Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim Forum
ANA SAYFA
Beykent Üniversitesinde Perform.lab‘ Tasarım Çalışmaları
Share 31 January 2011

Beykent Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü birinci sınıf öğrencilerinin, Tasarım Atölyesi kapsamında yaptıkları tasarımlarını, 1/1 ölçekte üretmeleriyle oluşan dönem sonu çalışmaları ‘perform.lab’ başlığıyla sergilendi.

a21.jpg

Sergide yer alan çalışmalar LightBreaker, LightCore, VerticalLiquid, Minerva, JointExtention, EnigmaKinetic başlıklarını taşıyordu. Bunların dışında atölyede hazırlanan diğer tasarımlar da panolarda ve 1/5 ölçekli maketlerle yer aldı.

a11.jpg

Levent Arıdağ, Fitnat Cimşit ve C.Alper Derinboğaz’ın proje yürütücülüğü yaptığı atölyede, tasarlanan bir hareket boyunca bedenin değişen sınırlarını, sekans analizlerlerini, yüzey strüktürüne dönüştürmeyi amaçlayan çalışmalar, ayrı ayrı kurgulanan bileşenlerle inşa edilmişti.
perform.lab’ın referansı bedenin sınırları ile hareket sınırları arasındaki arakesiti ve hareketin sekansları arasındaki ilişkileri her seferinde yeniden bozabilen, bağlamdan bağımsız evrenin yüzey kuvvetleridir.

perform.lab nedir?

Böylesine çok sesliliğin olduğu, teknolojinin aşırı hızlandığı bir dönemde gerçekten de “herşey gider (everything goes)” mi? Yoksa güncel duruma cevap verebilen, köklü değişim içeren iyi mimarlıktan bahsedebilir miyiz? Kısaca perform.lab mimarlığın; performans, sürdürülebilirlik, dijital üretim, genetik oluşum gibi güncel meselelerini içeren ve yeni teknolojilerin olanaklarını kullanan bir temel tasarım metodunu hedefledi.

154.jpg

 

Bu bağlamda perform.lab performans odaklı üretimlerin neredeyse bir laboratuvar gibi deneyler ve denemeler ile defalarca keşfedildiği bir Temel Mimarlık Eğitimi kurgusudur.

u71.jpg

Bu laboratuvar Design Studies-I ve Architectural Geometry dersleri koordinasyonundan oluşan bir dönemlik sıralı egzersizler ve altı adet 1/1 ölçek üründen – “form-ation” dan oluşmaktadır. Sıralı egzersizler şu şekilde özetlenebilir:

523.jpg

 

Otopsi
Yaprak, kelebek kanadı, ağaç lifi gibi ölü organik dokuların incelendiği ve kendini tekrar üretebilecek diagramlara indirgendiği bir egzersizdir. Sonuçta geometrik birer algoritmaya dönüşen bu organik dokular aslında bilgisayar kod yazım metodunun temel bilgisini içermektedir.
Kendini Örgütleyen Modüller (Self Organizing Component)
Taşıyıcılık özelliği olan modüllerin tasarlandığı bu egzersizde ürünler, onlarca deneme yanılma yolu ile elde edilmektedir. Birimlere, kağıt katlama teknikleri ile farklı özellikler kazandırılmaktadır. Bu birimlerin bir araya gelerek oluşturduğu sistemler bir ön planlama olmaksızın ihtiyaç duyulan organizasyona cevap verebilecek niteliktedir.
Beden-Hareket Analizleri:
Bu egzersizde üstün dengesi ve hareketli bir strüktür olma özelliği taşıyan hareket halindeki insan bedeni incelenmiştir. Taşıyıcı bilgisinin diagramatize edilip ve stürktür tasarımı olarak analog makete ve sayısal modele taşınmıştır.
1/1 Ölçek
Form-ation (form + information) form ve bilginin birlikte yaşadığı tasarım ürünlerinin bir üst seviyeye taşındığı aşamadır. Bire bir üretimin getirdiği pratik soruları çözerken edinilen bilgi ve analizlerin kaybolmadan son aşmaya taşınması önemsenmiştir. Bu aşamada öğrencinin “yaparak öğrendiği” detay bilgisinin ilerleyen dönemlerinde üretime yönelik düşünce refleksini geliştirmesi öngörülmüştür.
Sayısal Ortam
Üretilen tasarımların geri dönülerek sanal ortamda yeniden inşası kurulan sistematiğin algoritmik tutarlılığının doğrulaması açısından önemlidir. Böylelikle ortaya konan tasarımlar yeniden üretilebilir bir nevi sayısal genler olarak kaydedilmiştir.
ATÖLYE SONUÇ ÜRÜNLERİ:
EnigmaKINETIC PROJECT

u61.jpg

Bu projede ; bir insanın uyandıktan sonraki esneme hareketi temel alınarak , bedeninin hareket boyunca değişen sınırlarının incelenmesi, sekans analizleriyle bunun bir strüktüre dönüştürülmesi ve tasarlanan uygun bileşenlerle inşa edilmesi amaçlandı.Aydınlatma ise modüller üzerinde yeni bir anlam kazanarak; gölge ve ışık arasında birtakım ilişkiler elde etmeye çalışıldı ve bu amaca yönelik yerleştirme yapılmıştır.
• İlk olarak bilgiyi kaybetmeden sekans analizleri yapılan hareketin strüktürü oluşturuldu.
• Daha sonra strüktüre uyum sağlayabilecek mantıkta ve boyutlarda bileşenler geliştirildi ve bunlar hareketin belirleyicisi olan kolların temsil edilmesinde kullanıldı. Konstrüksiyonlar yapı olarak kendi içinde boşluklar içeriyordu böylece bir iç-dış ilişkisi kurulabilecekti.
• Hem esneklik fikrinin yansıtılması hem de statik bir dengenin oluşturulması gerekiyordu. Bu amaçla konstrüksiyonlar arasındaki bağlantı noktaları bilinçli olarak seçildi ve gerekli bölümlerde mukavemet sağlayacak kaplamalarla desteklendi.
• Yerleştirme yapılırken konstrüksiyonla bütünlük sağlayabilecek bir mekan seçildi. Tasarımın amacına yönelik fikri yansıtmanın en iyi yolu olarak; onun zemin düzlemiyle ilişkisinin kesilmesi gerektiği düşünüldü.Bu nokta onu diğer projelerden farklı kılmaktadır.Ayrıca süreç boyunca yaşanılan bazı sorunların çözüm yöntemlerinin demo üzerinde değil de doğrudan konstrüksiyon üzerinde keşfedilmesi farklı bir tecrübe niteliği taşımaktadır.
LightBREAKER PROJECT

u31.jpg

İnşa edilen yüzey eğilip kalkan bir insan hareketinin sekanslar boyunca eş zamanlı analizini tanımlar. Bileşenlerle yüzey olarak seçilmiş parçalar tanımlanmıştır. 3 bileşenin biraraya gelmesiyle konstrüksiyonun ana parçası oluşmuştur. Burdan yola çıkarak seçilmiş olan noktalardan zımbalanarak yüzeyin demosu oluşturuldu. Birebir üretim için ise;ölçüler 5 katına çıkartılarak esas konstrüksüyon hazırlandı. Konstüksüyona ön cepheden bakıldığında üçgensel yüzeyler,arka cepheden bakıldığında ise altıgen yüzeyler ön plana çıkmaktadır.
LightCORE PROJECT

u41.jpg

Yoga Hareketleri ile birlikte insan bedeninin hareketlerini sınırlar üzerinden analiz çalışması bir yüzey konstüksiyonuna dönüştü. Konstrüksiyon aşamasına gelindiğinde görüldü ki; incelenen hareketden bağımsız kendi içinde sistemleşmiş yeni bir form ortaya çıkmıştır.
LightCore Project’in ana parçasını bir eşkenar üçgen oluşturnaktadır.Bu eşkenar üçgenler bir araya gelerek ağırlıkla altıgen, beşgen,yedigen ve yine üçgen birliktelikler oluşturarak yeni bir forma dönüştü.
LightCore Project’i diğer çalışmalardan ayıran en önemli özelliği hafifleyerek yükselebilmesidir.Bir duvara ya da yüzeye dayanmadan sadece tabandan aldığı yerçekimi desteğiyle kendi başına ayakta durabilmesi tasarımın tesadüften ibaret olmadığını bir sistemle varolabildiğini kanıtlar niteliktedir.
Homojenliği sağlamak için 5mmlik fotobloklardan kapalı, merkezinden 5cm,7.5cm ve 10cm açıklık bulunan şablonlar hazırlandı ve bu şablonlar kullanılarak hata en aza indirilmeye çalışıldı ve sonunda homojen üçgenler elde edildi.
Havada yükselen bir konstrüksiyon için onun giderek hafiflemesi gerektiği biliniyordu ve en zeminde mukavemeti artırmak için kapalı parçalar daha sonra 5cm açıklı parçalar bir adım sonrasında 7.5cm açıklı parçalar ve en tepede 10cm açıklı parçalar kullanıldı.Aynı zamanda zemindeki üçgen parçalar için 5mm’lik oluklu mukavva va tepeler için ise 3mm’lik oluklu mukavva kullanmak yapıyı hafifleştirdi.
LightCore Project için siyah,sarı ve gri olmak üzere 3 çeşit renk kullanıldı.Siyahın her zaman sahip olduğu sert duruşundan esinlenilerek onu en temelde bulunan kapalı parçalara yapıştırıldı. Sarı ise orta kısımda bulunan kırılgan parçaları desteklemek için kullanıldı.Griler ise en tepede hafifliği temsil etti.
4.20m ye 4m boyutlarında siyah sünger kaplı altında yine oluklu mukavva olan bir zemin yapıldı. Yapılan sünger zeminin altına 1mmlik oluklu mukavva yerleştirmeyi uygun gördük ve böylelikle zeminde yaşanabilecek çökmeler engellendi.
MINERVA PROJECT

u21.jpg

Projenın çıkış noktası insan bedeninin dönüşümlerine dayanmaktadır. İncelenen dönüşüm, standart bir insan bedeninin’’esneme’’ sırasındaki hareketi, uzuvları arasındaki ilişki, algoritmasıdır.Bedenin yüzeylerini ve eklem hareketlerini daha iyi görebilmek projemizin ilk ve ikinci aşamalarını doğru yansıtabilmek için;hareketi tanımlama aşamasında eskiz veya fotoğraf yerine üç boyutlu çalışma tercih edildi. Toplamda 6 saniye süren video çekimi belirli sekans aralıklarına bölündü ve daha sonra sekans aralıkları arasındaki süreden hıza geçiş yapıldı. Hız faktörünü tercih etme sebebi,projenin üçüncü aşaması olan yüzeydeki durağanlıktan sıyrılıp hareket dönüşümlerini doğrudan yansıtabilmekti.
Konstrüksiyonda hız önemli bir unsurdur.Göreceli aktarımlara dayanabilen hız, yüzeyde büyüklük küçüklük ilişkisiyle kurulmuştur. Ve kullandığımız geometrik form bu şekilde biçimlendirilmiştir. Esneklik çerçevesinde konstrüksiyona en yatkın malzemeler seçilip üstünde bir kaç deneme yapıldıktan sonra, doğru tespit olup olmadığını test edildi. Konstrüksiyonun en büyük parçası 120 cm lik eşkenar üçgendir.
JoinEXTENTİON PROJECT

u51.jpg

“Tasarım Çalışmaları I” Atölye çalışmasında insan bedeninin hareketlerinin sınırları üzerine yaptığımız analizler sonucunda çalışmalarımız bir yüzey ve konstüksiyona dönüştü. Konstrüksiyon hareketlerinin kendi içinde temelde sistemleşen belirli formalardan oluştuğunu fark ettik.
Projemiz bir voleybolcunun topa vurma hareketi üzerine kuruldu. Bu hareket incelendiğinde vücut eklemleri arasında belirli ilişkiler görüldü ve bu ilişkilerden yeni strüktürler oluşturdu. Bu strüktür için yapı birimi belirlendi. Yapı birimi deltoittir. Deltoidin kullanılma sebebi iç eksenlerinden kırıldığı için daha dinamik bir yapısının olmasıdır. Ayrıca iki uzun iki kısa kenardan oluştuğu için süreklilik sağlama gücü vardır.
Sistem doğrultusunda demo 12 kat daha büyülterek kendi ayakları üzerinde durabilen bir konstrüksiyon oluşturuldu. İlk olarak oluklu mukavvalardan 70×70 kareler kesilerek içlerinde belirlenen eksenler yardımıyla deltoit belirlendi. Demonun kırılma noktalarını göstermek ve destek kuvvet sağlamak için 2 çeşit renkli folyo kullanıldı.
Tasarımın özelliklerine uygun bir mekan seçtik. Seçilen mekanın biçimine bağlı olarak sabit bir zemine monte edildi. İç ortamındaki detayların daha iyi farkedilebilmesi için led ışıklarıyla ışıklandırıldı.
LiquidVERTICAL Project

u11.jpg

Tasarlanan bir hareket boyunca bedenin değişen sınırlarını, sekans analizleri ile yüzey konstrüsiyona dönüştürmeyi amaçlar.
Öncelikle sekansları kolayca incelenebilecek bir hareket tasarlayıp bunun insan bedenindeki dönüşümlerini incelemek gerekiyordu. Bu projede kendi etrafında dönen aynı zamanda ayağını sürekli kaldıran bir hareket incelendi. Ayağın çizdiği alanı referans alarak beden hareketlerinin sekansları art arda iskelette birleştirildi. Her hareket farklı bir modelde gösterildi ve maket yapıldıktan sonra görülen şey iskeletin bir yüzey oluşturduğuydu. Burada amaç oluşturduğu yüzeyi tamamen kaplamak değildi ve farklı açılardan yüzeyler incelendi. Oluşturduğu bu yüzeyin tamamına değil de daha çok elimine ederek başka bir yüzey fikrine yönlenildi. Bu yüzeyin ifade edilmesi gerekiyordu. Bu da bileşenler kullanılarak yapılmaya çalışıldı. Bu bileşeni belirlerken yüzeyin öne çıkması ve kendi kendini taşıması esas alındı.Yapılan bu maketlerin hepsi 1/5 ölçekliydi. Daha sonra bileşenlerden oluşturulan bu maket 1/1 ölçeğinde yapıldı. Maket oluşturulmaya başlandığında tasarımın oluşması için detaylı düşünülmesi gerektiği anlaşıldı. İlk önce bileşenlerin ölçüleri belirlendi. Her bileşen bir mukavvadan oluşturuldu. Daha sonra bileşenleri birleştirmek için çözüm yöntemleri arandı. Konstrüksiyonun yapı birimi üçgen olduğu için dikkatli bir şekilde yapılması gerekiyordu. Bunları şekli üçgen olduğu için dikkatli bir şekilde yapmamız gerekiyordu.Konstrüksiyon ikizkenar üçgenin ağırlık merkezi referans alınarak oluşturuldu.Mukavva ağırlık merkezinde birleşen köşegenlerin üstünden maket bıçağıyla çizilerek üç boyutlu bir şekle dönüştürmek için katlandı. Hacmini koruması amacıyla iki karşılıklı yüzeyi birleştirmek için rotlarla her iki taraftan bir köprü gibi birleştirildi. Ama bileşenleri birleştirmek için başka bir tasarım elemanına ihtiyaç vardı. Bunu da kulakçıklar ve ek parçalar ekleyerek birlikte çalıştırmayı düşündük. Böylece bileşenlerin birbirine bağlanmasını kolaylaştırılmış oldu.
Konstrüksiyon ön makette yerden başlayıp,yükselip tekrar yerde bitiyordu. Fakat konstrüksiyonun elde edilen yeni sistem mantığının akışkan olması nedeniyle, başlangıç noktasının duvarda durmasının görsel olarak daha boyutsal duracağı düşünülerek konstrüksiyona duvardan akıyormuş hissi verildi.

239.jpg

Fotoğraflar: Fitnat Çimşit+Öğrenciler
Metin: Levent Arıdağ, Fitnat Çimşit, Alper Derinboğaz+Öğrenciler

6 Yorum
  1. Yıldız’dan sonra bu üniversitemizde yapılan çalışmaları da görmek beni çok memnun etti. Bunlar çok güzel çalışmalar. Hocalarımızı ve genç meslektaş adaylarımızı kutlarım. Çalışan, üreten gençleri gördükçe bir mühendis olarak inanılmaz mutlu oluyorum. Sağolun.

    Asım Çiftçi | 31 January 2011

  2. mimarlık,düşüncelerin rakamlara,rakamların şekillere dönüştürüldüğü bir sanat dalıdır.mühendislikte,bu dönüştürülen şekilleri,matematik senteziyle ayakta tutmak için yapılan hesaplar bütünüdür.Kızım Cerem Nur Akar’ın,düşünceyi şekle dönüştürme sanatının üstatları hocalarının ışığında,daha yolun başındayken ulaştığı mesleki hevesi ve başarısını tebrik ediyorum,başarılarının devamını diliyorum.

    haydar akar inşaat mühendisi | 1 February 2011

  3. Böylesine güzel ve verimli bir çalışmanın içinde daha birinci sınıftan bulunma şansını bize veren hocalarımıza sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.Ve önümüzdeki dönem çalışmalarını sabırsızlıkla bekliyorum.

    Gizem Elibol | 1 February 2011

  4. bir mimar olarak kızım neslihan çetin ile gurur duyuyorum.projelere emeği geçen tüm öğrencileri kutluyorum.bizim zamanımızda bu tür çalışmalar yoktu.bizler çok zor şartlar altında mezun olduk.şimdiki genç mimar adaylarına bu şartları çok iyi değerlendirmelerini tavsiye ediyorum.başarılar diliyorum.yolunuz açık olsun.

    NURİ ÇETİN | 8 February 2011

  5. hevesli ve mutlu mimarlık öğrencisi gördüğüme sevindim, gözleri ışıl ışıl gençlern…teşekkürler beykent hocaları…

    nagihan aylıkçı | 4 March 2011

  6. Bu çocuklar kurumdan önemli destek, katkı ve teşvik hak ediyorlar. Keşke onlara layık oldukları bir stüdyo ortamı sağlayabilsek… Eğitim programıza ve hoca kalitesine bölüm düzeyinde karar verebilsek!

    sengül öymen gür | 8 August 2011


Yorum yazmak için


Tasarım: FXFowle Architects                 Prudential Merkez kompleksindeki son site olan 888 Boylston Street, dünyanın en başarılı kentsel gelişmelerinden birine yeni bir ön kapı oluşturuyor. Bina, genel şekli ve klasik oranları, ışık dolu üretim mekanları ve sivil ve ticari kimliklerden oluşan “Ticari Palazzo” nun yeniden keşfedilmesi olarak önemli bir [...]
ARŞİV
Subscribe