Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim
ANA SAYFA
Prefabrik ve Mimarlığın Geleceği
Share 10 August 2007

Mimarlar, uzun zamandır, prefabrik yapılar sebebiyle büyüleniyorlar. Hatta Costa Rica’da, Gustave Eiffel tarafından 19. yüzyılda tasarlanan bir prefabrik okul bile bulunuyor. Bu iki katlı metal bina, bütün olarak Fransa’da üretilmiş, San Jose’ye gemi ile getirilmiş ve yerinde birbirine monte edilmiş. Preslenmiş metal strüktür bir klasik olarak bu binada da göze çarpıyor, bunun yanında dekorativ gömme ayaklar dikkati çekiyor. (Eiffel şiketi, hala prefabrik evler, köprüler yapıyor.)

Rybczynski’nin tasarladığı yazlık ev

Witold Rybczynski’, ilk prefabrik evini, kendi ailesi için Vermont’ta bir yazlık olarak tasarlamış. Çok büyük ağaç kütükleriyle tasarlanmış olan evin birleşmesi, bunu yapan grubun 2 haftasını almış. Kullanılan material o kadar dayanıklıydı ki, yapımının ardından 35 yıl geçmiş olmasına rağmen, ev ilk günkü kadar sağlam görünüyor.
Suşi

SU-SI evi, bir kutu içerisinde, gemiyle yerine ulaştırıldı. Büyük kutuların karayoluyla taşıma maliyeti fazla olduğundan, prefabrik evlerin olabildiği kadar ince tasarlanması önem kazanıyor. Taşıma maliyetini düşürmenin bir yolu da, evi parçalar halinde tasarlamak. Rocio Romero tarafından tasarlanan LV evi, mimarların “takım çantası parçaları” olarak adlandırdığı evlere güzel bir örnek oluşturuyor. En özel parçalar, çelik çerçeve ve alüminyumdan yapılmış duvar panelleri. Bu prefabrik ev, suşi benzeri şekliyle Modernist bir görünüm sergiliyor. 100 metrekarelik LV, 36000$’a mal oldu. Eledan tasarımlar yapan Paul Goldberger, özellikle New York’luları çekecek bu projeyi, “Amerikan konutlaşmasının geleceği” olarak adlandırıyor. Ancak, bir evi ev yapan, boru tesisatı, ısıtma gibi sistemleri kurarak fiyatı bunun 3 – 4 katına çıkmış oluyor. Böylece ortaya, metre kare başına 1076 $ gibi bir maliyet çıkıyor.

Bahçe Pavyonları

Ünlü mimar Graves, kahvaltı odaları, ev ofisleri ya da “cabana” olarak kullanılabilecek prefabrik bahçe pavyonları tasarlıyor. Bunlar, üç farklı model olarak geliyor ve kendi başına ya da hal-i hazırdaki eve uzantı olarak eklemek yoluyla kullanılabiliyor. Ürünler, internet sitesi üzerinden farklı döşemeler ya da renklerle isteğe göre şekillendirilebiliyor. “Brighton” isimli model, montajıyla birlikte toplam 40 bin dolar tutuyor. Fiyat biraz pahalı olsa da, prefabrik yapıyı seri üretimle kombine etmek ve bunu yaparken ünlü bir markanın adını kullanmak fikri, gerçekten etkileyici. Ancak endüstriyel konutlaşmanın fikir babaları olarak kabul edebileceğimiz Buckminster Fuller ve Walter Gropius’un, prefabrik yapılaşmanın ucuz konut fırsatı yaratacağı öngörüsünden çok uzakta olduğumuz da bir gerçek. Bu ikili, Orta Amerika’da seri olarak üretilen ve satılan prefabrik konutlar tasarlamıştı.
Taşınabilir ev

Prefabrik konutun belki de en radikal biçimi, “taşınabilir ev” fikriyle ortaya çıkıyor. 1940’larda fikri ortaya atılan taşınabilir ev, tamamen fabrikalarda üretiliyor ve daha sonra alana getiriliyor. Mutfak aletleri, halılar ve perdeler de birlikte geliyor. Tekerlekli bir ev olduğundan, istendiği zaman da taşınabiliyor. Böylece, evin kurulacağı alanı satın almaktansa, belli bir süreliğine kiralama opsiyonu mümkün olduğundan, arazi masrafları da düşmüş oluyor. 2006’da tek katlı bir taşınabilir evin ortalama fiyatı 35 bin dolardı.
Modüler ev

Uzun ince kutular fabrikalarda üretildikten sonra, tırlarla inşaat alanına taşınıyor ve burada beton bir zemin üzerine yerleştiriliyor. Evler bir, iki ya da üç modül halinde inşa edilebiliyor. Modüler bir evin en büyük avantajı ise, sadece taşınabilir eve göre daha sağlam inşa edilmesi değil, aynı zamanda bir kere inşa edildi mi, normal bir eve göre hiçbir farkının kalmıyor olması. Dezavantajı ise, tekerlekleri olmaması dolayısıyla arazi satın almanızın şart olması ve taşınabilir eve göre fiyatının daha yüksek olması. Otoyolda modüler ev taşıyan araç görmeniz biraz zor olabilir, ancak ABD’de yeni aile evlerinin üçte birlik kısmının modüler evler olduğu tahmin ediliyor.

Kısmî prefabrikasyon

Pek çok inşaat firması kısmî prefabrikasyonu tercih ediyor. Örneğin, evlerin duvarları fabrikalarda geniş paneller olarak hazırlanabiliyor. Panellerin boyutlarında herhangi bir standart olmasa da, belirli ölçülerin kullanılması da mümkün oluyor. Duvarları panelle yapılan evler normal evlere göre çok daha çabuk inşa edilebiliyor, ayrıca her şey önceden ayarlanmış olduğundan, malzemeden zarar etmek gibi bir şey söz konusu olmuyor. Belki de en önemli kısım ise, fabrika işçiliğinin çoğalmasıyla birlikte, materyalin ve işçiliğin kontrolünün inşaat firması tarafından daha kolay yapılabiliyor olması. Eiffel kadar muntazam bir ürün ortaya çıkmıyorsa da, bilindik inşa tekniklerine harfiyen uyuluyor.

Panelli evler isteğe göre vinil, tuğla veya alçıyla kaplanabiliyor. Toplam üretim bedeli, metrekare başına 430 $ kadar oluyor. Sadece duvarlar değil, mutfak dolapları, pencereler ve verandalar da bu tarzda üretilebiliyor. Colin Davies, “The Prefabricated Home (Prefabrik Ev)” isimli kitabında, neden prefabrik evlerin giderek yaygınlaştığını şöyle anlatıyor: “Prefabrik evin gücü popülaritesinde, ucuzluğunda ve endüstriyel bazlı olmasında yatıyor. Bunlar, tam olarak modern mimarînin zayıf olduğu alanlar. Modern mimarî popüler değil, pahalı ve endüstriyel üretimle uzaktan yakından alakası bulunmuyor. Bu yüzden de ne zaman alanını prefabrik evlerin alanına doğru genişletmeye kalksa başarısız oluyor.”

Türkiye’de prefabrik

Ülkemizde, prefabrik konut tipi, genel olarak şantiyeler ya da geçici binalar için kullanılıyor. Buna karşın, son yıllarda, Dünya’da böylesi önemli bir ilerleme göstermiş olan prefabrikasyonun, Türkiye’de de, eskisine göre daha çeşitli amaçlarla kullanımını görmek mümkün. Kalıcı bir yerleşim için prefabriğin kullanımına çok yoğun rağbet bulunmamasına karşın, yapılan oldukça işlevsel ve estetik görünümlü binalar bu alışkanlığı kırmak üzere.

Çok yıllık kullanımlar incelendiğinde, prefabrik konut tipi, polis, emniyet, muhtarlık, jandarma ve bunlar benzeri kimi kamu binalarında kullanılıyor. Ülkemizdeki uygulamalar içerisinde, 1999 İzmit depremi sonrası konut problemini çözme amaçlı yapılan afet yerleşimleri en göze çarpan örnekler. Çeşitli tartışmalar yaratılmasına rağmen, afet sonrasında, önemli derecede hasar gören bölgelerde, geçici kullanım için tasarlanmış, okullar, konutlar ve çeşitli kamu binalarından oluşan prefabrik yaşam alanları oluşturulmuştu.
Türkiye’deki prefabrik uygulamalardan birkaç örnek:


1999 depremi sonrası geçici konutlar


1999 depremi sonrası geçici konutlara yönelik ilkokul

Villa tipi prefabrik konut

Hazır Ev

Pratik, güvenli, estetik, uygun fiyatla ev mi istiyorsunuz? İşte cazip soru bu. “Hazır” evi, ev edinmek isteyenlerin gözünde öne çıkaran şey bu sorunun yanıtlarında yatıyor. Ülkemizde son yıllarda artan bir oranda prefabrik yapının fabrikaları ve bağlı olarak piyasası oluşmakta.

Firma ismi vermeden bu üretimi yapan kuruşların projelerinden ve ‘ürünlerini’ tanıtımlarından örnekler vermek istiyoruz. Devam >>

1 2

 



Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Söğütlüçeşme için hazırladığı plana itiraz eden Kadıköylüler, arazinin yeşil alan olarak kullanılmasını talep etti             Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, mülkiyeti TCDD, İBB ve Maliye Hazinesi’ne ait olan Söğütlüçeşme İstasyon alanı için yeni bir planı askıya çıkarmıştı.     Yeni hazırlanan planla birlikte gar sahası 42 bin 451 metrekareyi kapsayacak. Proje [...]
ARŞİV
Subscribe