Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim
ANA SAYFA
Avrupa’da Stratejik Planlama: Lyon Kenti Örneği
Share 6 August 2007

1 2 3

1.2 Lyon Stratejik Planı (Lyon 2010)

Lyon 2010 raporu hazırlanırken, öncelikle bir önceki SDAU ’ya karşı geliştirilmiş kritikler değerlendirilmiş, yeni planın amacı bu bağlamda düzenlenmiştir.

Lyon 2010 raporunda; kentin ortaya çıkarılması adına yeni konsept hazırlanmıştır. Yeni oluşumdaki politikaların başarılı bir biçimde yürütülmesi ve plan raporu içerisinde “Avrupa metropolü” veya “Avrupa Kenti” görüşüne saplantısal biçimde odaklanılmış olması karşılaşılmış olan sıkıntılardan bazılarıdır. Yeni nitelikler dikkatle tanımlanmıştır. Bu nitelikler; ulusal ve uluslar arası düzeyde altyapı sistemi ve servislerine yönelik aktiviteler, aktörlerin müdahalesi ile ticaret ağlarının oluşması, ulusal sınırların ötesinde prestij ve ün kazanılması, yabancıları kabul eden bir aglomerasyon gücü ile geniş yabancı kolonilerinin üretimi olarak sıralanabilir.

Ortaya konan amaca ulaşmak adına dört ana zorluk tanımlanmıştır:
1-Ekonomik gelişme
2-Şehirler arası yarışma/çekişme
3-Teknolojik değişimler
4-Sosyal dönüşüm.

Aglomerasyon projesinin ve schéma directeur ’ün merkezinde üç politika vardır:

1-Lyon’un bir Avrupa Metropolü olması
2-Gelişime öncelik veren politikaların yönetimi
3-Özelleşmiş alanların ve desteklenen aksların planlanmasına odaklanılması.

Avrupa Metropolü olma fikri; Paris ve diğer Avrupa Metropolleri ile Lyon arasında yeni ilişkileri tanımlamayı da içinde bulunduruyordu. Önceleri Paris’in gölgesinde kalan Lyon, özellikle Frankfurt, Milano ve Barselona gibi büyük Avrupa kentleri ile çeşitli konularda ortaklaşa hareket etmeyi amaçlıyordu.

Planda temel amaç; Part-Dieu, Villette, Porte du Rhône, Porte Sud, Porte des Alpes ve Ouest Lyon gibi yüksek gelişme potansiyeline sahip bölgelerin bu potansiyelini kullanmaktı. Kentte üç farklı kutup tanımlanmıştı: Merkez kutup (Presqu’île ve Part-Dieu), teknopolis projelerinin merkezi olan kutup ve fonksiyonel kutup (Miribel, Satolas, Eurexpo). Satolas havaalanı projesi, yapılmış seçimlere örnek olarak, kent merkezinden 10 kilometre uzaklıkta yer almaktadır. Amaç; uçak, TGV ve karayolunu bir arada bulunduran çoklu ulaşım merkezi ile kentin doğu kesimini kent merkezine bağlamaktı. Bu zorluk kentsel alandaki tüm aktörler ve tüm ortakların finansal desteği ile başarılmıştır. Bu ortaklar; merkezî otorite (Donatı Bakanlığı), sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve belediyelerdir.

Planlama bağlamında ikinci önemli ve yeni gelişim, schéma directeur’ün 1992 – 2010 arasındaki gelişim sürecinde, kentsel mekândaki uzun dönemli sosyal politikaların birleşimi konusunda ortaya çıkmıştır. Proje, kentsel alandaki sosyal eşitliğin sağlanmasını amaçlamaktadır. Schéma directeur daha da ileri giderek, metropoliten alan gelişiminin kalbine eşitlik ve dayanışma politikalarını aşılamayı amaçlamaktadır. Kentsel alandaki sosyal eşitsizliğin farkında olmak; sosyal ayrımın giderilmesinde bir çıkar yol bulunması ve kentsel sosyal gelişim politikalarının geliştirilmesi konusundaki sosyal politikalara odaklanılmasını gerektirmektedir.

Bir diğer belli başlı unsur; kentsel alanı içerisine alan, Courly’nin yasal ve idari çerçevesinin ve schéma directeur bölgesinin ötesinde, “aglomerasyon” fikrinin gelişmesini sağlayan prosedürdür. Buna ek olarak, schéma directeur prosedürü, özel bir fikir alma/danışma yapısının kurumlaşmasını gerektirmiştir: La communauté urbaine de Lyon.

1.2.1 Plan Yapımındaki Kurumsal İlişkiler

Schéma directeur’un ( Projet d’agglomeration’u içeren ) detaylı incelenmesi, özelleşmiş bir yapı olan SEPAL’ın yetkisi altında, seçilmiş temsilcilerin doğrudan sorumlulukları altında yapılmaktadır. Bu, yeni desantralizasyon yasası kapsamında meydana gelmekteydi ve kendilerine verilen hakları acilen kullanmak isteyen temsilcilerin hızını arttırmasına destek veriyordu.

Aynı zamanda teknik kimliklerini Agende d’urbanisme de la Communauté Urbaine de Lyon’da da kullanmaktaydılar. Bu politikaya kurumsal aktörleri öncelikle Ticaret ve Endüstri Bakanlığı ile hükümet servislerini (Dde, DDA) birbirine bağladılar. 1960’larda ve 70’ler boyunca genel olarak bu durum güçlerin rollerinin yer değiştirmesi şeklindeydi. Projet d’agglomeration kentsel alanın zayıf ve güçlü yönlerinin araştırma ve teşhisini acilen üstlenmişti. Burada bir tür ‘sıradaki vizyon’ olarak öngörülen önemli bir özellik mevcuttu.

Amaç ekonomik ve sosyal güçleri sadece şehirde değil ülke ve Avrupa ölçeğinde temel özellikleriyle tanımlama ve onu ortaya çıkarmaktı. Gelişme senaryosu bu nedenle farklı gelecekleri inceleme ve tartışma üzerineydi.

Lyon 2010 için detaylı ilk kaynak Un projet d’agglomeration pour une metropole européene (bir avrupa metropolü için aglomerasyon projesi) idi. Bu geniş kentsel alanda ana sektörlerle ilgili politikalar alanı tanımlamayı sağlamıştır. Amaç ekonomideki stratejik yönelimleri gerilimleri, sosyal yapıyı, çevre sorunları ve ulaşımı formüle etmek, kentsel alanda gelişmenin mantığını açıklamak ve bunları bütün olarak tanımlamaktı. Kaynağın kendisi 5 ana bölümden oluşmaktaydı. Kentsel alanın güçlü yönleri ve zayıflıkları şu şekilde tartışılıyordu:

Hangi proje? Hangi politika? Toplumun kesimlerine nasıl benimsetilebilir? Nasıl onay alınabilir? Nasıl uygulanır?
Bunun üzerine Shéma directeur yasal prosedür kararlarını alansal ve ortak olarak alınmış kararlardan oluşan stratejik seçimlere izin verir hale getirildi. Shéma directeur 1990 yılında SEPAL tarafından onaylandı. Bu kaynak COURLY’nin ‘yeşil’lerinin temsilcilerinin amacıydı ve prosedür yasadan önce kabullenilmiş, Shéma directeur’un geçersizleşmesiyle konu kapanmıştı. Fazla zaman kaybından sonra prosedür benimsenmek üzereyken yeni Shéma directeur, araştırmalar sonucu 92′de onaylanmıştır.

Lyon kentsel alanındaki Shéma directeur’un yeni kurumsal yapısını tanımlayan öğeler şu şekildedir.

1) SEPAL, esas olan politik dengeye saygılı kalarak, ilk olarak politik eğilimler, ardından COURLY ile komün üyeleri arasında, son olarak da komünlerin dışındakilerle COURLY arasındaki uyumu arıyordu. Bu “uyum”, “diyalog” ve “komün çalışmaları” bir efsane ortaya çıkardı ve bu deneysel çalışma, politik ve teknik tartışmalarda aktarıldı.

2) Yasal değişimin kendisi de önemli bir yenilikti. Shéma directeur’un araştırmasında bu sorumlulukların yön değiştirmesi gerekiyordu. Yetki, eskiden merkez tarafından kontrol edilirken, artık yerele, seçimle gelen yöneticilere kaydırılmıştı. Bu, Lyon bağlamında şu anlama geliyordu; SEPAL, SDU’nun revizyon yönetimini idare edecek, denetleyecekti. Bu yolla politik süreç, Lyon politik dinamiklerini iki farklı yönüyle etkiledi. İlk olarak, Shéma directeur, belediye temsilcileri tarafından bir seçim platformu olarak kullanıldı. “Projet d’agglomeration” politik iletişimde güçlü bir araçtı ve belediye başkanı Francisque Collomb tarafından, eskimiş ve geri kalmış noktaların geliştirilmesi adına kullanıldı. Fakat bu strateji Colomb’un seçilmesi için yeterli olmadı ve başkan önemli miktarda oy kaybetti. Michel Noir ise aynı dönemde oy almaya başlamıştı. Seçmenler için Lyon’un modernite projesi olan Projet d’agglomeration’ı Michel Noir ortaya koymuştu ve bu sebeple önemli bir farkla seçimleri kazanmasını sağlamıştı.

1.2.2 Planlamada Kullanılan Metot

Lyon şehri planlama süreci, ulusal düzeyde kent planlamanın yenilenmesi konusundaki tartışmalar ve görüşmeler için bir referans noktası oldu. Ayrıca süreçte kullanılmış olan metotlar göz önünde bulundurulduğunda yenilikçi bir örnek olduğunu söylemek mümkündür.

Schéma directeur

Schéma directeur, Fransa’da 30 Aralık 1967 tarihli taşınmaz mal yasası çerçevesinde bir alt başlık olarak yer alıyorken, 7 Ocak 1983’te çıkartılan yeni yasayla yerel şehircilik kanunlarını belirleyen bir belge olarak adlandırılmıştır. Lyon planı, 1984 – 1992 yılları arasında bu yasa çerçevesinde düzenlenmiştir. Ancak daha sonra, 13 Aralık 2000 tarihli Solidarité et renouvellement urbain (SRU) yasasıyla, Avrupa Birliği ile topraksal bütünleşmeyi amaçlayan Schéma de cohérence territoriale (SCOT) çerçevesinde, schéma directeur kaldırılmış ve yerine Plan local d’urbanisme (PLU) getirilmiştir.
1978’de onaylanan Schéma directeur d’Aménagement et d’Urbanisme 80’lerin başında Lyon kentsel bölgesinin evrimine daha fazla adapte olamayıp gelişmeyi engellemiştir. Planın altında yatan ekonomik ve demografik öngörüler fazla iyimser olduğundan, planda önerilen mekansal gelişme uygulanamaz duruma gelmiştir.

Schéma directeur, hedeflenen alandaki stratejik eğilimleri belirleyip, uzun vadede arazinin gelecekte alacağı hâli öngörüyor, yapısal olarak, belirlenen bölgenin yerel şehircilik programıyla, mekânın düzenlenme politikalarını koordine ediyordu. Şemanın planlanması evresinde devlet programının, yerel oluşumların ve kamu kurumlarının isteklerinin göz önünde bulundurulması bir zorunluluktu. Aksi takdirde şemanın meşruiyeti tartışmalı hâle gelecekti.

İçerik olarak geniş bir rapordan ve grafik dokümanlardan oluşan şema hazırlandıktan sonra bir aylık bir yayınlanma sürecine girdi. Bu süre zarfında belediyelerde ve EPCI ’lerde halka arz edildi. Yapılan kamuoyu yoklamalarıyla revize edilen şemanın, kabul edildikten sonra en az iki yerel yayın organında yayınlanması bir zorunluluktu. Bu şekilde halkın plana katılımının sağlanması öngörülmekteydi.

Şekil 2 – Lyon kenti schéma directeur’ü

Kaynak: “Vers un Schéma d’Implantation et de Développement Commercial”, Lyon, 20041984 – 1992 yılları arasında hazırlanan Lyon schéma directeur’ü, şehri 3 gelişme kutbuyla tanımlamaktadır: Merkez kutup (Presqu’île ve Part-Dieu), teknopolis projelerinin merkezi olan kutup ve fonksiyonel kutup (Miribel, Satolas, Eurexpo).
Zengin şekilde renklendirilmiş olan rapor etkileyicidir ve kentsel alanın modernleşmesinin getirdiği amaçların görselleştirilmiş halidir. Lyon hayali; schéma directeur raporunun temelini oluşturur. Paris’ten ayrı olarak, uluslar arası düzeyde açıktır, elit kesimin ve özellikle kamu aktörlerinin ortaklığı, kentteki ekonomik düşüş gerçeğinin maskesi olarak hizmet eder ve gelişmenin gizli negatif faktörlerinin pozitif fırsatlarla yer değiştirmesini sağlar.

Schéma directeur’ün içeriği ve metodolojisi göz önünde bulundurulduğunda 1983 yasasının oldukça belirsiz olduğu ortaya çıkmaktadır. Belirlenmiş tek nokta, şemanın ulusal resmi kurumlar tarafından detaylandırılmamış olduğudur.
Schéma directeur’ün yaratıcıları tarafından ortaya konan ikinci ana yenilik, “gösterim”den, “umulan”a doğru olan değişimdir. SDAU, 1960’lardaki güçlü ekonomik ve demografik büyüme tahminlerini gösteren projeksiyonlara göre oluşturulmuştur. 1970’lerde yaşanan düşüş/sapma beklenmeyen bir gelişmedir. SDAU’dan farklı olarak schéma directeur, think-tank asistanları ve özel danışmanlar ile beraber geleceği “öngörmek” için muhtemel ilerleme yöntemleri kullanarak uzun dönemli perspektiflere göre tasarlanmıştır. Kazanılmış olan deneyimin ötesinde, bu geniş çaplı muhtemel tavır tüm bu ve schéma directeur final raporunda da gözlemlenmiştir. Rapor, kentsel alanın gerçeklerinin değerlendirilmesini, olası gelişimi sağlayacak ana eğilimlerin saptanmasını ve tanımlanmasını içeriyordu. Yeni plan, “Geleceğin; ihtimallerin, ihtiyacın ve niyetlerin, amaçların bir ürünü olduğunu kabul etme” yeteneği olarak tanımlanmaktaydı. Bu amaç fikri şunu kastetmekteydi: Kamusal ve özel aktörler, hareketlerini kentin geleceğine göre ayarlamaya başladılar ve onu yarının belirsizlik ve zorluklarına karşı en iyi şekilde hazırladılar.

Ortaya konmuş olan üçüncü ana yenilik, üstün haritacılık ve renklendirilmiş tablolarla hazırlanmış raporun kendisidir. Politikalar sistematik bir şekilde haritalar ile görsel hale getirilmiş ve mekânın stratejik yayılmasını açıklayan kısım, ana plan yönlendirmelerini gösteren diyagram ile birleştirilmiştir.

Diyagram, kentsel alanın bölgesel gelişimini temsil edecek beş yaprak şeklinde zenginleştirilmiştir. Diyagramın şekilsel olarak en iyi tanımlaması doğuya doğru açılan bir çiçek olup, bu çiçek geleceğin vizyonunu sergilemektedir.
Diyagram, iki merkezi aks içermektedir: nehirler ve doğu – batı aksı.

Kentin kuzey – güney ve doğu – batı yönlerinde uzandığını varsayabileceğimiz bu iki aks, aynı zamanda şehrin farklı işlevsel bölgeleriyle de bağlantı kurar. Doğuda metro, tramvay ve otobüs hatlarının birleştiği bir transportasyon merkezi olarak düşünebileceğimiz Grange Blanche’a kadar uzanan aks; batıda kentin Rönesans mimarîsiyle bezeli tarihsel dokusunun en belirgin olduğu turistik semt olan Vieux-Lyon’dan (tr. “Eski Lyon”) başlar. Bu aksın güney bölgelerine doğru gidildikçe şehrin gelir düzeyi düşük nüfusunun yaşadığı Vénissieux’ye doğru, kuzey bölgelerine doğru gidildikçe de MİA’nın ve bölgenin en büyük tren istasyonunun yer aldığı Part-Dieu’ye uzanılır.

Kuzey – güney boyunca uzanan nehir aksı ise şehrin gelir düzeyi yüksek kesimleri arasında bağlantı kurar. Kuzeyde Hôtel de Ville ve Bellecour gibi şehrin merkezini oluşturan iki semti içine alan aks, güneyde ise şehrin ikinci büyük tren istasyonunun ve metro, tramvay, otobüs gibi şehir içi ulaşım araçlarının merkezi konumundaki Perrache’a değin uzanır.

Şekil 3 – Lyon Şehri önemli akslar ve Alanlar

Kaynak: “Google Earth”den yararlanılarak hazırlanmıştır.Dördüncü yenilikçi unsur, schéma directeur’ün detaylandırılmasında kullanılan teknik kadronun sorumluluklarının değişimidir. Donatı Bakanlığı (Ministere de l’Equipement, DDE), yerini Kentleşme Kurumuna (Agence d’Urbanisme) bırakmıştır. Bu kurumun teknik elemanları, süreçte ve prosedürün ortaya konmasında yapısal bir rol oynamışlar ve bir takım sorumluluklar almışlardır. İlk olarak, yerel temsilcilere doğrudan servis sağlamışlar ve SEPAL tarafından alınan kararlarda resmi olarak ikincil pozisyonda yer almışlardır. Ayrıca, bilimsel ve teknik uzmanlık gelişimi ile beraber kent planlamaya teknik bir bakış açısı getirmişlerdir. Son olarak aglomerasyon fikrinin yerel temsilciler tarafından geliştirilmesi sırasında, Avrupa bağlamında bir takım dinamikler yerleştirmişlerdir. Fakat kent içi aglomerasyon fikri komün ve kanton seviyesindeki müdahalelerin mantığına uymamaktadır. Teknik elemanlar, yerel temsilcilerin yönetimsel ve politik yetki alanlarının limitleri çerçevesinde, onların faaliyet alanlarını genişletmeye çalışıyorlardı. Bu bağlam içerisinde teknik elemanların ana rolleri (izin verilen düzeyde ara buluculuk görevleri dışında), bir yandan politikacıları zorlukları göze almaları konusunda ikna etmek, diğer yandan zorluklara tatmin edici çözümler getirmektir.

Plan raporunda kullanılan fikirlerle ilgili beşinci unsur, projenin gelişim sürecinin hızlandırılmasıdır. Başlıca stratejik faaliyetler ve özellikli bölgelerin dönüşümü arasındaki önemli olmasına karşılık eksik kalan bağlantı sağlanabildiği takdirde; öncelikli politikalar, planlama prensipleri, bölgeler ve arsalar arasındaki ayrım esastır. Öncelikli politikalar, başlıca zorluklar ve önerilen seçenekler ile bağlantılıdır. Planlama ilkeleri, önceliklerin mekansal ifadeleridir. Kentteki bölgelemeler, geleneksel mekânsal bölünmelerden ve kentsel alanın POS ’undaki bölgelemelerden farklıdır. Bunlar özelleşmiş davranış gerektiren (kent merkezi, doğudaki ova, batı yaylası, yamaçlar, güneydoğu platosu, Saône vadisi) alanlardır. Bu bölgelerin tanımları, kentsel mekândaki farklı alanların arasındaki dengenin bulunmaya çalışılması şeklindedir. Konumların ve rollerin analizi, plan konularının ve önerilerinin saptanması ile sonuçlanmıştır. 1990’daki schéma directeur’de ortaya çıkan stratejik alanlar görüşü, gelişme potansiyeli taşıması ve önemli toprak kaynağı olması açısından faydalı olarak tanımlanmaktadır. Bu sebeple, kentleşmeyi kontrol etmek için oluşturulan stratejiler, stratejik gelişme projeleri ve uygulama elemanları ile beraber devam edebilir. Yüksek çıkar alanları, planlama stratejisinin merkezindeki stratejik alanlara özelleşmiş fikirler ile bağışlanmıştır.

1.2.3 Yenilikçiliği Destekleyen Süreçler

Shéma directeur, uzun dönemli kentsel alan ölçeğinde toplumsal güçlerin karmaşasının mekansal yönünün koordinasyonunu amaçlamaktadır. Shéma directeur, Lyon kentsel alanındaki değişim ve dönüşümleri teşhiste yol gösterici olmuştur. Özellikle yeni yapıda bu enstrümanın yenileşme pratiklerinde nasıl kullanıldığını gözlemleme konusuna ilgi duyar ve yenileşen pratiklerin ayrıntılarının neleri ortaya çıkaracağını tanımlamaya çalışır. Buna birçok farklı soru eklenebilir.
İlk soru, planlamanın pratik yönüyle ilgilidir. Toplumun aktörlerinin kendilerine yeni sorumluluk ve yetkiler verildiğinde etkisi ne olacaktır?

İkinci soru planlama ve ekonomik Pazar arasında ilişkiye bağlıdır. Planlama, özellikle kentsel alan planlama 70’lerin ortasından beri kritik bir durumdadır. Kentsel planlama anlamını pazarın etkileriyle karşılaştığında korumayı başarabilecek mi?

Üçüncü soru kent planlamanın mekansal yönelim üzerindeki rolüyle ilgilidir. Mekânsallaşma ve strateji arasındaki ilişki nedir? Stratejik yönün gelişmesi fikir ortaklıklarına varılmasını kolaylaştırır, özellikle de fikir hiyerarşisinin olmadığı ortamlarda bunu sağlar. Fakat mekânsal boyut keskin tepkiler ortaya çıkan topluma özgü anlaşmazlıkların arazi kullanımıyla ilgili anlaşmazlıklara yansımasıdır.

Uygulanan prosedürdeki deneyimlerin ve 1980’lerin başları – 90’ların ortalarında meydana gelen süreçlerin farklılıkları sebebi ile Yenilikçi çerçevede Fransa bağlamındaki seçimler zordu.
Sürecin ve Lyon plan raporunun temel özelliği, politik boyutlarıdır. Kent planlama, Lyon politik sahnesinde, modernite fikrini tüm gelişim projelerine empoze etmeyi amaçlayan belirgin bir öğe haline gelmişti. Bu proje, kentlilerin ve yaşadıkları kentin izlenimini geliştirmeyi, negatif yönlerini ortadan kaldırmayı veya gelecekteki sorunların çözümleri için onlarla iletişim içerisinde olmayı hedefleyen, yükseltici yönleri içermekteydi.

Raporun hedefi, Lyon’daki elit kesimden çok genel halktı. Rapor, halkın hayal kurması için üretilmişti. Raporda hedefler açıkça ve detaylı tanımlanmamış, görsel malzemelerden bolca yararlanılmış, anlaşılması zor konulara girilmemiş ve etkileyici bir grafik tasarım biçimi kullanılmıştı. Seçilmiş olan yerel temsilciler, schéma directeur’ü tasarlarken popülist bir tavır takınmışlar, halkın gözünü boyayarak yeniden seçilmelerini garanti etmeye çalışmışlardı. Schéma directeur kapsamındaki projelerin bir çoğu açık olarak anlaşılamıyor, bu sebeple, yerel istekler göz önünde bulundurulurken aralarından seçim yapılması amaçlanıyordu. Kararlar için oy birliği gerekmekteydi. Oy birliğine ulaşılamadığında, çözüm, Lyon’daki yerel politik güçlerde bulunuyordu. Yapılmış olan en katı eleştirilerden biri 1989 yılındaki bir tartışmada ortaya çıkmıştır. Buna göre, Lyon’daki kentsel organizasyon gösterişçi, schéma directeur ise esnek olmasına karşılık Satolas hava alanı gibi bir takım kesin referanslara sahiptir ve bu plandaki önemli bir çelişkiye işaret etmektedir. Lyon vakasında ortaya çıkan sorulardan biri, seçilmiş temsilciler ve teknik kadro arasındaki ilişki ile bağlantılıdır. İlişki, biçimsel olarak temsilcilerin kabul edebileceklerinden daha karmaşık bir yapıdadır. Teknik kadro ve Agence d’Urbanisme müdürlerinin bir bölümü, politikacılar ile olan ilişkilerinin doğasını yeniden tanımlamışlardır. Onlar, tüm sürecin oluşumunda çok önemli yapısal rol oynamış ana aktörler arasında yer almışlardır. Ayrıca sürecin somut eylemlerle sonuçlanabilmesi için politik ve teknik sorunların çözümünde çaba sarf ederek önemli roller üstlenmişlerdir.

Eleştirilen son nokta ilerleme içerisinde seçilmiş temsilciler ile teknik kadronun merkezinde kalmış kentlilerin konumu ile ilgilidir. Schéma directeur süreci kamu ile bir aylık bir danışma sürecini içermektedir, fakat bu, proje ayrıntılandırıldıktan sonra, gelişimin son safhalarında gerçekleştirilmiştir. Bir çok farklı komünden oluşmuş kentsel bir mekânda seçilmiş temsilciler, yerel demokrasiye dahil olmaktadırlar. Bu sebeple Fransız sistemi içerisindeki temsiliyet sisteminde, komün sayılarının ve her kentliye verilmiş olası yasal hakların sınırları vardır. Fransız sistemi içerisindeki yerel demokrasinin bu katı yapısı yasaldır.

1 2 3

 



Ortak yaşam biçimi co-housing tarzındaki çevre dostu konut kompleksi merkezi bir avlu etrafında düzenlenmiş bir, iki ve üç yatak odalı dairelerden ve ortak alanlardan oluşuyor.           Son yıllarda kentsel alanlarda ortaya çıkan co-housing (ortak konutlar veya paylaşımlı konut) büyük oranda genç profesyonelleri hedef alıyor.     Bu  co-housing projesi ise 50 yaş üstü kadınlar [...]
ARŞİV
Subscribe