Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim
ANA SAYFA
Dört Bir Yandan Müzikholler ve Operalar
Share 27 May 2010

İzmir’de yapılacak olan Opera Binası için açılan yarışmada sona yaklaşılırken, biz de dünyanın dört bir yanında öne çıkan Opera ve Müzikholleri hatırlamanın faydalı olacağını düşündük…

opera-1

Hali hazırda kulağa hitap eden dünyanın önde gelen opera yapıları ve konser salonlarının görsellikleri konusunda çok endişelenmelerine gerek yok gibi dursa da, performans konusunda mükemmelliğe ulaştığınızda, birkaç senfonik görsel uyarıcı, deneyimi arttırabilir. Calatrava’nın İspanya’daki Tenerife Konser Salonu’nun akışkan, dalgadan esinlenilmiş siluetinden, Çin’in Ulusal Büyük Tiyatrosu’nun esrarengiz parlak ada etkisine, bu oditoryumlar, en az içlerinde yapılan müzik kadar mükemmeller.

Zenith Music Hall, Stasbourg, Fransa

opera-2

Fransa’nın Stasbourg kentinde, kağıttan dev bir fenere benzeyen Zenith Music Hall, oldukça farklı, çelik çerçeve üzerinde akordiyonumsu kıvrımları olan kumaştan, içerisinden ışıklandırıldığında yumuşak şekilde parlayan cephesiyle öne çıkıyor. Bu zar, sadece göz alıcı ışık etkileri yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda da, salonun akustiği açısından da büyük önem arz ediyor.

Icelandic Opera House

opera-3

İzlanda’nın yeni Opera Evi, eskiden elflerin yaşadığı rivayet edilen alanında, parlak, kristal üst katıyla, bu hikayeye uygun şekilde, sihirsel, dünya ötesi bir etki yaratacak. Operanın büyük konser salonunun bulunacağı cam küp, cephenin görünümünü tek bir hareketle değiştirebilecek LED aydınlatmalarıyla donatılacak. Proje, açılan uluslararası yarışmada birinci gelen Arkitema ve İzlandalı mimarlık ofisi Arkthing tarafından tasarlandı.

Oslo Opea House

opera-4

Ultra modern ve geometrik Oslo Opera Evi, üç ana öğeden meydan getirilmiş – Dalga Duvarı, Fabrika ve Halı. Dalga Duvarı, denizle karanın birleştiği noktada, Oslo’nun liman kenti kimliğini öne çıkarıyor. Fabrika, üretim tesislerini içerirken, Halı ise büyük eğimli yatay bir yüzey yaratarak yapıya erişilebilirlik hissi yaratıyor.

Dubai Opera House

opera-5

Tıpkı Dubai’nin oldukça iyi bilinen kıvrımlı kum tepeleri ve okyanus dalgaları gibi, merkezi bir yapı olarak inşa edilecek olan Dubai Opera Evi de benzer bir akışkan şekil ile emirliğin geleceğe dönük yapısına katkıda bulunuyor. Zaha Hadid ve Patrik Schumacher tarafındna tasarlanan proje, Yedi İnci bölgesinin yeni kültürel merkezi olacak.

National Museum of Qatar

opera-6

Katar’ın yakınlarında, bir diğer çölden ilham almış opera evi ise Bedevi kültüründen izler taşıyor ve sıcak güneşin altında serin bir sığınak fikrini ortaya koyuyor. Birbirlerine bağlanmış diskler dev bir gölgelik oluştururken, çelik ve beton da gece oluşan soğuk havadan koruma sağlayacak. Kompleks aynı zamanda LEED gümüş sertifikasına da ulaşmayı hedefliyor.

Valencia Opera House

opera-7

Ünlü mimar Santiago Calatrava, çalışmalarının ana temasını oluşturan bir kuş hareketini de andıran kask biçimli, nefes kesici beton ve çelik iskeletten oluşan Valencia Opera Evi tasarımıyla, kesinlikle dünyanın ilgisini çekmeyi başardı. Kentsel bir anıt olmakla birlikte aynı zamanda da fonksiyonel bir opera salonu olan bina, mimarın kendi deyimiyle “en tamamlanmış” çalışmasıdır.

Palacio de Congresos, Lazarote

opera-8

İspanya’nın Palacio de Congresos’u Lazarote’nin dış cephesindeki ilginç motif, günden geceye dönerken ışıklandırılarak lav gibi bir görünüme dönüşüyor. Henning Larsen Architects ile yerel mimar Carlos tarafından tasarlanan Palacio de Congresos, ziyaretçilere kentin dağ manzarası, gökyüzü ve okyanusu içine alan müthiş bir manzarasını sunuyor.

National Grand Theater of China

opera-9

Çin’in Ulusal Büyük Tiyatrosu, hem üzerinde oturduğu gölün yüzeyinin hem de dış cephesini oluşturan cam ve titanyumun yansıtıcı etkisi maksimuma çıkarılarak dev bir metalik yumurtaya benzetilmiş. Üç performans oditoryumu bulunan tiyatroya giriş bir tek yer altından yapılıyor ve bu da gizemli, ada benzeri etkiyi daha da güçlendiriyor.

Chamber Music Hall

opera-10

Opera ve konser salonlarının mimarisinde genel deniz kabuğu görünümü kullanılması tesadüfi değildir, sarmal kabuğun iç kulak yapısına ne kadar benzediğini bir düşünün… Binanın kendisi olmasa da Manchester Sanat Galerisi içerisinde, Zaha Hadid’in tasarladığı Chamber Music Hall da, bu görsel etkiyi yaratmak ve akustiği iyileştirmek için bu kıvrılan koza dokusunu kullanıyor.

Walt Disney Concert Hall, Los Angeles

opera-11

Walt Disney Konser Salonu, kesinlikle bir tema parkından beklenen görüntüye sahip değildir. Mimar Frank Gehry tarafından tasarlanan kıvrımlı, paslanmaz çelikten bu harika yapı, dünyanın akustik açıdan en sofistike performans salonlarından biri olması amacıyla tasarlandı.

Elbe Philharmonic Hall in Hamburg

opera-12

Hamburg’un, yükselen asimetrik cam oditoryumuyla Elbe Flarmonik Salonu, su ve buz görünümü yaratıyor. Tamamlandığında, yeni bina, üzerine oturduğu eski deponun kullanılmasını sağlarken, üste ise havada süzülür gibi duran cam yapıyı ekliyor. Farklı tasarım geleneksel oditoryum yapısının tersine, orkestra ve şefini binanın ortasına yerleştiriyor.

Tenerife Concert Hall

opera-13

Kıvrımlı, heykelsi ve parlak beyaz: Tenerife Konser Salonu, göz alıcı dalgalı yapısıyla, bir kıyı harikası yaratıyor. Calatrava’nın diğer binalarının çoğunda olduğu gibi Tenerife salonu da her an garip bir uzay aracı gibi havalanmaya hazır gözüküyor.

Zhuhai Opera House

opera-14

UFO’lardan söz etmişkeni Çin’in Guangdong Bölgesi’nde yer alan Zhuhai Opera Evi için hazırlanan bu konsept de bu dünyanın biraz dışındanmış gibi duruyor. Ancak tasarım görsel bir denge yakalarken bir hareket etkisi de yaratmak amacıyla üst üste dizilmiş çakıl taşları fikrinden yola çıkıyor. Kaliforniya’nın SPF Architects’i, tasarımını zıt bir kırmızı zemin üzerine yerleştirerek daha çok ortaya çıkmasını sağlamış.

Mumuth Graz Music Theater, Avusturya

opera-15

Avusturya’nın Graz kentinde yer alan Mumuth Graz Müzik Salonu, dışarıdan çevresindeki eski mimari ile kontrast oluşturan cam bir kutu olarak gözüküyor. Ancak binanın en etkileyici kısmı, içerisinde yer alan büyük, döner merdivendir.

Sydney Opera House

opera-16

İyi tasarlanmış performans salonlarının sıralandığı bir liste, dünyaca ünlü Sydney Opera House’dan bahsetmeden tamamlanmış sayılmaz. Danimarkalı mimar Jørn Utzon tarafından tasarlanan ve artık UNESCO Dünya Mirası listesine alınan Sydney Opera House, 20. yy.ın en öne çıkan yapılarından biridir ve bir dizi prefabrike beton kabuktan meydana gelir.

Yazı ve Görseller: WebUrbanist
Çeviri: Mimdap

6 Yorum
  1. hepsi de ne kadar ihtişamlı. birbirinden güzel ve etkileyici. farklı mimarlık görüşleriyle yaklaşılmış. muhteşem bir resmi geçit.

    lütfü caymaz | 28 May 2010

  2. Mimari olarak ne kadar arayış içerisine girilirse ortaya paradoxal formlar çıkıyor.Sonuçta hepsi birer mimari deneme.frank ghery zaha hadid hepsi stil sahibi mimarlar.ulusal mimarimiz için kültürel konjonktürümüzü geliştirmemiz lazım.saygılarımla.

    yusuf ziya göztepe | 28 May 2010

  3. Arayış ve yeni bir form bulmak kadar bulunan yeninin geçerli olması, simgesel bir değere takabül etmesi, ilksel olması ve ardında çığır açması gibi bir çok uyumu içermesi önemli. Bu yapılar bir taraftan da bulundukları şehirlerle anılıyorlar sonra. Tarihsel bir öneme de sahip oluyorlar. Tasarımcısı için hem büyük bir şans hem de büyük sorumluluk.

    Perran Su | 29 May 2010

  4. Görsellik önemli fakat bu tasarımların duyusal açıdan dinleyiciye neler hissettirdiğinin de ifade edilmesi önemli. Çoğu zaman görsellikte en güzeli yakalamak isterken, başka duyularımıza önem vermiyoruz. Çok güzel gözüken bir binanın, salonun, akustiği çok kötü olabilir. İşlevini yerine getiremeyen bir bina bir mimarlık eseri olarak değerlendirilmemelidir. Ancak görsel bir sanat eseri, bir heykel olabilir.

    Işın Meriç | 30 May 2010

  5. bir ses duyar gibi oluyor insan bu yapıları izlerken. sanki bu yapıların yaydığı bir ses varmış gibi.

    rabia | 31 May 2010

  6. yaşamı anlamlı kılan estetiktir.Görsel estetik,sözel estetik,duygu,empati estetiği…Yaşamımıza anlam katan tüm değerli yaratıcılara ve bu arada mimarlara selâm olsun…

    Neşe

    Anonymous | 4 June 2010


Yorum yazmak için


Amerikalı mimarlar Tod Williams ve Billie Tsien, Japonya Sanat Birliği’nin 2019 Praemium Imperiale ödülünü  kazandı.       2019 Praemium Imperiale mimarisi, Tod Williams ve Billie Tsien’i ödüllendirdi. Fotoğrafı çeken Taylor Jewell     Her yıl verilen Praemium Imperiale, mimarlık, heykel, müzik, resim ve tiyatro ya da film alanlarında “büyük uluslararası etki” yapan sanatçıları tanır. [...]
ARŞİV
Subscribe