Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim
ANA SAYFA
Brütalizmin Güzel Yanı
Share 21 May 2010

Her mimari stilin modası bir gün geçer… Art Deco 1950’lerde eskimişti, 1980’lerde ise yüzyıl ortası Modernizmi pejmürde kalmıştı. Ancak sürgünde geçen bir neslin sonunda aynı stiller genellikle geri gelir. Richard Neutra’nın tasarladığı bir haftasonu evi 20 yıl önce, ısıtmak çok pahalı olduğu için elden çıkarılırken, bugün neredeyse Palladian bir villa kadar kutsal sayılabilir.

Savaş sonrası Avrupa’da ortaya çıkan, beton duvarlar ile yükselen konsolların güçlü bir birleşimi olan Brütalizm için de benzer bir yeniden gözden geçirme söz konusu gibi…

İsmi, Le Corbusier’nin Marseille’de 1952’de tamamladığı Unité d’Habitation’dan dolayı “béton brut” yani “saf beton”dan gelen Brütalizm, daha çok İngiliz mimarlar Alison ve Peter Smithson ile anılmaktadır. Ağır formlar yer çekimine meydan okur – balkonlar, binaları heykele dönüştürecek şekilde havada süzülür. Ancak en iyi Brütalist binalar bile eskidiğinde, su izleri ve dökülen duvarlar onları köhne gösterir.

Son zamanlarda yapılan bazı restorasyonlar Brütalizm’in güzelliğini yeniden ortaya çıkardı. 2008’de Yale, 1960’larda Paul Rudolph tarafından tasarlanan Sanat ve Mimarlık Binası’nı iyi bir restorasyon sonrasında yeniden açtı. Fitilli duvarlar hiç daha iyi gözükmemişti. Brütalizm New York’u hiçbir zaman ele geçiremedi – oranın silueti cam ve tuğladan meydana geliyor. Yine de yanından geçenlerin ya da korumacıların dönüp yeniden bakmasına değecek birkaç beton başyapıt bulunur.

Kips Bay Plaza, Kips Bay. I.M. Pei & Associates (1960-1963)
Philip Johnson gibi I.M. Pei de mimari bir bukalemundur. Her ikisinin de Brütalist bir dönemi olmuştur ancak Bay Pei daha içtenlikliydi, cam ve kireç taşına geçiş yapmadan önceki malzeme tercihi “béton brut” idi. Devasa Kips Bay Plaza gökdeleni, New York’un saf betona girişini işaret ediyordu, üç yıl sonra ikinci dev dilim tamamlandı.

brute-1

brute-1-1

brute-1-2

Düz bakıldığında gökdelenler monoton gözüküyor. Birbirlerine dönükler ancak sıralı değiller – Brütalizm biraz heyecanı sever.

Chatham Gökdelenleri, Chinatown, Kelly & Gruzen (1965)
Chinatown’un kenarında yükselen bu apartman blokları, klasik birer “béton brut”tür. Saf beton, ahşap çizgilerle birleştirilerek duvarlar çerçevelenmiş ve duvarlardaki etkisi parlak mermerdeki etki kadar yoğun olmuştur. Belirli bir mesafeden bakılınca dizili balkonların güçlü bir ritmi vardır – yandan sanki dev bir makineyle kesilip çıkarılmış gibi dururlar.

brute-2

brute-2-1

brute-2-2

Silver Gökdelenleri, Greenwich Village, I.M. Pei & Associates (1967)
Silver Gökdelen kompleksi ki aslında adı Village Üniversitesi’dir, üç tane 30 katlı binanın devasa ölçeğine rağmen bir çeşit mahremiyet hissi yaratır. Birbirlerinin aynısıdırlar – bir yanda dört, diğer yanda sekiz pencere – ancak etkisi sıkıcı olmaktan çok şıktır. Binalar birbirine aittir.

2008’de avlusunda bulunan ve Picasso’nun heykelinin bir kopyası olan Sylvette Büstü ile birlikte bu kompleks, kentin Koruma Komisyonu tarafından koruma altına alınan ilk Brütalirt yapılardır.

brute-3

brute-3-1

brute-3-2

Tracey Gökdelenleri, Bronx, Paul Rudolph (1972)
Tracey Gökdelenleri tamamlandığı sırada, beton, iyimser görünmek yerine sıkıcı görülmeye başlanmıştı. Bu iki bina tam olarak birbirinin aynı değildi – biri 41, diğeri 38 katlıydı – ancak her ikisi de Gotik bir Kilise kadar karmaşıktı. Yüzlerce balkon, içlerinde banyoların bulunduğu, yuvarlatılmış duvarların arasına sokulmuş gibi gözükür.

brute-4

brute-4-1

brute-4-2

Bronx Community College, Bronx, Marcel Breuer & Associates (1964)
1894’te New York Üniversitesi Bronx’a taşındı. McKim, Mead & White tarafından tasarlanan kampus, Marcel Breuer & Associates tarafından 1960’larda dönüştürüldü. 1973’te parasız kalan üniversite binayı New York Belediyesi’ne sattı.

En etkileyici Breuer binası en küçük olandı: Begrisch Salonu. Çok ince kenarlar üzerinde dengede duran ve dokulu duvarları pencereleri düzensizce yerleştirilmiş bir kütledir.

brute-5

brute-5-1

brute-5-2

Meister Salonu ise daha farklı olmazdı. Ana cephesi, Breuer’e göre oldukça gelenekseldi ancak güney cephesinde penceresiz 8 kat bulunuyordu. Bu, modernist ölçekte, neo-klasik bir sadelik taşıyordu.

brute-6

brute-6-1

brute-6-2

Yazı ve Görseller: New York Times
Çeviri: Mimdap

2 Yorum
  1. ne güzeldi eski bürütalist günler… şaka, şaka. fakat bir stil di bugünkü değişle. ve düşünsel, toplumsa, ekonomik ve ahlaki bir tabanı vardı. mimarlar arasında yapı üretim ilişkileri bazında uyumluluk ilişkisi gösteren bir dönemin yapım biçimiydi. daha çok betonun keşfi ve betonun değişik amaçlarla kullanımı bu akımı destekledi.

    asım tercan | 22 May 2010

  2. bürütalizmle başlayan yılların ardı özellikle bizim gibi ülkelerde tam bir ucuz betonarme karkas yaygınlığına dönüştü. bir kere artık beton bürüt değildi ve malzemeden kaçılması, kalıp işiyle fazla uğraşılmamaıs, seri üretim yapılması gerekiyordu. üstelik nitelikli olmayan işçilikle. yıllar süren bu salgın apartman tipolojisi dediğimiz ve birbirinden farkı olmayan bir durumla bizi yüz yüze getirdi. kentler bu yüzden kimlik kaybetti. oysa bürütalzim denen şey bu değildi şüphesiz.

    sena türkyılmaz | 26 May 2010


Yorum yazmak için


İstanbul’un ana ulaşım hatları olan metrobüs, Marmaray, hızlı trenin kesiştiği Kadıköy Söğütlüçeşme ‘gar’ olarak düzenleniyor.           Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan plana göre alana yeni hızlı tren terminalinin yanı sıra ticari ve kültürel yapılar da inşa edilecek. Kadıköy Belediyesi, ulaşım ve gar alanıyla ilgisi olmayan bölgeye yeni trafik yükü getirecek [...]
ARŞİV
Subscribe