Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim
ANA SAYFA
Çeşme’deki Değişime Dair Yaz Notları
Share 28 June 2011

Yılların Çeşme’sindeki son zamanlardaki değişimler dizisinde, tarihi özelliği de bulunan kent içi yapılarının yenilenmesi ve marinanın (yeni olarak) henüz inşa edilmesi; değişim noktaları olarak sayılabilir.

Çeşme’de göze batan hususları olumlu –olumsuz yanlarıyla “gözden geçirmek” bu defaki gözlemimiz olsun istedik…

Daha çok eksikliklerin tespiti anlamında bir eleştiri yazısı olmasından çok Çeşme’de son zamanlarda yaşanan değişime tanıklığı bina, sokak, kent bağlamında farkındalığa çevirmek amacımız. Bu maksatla Çeşme içi güzergahının önemli bir aksını; İnkilap Caddesinden başlatıp oradan kentin meydanına ve o noktadan tarihi Çeşme Kalesi önünden yeni zamanlarda hizmete giren Marinaya doğru yolumuzu çizmiş olalım ve bakalım.

Biraz değişmiş ve altı ticaret fonksiyonuna tahsis edilmiş olsa da son tahlilde  bir “Çeşme Evi”

Tarihi Çarşı Canlılığını Sürdüyor
Kentin en önemli ticari-turistik aksı olan İnkilap Caddesi geçmişten gelen iki katlı Çeşme evlerinin bugünkü varlıklarını görüyoruz. Bugün bu yapılar ticaret fonksiyonuna dönmüş, biraz da zorlanarak biçim değiştirmiş, zemin seviyesinde çoğunda başkalaşmış, vitrin haline gelmiş. Bazıları üstündeki “ev” den farklı, büyükşehir çarşılarının ilk katlarına benzediği için eski “ev formu” gürbüzleşmiş, taşmış, büyümüş.

Tarihi Ayios Haralambos Kilisesi etrafında küçük ama hoş bir meydancık oluşmuş

Bu yolda ilerlerken dikkat çekici taş dış cephesi ve büyüklüğü ile Ayios Haralambos Kilisesi hemen fark ediliyor. Kilisede şu anda hummalı bir restorasyon çalışması sürüyor. İşin yazılı olduğu levhadan öğrendiğimiz kadarıyla restorasyon, Çeşme Belediyesi tarafından yaptırılıyor . Projesi restoratör mimar Cem Bilginipek tarafından hazırlanan proje uygulanıyor ve oldukça kısa süre (tamamlanması için 300 gün yazıyor levhada ve restorasyon başlangıcı 2010, 9.ay…) içinde bitirilmesi amaçlanıyor. Dış cephe çalışmaları büyük oranda bitirilmiş, doğramaları takılmış içerde  ise iskele kurulmuş, iç çalışmalar sürüyor.

İçeride devam eden restorasyon çalışmalarından bir görünüm.

Kilisenin dışındaki işlerin büyük bölümü bitmiş gibi görünüyor.

Kilise ve onun sadece İnkilap Caddesi konumlanması değil apsis bölümünün dışında oluşturduğu küçük meydancık da kentsel ortama bir değer katıyor.

Çeşme Kalesinden sonra böyle önemli ve boyutlu bir eserin canlandırılması ve topluma kazandırılması, aslına uygun bir tarzda restore edilme çabasını alkışlamak lazım diye düşünüyoruz.

Olumluların Yanında Özensizler De Var
İyiler yanında iyi olmayanlar da var elbette. Daha küçük boyutta olsalar da benzetme yoluyla sadece tamir-toplama tavrı içinde yapılan ama özgünlüğü tamamen ortadan kaldıran, özensiz çalışmalardan bir örnek ise neredeyse alkış tuttuğumuz kilisenin hemen karşısında bizi karşılıyor. Boyut küçük ama gözümüze takılıyor tabi.

İkiz bir Çeşme evinde, kargir zemin üstünde biri hayat tabir edilen daha basık kat olmak üzere diğeri cumbalı yaşam alanı toplam üç katlı ahşap evlerden biri harap durumda. Cumba düşmüş, son kalıntıları görünüyor. Ancak yanındaki onarım görmüş ve cumba artık yanındaki ile hiçbir alakası kalmayan ilkel bir çıkmaya dönüşmüş, hayat katında yanındaki orijinal ikizinden kolayca fark ettiğimiz pencere düzeni bozularak ‘yeni’ yırtıklar açılmış. Yakışmamış en basit değimle. Ortada büyük bir felaket yok belki ama her bozulmanın da yavaş ve küçük adımlarla meydana getirildiğini burada bir defa daha görüyoruz.

Tarihi doku yaşatılıyor
Caddede ilerledikçe bu kez aslına büyük oranda uyulduğu fark edilen düzenlemeler de görüyoruz açıkçası. Biraz fazla renkli, biraz fazla öne çıkma derdi olduğu anlaşılsa da tarihi bir mekanda olduğunuzu size hatırlatan, eski dokunun parçalarının ortaya çıktığı söylenebilir.

Elbette bu yapıların bulunduğu yer itibariyle bir değer taşımasından dolayı korunabildiğini, birkaç sokak arkada olanların aynı şansı taşımadığını, ticari bir aksta olduğu için eski durumlarının bu güne taşınabildiğini fark ediyoruz. Ancak yine özellikle zemin katların alışveriş fonksiyonundan dolayı fazla hırpalandığının altını çizmeliyiz.

Meydana ulaşıldığında özellikle sol kolda duvarı üzerinde “hotel” yazıp şimdi boş duran, nefis bir eski eser olduğunu, ileriki yıllar içinde bu yapının sahipleri tarafından el atılarak topluma kazandırılacağını ummak istiyoruz. Ön cephesi taş kaplı, çok oranlı balkonları, ferforje korkuluk ve payandaları, yine demir işlemeli kapılarıyla poligon oluşturan değerli bir yapı ve korunmayı, güncel kullanımlara dahil edilmeyi fazlasıyla hak ediyor.

Belli bir ölçekteki kent meydanının içinden yol geçmesi gibi şeyleri bir tarafa koyarsak, meydanı çevreleyen sonradan yapılan yapıların, otel mesela, banka şubeleri binaları sonra, kentsel ve kamusal mekanla çok doğru ilişkiler kuramadıkları, kendi özel dünyalarında ve vasat mimarileriyle kamusal mekana değer katamadıklarını belirterek buradan geçelim. Belki bir gün parçacıl bu inişli çıkışlı 1960 lardan sonra yapılmış ve temsil gücü olmayan yapılar bütün meydanla birlikte değerlendirilebilecek bir değişim potansiyeli ile karşılaşır ve mimari kaygıları olan düzenlemeler yapılabilir.

Meydandan sola döndüğümüzde tarihi Çeşme Kalesini burada anlatmaya çalışmadan devam etmek istiyoruz. Kale üzerine yazılmış bir çok izahat ve yorum var nasıl olsa.

Marina
Çeşme Marinası bir süredir yapılmaktaydı. Alt yapısı uzun süren yapılaşmanın nihayet çevre düzeni ve yapılarıyla bitirilmesi gerçek anlamda bir canlılık getirmiş kente.

Hava haritalarına bakıldığında 2009 sonuna kadar bomboş olan marina çevresi şimdi artık Çeşme evi mimarisi özelliğinde bir dokuyla yeniden inşa edilmiş. Belirtmek gerekir ki bu yapılar tam anlamıyla bir yeniden yapım olmakla beraber özenli proje ve inşaaları ile basitlikten uzak, belli bir kalitede, göze ters gelmeyen tarzda oluşturulmuşlar.İşin felsefesini tartışmak, bunların repliklar olduğunu söylemek başka birşey bazen bu tavra da bazı kentsel fonksiyonlarda ihtiyaç duyulabileceğini görmek başka birşey. Çoğu satış yeri-evi, kafe, bar gibi konaklama ve dinlenme yeri olan yapılar marina iskelesini çevirecek şekilde bir kompleks olarak tamamlanmış.

Marina içinden sapan bir kanalda Venedik’te rastlanan köprüler benzeri bir köprü ve onun üstü kapalı etrafı açık yapıları görselliğe mimari anlamda değer katmış görünüyor. Marinanın kendi işlevi yanında kente açık yüzüyle de kamusal mekanlarını kullanılır kılması, yerli ve yabancı turistler tarafından rağbet görmesi yapılan işin beğenildiğini ama aynı zamanda kamusal bir gereksinime cevap verdiğini gösteriyor.

El Atılamayanlar

Koruma ve yenilemeye muhatap olamayan, bir ticari fonsiyonla desteklenmediği için sadece sahibinin akım ve onarım gücüyle ayakta kalma savaşı veren ve çoğunlukla zamana karşı yenik düşen yapılardan Marinanın hemen bir kaç sokak içerisindeki kent dokusunda rastlamak mümkün.

Bunlardan bazılarına imrenerek bazılarına hafifçe üzülerek bakıyor, eskiliği ile neler anlatmaya çalıştıklarını duymaya çalışıyoruz. Koşuşturan çocukların sesleri yine de iyi elbette.

Onlara ne zaman ulaşılır, ne zaman bulundukları yere daha çok yakışacak bir restorasyon geçirebilirler ve geçmişten gelen tanıklıklarını önümüzdeki zamanlara taşıyabilirler? Bunun için şartların olgunlaşmasını bekleyeceğiz galiba.

 

Mimdap

8 Yorum
  1. DAha fazla zayiat vermeden kentin toparlanması ve kimliğini yitirmeden geleceğe taşınması adına yapılan çalışmaları desteklemek gerekir. Ticarileşmiş arterlerde yapı korumak zor bir iş. Sıkı yönetmelikler gerekir. Ayrıca toplumsal kültürün gelişmesi tarihi mekanlara değer verme bilincinin arttırılması lazımdır.
    Saygılar

    Osman Çoban | 29 June 2011

  2. Yazlık bölgelerimizin çoğunda kimse tarih falan dinlemeden istediği yere istediği kadar menzul miktar satış yeri, lokanta bar kafe yapıp sonra da oraya maddi manevi katkı verdiğini söylüyorlar.
    Çeşme bence şanslı yerlerden bir. Marmaris daha kötü durumda örneğin. Bodrum’daki durum ise siz düşünün artık.

    Ayşe Aygan | 30 June 2011

  3. Ayios Haralambos Kilisesinin restorasyonunun Çeşme belediyesi tarafından yapılmasını kentin tarihinyle buluşması ve kentin tarihi yapılarının koruma altına alınması ve yaşatılması çabası olarak görüyorum. Çeşme belediyesi bu yolla kıyı beldelerimize örnek olursa sevinirim.

    ferit çerçi | 2 July 2011

  4. Ben yine de Çeşme’nin düzgün korunduğunu ve yeterince tarihi değerlerinin maksadına uygun güncellendiğini düşünmüyorum.
    Tarihi çarşı içinde yazıda da bahsedildiği gibi çok ticari bir baskı var. Ortalığı rengarenk Çeşme evine çeviriyorlar ama ne kadar aslı ile alakası var mesela. Yine marinadaki tüm yapıların betonarme üzeri taş kaplanmış yani eski görünümlü yeni olduğunu fark ediyoruz. Buna rağmen iyi niyetli çabayı gözardı etmiyorum. Keşke herşey daha nitelikli olabilseydi.

    Murat Coşkun | 4 July 2011

  5. marinanın bugün seçilen tarihsel olana referans veren ama yeniden yapım bugünkü tasarımı bana daha gerçekçi ve daha turistik daha mantıklı geliyor. çeşme marina için yapılmış “modern” projeleri de gördüm ama bu yapılmış olan daha iyi.

    okan şahin | 5 July 2011

  6. Ben Çeşme’nin çarşısını, kalesini ve meydanını iyi buluyorum. Kilise restorasyonu fikri ise harika. Yeni açılan marina da bence güzel düşünülmüş. Kalenin hemen yanında Kanuni döneminden kalan tarihi hanın kullanımı çok zavallı bence. O hanın bugünkü peşmurdeliğine son vermek gerekir.

    Lalehan | 10 July 2011

  7. Çeşme’nin , kuzey yönünde ki Tekke plajından Marina devamı Ulusoy Limana kadar sahil bantı çok değerli. Bu bant içinde gece ve gündüz yerli yabancı herkesin beğenisini çeken mimari özelliği olan bir yapılaşma arzu edilir. Ertan Otel’den Tekke plajına kadar olan bu sahil Çeşme’nin Marinasından önce ki tek yeriydi.(Yazlık sineması bile vardı.) Burada kamu binaları yoğunlukta ve birde terk edilmiş “Buzhane” vardır. Gece hareketsiz karanlık bölge. PTT, Okul, Jandarma ya ait binalar,Kaymakam lojmanı vb. yapılar. Orta vade de burası iç ve dış turizme aktivite kazandıran bir merkez ve marina alanının hareketliliği ile yarışacak bir bant oluşturulmalıdır.
    Ayrıca Dalyanköy için bir koruma imar planı yapılamadığından burada maalesef özensiz yapılar köyü doldurmaktadır.
    Daha güzel ve daha temiz , düzenli bir Çeşme ümidiyle…..

    Hüseyin Çelikyay | 11 July 2011

  8. Çeşme den henüz döndüm. Benim izelnimlerim ; Her şeyden evvel Türkiye de en güzel gelişmiş yerler den biri olduğudur. Alaçatı , Ilıca , Şifne vs yapılaşmada korunmuş. Üzüldüldüklerim ; Sahillerde betonlaşma ve otelleşme burada da var. Ayrıca konu ile ilgili değil ama , plajlarda şejlong ve şemsiye egemenliği kimseye nefes aldırmıyor , bir de herşey çok pahalı.

    Şafak Kanbur | 14 July 2011


Yorum yazmak için


Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Söğütlüçeşme için hazırladığı plana itiraz eden Kadıköylüler, arazinin yeşil alan olarak kullanılmasını talep etti             Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, mülkiyeti TCDD, İBB ve Maliye Hazinesi’ne ait olan Söğütlüçeşme İstasyon alanı için yeni bir planı askıya çıkarmıştı.     Yeni hazırlanan planla birlikte gar sahası 42 bin 451 metrekareyi kapsayacak. Proje [...]
ARŞİV
Subscribe