Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim
ANA SAYFA
Taksim (İnönü) Gezi Parkı
Share 2 May 2012

Arif Atılgan
1928-1938 yılları arasında İstanbul’un hem Valisi hem de Belediye Başkanı olan Muhittin Üstündağ İstanbul’u planlı hale sokmak istemiş ve Fransız mimar Henri Prost’u İstanbul’a davet etmişti. İstanbul’a gelen Henri Prost’un hazırladığı 1937 tarihli İstanbul Nazım Planında iki büyük Park önerilmektedir. Bunlardan biri Tarihi Yarımadada Arkeloji Parkı olarak 1 Nolu Park, diğeri ise Taksim-Maçka arasında yeşil alan olarak 2 Nolu Park olmaktadır.

2 No lu Park Taksim Meydanından başlamakta, Harbiye, Maçka ve Dolmabahçe’ye kadar uzanan yaklaşık 30 Hektar büyüklüğünde bir alanı kaplamaktadır. 5 Aralık1938 tarihinde İstanbul Valiliği ve Belediye Bakanlığına atanan Dr Lütfü Kırdar da aynı çalışmalara devam etmiş, 1939-1942 yılları arasında çizimleri bitirilen projenin uygulamasını gerçekleştirmiştir. Lütfü Kırdar, İnönü adıyla anılan Gezi Parkının uygulamasını 1943 yılında bitirmiş ve açılışını kendisi yapmıştır.

                  Taksim Gezi Parkı                       Kaynak: kiricioglue.blogspot.com

Gezi Parkının gezinti bölgesi Taksim-Harbiye arasındaki 1500 MT lik kısım idi. Bu parkın başlangıç yeri Taksim Meydanının bulunduğu alandı. Parkın başlangıç noktasına cumhuriyetin ikinci adamı İsmet İnönü’nün heykelinin dikilmesi planlanmıştı. Heykelden Vakıflar Oteli (Sheraton-Ceylan İntercontinental) ne kadar olan kısım düzenlenmiş, daha sonrası ise yürüyüş alanı olarak bırakılmıştı. Maçka- Dolmabahçe aralığı ise ağaçlık alan olarak kalmıştı. Aslında Plana iyi bakıldığında Maçka ve Gümüşsuyu yükseltilerinin arasında kalan, Harbiye’den Dolmabahçe’ye inen vadinin tamamının yeşil alan olarak düşünüldüğü görülecektir. Belli ki Prost bu vadiyi ilerde kent kalabalıklaşsa da insanlara temiz hava aldıracak bir alan olarak düşünmüştü.

Tarif edilen vadiye baktığımızda planın paftalara çizildiği 1939 yılında bu alanda şu binalar bulunmakta idi: Taksim Kışlası (1780), Taşkışla (1846-1852), Dolmabahçe Gazhanesi (1853-1856), Harbiye (1864), Pastör Hastanesi (1896) ve Dolmabahçe Sarayı Ahırları.

2 No lu Plana uygun düzenleme yapılırken, yerine park yapılmak üzere, önce 1940 yılında Taksim Kışlası yıkılmıştı. Diğer yandan planla ilgili olarak Taksim Belediye Gazinosu (1940) ve Açıkhava Tiyatrosu (1947) inşa edilmiş idi. İsmet İnönü’nün heykelinin ise 1940 lı yıllarda kaidesi hazırlanmış, ancak 1950 yılından sonra siyasi nedenlerle heykel kaidesinin üzerine konmamıştı. O yıllardan sonra da alanın adı Taksim Gezisi olarak anılmaya başlanmıştı. Heykel 1982 yılında İsmet İnönü’nün Maçka’daki evinin karşısındaki parkın ortasına konmuştu.

        2 No lu Park Alanı                                              Kaynak: kiricioglue.blogspot.com

Yukarıda tarif edilen vadide bugün şu binalar da bulunmaktadır:Dolmabahçe Sarayı Ahırlarının yerine İnönü Stadı (1947), İstanbul Radyoevi (1949), Spor Ve Sergi Sarayı (1949) ve daha sonra Lütfü Kırdar Uluslar Arası Kongre Merkezi (1996), Hilton Oteli (1955), Divan Oteli (1956), Muhsin Ertuğrul Sahnesi (1970), Harbiye Orduevi (1974), Taksim Belediye Gazinosu yerine Vakıflar Oteli (Sheraton-Ceylan İntercontinental) (1975), Atatürk Kitaplığı (1981), Cemal Reşit Rey Konser Salonu (1989), Hyatt Regency Oteli (1994), Gökkafes (1998), Pastör Hastanesi yerine Konut Binaları (2006), ve Maçka Parkı içersindeki çeşitli yapılaşmalar.

Mimarlık camiası bu yapıların bazılarına sempatiyle, bazılarına ise antipatiyle bakmaktadır. Ancak onları gerçekleştiren mimarların bazılarının önemli isimler olduğunu belirtmekte yarar vardır sanırım.

2 No lu Parkın Bugünkü Havadan Görünümü

1960 lı yılların ikinci yarısında mimarlık eğitimim sırasında topografya dersimizde, o yıllarda boş olan Taşkışla binasının alt tarafındaki arazinin haritasını çıkarmıştık. Bu arazi İnönü Stadının otoparkına kadar doğal bir şekilde iniyordu ve bugün üzerinden geçen yol henüz inşa edilmemişti. Bugünkü Gökkafes’in bulunduğu alanın civarında ise metruk sayılabilecek iki katlı ahşap bir ev vardı. Bana göre İstanbul’un en güzel manzaralı evi olan bu binada daha sonraki yıllarda Lalezar Gazinosu adında bir eğlence mekânı faaliyet göstermişti. Maçka Parkının içerisi ise tamamen vahşi ormanlık alan gibiydi. Maçka’dan Taşlık’a doğru inen yokuşun Parka bakan kısmında oluşturulmuş balkon şeklindeki teraslarda bulunan banklarda oturmak büyük keyifti. Bugün bu teraslardan, merdivenlerle aşağıdaki parkın içersinde bulunan çeşitli eğlence yerlerine inilmektedir.

Taksim-Harbiye arasındaki Gezi alanının içersinde bugüne kalmış tek boş alanın, Gezi Parkının planlandığı yıllarda oradaki tek dolu alan olan Taksim Kışlasının bulunduğu yer olduğu görülmektedir. Yıkılmış kışlayı tekrar inşa ederek bu alanı da doldurmanın doğru bir tarafı yoktur. Aslında bütün vadiye yapılmış olan, yukarıda sayılan çok sayıdaki binalara rağmen burasının yine de yeşil kaldığı tespit edilebilmektedir. Sadece Gezi Parkının değil, Vadinin tamamının bu haliyle bile korunabilmesi yine de kazançtır diye düşünüyorum.

7 Yorum
  1. Taksim gezisi rekreasyon alanı olarak yıllardır boşa düşürüldü ve işlevsiz miş gibi bir intiba yaratıldı. Bu biraz kendiliğinden oldu. Oysa bu gezi şehir için gereklidir, vazgeçilemez.

    Yalçın Çöllü | 3 May 2012

  2. Meşhur hikayedir, soyguncu validen şikayet etmek ister esnaf, esnafı toplayan vali “işte benim dolu küplerim, eğer beni şikayet ederseniz yeni gelenin de küplerini doldurmak zorunda kalırsınız” der, esnaf vazgeçer. O misal AKP nin taraflarının küplerini doldurmak zor oluyor. Hırsla nereye saldıracaklarını şaşırdılar. Şimdi de Taksim gezisi. Helal olsun bize. Tek bir parkı da yok sayabiliyoruz ya…

    Ali Yurttaş | 4 May 2012

  3. Gezi parkının eski bir kışlanın yıkılmasıyla oluşması biraz buruk bir hikaye tabi. Bugünkü koruma anlayışı olsa sanırsam yıkılmazdı. Fakat o dönemde Taksim bölgesinin meydanlaşması, cumhuriyet döneminin İstanbul’unda kışla yıkıldıktan sonra geniş bir kazandırılması dönemsel şehircilik anlayışıyla uyuşmaktadır.
    Bu tarihsel dönemi ve onun şartlarını bir tarafa bırakıp, bir yandan Taksim için çeşitli projeler öne sürüp bir de Gezi yi buharlaştırma çabaları hiç hoş değil. Geçmiş dönemlerle böyle hesaplaşılmaz.
    Kavganın da kuralları vardır. İş dayatmacılık, yeni bir despotizm üretilmesine doğru gitmekte, kışlanın yıkılması üzüntüsünü kentin parkını yok ederek çıkarmaya dönüşmektedir.
    Dolayısıyla yanlıştır.

    mesut açıklalın | 4 May 2012

  4. Haritadan bakıldığında kongre vadisi, Taksim gezisi ve çevresi İstanbul gibi bir metropolün yükünü çeken tek kamusal ve hatta yeşil alan. Bunun içine çeşitli gayelerle, tarihi korumak ya da diriltmek gibi sebeplerle bina yapılması bana kalırsa uygun değil. Açık alan olarak düzeni değiştirilebilir, kullanımı arttırılabilir sadece.

    Melek Genli | 5 May 2012

  5. Ali Yurttaş’ın yazdığı bence çok önemli. Çünkü mevcut AKP iktidarı insanları ALLAH ile aldatıyor. Halbuki Ayazağa’da gördüğüm kadarıyla da alakaları yok. Şöyle ki:
    Ayazağanın tarihi mezarlığı çevresini, orada yaşayanların evlerini aldıkları yetmemiş gibi “yontmaya” başladılar. Yani ölüler bile nasiplerini aldı. Bir diğer yenilik de hani şu Türkiye’yi askeri vesayetten kurtarıyoruz diyorlardı ya o da
    ASKERİ ALANLARI İNŞAATA VE TALANA AÇMAK İÇİNMİŞ…!
    NE MUTLU AKP’LİYİM DİYENE….. Tabi nereye kadar?

    Ali İhsan Gelenoba | 6 May 2012

  6. Gezi parkını İstanbullulara bağışlayın. Onu daha fazla ufaltmayın. Yerinde öyle bile kalsa daha iyidir.

    nedim günertem | 7 May 2012

  7. mimarların bakış açısına uygun şehir ve mimari tasarım diliyle konuyu incelediğiniz için teşekkürler. tarihsel süreç içinde gezi ve çevresindeki oluşumların özetlenişi çok iyi bir perspektifle verilmiş.

    necmi yazgan | 8 May 2012


Yorum yazmak için


Tasarım: SDM Architects           Yaşlılar için Ev, ülkemizin farklı bölgelerinden gelen yaşlı insanlar için dünya standartlarında bakım ve rahatlık sağlamayı amaçlayan kar amacı gütmeyen bir organizasyon için tasarlanmıştır.   Özgün kurum 1958′de (1962′de bitirilmiştir) inşa edilmiş olup, bu süre boyunca yaklaşık 300 kişiye ev sahipliği yapmıştır, ancak zamanla mevcut yapı, Mumbai [...]
ARŞİV
Subscribe