Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim
ANA SAYFA
Prost ve İstanbul’da Dönüşümler
Share 5 May 2010

4 Mayıs 2010 Çarşamba günü Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Sedad Hakkı Eldem Oditoryumu’nda gerçekleştirilen b,r konferansta, Paris Ecole d’Architecture de Belleville’den Prof. Dr. Pierre Pinon, İstanbul’un belki de kaderini belirleyen bir dönemi anlattı.

prost-1

“HENRI PROST VE ISTANBUL’DA KENTSEL DÖNÜŞÜMLER” başlıklı konferansta öncelikle Fransız mimar ve şehircilik uzmanı Prost hakkında kısa bir bilgi verdikten sonra Prost ve çalışmalarını şöyle anlattı:

prost-2

“Prost, 1909 yılında Anvers şehrinin Şehir Planı Yarışması’nda Roma Büyük Ödülünü alıp Roma Fransız Akademisi’ne yollanmış, burada Restorasyon ve Restitüsyon üzerine çalışmalarda bulunmuştur. O dönemde Restorasyon bugünkü anlamıyla değil, Grafik Restitüsyon olarak uygulanmaktaydı.

Prost’un özel ilgi alanı klasik ve antik dönemler olsa da, daha sonra Osmanlı mimarisine ilgi duymaya başlamıştır. 1905, 1906 ve 1911 yıllarında Kemalettin Bey’in davetlisi olarak İstanbul’a gelmiş ve Ayasofya Restorasyonu’nda çalışmıştır. Bu dönemde Kemalettin Bey kendisinden çok tavsiyeler istemiştir.

prost-3

prost-4

Prost, çalışmalarında özellikle Bizans planlarına göre restitüsyon yapmıştır. Çalışmalarının merkezini Tarihi Yarımada ve buradaki kraliyet sarayları oluşturmuştur. Daha önceleri Anvers’te kenti geliştirme planları, Fas’ta paralel kentler yaratma projesi ve Paris’i genişletme planlarıyla ilgili çalışmalar yapan Prost için İstanbul gibi kurulu bir kentin düzenlenmesi projesi oldukça farklı bir konuydu ancak kendisini geliştirme imkanı tanıyacağını düşünerek kabul etti.

Fransa’nın en önemli plancılarından biri olan Prost, İstanbul’a yaptığı üç ziyaretinde çok iyi araştırmalar gerçekleştirmiş, Türkiye ile ilişkilerini geliştirmiş ve İzmir çalışmasını gerçekleştirmiştir. 1934’te yarışma için çağrılan Prost, o sırada Paris genişletme çalışmasını yürüttüğü ve 2-3 ay gibi bir sürenin İstanbul gibi bir kenti düzenlemek için yetersiz olduğunu düşündüğü için kabul etmemiş, 1935’te özel davetle yeniden çağrıldığında İstanbul’a gelip çalışmalarına başlamıştır.

prost-5

Prost’un projede en önem verdiği konu, Tarihi Yarımada’nın dönüşümüydü ve projesinin de en özgün yanlarından biri buydu. İstanbul’da yapılacaklar arasında sanayi bölgelerinin oluşturulması, köprü ve otoyolların yapımı, kentin modernleştirilmesi, tarihi bölgelerin ortaya çıkarılması ve güzelleştirilmesi gibi çalışmalar bulunuyordu.

İstanbul’un silueti ile çok ilgilenen Prost, kentin sırtlarıyla çok ilgilenmiş, kentin topografyası, ekonomisi ve politik özellikleri ile sosyal hayatı üzerine araştırmalar yapmıştır. Prost’un bu araştırmalar sırasında havadan, cami minarelerinden ve sokaklardan çektiği yüzlerce fotoğraf, kentin geçmişi ile ilgili önemli kaynaklar olmuştur.

Prost’un çalışmaları arasında, kentin modernleşmesinin bir parçası olarak görülen, trafiğin iyileştirilmesi konusu da yer alıyordu. Bu amaçla Atatürk Bulvarı ile Tarlabaşı Bulvarı üzerinde çalışmış, Osmanlı tipi yol döşemeleri kullanılmasını önermiştir.

Şehrin tarihi yerlerinin güzelleştirilmesi ve sarayların ön plana çıkarılması, değerlendirilmesi ile ilgili Ayasofya ve Sultanahmet çevresinde Arkeoloji Parkı planı hazırlamış, burada önce arkeolojik kazıların yapılarak ardından anıtların çevrelerinin açılması ve güzelleştirilmesi, en sonda ise inşaat çalışmalarının başlamasını önermiştir.

prost-6

Bu projede büyük zorluklar yaşanmasının başlıca sebebi, bölgedekilerin inşaatların hızla başlamasını istemeleri, belediyenin ise bunu engellemek için buraları istimlak etme gücünün bulunmaması olmuştur. Bu nedenle proje istendiği gibi başarılı gerçekleştirilememiştir. Ayrıca projenin desteklenmesi amacıyla UNESCO’ya başvurulmuş ancak UNESCO Komisyonunda, uzmanlar arasında çıkan kişisel sorunlar nedeniyle bölge listeye alınmamış ve fon sağlanmamıştır.

Prost’un çalışmalarında İstanbul’un genişlenmesi hedeflenmiyor ancak kentin artan nüfusunun en iyi şekilde ve olduğu gibi idare edilebilmesi amaçlanıyordu. Trafiğin düzenlenmesi için hazırlanan Yönetim Planı’nda öngörülen pek çok yolun açılabilmesi için kimi anıtların yıkılması da gerekli görülüyordu. Planda otomobil kullanımı için geniş bulvarlar, toplu taşımanın iyileştirilebilmesi için ise metro ve tramvay ağlarının genişletilmesi yer alıyordu. Toplu taşıma ile ilgili kısım büyük oranda gerçekleşemedi.

prost-7

Prost, araştırmalarında fotoğraflardan faydalandığı gibi, planlar için de sadece haritalarla sınırlı kalmayıp, fotoğraflar üzerinde yaptığı çizimlerle de projeyi desteklemiştir.

prost-8

Divan Yolu gibi yol genişletmelerinde Osmanlı’ya ait binaların yıkılması söz konusu olmuştur. Kapalıçarşı çevresinde de yine eski binaların sık bulunması, bu çevrede çalışmayı da engellemiştir. Aynı şekilde Eminönü Meydanı, Prost’un önerisinden küçük yapılmıştır çünkü çevredeki tarihi binaların çokluğu ve yıkımları için gerekli istimlakin pahalı olmasından kaynaklanmıştır.

prost-9

prost-10

Prost hazırladığı Eminönü-Beyazıt krokisinde Eminönü’nden Beyazıt Meydanı’na doğru, bölgedeki anıtları da değerlendirmek amacıyla bir bulvar açılmasını öngörüyordu. Bu proje oldukça ilgi çekiciydi. Düzenleme sistemi bina bloklarından, şehir adacıklarından, yollarla çakışan bloklardan meydana geliyordu ve tüm bunlar büyük oranda kervansaray ve hanların yapısından esinlenilerek tasarlanmıştı. Ne var ki, projenin Rüstem Paşa Camisi’ni izole ettiği gerçeği de gözden kaçırılamazdı. Caminin ilk katı ibadet için kullanılacak, ikinci katı ise şehrin ticari dokusunda dahil edilecekti. Bununla birlikte çevredeki hemen tüm binaların yıkılarak anıtların değerli kılınması isteniyordu ki, tüm bu şehir dokusunu kaldırmanın anıtları değerli kılmayacağı ancak 45-50’lerden sonra anlaşıldı.

prost-11

prost-12

Prost’un kent için hazırladığı toplu taşıma ağının önemli bir kısmını Galata Köprüsü’nden geçerek Hanlar Bölgesi, Nuruosmaniye üzerinden Divan Yolu’na ulaşan metro hattı oluşturuyordu. Bu proje gerçekleşemedi ama planladığı Atatürk Bulvarı, 1941-1945 yılları arasında, istimlakler vasıtasıyla büyük oranda yapıldı. Tarihi Yarımada’yı ikiye ayıran bir ulaşım isteyen ve büyük oranda gerçekleştiren Prost, yeni belediye salonunu şu anki belediye binasının tam karşısına yapmak istiyordu ancak bu mümkün olmadı.

prost-13

prost-14

prost-15

prost-16

prost-17

Beyoğlu taraflarında da düzenlemeler yapan ünlü plancı, Karaköy Meydanı düzenlemesi sırasında Fransız mimarların yapılarını dahi yıkmaktan çekinmedi. Bu dönemde özellikle D’Aronco Camisi’nin tıkılması büyük yankı uyandırmıştır. Yangınlardan sonra Cihangir’de de bir proje yapmak isteyen Prost, bölgede inşaatların beklenmeyen bir hızla başlaması nedeniyle bu hedefini gerçekleştiremedi.

prost-18

prost-19

Prost’un “bir şeyi baştan yapmaktansa, bir kısmı yıkarak yapmanın daha kolay olduğu” düşüncesiyle İstiklal Caddesi ile Tarlabaşı Bulvarı arasında ara yollar açmayı planladığı ancak bu planın da gerçekleşmediği bilinmektedir.

Prost’un çalışmalarına bakarken, bugünkü koşullar ve bilgilerle değil, o zamanın koşullarıyla değerlendirme yapmak çok daha doğru olacaktır. O sıra Prost oldukça eleştirilmiş, ayrıca bir Türk plancı yerine Fransız plancının çalıştırılması da kimi çevrelerce yanlış bulunmuştur.

Projelerin hızla ve tam olarak yapılamamasının nedenlerinin başında hükümet değişiklikleri gelmektedir. Ayrıca Prost kentin özellikle büyümesi için çalışmamıştır, yalnızca evlerinden çıkarılanlar için yeni semtler kurmayı tercih etmiştir. Tarihi Yarımada siluetini korumak isteyen Prost, binaların tamamının değil, sadece kotu aşan üst katlarının yıkılmasını talep etmiştir.

Prost yaptığı çalışmalarda özellikle kimi Osmanlı mimarisi örneklerini yok etmiş olduğu için eleştirilmektedir. Ancak yapılan tüm projeler dönemin belediyeleri tarafından da onaylanmış ve kabul görmüştür.”

Mimdap

2 Yorum
  1. Bakın İstanbul’un haline eski zamanlarda. Bir ksımı mezbele gerçekten. geçecek yer yok. Divan yolu mesela, bitirilmiş süreç içinde. Şimdiki belediye meydanı, Şehzade cami çevresi temizlenip açılmasa bugün istanbul’un kıpırdanacak yeri olmazdı. Prost’un müdahlaleri tartışılır fakat bir kent uzmanı olarak İstanbul’u yaşanılır kılacak operasyonları yapmıştır. Bazıları hayata geçmemiştir.

    Perran Su | 5 May 2010

  2. Prost İsnbul için plan demek. Modern dönemin planlanması demek. Bugünün plancılık okullarında okuyanlar bu hususları belki değerlendirmiyorlar ama Prost sadece büyük bulvarlar açan biri değil. İstanbul’un tarihi meydanlarını temizleyip ayıklayan belki bugünkü bazı bakış açılarına göre kültürel değerleri süpürüp giden biri değil ama esasında o tarihi kent merkezlerini de yaşatmak için çözümler bulan bir öncü bana göre.

    Fikret Dokutucu | 8 May 2010


Yorum yazmak için


Amerikalı mimarlar Tod Williams ve Billie Tsien, Japonya Sanat Birliği’nin 2019 Praemium Imperiale ödülünü  kazandı.       2019 Praemium Imperiale mimarisi, Tod Williams ve Billie Tsien’i ödüllendirdi. Fotoğrafı çeken Taylor Jewell     Her yıl verilen Praemium Imperiale, mimarlık, heykel, müzik, resim ve tiyatro ya da film alanlarında “büyük uluslararası etki” yapan sanatçıları tanır. [...]
ARŞİV
Subscribe