Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim
ANA SAYFA
Bauhaus: Neden hala etkileniyoruz?
Share 12 March 2010
Bu konuyu Mimdap forumlar�nda tart��mak i�in TIKLAYIN

Kurucusu Walter Gropius’un ofisine ait bu (aşağıdaki) fotoğraf Museum of Modern Art’ta yer alan Bauhaus Gösterisi’ne dahil değil belki ama dahil olması gerekirdi. Oda, Bauhaus fikrini tam olarak yansıtıyor: bütün bir çevre.

Mobilyalar, halı, duvar halısı ve hatta girintili çıkıntılı dolap dahi okulda tasarlanıp yapıldı. Yerdeki halı Gertrud Arndt, duvardaki halı ise Else Mögelin tarafından, mobilyalar ve ışıklandırmalar ise bizzat Gropius’un kendisi tarafından tasarlandı. Reyner Banham’ın da belirttiği gibi, aynı zamanda bir Bauhaus ürünü olan masa lambası Gropius’un orijinal tasarımının bir parçası değildi ve gölgeliksiz boru biçimli lambaların etkin olmayan yapısını vurgulamak için gerekliydi. Ancak Bauhaus’ta asıl konu asla etkinlik olmadı, asıl konu performanstan çok estetikti.

bauhaus-1

Eğer Bauhaus teknolojiden çok stille ilgili olsaydı bu, büyük oranda kalıtsam bir sonuç olurdu. Mies van der Rohe’ye göre Gropius’un en iyi fikri olan adına, yani House of Building’e rağmen Bauhaus, 1919’da Weimar’da, durum destekli uygulamalı sanat okulu olarak ortaya çıktı. Müfredatının romantik idealleri, programı açıklayan bir manifestonun kapağında tasvir edildi (aşağıda). Gravürdeki ne bir ev ne de bir fabrika, tasvir edilen şey stilize edilmiş bir ortaçağ katedrali. Sanatçı, Gropius’un ilk çalışanı olan Amerikalı olan Lyonel Feininger. Katedral ve onu inşa eden birlik, okulun birleştirilmiş yaratıcı toplum idealini sembolize ediyor. Gropius, “sanatçı ile zanaatçı arasında çok büyük farklar yoktur” demiştir.

bauhaus-2

Yeteneği fark edip geliştirmek konusunda tartışılmaz bir kabiliyeti olan Gropius, Bauhaus’ta eğitim vermeleri için oldukça sıra dışı bir grup uluslar arası sanatçıyı bir araya getirdi. Feininger; Oskar Schlemmer (Alman); Paul Klee ve Johannes Itten (ikisi de İsviçreli); Macar László Moholy-Nagy ve Gropius’un büyük kozu, Rus Wassily Kandinsky. İlk ustaların –böyle anılırlardı- Bauhaus’un ilk dönemlerdeki görsel tasarımlarından, grafikleri, renk çalışmaları, posterleri ya da mobilyalarından da anlaşılacağı gibi öncelikle ressamdılar.

bauhaus-3

Bu 5 ayaklı sandalye (aşağıda) 1921’de Marcel Breuer tarafından tasarlanıp üretildi, örgü bölümleri ise diğer bir Bauhaus öğrencisi olan Gunta Stölzl tarafından yapıldı. Sandalyenin tasarımı, her ne kadar modern gözlere daha çok egzotik görünse ve Breuer tarafından daha sonra “Afrika Sanalyesi” olarak tanımlansa da, Breuer’in anavatanı olan Macaristan’ın köyleriyle ilişkilendirildi. Bir çeşit mistik, tahtımsı havası muhtemelen, tasarıma giriş dersi genç Bauhausçuların giriş töreni olarak anılan Johannes Itten’in etkilerini hissettiriyor.

bauhaus-4

İdeoloji kayması, fiziki bir kayma sonucu oluştu. 1925’te, hükümet fonları düşürünce Gropius, okulu, sadece finansal destek değil aynı zamanda da yeni bir bina yapma fırsatı da sunan Dessau’ya taşıdı. Atölyeler, oditoryum, yemek salonu ve öğrenci konutlarının yer aldığı kompleks de bir ortaçağ katedralinden farksızdı: Nicholas Fox Weber’in The Bauhaus Group adlı kitabındaki tarifiyle, güç, iyimserlik ve güzellik sevgisi yayan, aydınlık, havadar, şeffaf bir ultra modern fabrika. Gropius’un o zamana kadarki en iyi eseri olan bina, yeni, sanayi görünümlü Bauhaus’tu.

bauhaus-5

Gropius, Bauhaus’un rolünün “içinde yaşadıkları, büyük oranda sanayileşmiş dünyanın doğasını anlamak için insanları eğitmek” olduğunu düşünüyordu. Atölyelerin ürünleri el işçiliğinden endüstriyel prototiplere dönüşmeye başladı. Buna da ürün tasarımı dendi. Onun pratiğinde, Gropius Bauhaus tasarımlarını ticari imalatçılara vererek okulun kendi kendini finansal olarak desteklemesini umdu. Bu maalesef teoride, pratikten daha iyi işledi. Ancak daha sonra metal atölyesinin de başına geçen müthiş yetenekli Bauhaus öğrencisi Marianne Brandt’in çalışması, bu konunun istisnası oldu. Onun göz alıcı tasarımları, aşağıdaki gümüş ve siyah çay seti gibi, Bauhaus ruhunu tamamen içinde taşıdı ve bugün hala üretilen bir klasik halini aldı.

bauhaus-6

“Wassily Koltuğu” olarak anılan Breuer tarafından kromlanmış çelik ve kumaştan tasarlanıp ortağı Kandinsky’nin adını taşıyan koltuk da klasikler arasında yer aldı. Oldukça hafif, aşırı endüstriyel görünümlü, büyük oranda soyutlanmış olan ve aslında çok da rahat olmayan bu koltuk, Bauhausçuları bilmecesini özetliyor. Toplu üretilen tüketici ürünü mü yoksa sanat mı yapıyorlardı?

bauhaus-7

1928’de, finansal zorluklarla geçen 10 yılın sonunda Gropius Bauhaus’tan ayrıldı. Yerine mimarlık bölümünün başına mimar Hannes Meyer’i bıraktı. Meye ise sadece 2 yıl durabildi. Marksist ideolojisi nedeniyle pek çok hoca ve Dessau Belediyesi tarafından dışlandı ve istifası istendi. Yerine Ludwig Mies van der Rohe geçti. Mies, düzen ve disiplini sağladı.

bauhaus-8

Schlemmer’in 1932 yılında yaptığı eseri Bauhaus Merdivenleri (aşağıda), Bauhaus’taki yaşamın kısa bir anını tasvir eder: öğrenciler ders arasında merdivenlerde koşuşturmaktadır. Ondan bir yıl sonra, yani Dessau belediyesi fonu kesince Mies, Berlin okuluna geçti. Artık çok daha az öğrenci ve hoca kalmıştı, orijinal kadrodan kalan ise yalnızca Kandinsky idi. 9 ay sonra, büyük bir Nazi baskısı sonucunda fakülte kapatıldı.

bauhaus-9

Bugün herhangi bir IKEA mağazasında Bauhaus etkisini görebilirsiniz: portatif raflar, hafif mobilyalar, geometrik lambalar, parlak renkler, soyut desenler… Gropius ve meslektaşları bir Bauhaus stili olduğunu inkar etseler bile, kesinlikle bir Bauhaus görüntüsü vardı. Bauhaus’un etkisinin hala hissedilmesinde fakültenin ürünlerinin etkisi olduğu söylenebilir ancak birbirine sanat ve tasarımla bağlı, yaratıcı bir topluluk imajı da bunda etkilidirç Mies bu konuda haksızdı. Asıl bu Gropius’un en iyi fikriydi.

bauhaus-10

Witold Rybczynski
Kaynak: Slate
Çeviri: Mimdap

Bu konuyu Mimdap forumlar�nda tart��mak i�in TIKLAYIN
1 Yorum
  1. Bu kadar temel bir sanat ve mimarlık yaklaşımı o denli köklü ve kalıcı temellere dayalı ki hatırlanmaması mümkün değil tabiki. Dünyayaı etkilemişti, etkilemeye devam ediyor.

    uğur koçak | 12 March 2010


Yorum yazmak için


Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Söğütlüçeşme için hazırladığı plana itiraz eden Kadıköylüler, arazinin yeşil alan olarak kullanılmasını talep etti             Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, mülkiyeti TCDD, İBB ve Maliye Hazinesi’ne ait olan Söğütlüçeşme İstasyon alanı için yeni bir planı askıya çıkarmıştı.     Yeni hazırlanan planla birlikte gar sahası 42 bin 451 metrekareyi kapsayacak. Proje [...]
ARŞİV
Subscribe