbrıs’ta Doğu Akdeniz Üniversitesinin kullandığı, kurulu olan ve 5 yıldır işletilen günlük bin metreküp kapasiteli deniz suyu Reverse Osmosis sistemleri bulunuyor.

*Kazancı Çevre Tekniği tarafından İzmit’te bir tersaneye Marmara Denizi’nden günlük 6 ton saf üretiliyor.
*İzmir Crown Plaza Otel

* Bodrum Kempinski Otel, Bodrum Baia Otel, Bodrum Dedeman Aquapark, Bodrum Yalıkavak Marina, Latanya Otel Bodrum, Bodrum Bankevler Sitesi

* Kıbrıs Mercure Otel, Kıbrıs Acapulco Otel, Bodrum Bankevler Sitesi

* Fatih Terim Villası

*Akın Öngör Villası

*Çolakoğlu Metalurji/Dilovası

*Avşa Adası’nın içme suyu ihtiyacı 2008 yılından itibaren deniz suyu arıtılarak karşılanacak. Deniz suyu arıtma tesisi projesinin yaklaşık 14 milyon YTL’ye mal olacak. Üretilecek 1 ton suyun maliyetinin 1 YTL olarak hesaplanıyor.

*Bodrum’da Yalıkavak’ta kullanılan sistemin Bitez Beldesi’nde de kullanılması için çalışmalara başlandı.

*İzmir Karşıyaka Belediyesi de deniz suyu arıtma teknolojilerini araştırıyor.

Kaynak: Referans

1 Yorum
  1. denizlerin kirlenmesinin önleneceğine de inanıyorum deniz suyunu arıtmanın ve kullanılmasının sirkülasyonu sayesinde

    nezih batgün | 1 May 2012


Yorum yazmak için


Alejandro Aravena’nın ELEMENTAL, Doha’daki Katar Sanat Fabrikasını Tasarlama Yarışmasını Kazandı     2016 Pritzker Ödülü sahibi Alejandro Aravena’nın uygulaması ELEMENTAL, Katar Doha’da bir Sanat Değirmeni tasarlamak için bir yarışma kazandı. Şili uygulaması, Renzo Piyano Binası Atölyesi ve Atelier Bow-Wow’u içeren 8 yarışmacıdan oluşan kısa bir listeden seçildi. Tasarımları, “yapının mimari olduğu” sakin bir sanat eseri [...]
ARŞİV
Subscribe