Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim
ANA SAYFA
Estetik, teknik ve yaratıcılığı buluşturmak: Tiyatrolar
Share 7 April 2008

Tiyatroların geçmişi, milattan öncesine kadar gider. Özellikle de Yunan kültüründe çokça karşımıza çıkan tiyatroların içerisinde, belki de en çarpıcı, akustik olarak en mükemmel olanı, üçüncü yüzyılda, Peloponnese’de inşa edilen, Epidaurus amfitiyatrosudur. Bu tiyatro, sahnenin tam ortasına düşen bir damlanın bile, amfinin en uzağından duyulması ile bilinir.

Günümüz modern oditoryumları ise, mükemmel akustiğin yanı sıra, daha yarışmacı ve sorgulayıcı bir dünya içerisinde olmamız sebebiyle, birbirinden çok farklı, şaşırtıcı tasarım konseptlerini geliştirmeyi amaçlıyor. Bu yüzden de yapılan binaların inşasına geçilmeden önce, hem estetik, hem de teknik açılardan önemli düşünme süreçlerinden geçmesi gerekiyor.

Oditoryumların, bir iç, bir de dış dokusunun bulunması, dışının davetkâr, içinin ise en az bir müze kadar sanatsal içeriği barındırabilmesi ise iyi bir tasarımdan beklenenler arasında. Aynı zamanda, kentsel doku içerisinde simgesel bir niteliğe sahip olmaları açısından da bu binaların yansıttıkları duygunun önemi oldukça büyük.

Genel olarak, iç mekân için mimarların oluşturmaya çalıştıkları tasarım konsepti, performansı sergileyenler ile izleyicilerin etkileşimini sağlayabilmek üzerine oturuyor. Bu etkileşim sağlanabildiği ölçüde, izleyici gösterinin içerisine çekilip, tasarımın başarıya ulaşmış olduğu düşünülüyor.

Artık tasarımın sınırları, gelişen teknolojiyle birlikte mimarların hayal güçlerinin sınırına ulaşmış durumda. Tabii ki bu yaratıcılık, sanat merkezleri ve tiyatrolara da yansıyor.

İşte önemli mimarların tasarladığı en etkileyici tiyatrolardan seçmeleri sizlere sunuyoruz.


Armani Tiyatrosu

Dijon Performans Sanatları Merkezi

Catalunya Ulusal Tiyatrosu

New Luxor Tiyatrosu

Kunstcluster Tilburg

Niigata Performans Sanatları Merkezi

Shizuoka Conventions Sanat Merkezi

Kursaal Oditoryumu

Rouen Konser Salonu

Fotoğraflar: Hundred Outstanding Architects – Theatres

2 Yorum
  1. Buradaki örnekler sahne kavramının nasıl asıl özünü kaybetmeden değiştiğini, etkin hale geldiğini gösteriyor. Kamusal alanlar üzerinde bütün dünyada çok sıkı bir eğilim var şu anda ve sahneler, tiyatrolar, çok amaçlı salonlar bir kentin kültür için nefes aldığı noktalar.
    Yayınınız hepimize bu hatırlatmayı yapıyor, teşekkürler.

    necati kiraz | 13 April 2008

  2. Bugün alışık olduğumuz tiyatro türü yani Brecht tiyatrosu aslında bir çok tiyatro türünden sadece birisi. Türkiye’de bile tiyatro denilince orta oyunundan meddaha bir çok açılım akla geliyor, bu gün de aynı gelişme süreci devam etmekte. Örneğin forum tiyatro, çok farklı seyirci oyuncu ilişkisi üzerine kurgulanmış bir tiyatro türü. Türler bu kadar fazla olunca da sanıyorum tiyatro binalarının da çok farklı görünümlere kavuşmaları doğal. Yukarıdaki yapıların bazılarının plan tiplerini biliyorum, bir bölümü geleneksel modele uygun olsalarda diğerleri oldukça farklı. AKM’yi yıkmaya çalışmak yerine yeni tiyatro tipleri ile toplumumuzu zenginleştirmek bence çok daha akıllıca olurdu. Yerel yönetimlerden, merkezi yönetimden, büyük kuruluşlardan hem yaptıkları her büyük yapının bir köşesine tiyatro salonu koymalarını, hem de kentsel ölçekte yeni kültür merkezleri ile toplumumuzu gerçek anlamda varlıklı hale getirmelerini bekliyoruz. Bu konuda açılacak yarışmalar bile ülkemizin bugünkü ağır saçma havasını değiştirirdi.

    Azmi İzmirli | 13 April 2008


Yorum yazmak için


Amerikalı mimarlar Tod Williams ve Billie Tsien, Japonya Sanat Birliği’nin 2019 Praemium Imperiale ödülünü  kazandı.       2019 Praemium Imperiale mimarisi, Tod Williams ve Billie Tsien’i ödüllendirdi. Fotoğrafı çeken Taylor Jewell     Her yıl verilen Praemium Imperiale, mimarlık, heykel, müzik, resim ve tiyatro ya da film alanlarında “büyük uluslararası etki” yapan sanatçıları tanır. [...]
ARŞİV
Subscribe