Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim
ANA SAYFA
TeCe Mimarlık
Share 12 July 2016

Mimarlık faaliyetini Tülin HADİ ve Cem İLHAN yönetiminde sürdüren grup 1992 yılında kuruldu.

Mimarlık çalışmaları günümüzde başarıyla devam etmektedir.

Bu zamana kadar üretilen projelerin konu ve ölçeklerindeki çeşitlilik aynı zamanda sezgi, bilgi ve görgünün birlikte şekillendirdiği bir tasarım anlayışını sergiliyor. Grubun etkinlik alanı kentsel tasarım, mimari tasarım, iç mimarlık ve danışmanlık hizmetleri gibi geniş bir yelpazeye yayılıyor. Bir mimarlık atölyesi anlayışı içinde ele alınan her tasarım konusu kendine has yeni bir durum ve yeni bir başlangıçtır. Aynı zamanda klişe çözümlerin önerilemeyeceği bir problemdir. Her yeni tasarım, o yere özgü teknolojik olanakları, malzemeyi, renk ve iklimi temel alır. Böyle bir yaratım sürecinde geçici ve modacı yaklaşımlar en baştan reddedilir. Bunun yerine varlık, doğa ve insanı merkez alan bir felsefe benimsenir. Kullanıcıların gereksinimleri konusundaki duyarlılık daima ön planda tutulur. Tasarım sürecinde ekonomik çözümler sunmak bir ön koşuldur. Bunun başlıca nedeni, malzeme ve kaynakların sürekli azaldığı bir dünyada teknoloji ve biçim gösterisini baştacı eden anlayışların artık kabul edilemez oluşudur.

TeCe Mimarlık ve Danışmanlık Ltd. Şti. Hizmetlerini Caddebostan’daki ofisinde sürdürmektedir. Bugüne kadar üretilen projelerin konu, ölçek ve çeşitliliğinde eleştirel bölgeselciliğin etkisi gözlenmektedir. Genel tasarım anlayışı, ekipte yer alan mimarların katkılarıyla zenginleşmektedir. TeCe Mimarlık konusuna hakim, mimari tasarımı zedelemeden destekleyen mühendislik grupları ile işbirliği yapmaktadır.

tulin1.jpgTülin Hadi
1969 yılında İstanbul’da doğdu. 1993 yılında İ.T.Ü. Mimarlık Fakültesi’nden mezun oldu. Mezuniyetine kadar geçen dönemde Sevinç Hadi ile Teşvikiye Milli Reasürans Kompleksi uygulama aşamalarında, Ergün Aksel ile çeşitli yarışma projelerinde ve Mehmet Tataroğlu-Ömer Bortaçina-Mesut İşcan ofisinde uygulama projelerinde çalıştı. 1992-1994 yılında Turgut Cansever’in bürosunda çalıştığı dönemden bu yana, mesleki faaliyetini Cem İlhan ile birlikte TeCe Mimarlık çatısı altında sürdürüyor. İ.T.Ü. Mimarlık Fakültesi’nde atölte çalışmalarına katıldı, jüri üyeliklerinde bulundu. 2003-2006 yılları arasında CNNTurk’te yayınlanan Design360 programının yapımcı/sunuculuğunu üstlendi. 2008 yılında gerçekleştirilecek olan XI. Ulusal Mimarlık Ödülleri ve Sergisi jüri üyeliği’ne ve Arkitera Genç Mimar Ödülü jüri üyeliği’ne seçilmiştir.

cem1.jpgCem İlhan
1966 yılında Diyarbakır’da doğdu. 1987 yılında İ.T.Ü. Mimarlık Fakültesi’nden mezun oldu. 1987-1989 yılları arasında Londra’da Architectural Association School of Architecture’da konut ve kentleşme alanında yüksek lisans eğitimini tamamladı. 1996-1998 arasında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nde yüksek lisans çalışması yaptı. YıldızTeknik Üniversitesi’nde esnek konut üretimi alanında doktora çalışmasını tamamladı. 1986-1987 yılları arasında farklı gruplarla çeşitli yarışma projelerinde çalıştı. Bu gruplar arasında Yalçın Gültekin-Ender Ergün, Necati İnceoğlu, Mehmet Tataroğlu sayılabilir. 1990-1992 yılları arasında Emlak Bankası toplukonut uygulamalarında çalıştı. 1992’de Özkan Sunar ile birlikte kendi bürosunu kurdu. 1994 yılından bu yana Tülin Hadi ile birlikte çalışıyor, ulusal ve uluslararası yarışmalara katılıyor. Cem İlhan, Hüsamettin koçan atölyesi ile çeşitli karma sergilere katıldı. 1997-2001 yılları arasında Beykent ve Bahçeşehir Üniversiteleri’nde mimarlık atölyelerini yönetti. 2004-2006 arasında İstanbul Serbest Mimarlar Derneği (İSMD) yönetim kurulunda görev aldı. 2001 yılından beri İ.T.Ü., Yıldız Üniversitesi, Uludağ Üniversitesi Mimarlık Fakülteleri’nde diploma jürilerine katılıyor.

TECE Mimarlık tarafından son zamanlarda gerçekleştirilen projelerden bazıları:

Vehbi Koç Vakfı Ford Otosan Yaşam Merkezi

vkv-11.jpg

Tasarım Ekibi: Cem İlhan – Tülin Hadi
Proje Mimarları: Keriman Afyonlu- Aydoğan Özsoy
İşveren: Ford Otosan İzmit
Yer : Gölcük
Hizmet Kapsamı: Mimari Tasarım Peyzaj tasarım
İnşaat Alanı : 4.500 m2
Proje Tarihi: 2009
Yapım Tarihi :2010
Ödüller : Davetli Yarışma 1.ödül

Proje Hakkında

Ford-Otosan Yaşam Merkezi endüstriyel üretimin karakterize ettiği bir yapılaşma çevresi içinde yer alır. Yoğun yeşil bir ağaçlık şerit, alanı tesislerden ayırıp, kendi içine dönük doğal bir ortam yaratır. Arsanın kendine özgü karakteri nedeniyle spor ve kültür aktivitelerinin yer alacağı yeni yaşam merkezini oluşturan yapılar, ayrık kitleler halinde arsanın karakteristiği olan koruluk içinde adeta eritilmiştir. Yol yönüne bakan cepheler sağırlaşarak içe dönük sakin bir ortam yaratılmasını sağlar. Buna karşın yaşam alanları ağaçlık alanı görecek şekilde konumlanırlar, manzara yönü cepheleri ise azami düzeyde şeffaflaştırılır. Kompleks bütünündeki tüm mekanlar (çok amaçlı salon dışında) doğal peyzajla görsel ilişki kurar. Mekanların tamamı doğal olarak aydınlatılır ve havalandırılır.

vkv-31.jpg

Komplekse iki farklı yönden yaklaşılır. Tesisin genel girişi halkın da yaklaşım izi olan güneydeki sokaktan alınırken servis girişleri de aynı güzergahtan sağlanır. Açık otopark alanı sınırlı sayıda araca hizmet edecek şekilde yol üzerinde düzenlenir. Kuzeydeki üretim tesislerine bağlanan üst yol, Ford-Otosan mensupları için düşünülmüş rahat bir bağlantı kurulmasını sağlar. Tesis araç trafiğinden arındırılır. Kompleks bütününde tamamen yayalaştırılmış güzergahlar, koşu ve gezinti parkurları yer alır.

Kültür ve spor alanlarından oluşan program net bir şekilde ayrıştırılır. Kitleler inşaat aşamasında etaplanabilecek şekilde birbirlerine bağlanırlar. Ortada yer alan avlu daha önce burada yer alan kırsal yapılara gönderme yaparak bir buluşma ve dağılma mekanı oluşturur. Tüm yapılar bu avlu etrafında konumlanarak bir sosyal buluşma ortam haline gelirler.

Kültür tesisleri bir grup halinde, birbirlerine eklemlenebilecek şekilde yerleşirler. Aralarında açık ve yarı açık gölgeli alanlar oluştururular. Kafeterya kitlesi tüm doğal yaşama ve körfeze panoramik bir şekilde yönlenirken, ortada yer alan çok amaçlı salon kitlesi ile arasında atölyelerde üretilen objelerin sergilendiği gölgeli bir iç sokak oluşturur.

Spor tesisleri arsanın kuzeydoğusunda konumlandı. Kapalı spor salonu bir yandan avluyu sınırlarken kuzeydeki ağaçlık alana doğru şeffaflaşarak onunla bütünleşir. Açık spor alanları bu kitlenin devamında yer alır. Koşu ve yürüme parkurları arsanın bitimindeki yoğun korulukla sonlanır.

Hilton Garden Inn

Tasarım Ekibi : Tülin Hadi, Cem İlhan
Proje Mimarları: Şefika Güner, Türkan Kahveci, Aydoğan Özsoy, Sezgin Bilgin
İşveren: Amplio Hotel Investments
Yer : Sütlüce/İstanbul
Hizmet Kapsamı : Mimari Tasarım Design
İnşaat Alanı : 20.000
Proje Tarihi : 2009
Yapım Tarihi: 2009
Ödüller : Sınırlı Davetli Yarışma 1.lik Ödülü

Proje Hakkında

Garden Inn oteli İstanbul’un en eski yerleşim bölgelerinden biri olan Sütlüce’de yer almaktadır. Tarihi yarımadayı karşıdan gören özel bir konuma sahip olan otel arsası oldukça eğimli bir topografyaya sahiptir. Bu eğimli konum yönlenme açısından Haliç vistasına bakan önemli perspektifler vermektedir. Bununla birlikte derin istinat duvarlarının yer aldığı arka cephe kötü yapılaşmanın izlerini koruyan mahallelere yüz vermektedir.

Otel 440 yataklı programı ile arsaya büyük bir yoğunluk getirmektedir. Bu nedenle monoblok monoton bir kitle yerine parçalı karakterde, gabarisi değişken bir kitle kurgusuna gidilmiştir. Yapı çeşitli kademelenmelerle hareketlendirilmiştir. Ağırlıklı olarak doğaltaş (küfeki) ve yer yer doğal ahşap kaplama (ya da suni ahşap/yalıpan) ile kompoze edilmiştir. Üst kotlarda düzenlenen teras bahçeleri, değişken malzeme kurgusu, ışık ve gölge oyunları iri kitlenin mevcut doku ile bütünleşmesini sağlayacaktır. Haliç siluetinden bakıldığında otel kitlesi çevre yapılar içinde belli bir egemen yapı olarak dikkat çekerken, aynı zamanda ön ve arka plandaki yapılaşmayı domine etmeyen bir yaklaşımı sergiler.

Otel Haliç yönüne bakan ve çeşitli kotlara oturan teraslara sahiptir. Restoran, bar ve toplantı salonları zemin ve asma katlarda yer alarak aynı yönlere bakan panoramik mekanlar olarak düzenlenmiştir. Odalar olabildiğince Haliç vistasına açılacak şekilde düzenlenmiştir.

ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu 3. Yurtlar Kompleksi

Tasarım Ekibi : Cem İlhan – Tülin Hadi
Proje Mimarları: Keriman Afyonlu, Türkan Kahveci, Aydoğan Özsoy, Şefika Güner
İşveren: ODTÜ Yönetim Kurulu Başkanlığı
Yer : Güzelyurt, Kıbrıs Cyprus
Hizmet Kapsamı: Mimari Tasarım, Peyzaj
İnşaat Alanı : 15.000 m2
Proje Tarihi : 2007
Yapım Tarihi : 2008-2009
Ödüller: Davetli Yarışma, 1. Ödül

Proje Hakkında

kktc-21.jpg

Yapılar kampüsün Güney Meydanı’na komşu II. Etap Yurtları’nın devamında yer almaktadır. Doğu-batı yönünde uzanan, ince uzun, dikdörtgen biçimli ve son derece eğimli bir arazi üzerinde tasarlanan yurtlar, kendisine bitişik, daha önce inşa edilmiş yurtları ve arazisinin uzantısı olan açık spor alanlarını birbirine bağlayan bir konumdadır. Programı düzenlerken kız öğrenci-erkek öğrenci ayrımını yapabilmek ve ölçeğe çözüm getirmek üzere yapı üç lineer parçaya bölünmüştür. Birbirine paralel konumlanmış bu üç parça, hem arazi eğiminin getirdiği zorlukları ortadan kaldırmakta, hem manzaraya açılım olanakları sağlamakta, hem de daha önce sözü geçen spor alanları bağlantısında gölgeli bir iç sokak oluşturmaya imkan vermektedir. Bu iç sokak, giriş kotuna ulaşmayı sağlayan merdivenler ve teraslarla zenginleşmektedir.

kktc-31.jpg

Olabildiğince sade tutulan cepheler, yalnızca güneyde, sert Kıbrıs güneşinin sürekli yakıcı etkisini azaltmak üzere kullanılan güneş kırıcılarla hareketlilik kazanmıştır. Yapının genel cephe malzemesi kampüs genelinde kullanılmış olan andezit kaplama taşı ve sıvadır.

TÇMB Çimento Yapı Meslek Lisesi

tcmb-12.jpg

Tasarım Ekibi: Cem İlhan – Bünyamin Derman
Proje Mimarları: Dicle Hökenek,Oknur Çalışkan, Arzu Çetingöz Büyükbayramoğlu, Meltem Öztürk, Yiğit Öztürk, Ozan Özdilek, Türkan Kahveci, Hakan Ceritoğlu
İşveren : TÇMB
Yer : İstanbul
İnşaat Alanı: 15.000 m2
Proje Tarihi: 2008-2009
Yapım Tarihi: 2008-2009

Proje Hakkında

tcmb-22.jpg

Tasarlanan lise kompleksi Milli Eğitim Bakanlığı’nın bugüne dek süregelen eğitim binası formatının tamamen dışına çıkmaktadır. İlk algılamada kompakt bir tekil yapı imgesine sahip olan lise aslında son derece girift ve zengin bir mekansal kurguya sahiptir. Bunun keşfedilebilmesi ancak yapının içindeki yaşantının deneyimlenmesi ile mümkün olacaktır. Bu mekansal kurgu önceden verilmiş bir karar olmanın ötesinde, yapının ait olduğu topografya ve mimari programın içeriğinden türer.

Barındırdığı işlevlerin çeşitliliği bu yapının neredeyse bir kültür merkezi olarak da yorumlanabilmesini sağlar. Lise kompleksi temel ihtiyaç programını oluşturan derslik ve yönetim hacimlerinin yanında 400 kişilik konferans salonu, sergi holü, fuaye, atölyeler, laboratuarlar ve kütüphane hacimleriyle birlikte zengin bir eğitim atmosferini barındırır.

Tasarımın ana fikri bir “ yaşam omurgası “ teması üzerine kuruludur. Tüm okul yaşantısı ve okul programını oluşturan yapılar, bu omurga ve açık alanlarla ilişkilidir. Yapı içindeki yaşam alanlarını bir uçtan diğer uca bağlayan bu yaya promenadı bir toplanma-buluşma-gezinti mekanı olarak tasarlanmıştır. Oluşturulan iç avlular, okulun içinde konumlandığı çevre içinde kışın hakim rüzgara, yazın da sert güneş ışınlarına karşı koruyucu ve konforlu bir yaşam ortamı yaratılmasına katkıda bulunur. Böylece pasif güneş kontrolü ilkelerine sadık kalınarak ile mikroklimatize edilmiş iç ve dış mekanlar yaratılır.

tcmb-52.jpg

Cami Mimarisi Üzerine Fikir Yarışması

ca-11.jpg

cTasarım Ekibi: Tülin Hadi, Cem İlhan, Türkan Kahveci, Aydoğan Özsoy
İşveren:Kayseri Büyükşehir Belediyesi
Yer :Türkiye
Hizmet Kapsamı:Mİmari Tasarım, Peyzaj Tasarımı
İnşaat Alanı :Değişken
Proje Tarihi:2010
Ödüller :Ulusal Mimari Proje Yarışması Eşdeğer 1.lik Ödülü

Proje Hakkında

ca-21.jpg

Cami yapısının bir tasarım konusu olarak “yer” den bağımsız, “kendisi olarak” ele alınması, birtakım tercihlerin en baştan yapılmasını da zorunlu kıldı. Camiyi cami yapan unsurların yeniden yorumlanması ancak, bunun oturmuş bir plan şemasını zorlamadan yapılması temel düşünceydi. Cami gibi kesin ve keskin kuralları olan bir konuda “zamanın ruhunu” taşıyan bir yapıya ulaşmak konusunda temel yaklaşımımız iç ve dış mekanın bütünleşmesi, dönemin merkezi plan idealini yinelemekten ziyade ‘enine gelişen’ bir tipolojinin yeniden gündeme getirilmesi, İç bahçe ve mihrap duvarının şeffaflaşarak bütünleşmesi, esnek ve yalın bir plan şeması geliştirmek oldu. Büyük açıklık geçme meselesi arka plana atıldı. ‘Örtü’ konusunda biçimsel bir ön tercihten bilerek ve isteyerek uzak duruş sergilendi. İbadet anına hazırlık ve bunun gerçekleşmesini güçlendiren bir mekansal kurgu, ışığın tüm mimariyi var edecek şekilde kullanımı ve son olarak aşırıya kaçmayan bir tezyinat ile tasarımı tamamlandı.

Çatı örtüsünün tek belirleyici unsur olmasından özellikle kaçınıldı. Örtüde çeşitlenme ve strüktür olanakları sağlanması, cami örtüsünün yerel koşul ve tercihler doğrultusunda çeşitlenebilmesini sağladı. Kısacası örtünün kendisi cami kurgusunun tek başına belirleyemeyeceğine karar verildi. Bu bağlamda hangi biçim kullanılırsa kullanılsın örtüyü çift cıdarlı termal bir kabuk oluşturdu. Prefabrike modüllerden oluşan kabuk hızlı, hafif ve ekonomik çözümler sunarak, en başta değinilen zamanın ruhunun strüktüre yansıtılmasını sağladı.

Geçitler

ge-11.jpg

Tasarım Ekibi : TÜlin Hadi, Cem İlhan, Yusuf TImbır, Nadin …,
Proje Mimarları: Şefika Güner, Türkan Kahveci, Keriman Afyonlu, Aydoğan Özsoy
İşveren: İstanbul Büyükşehir Belediyesi
Yer : Göztepe, İstanbul
Hizmet Kapsamı: mimari ve kentsel tasarım
Proje Tarihi 2009
Ödüller: Ulusal Yarışma 1.lik ödülü

ge-21.jpg


Proje Hakkında

Şehir yaşamındaki hareketlilik – alışıldık ifadeyle trafik – modernleşmenin en önemli karakteristiği. Günlük yaşantıdaki sürekli yer değiştirme zorunluluğu, kentleşmenin başladığı zamanlardan başladı ve giderek artan bir tempo ile sürmekte. Karmaşık ulaşım ağlarının tanımladığı metropollerin baş aktörleri olan taşıtlar üzerine kurulan ulaşım planlaması beraberinde kaçınılmaz olarak mutsuz bir yayalar toplumunu yarattı.

Bu hareketliliğin baş aktörleri olan yaya ve taşıtların kesişmesi ve bunun doğurduğu zorunlu rahatsızlık metropoldeki gündelik yaşantının ayrılmaz bir parçası. Bu kesişmelerin en kestirme çözümü haline gelen üst geçitler aslında alternatifi olmayan bir uygulamaya dönüştüler. Üst geçitlerin daha konforlu ve faydalı hale nasıl getirilebileceği sorusu üç temel ilkeyi tanımladı:• Engelli/yaşlı merkezli bir yaklaşım
• Ekonomik / kolay üretilebilir / tekrarlanabilir elemanların tasarımı
• Yürüme mesafelerinin minimizasyonu

Yaya geçitlerinin ele alınışında her üç alanda da ortak bir yaklaşım benimsendi: verili 3 alanda da yaya geçidi tasarımı esas olarak iddialı bir “açıklık geçme” problemi olarak düşünülmedi. Tam aksine taşıt yollarını aşan yürüme köprüleri olabildiğince yalın, hafif ve ince kesitli yatay elemanlar olarak tasarlandı.


Çok İşlevli Kaideler

Her üç yarışma alanında da yatay yaya köprülerinin mesnet elemanları üzerine yoğunlaşıldı. Bunlar birden çok işlev yüklenmiş modüler elemanlar olarak ele alındı. Bu işlev 3 ana grupra toplandı;

• Mesnet
• Düşey sirkülasyon (engelli asansörü, yürüyen merdiven)
• Servis ünitesi (bilet satış, Akbil dolum, büfe, kontrol görevli birimi)

Yatay Elemanlar
Yatay yürüyüş elemanları sactan üretimiş tüp kesitli prefabrike kirişler olarak tasarlandılar. Mobil vinçle tek parça olarak yerine yerleştirilecek şekilde geliştirildiler. Geçilen açıklıklar maksimum 20 m olduğundan bu kirişlerin atölye ortamında tek parçadan üretilmiş elemanlar olarak bitirilip yerinde mesnetlere oturtulması mümkün hale geldi. Böylece yerinde birleşim işlemi, iskele kurulması vb. ek işçiliklerin önüne geçildi, çok hızlı bir montaj süresine ulaşıldı.

Göztepe arsasında kurgulanan geçit konsepti şeffaflık ve ışık üzerine kuruldu. Çok işlevli mesnetler üzerine oturan narin köprü elemanları (sandık kesitli çelik kirişler) bir bütün oluşturacak şekilde tasarlandılar. Yeni yaya geçitleri D-100 karayolunun her iki tarafında da çekim noktası yaratan çok işlevli prizma mesnetlerle varoldular. Yarı şeffaf prizma strüktürler iki tarafta da birer çekim noktası yaratan röper noktalarına dönüştüler. Prizma strüktürler tasarlanan boyutları ile birer referans noktası oluşturdular. D-100 gibi çok geniş ve işlek bir güzergah üzerinde adeta bir eşik haline gelen Göztepe Kavşağının habercileri haline geldiler. Çok işlevli mesnetlere dönüşen prizmalar, düşey sirkülasyon, büfe, Akbil dolum / ATM üniteleri, Halkekmek noktası gibi kullanımları barındıran çekim noktaları haline geldiler.Prizmaların gündüz ve gece algılaması da tasarlana aydınlatma sisteminden dolayı değişkenlik göstermekte. Yeni strüktürler, LED teknolojisinin olanakları sayesinde, sürekli değişken, dinamik bir kentsel referans olmakta, Göztepe Kavşağının simgeleri haline gelmekteler.


Ünalan Kültür Ve Spor Merkezi

Tasarım Ekibi: CEM İLHAN, TÜLİN HADİ
Proje Mimarları : TOLGAY KESKİN, DERYA ERTAN, KERİMAN AFYONLU, AYDOĞAN ÖZSOY
İşveren: Üsküdar Belediyesi
Yer: ÜNALAN, İSTANBUL
Hizmet Kapsamı: MİMARİ TASARIM
İnşaat Alanı: 13000 M2
Proje Tarihi : 2010

ukm-32.jpg

ODTÜ Teknokent SATGEB 2 Kompleksi METU

Tasarım Ekibi Cem İlhan – Tülin Hadi
Proje Mimarları Şefika Güner, Arcan Aksakaloğlu
İşveren ODTÜ Yönetim Kurulu Başkanlığı
Yer : ODTÜ Ankara METU Ankara
Hizmet Kapsamı :Mimari Tasarım, Peyzaj Architectural Design, Landscape Design
İnşaat Alanı : 20.000 m2
Proje Tarihi :2005
Ödüller :Davetli Yarışma, 1. Ödül

Proje Hakkında
Satgeb-2 Kompleksi ODTÜ Teknokent sınırları içinde kalan ve Siemens, Vestel, Koç-Sistem gibi herbiri bilgi teknolojisinde öncü 4 ayrı AR-GE yapısından oluşur. Projenin ana fikri araştırmacıların yaptıkları işe konsantre ve motive olmalarını teşvik eden bir çalışma ortamı sunmaktır. Özellikle multimedya, yazılım geliştirme ve iletişim teknolojileri gibi sektörlerde bu bir ön koşul olarak ortaya çıkmaktadır.

sat-31.jpg

Projede taşıt ve yaya dolaşım alanları net bir şekilde ayrılmıştır. Bu amaçla yapı blokları, önlerinde uzanan otopark zonu ve arkalarında kurgulanan yapay gölet arasında konumlandırılırlar. Yapı aralarına yürütülen yeşil alanlar bir yandan münferit avlular oluşturarak istenen güvenlik ve mahremiyet koşullarını gerçekleştirir, bir yandan da blokların peyzaj içinde eriyerek çevre ile bütünleşmelerine yol açar. Tüm ofis hacimleri kuzey yönündeki ideal gün ışığına yönlenirken batı ve güney yönlerinde sağırlaşarak brütal bir kararter kazanırlar. Bloklar, aralarına yürütülen su ögesi tekil blokları bağlayarak peyzaj üzerinde adeta yüzen yapılar ortaya çıkarır.

ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu Yönetim BİM ve Kütüphane Binaları

rek-11.jpg

Tasarım Ekibi: Tülin Hadi, Cem İlhan, Zeynep Ataş
Proje Mimarları: Tülin Hadi, Cem İlhan, Arcan Aksakaloğu, Münevver Dinand (KKTC), Özlem Türker (KKTC)
İşveren :ODTÜ Yönetim Kurulu Başkanlığı
Yer : Güzelyurt NCC Cyprus
Hizmet Kapsamı :Mimari Tasarım, Peyzaj Architectural Design, Landscape Design
İnşaat Alanı : 11000 m2
Proje Tarihi: 2003
Yapım Tarihi: 2005
Ödüller: Ulusal Mimari Proje Yarışması 1. Ödül, 2006 Ulusal Mimarlık Yapı Dalı Ödülü

Proje Hakkında

rek-21.jpg

“Kıbrıs” Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki uzlaşma periyodunda en çok duymaya alıştığımız kelimelerden biri. Adanın Türkiye, Yunanistan ve AB arasındaki en önemli politik tartışmalardan biri haline gelmesine rağmen, adanın her iki kıyısında da hayat devam ediyor. Kuzey Kıbrıs, Türkiye’de yaşayan insanlar için kumarhaneleriyle ve turizm kapasitesiyle ünlü. Türkiye’de yaşayanlar genellikle Kuzey Kıbrıs’ta yaşayanları kendi kaynaklarına dayanan bir iç ekonomi geliştirmemekle suçluyor. Türk devleti kuzey Kıbrıs’ı hem politik hem de maddi olarak desteklemeye devam ediyor. Politik gündemdeki son gelişmelere göre kuzey kıbrıs’ta yeni bir yerleşim türü oluşturuldu: Bugün kuzey Kıbrıs öğrenci nüfusu toplamda 30.000′i bulan beş büyük üniversiteye ev sahipliği yapıyor. Eğitim kuzey Kıbrıs için bir endüstri haline gelirken, son katkı Ankara’da bulunan ve Türkiye’nin en eski ve en büyük üniversitelerinden olan Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)’ den geliyor.

rek-31.jpg

Kuzey Kıbrıs’ın bir bölgesi olan Güzelyurt’taki yeni yerleşkenin ana planını bitirdikten sonra ODTU Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü, 2003 yılında, yönetim, kütüphane ve enformasyon teknolojileri binaları için öneriler toplamak amacıyla, tek aşamalı, ulusal bir mimari yarışması düzenledi. Bu üç ana fonksiyondan oluşan kompleksin ,öğrenci ve görevli sirkülasyonunu yerleşkenin içine en çok çekecek olmasından dolayı yerleşkenin kalbi olması düşünüldü. Bu binalar için ayrılan, ana meydana ve yerleşkenin tümüne hakim olan yer yönetimin aradığı prestiji de sunuyor.

rek-41.jpg

Yarışma gerekleri çevrenin sıcak iklimiyle uyumlu, minimum düşey sirkülasyonlu ve olabildiğince çok dış mekan kullanımlı, göreceli olarak alçak binalar önerileri içeriyor. Uzun, çok sıcak ve nemli yaz sezonu yarışmacıları en enerji-korunumlu yapıları en az yapım ve sağlanabilirlik gereksinimleriyle tasarlamaya zorladı. Göreceli olarak güçlü kuzey rüzgarları tasarım ekipleri için başka bir büyuk tasarım girdisiydi.

Önerileri de rüzgarı temel tasarım elemanı olarak kullanmak gibi bir fikir geliştirildi. Diğer yarışma önerilerinin çoğu önerdikleri binalarla verilerden olan ana meydan ve yürüyüş alanını çevrelemeyi ve vurgulamayı seçmişti. Bu çözümde ise kuzeydeki vadiye doğru büyük bir açılım tasarlandı. Bu, yürüyüş yolunda ve ana meydanda büyük saçağın altındaki insanları cezbedecek ve daha sonra onları çevreleyen kütüphane ve ET binalarına dağıtacak bir doğrultu sağladı.
“Bir başka önemli karar arsanın kuzey sınırına bir izleme güvertesi koymaktı. Bu güverte aynı zamanda tüm meydanı vadiye bakan büyük bir balkon haline getirdi. Sirkülasyon alanları, her ne kadar avlu göz önüne alındığında burası ön cephe olsa da, binaların güney kesimlerine yerleştirilmiştir.

rek-7.jpg

Fakat bu karar, binanın pasif iklim kontrollerinden kar etmesini sağlıyor ve bakım ve işletme giderlerini en aza indiriyor. Düşey, alçak bina iç mekanları monotonluğu alt etmek için olabildiğince birbiri içine giren çok katlı boşluklara sahip olacak şekilde tasarlandı. Kütüphanenin açısal yerleşimi de binalar arasında daha dinamik dış boşluklar yaratmak üzere üretilen başka bir yaklaşımdır. Yönetim binası ile enformasyon teknolojileri binasını ayıran büyük saçağın öğrenciler ve çalışanlar için cezp edici bir dış açık alan oluşturmaktadır. Zorlu iklimsel koşullar, yapım ve işletme için finansal limitler yarışmacıları alçak gönüllü çözümler üretmeye zorlamıştır. Tasarım grubu bu kısıtlamalar arasından zeki ve basit manevralar yaparak bir çözüm üretmiştir.” ÖMER KANIPAK A10, #6, KASIM/ARALIK 2005

TOKİ Evleri

Tasarım Ekibi: Cem İlhan, Türkan Kahveci, Keriman Afyonlu, Aydoğan Özsoy,
Proje Mimarları: Sezgin Bilgin
İşveren: TOKI
Yer : Kayabaşı, İstanbul
Hizmet Kapsamı: Kentsel Tasarım, Mimari Tasarım
İnşaat Alanı: 280.000 m2
Proje Tarihi: 2009
Ödüller : Ulusal Yarışma Eşdeğer 1. lik ödülü

Proje Hakkında

to-11.jpg

Kayabaşı mevkiinde tasarlanacak konut yerleşimlerini içeren 5 yapı adasıdaki yaşam formatı, bölge ile ilgili master planda verilen üç ana kararla en baştan tayin edilmiş durumdadır. Bunlar: ada bazında yapı yoğunlukları, taşıt ulaşım ağı ve kentsel donatıların konumlarıdır. Dolayısı ile bu aşamada tasarımcılardan beklenen, ilgili yapı adalarındaki – kısıtlanmış – yerleşme formatlarının verilen yoğunluklar çerçevesinde düzenlenmesidir. Yine de tüm bu sınırlamalara karşın verilen kriterler çerçevesinde belirlenen hedef kullanıcı kitlenin, içinde yaşayacağı nitelikli bir kentsel mekan kurgusunun elde edilebileceği inancındayız.

Temel İlkeler
Tüm tasarım genelinde yol şebekesinin birbirinden kopardığı 5 yapı adasının mimari bir bütünlük ve dil birliği oluşturacak şekilde kurgulanması, yerleşimin kendi içinde uyumlu ve insani bir yaşam alanı olarak tasarlanması hedeflendi.

to-21.jpg

Yerleşme Formatı
“Yüksek-seyrek” apartman bloklarından oluşan konut anlayışının olumsuzlukları tartışma götürmüyor. Tekil kule bloklar arasında kalan sahiplenilmemiş yeşil alanlar, zeminden uzaklaşmış bir yaşam sunmanın ötesinde birtakım dezavantajlara da sahip. Bunlardan ilk akla gelenler; söz konusu yapı formatının sosyal ilişkilere ve seviyesine olumsuz etkileri, çocukların, yaşlıların, genel olarak insanların tabiat ile temasını ve tabiat içinde açık havada yaşama olanaklarını kısıtlaması, apartman blokları içinde komşu apartman daireleri ile tamamen sınırlı olan bir konut ünitesinin, aile yapısında meydana gelen değişmelere, ailelerin farklılaşan yaşam biçimlerine uyabilmesine olanak tanımaması.

Bu nedenlerden ötürü 1.70 gibi oldukça yüksek sayılabilecek emsal değerlerine sahip alanda “yatay-yoğun” bir yerleşme formatı bilinçli olarak geliştirildi. Daha net bir ifadeyle, ağırlıklı olarak 4-5 katı geçmeyen alçak bloklar ve emsal koşulunu gerçekleştirmek amacıyla bunların arasına serpiştirilmiş az sayıda 12-15 katlı yüksek bloklardan oluşan bir karma yapı düzeni öngörüldü. Bu tüm tasarıma ait bir ilke olarak benimsendi. Büyük yeşil alanlar yerine ev sahiplerinin bakımına katılabilecekleri, “sahiplenilmiş bahçeler” fikri amaçlandı. Çocukların bahçeyi evin bir uzantısı, bir oyun alanı olarak kullanmasına olanak verecek şekilde planlandı. Bunun yanında tüm sakinlerin ortak kullanımına açık daha büyük yeşil alanlar da oluşturuldu. Bu yeşil alanların kısmen mevcut yeşil bantların bir uzantısı olacak şekilde, doğal hali ile korunmuş ağaçlık alanlar olarak gelişmesi planlandı.

Yaya-Taşıt Ayrımları
Yapılar arasında kalan alanların taşıt trafiğinden arındırılarak yayalaştırılması temel ilke oldu. Bu karar doğrultusunda yol çeperlerinde düzenlenen açık otopark alanlarına ek olarak, ada içlerinde eğimden de faydalanılarak yarı-açık ve kapalı otopark düzenlemeleri ile gerekli ihtiyaç karşılandı. Dolayısı ile yapı adaları hem kendi içlerinde hem de birbirleri arasında süreklilik oluşturacak şekilde promenadlar ile bağlandılar. Taşıt trafiğinin yaya hareketini en az düzeyde kesmesine özen gösterildi. Gerek yayaların, gerekse bisikletlilerin yerleşim içinde rahat bir şekilde dolaşabileceği düzenlemelere gidildi.

Sosyal Donatılar
Yoğun konut bloklarının tanımladığı yapı adaları birbirlerine bağlayan yaya promenadları kolay ulaşılabilecek buluşma noktaları oluşturacak yerlerde genişleyerek sosyal amaçlı mekanlara dönüştürüldü. Bu mekanlar rekreatif amaçlı (spor, gezi, dinlenme, yeme-içme) kullanımlarla cazip hale getirildi. Özellikle de topografyanın elverdiği olanaklar kullanılarak geniş panoramik açılımlara sahip yeşil alanlara bakan noktalar seçildi.

Topografya
Topografyanın sağladığı olanaklar manzaraya açılan, birbirinin görüşünü asgari düzeyde kesen eğime paralel bloklar oluşturulmasını sağladı. Yapılar zaman zaman bitişik, yer yer ayrık nizamda karma bir düzen içinde konumlandılar. Konutlar, yapı adalarının etrafını saran, yer yer aralarına giren yeşil alanları görebilecek şekilde yönlendirildiler. Normal koşullarda düz bir arsada sıkışık bir düzen doğurabilecek böyle bir düzenleme, bu topografya özelinde bir avantaja dönüştü.

Yoğunluk Problemi

Kayabaşı yerleşiminde tasarlanan 5 yapı adalık bölge , toplam 2200 konuttan oluşan 7500-8000 kişilik bir yaşam alanı sunmakta. Bir şehir için ortalama 150-200 kişi/Ha olmasını arzuladığımız yoğunluk, bu yarışma özelinde önveri olarak baştan sunulan emsal değerleri sonucunda ortalama 350 kişi/Ha değerine ulaşmakta. Konut bazında bu değer 108 Konut/Ha olarak çıkıyor. En baştan belirlenmiş emsal değerlerinin tanıdığı olanaklar içinde alçak-yoğun bir yerleşme düzeninin tarif ettiği bir mimariye gidildi. 4-5 katlı blokların karakterize ettiği yerleşimde beklenen emsal oranının yakalanabilmesi yer yer, özellikle de emsal değerinin 1.30-1.70 olduğu adalarda 12-15 katlı yüksek bloklar yerleştirildi. Bu blokların bir röper noktası oluşturacak şekilde silüetlerde topografyanın devamı niteliğinde bir etki yaratması amaçlandı. Yapıların zeminde kapladıkları alan 0.15-0.30 seviyelerinde tutularak açık alanların süreklilik oluşturacak şekilde düzenlenmesi sağlandı. Böylece kişi başına düşen kullanılabilir açık/yeşil alan oranı yüksek tutuldu.

Tarlabaşı Yenileme Projesi

Tasarım Ekibi: Tülin Hadi, Cem İlhan
Proje Mimarları: Şefika Güner, Murat Polat,
İşveren : GAP İnşaat AŞ, Beyoğlu Belediyesi Ortak Girişimi
Yer : Tarlabaşı, İstanbul
Hizmet Kapsamı: Kentsel Tasarım, Mimari Tasarım
İnşaat Alanı : 11.500
Proje Tarihi : 2007-..

tar-21.jpg

Proje Hakkında
Tarlabaşı Yenileme Projesi’nde bir çöküntü bölgesi haline gelen mahallelerin sadece fiziksel değil, sosyal olarak da yeniden yapılanması ve kentle bütünleştirilmesi hedeflenmektedir. Bu bağlamda TeCe tarafından üzerinde çalışılan mekanlar yenileme alanının Taksim yaklaşımındaki ilk yapı adaları olup birer eşik niteliğindedir. Tarlabaşı Bulvarı’na cephe veren ve sivil mimarlık örneği yapıları barındıran adalar yenileme alanının kente cephe veren yüzüdür. Proje bütününde, mevcut mimari karakterin çağdaş bir anlayışla bütünleşerek sürdürülmesine özen gösterilmiştir.


Tasarımın bir diğer hedefi de yapı adaları arasında kalan sokakların yayalaştırılmasından olabildiğince faydalanmak ve zengin mimari mekanlar oluşturmaktır. Bu ara mekanlarda kentlinin Tarlabaşı Bulvarı’ndaki yoğun taşıt trafiğinden uzaklaşarak buradaki sakin ve gölgeli mekanlara akması teşvik edilmektedir. Aynı zamanda ileride Talimhane yönünden bu bölgeye doğru oluşacak yaya hareketinin kesintisiz bir şekilde yenileme bölgesine akarak buradaki hayatla ile bütünleşmesi de sağlanacaktır.
Kompleksin zemin katları tamamen ticari kullanımlara ayrılmıştır. Sokak kotları dükkanlar, kafe, kitap-gazete satışı vb. sokak yaşantısını zenginleştirecek işlevlerle donatılmıştır. Üst katlar tamamen apart otel birimlerine ayrılmıştır.
Yapılara eklemlenen yeni bloklar üst kotlarda kademeli olarak geri çekilmekte, böylelikle Tarlabaşı Bulvarı ve komşu sokaklardan algılanan yükseklikler düşürülmektedir. Bu geri çekme hareketleri doğal ışığın sokaklara ve avluya azami ölçüde nüfuz etmesini de sağlamaktadır.

tar-41.jpg

Tüm proje bağlamında, tarihi yapılarla yeni önerilen yapılar arasında renk farklılıları, derz hareketleri, cephede öne ve geriye doğru küçük hareketlerle yapıların dönemsel farklılıklar vurgulanmış, yükseklik etkisinin azaltılması sağlanmıştır.

Sonuç olarak tasarım konusu alan, yenileme bölgesindeki dönüşümü tetikleyecek nitelikte mekanların kurgulandığı bir buluşma noktası olacak şekilde ele alınmıştır. Tasarım, gerek iç gerekse dış mekanlarda sunduğu sürprizli köşeler, alt ve üst kotlarda sunduğu kente dönük farklı vistalar açısından bir örnek olacaktır.

Still İstanbul

Tasarım Ekibi: Cem İlhan – Tülin Hadi
Proje Mimarları Şefika Güner, Ayşegül Akgül,Gülnaz Güzeloğlu
İşveren: Yeşilyurt İnşaat
Yer :Kurtköy,İstanbul
Hizmet Kapsamı: Mimari Tasarım, Peyzaj Architectural Design, Landscape Design
İnşaat Alanı: 18.000 m2
Proje Tarihi : 2007
Yapım Tarihi: 2009
Ödüller: Altın Proje Konut Ödülü

s-11.jpg

Proje Hakkında

Proje İstanbul’un hızlı bir şekilde yapılaşan beldelerinden birisi olan Kurtköy’de planlandı. Artık kanıksanmış bir yaklaşım olan ayrık blok nizam tip blokları tekrar etmemek bir ilke olarak kabul edildi. Türkiye’de farklı yapılaşma formatlarının daha çok hayata geçirilebildiği son dönem uygulamaları, toplu konut üretiminde bildik normların dışına çıkılabileceğini ve kabul görebildiğini gösteriyor. Kurtköy’de inşa edilecek bu yerleşimde de yaygın toplu konut uygulamalarını yeniden üretmemeyi hedefleyen bir yaklaşım benimsendi.

s-23.jpg

133 adet konut ünitesinden oluşan yoğun program iki kitle halinde çözüldü. Konut bloklarının yer aldığı parselin eğimi, dar ve uzun geometrisi ve cadde ile kurduğu ilişki tasarımı şekillendiren ana unsurlar haline geldi. Söz konusu bloklar sırtlarını parsel çeperine yasladılar. Blok girişleri de bu çeperde yer alan açık otopark zonlarından alındı. Böylelikle arsanın geri kalan kısmı, rahatça düzenlenebilir ferah açık alanlar haline geldi.

s-31.jpg

100 metreyi aşan A blok kitlesi zeminde yer yer boşaltıldı. Bloğun bu şekilde kesintiye uğratılması otopark ve avlu yönlerindeki yaya akışını kolaylaştıran bir çözüm sundu. 2 kat yüksekliğindeki bu geçitler yapının karakteristik bir öğesi haline geldiler. Blok yer yer alçaltılarak üst kotta teraslar oluşturuldu. Kitleler en üst katlarda birbirlerinden ayrılarak buralarda tüm kat maliklerinin kullanımına açık ortak teras mekanları oluşturuldu.

s-41.jpg

Bu tip toplu konut uygulamalarındaki temel beklenti olan dairelerin tipleştirilmesi sürecinde olabildiğince değişken daire tipolojileri yaratıldı. Ancak bu değişkenliğin belli bir rasyonelliğe de sahip olması istendi. Sonuçta farklı kat düzlemlerinde değişken daire tipleri oluştu. Verilen program çerçevesinde belirlenen daire tiplerinin dağılımları aynı blok içinde gerçekleştirildi. Böylece 1+1, 2+1 ve 3+1 tip daireler kompakt bir kitlenin hem plan düzleminde hem de farklı katlarında yer aldılar. Konutların yaşama ve uyuma mekanları net bir şekilde ayrıldı. Tüm yaşama mekanları ortadaki rekreatif buluşma mekanlarına bakarken uyuma mekanları arka cephelerde düzenlendi.

SIEMENS Sosyal Merkezi

si-21.jpg

Tasarım Ekibi :Cem İlhan – Tülin Hadi
Proje Mimarları: Şefika Güner- Arcan Aksakaloğlu
İşveren: Siemens SRE
Yer: Kartal / İstanbul
Hizmet Kapsamı: Mimari Proje / iç mimarlık
İnşaat Alanı: 1100 m2
Proje Tarihi :2006
Yapım Tarihi: 2006

Proje Hakkında

Siemens Kartal Kampusu içinde inşa edilen yeni yapı kampuste eksikliği hissedilen bir buluşma ve sosyal merkez mekanı olarak tasarlanmıştır. Spor alanları ile kampuse ait park arasında yer alan yapı, mevcut eğimi dikkate alarak konumlanan bir doğrusal kitle halinde uzanır. Yapının kesiti dış kitlede belirgin bir şekilde vurgulanarak onun kimliği haline gelir. Zeminden başlayan döşeme yükselerek duvar haline gelir ve bir saçak olarak sonlanır. Ortaya çıkan kontur uzaktan bakıldığında bile hemen algılanabilen bir iz oluşturur.
Yapının zeminle ilişkisi, kitleyi yerden kopararak onu hafifleten geniş teraslar ile kurulur. Esnek kullanımlar sunan hareketli cephe elemanları ile iç ve dış mekan sürekliliği sağlanır. Aynı esneklik iç mekanları bölen bölücü duvar elemanları ile tüm bina bütününde devam ettirilir. 60 m boyundaki yapı orta noktasında mafsallanarak boşalır. Bu nokta oluşturulan merdiven, yapının üst teras kotundaki yaşantıya yönlenmeyi sağlar. Geniş teras düzlemi, hem yapının arkasınaki spor alanlarına, hem de uzaklardaki Marmara Denizine bakan geniş vistalara açılır.
si-61.jpg

SIEMENS Ankara Merkez Ofisi – Paradgm Shıft

para-11.jpg

Tasarım Ekibi: CEM İLHAN, TÜLİN HADİ
Proje Mimarları: KERİMAN AFYONLU, SEZGİN BİLGİN
İşveren : SIEMENS
Yer: ÇANKAYA, ANKARA
Hizmet Kapsamı: İÇ MEKAN TASARIMI
İnşaat Alanı:1000M2
Proje Tarihi :2010
Yapım Tarihi: 2010

para-61.jpg

Bezalel Güzel Sanatlar Akademisi Yarışma Projesi

be-11.jpg

be-21.jpg

Tasarım Ekibi:TÜLİN HADİ, CEM İLHAN
Proje Mimarları: ŞEFİKA GÜNER, AYŞEGÜL AKGÜL, CEKİ DUŞİ
İşveren: BEZALEL GÜZEL SANATLAR AKADEMİSİ
Yer : KUDÜS, İSRAİL
Hizmet Kapsamı: MİMARİ TASARIM, PEYZAJ TASARIMI
İnşaat Alanı : 30000M2
Proje Tarihi: 2007

be-4.jpg

 

11 Yorum
  1. çok önemli projeler ve hepsi özel bir dikkatle hazırlanmış, proje disiplini, fikir açıklığı gösteren değerli tasarımlar. tece ye uzun yollarında yüksek başarılar

    Lalehan | 2 March 2011

  2. Bazı çarpık zihniyetler mimarların birbirlerinin rakibi olduğunu anlatırlar. Bu bizim çarpık, zavallı eğitim sistemimizin doğal bir sonucudur. Ve o da, kompleksleriyle, hastalıklarıyla, sorunlarıyla, kendisine kalkan yaptığı YÖK ile tam anlamıyla acınacak haldedir. Meslek odası, meslek ortamları da bu durumdan fazlasıyla payını alır.
    Ben kendi hesabıma meslektaşlarımla gurur duyuyorum. Vorolun çocuklar, teşekkür ederim çabalarınız için.

    Mustafa Mutlu | 3 March 2011

  3. başarılı proje çalışmalarınız, artan grafiğiniz ülkemizin önemli mimarlık ofislerinden biri olduğunuzu gösteriyor. daha büyük başarılarda yolunuz açık olsun.

    ferda çetinkoz | 4 March 2011

  4. kayda değer çok önemli projelerde davetli yarışmacı olarak ağırlıkla öne çıktığınız proje açıklamalarınızda görünüyor. bilgi ve beceriniz piyasadan da davetler aracılığı ile karşılığını görmüş ve üretkenliğinize katkı veren mimari üretim yolunuz aydınlanmış. bir çok yeteneğin fırsatlar aşamasına gelemeden dalında kuruduğu ülkemizde çok önemli mimari projelere henüz mimarlık mesleği açısından genç sayılacak yaşlarda imza atıyor olmanız büyük bir başarı açıkçası.
    kutlarım.

    Ceyda Aslan | 5 March 2011

  5. Başarılı bir mimari çalışma uslubu içinde kendilerine has bir çizgileri meydana gelmeye başlayan TECE Mimarlığın burada segilenen işleri gayet olumlu. İlerleyen süreçlerde projelerinizle daha sık karşılaşacağımızı umuyor başarılar diliyorum.

    necmi yazgan | 6 March 2011

  6. TeCE Mimarlığın, sevgili Cem ve Tülin’in bu kadar güzel projelerini görmek ne güzel. Birbirinden farklı konular ve hepsine getirilmiş çözümler. Değerli dostlarımın başarılı meslek hayatlarının devamı dileklerimle.
    Hasan Kıvırcık

    Hasan Kıvırcık | 8 March 2011

  7. Nitelikli işler nitelikli çevreyi oluşturur. Bu etkileşim herkesi içine bir zaman sonra alır. TECE mimarlığın işleri de böyle. Adım adım daha nitelikli olana doğru bir yolculuk gibi çalışmaları.

    Melek Genli | 11 March 2011

  8. iyi ye iyi, güzele güzel demek gerekir. te ce bürosunun üretimleri de iyi gerçekten. mimariye bir bakışları var. bu bakış projelerine işlemiş.

    Osman Çoban | 12 March 2011

  9. Gölcük Ford Otosan projenizi yayınlardan izlemiştim ve oradaki tavrınızı çok iyi bulmuştum. Burada şimdi gördüğüm projelerin bir kısmının sizin büronuza ait olduğunu bilmiyordum. Genellikle sade fakat isabetli bir çizgini ve anlayışınız var. Bu güzel eserleri mimarlık ortamına sunmanızdan dolayı tebrikler.

    Güngör Avcı | 17 March 2011

  10. yolun başında bir mimar olarak çalışmalarınızı inceleme fırsatı bulduğum için çok mutluyum. tebrik eder,başarılarınızın devamını dilerim..

    Özger Eroğlu | 29 March 2013

  11. Sevgili Tülin Ve Sevgili kardeşim Cem gönülden kutluyorum. Bu kadar temiz ve güzel tasarımlarınız , malzeme seçiminiz, dingin, abartısız mimariniz , söyleyecek çok şey var . Ellerinize sağlık. Sevgilerimle

    yavuz selim sepin | 1 April 2014


Yorum yazmak için


Deprem Güçlendirme Derneği (DEGÜDER) Başkanı Sinan Türkkan, araştırmalara göre İstanbul’da riskli konut sayısının 2 milyon civarında olduğunu belirterek, bunların yarısının güçlendirmeyle kolaylıkla kurtarılabileceğini söyledi.             Sinan Türkkan, İstanbul’da yaşanan son deprem sonrası akıllara riskli binaların geldiğini kaydederek, kentte sağlam olmayan yapılarla ilgili açıklamalarda bulundu.     İstanbul’da özellikle 2000 yılından [...]
ARŞİV
Subscribe