Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim
ANA SAYFA
New York Kamusal Kütüphanesi – Mulberry Caddesi Kolu
Share 4 March 2008
,

Mimar: Rogers Marvel Architects

Rogers Marvel mimarlık, eski bir çatı karına, oldukça büyük bir merdiven koymuş. Ayrıca, yeraltındaki iki katın da ışık alması sağlanmış.

1970’lerden beri, tasarımcılar, New York’taki Soho bölgesindeki endüstri yapılarını stüdyo ve rezidanslara çevirdi. Gençler ve aileler de bu geleneği takip ettiler. Bu süreç, hemen tüm endüstri sonrası kentlerinde yaşanmıştı. Özellikle de Soho’da, insanlar aynı tavır doğrultusunda, kendilerine bir komşuluk birimi yaratıp, bir de kütüphane yapmak istediler. Böylelikle, New York Kamusal Kütüphanesi’nin Mulberry Caddesi üzerinde bulunan kolunun oluşturulma çalışmaları başlamış oldu.

Mulberry kolu, 1886 yılında inşa edilen Hawley & Hoops şeker fabrikasının dönüştürülmesiyle oluşturulmuş. Binanın zemin katı ile yeraltında kalan 2 katının kütüphane ve okuma alanına çevrilmesini gerçekleştiren Rogers & Marvel Mimarlık oldu. Oldukça geniş bilgisayarlı mekânlar ve gençlerden, yaşlılara, hatta çocuklara kadar herkese hitap eden okuma odaları tasarlandı.

Projenin mimarlarından Marta Sanders, tasarım ekibinin, kütüphanenin çok değerli olan alanını olabildiğince iyi kullanmaya ve bu alanı kullanılabilir kılmaya çalıştığını belirtiyor. Bunu yapmak da, bir anlamda pencere boylarının kısaltılması anlamına geliyordu.

Asansör, hiç kullanılmayan, eski bir kaynama odasının içerisine yerleştirilmiş. Böylelikle, mevcuttaki alan kullanılmamış.

Kolon ve kirişler için çelik ile tahtadan destekler kullanılmış. Bu destekler bir yandan binanın güvenliğini sağlarken, öte yandan estetik bir görünüm sağlamış. Yerlerde de, tahta ağırlıklı bir döşeme kullanılmış.

Kaynak: Archrecord
Çeviri: mimdap

2 Yorum
  1. çok sıcak ve ev ortamını aratmayacak cana yakınlıkta, gerçekten hoş bir kütühane. kullanılan renkler ve mobilyalar çok uyumlu. mekan rahatlatıcı.

    sermin açıkgöz | 4 March 2008

  2. kamusal yapıların içine gösterilen özen en az dışı kadar çoğalmış, yapıların birim maliyetleri aslında oldukça arttırılmıştır. ülkemizde ise halen bayındırlık statüsüyle ve kıran kırana ihale süreçleriyle birşeyler yapılmaya çalışılmaktadır. daha baştan kalitesizilik hedeflenmiş gibi görünmektedir böylece. sorun daha savruk para harcamak değil, daha iyi mimarlık hizmetini talep etmek bunun da karşılığını ödemek olmalıdır.
    yapılabiliyormuş, işte örnekleri.
    saygılarımla

    kemal sorgun | 5 March 2008


Yorum yazmak için


Amerikalı mimarlar Tod Williams ve Billie Tsien, Japonya Sanat Birliği’nin 2019 Praemium Imperiale ödülünü  kazandı.       2019 Praemium Imperiale mimarisi, Tod Williams ve Billie Tsien’i ödüllendirdi. Fotoğrafı çeken Taylor Jewell     Her yıl verilen Praemium Imperiale, mimarlık, heykel, müzik, resim ve tiyatro ya da film alanlarında “büyük uluslararası etki” yapan sanatçıları tanır. [...]
ARŞİV
Subscribe