Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim
ANA SAYFA
Gecekondudan Yeraltında Yaşama
Share 25 February 2010

“Off the grid” terimi İngilizcede çok uzun süre boyunca kendi elektriğini üreten ya da elektriksiz yaşamı seçerek yaşayan insanlar için kullanılagelmiştir. Ancak “sistemin dışında” diyebileceğimiz bu yaşam biçiminin çok daha farklı bir bakış açısı da bulunuyor. Sistemin dışında yaşayanların büyük çoğunluğunu gecekondular oluşturuyor. Dünya üzerinde 1 milyar kadar kişinin “gecekonducu” olduğu söyleniyor. Bu da, her 7 insandan birine denk geliyor. Gecekondular filmlerde ve televizyon programlarında daha çok yoksulların, uyuşturucu bağımlılarının ya da asilerin yaşam biçimi olarak gösteriledursun, nüfusun bu kesiminde sürprizlerle dolu katlar bulunmaktadır.

off-grid-0

Politik bir Protesto

İngiltere’de milyonlarca insan sosyal konut beklerken, pek çok evin boş durması büyük bir ayıptır. Kendilerine “Da! Collective” adını veren bir grup sanatçı Ekim 2008’de Londra’nın merkezindeki 30 odalı ve 6,25 milyon £ değerindeki malikaneye yerleşirken de böyle düşünüyorlardı. 1730’larda inşa edilen ve şu anda Westminster’ın milyarder Dükü’ne ait ancak uzun zamandır boş olan bu evin içi de zamanla bakımsızlıktan dökülmeye başlamış. Çoğunluğu orta sınıftan olan “işgalci grup”, eve yeniden hayat vermek için taşındı. Açık bir pencereden içeri girerek yerleştiler ve 30 odayı sanat eserleriyle doldurup kendileri de uyku tulumlarında yattılar. Ayrıca kilitleri değiştirip elektriği de yeniden bağladılar. İngiltere’de bu tür bir “yerleşme” suç sayılmıyor ve ev sahibinin içeride yaşayanları çıkarmak için mahkemeden tahliye emri alması gerekiyor. Gruba, eve yerleştikten iki ay sonra tahliye emri geldi ancak bu başka bir eve girmelerine engel olmadı.

off-grid-1

Sanat Olarak Gecekondu

off-grid-2

Bir de ihtiyaçtan değil ama bir şeyi belirtmek amacıyla, kullanılmayan bir yere yerleşen gruplar var. Tiago and Gabrial Primo adında iki kardeş, Rio de Janeiro’da bir binanın yanında, yerden 10 metre yükseğe kurdukları hamakta, astıkları masa ve koltukta, birkaç ay boyunca günün 12 saati vakit geçirdiler.

off-grid-3

Yeraltı Yaşamları: Köstebek İnsanlar
Jennifer Toth, 1993 yılında yayınladığı “Köstebek İnsanlar” adlı kitabında, New York kentinin altında yaşayan geniş bir kitleyi araştırıp ortaya çıkarmıştı. Boşaltılmış metro tünellerinde, kendilerine elden çıkarılmış malzemelerle geçici barınaklar inşa eden bu insanlar, yer üzerinde yaşayan insanlar için neredeyse görünmez konumdalar. O kadar görünmezler ki, pek çok kişi Toth’un iddialarından şüphe ediyor Ancak benzer şekilde Londra’nın The Sun gazetesindeki bir makale, Las Vegas’ın altındaki kanallarda da yaşayanların olduğunu ortaya koymuştur. İçindeki fotoğraf ve röportajlarla da, şehir efsanesi sanılan bu yaşam biçimi kanıtlanmıştır.

off-grid-4

Çöp Toplayıcılarının Kenti

off-grid-5

Kahire’nin eteklerinde yer alan bir kent, mantığa karşı var olmuş gibi gözüküyor. Tüm yüzeyler çöple kaplanmış. Her binada, her sokakta ve hatta çatılarda yığınla çöp bulunuyor. Ancak burası sanılacağı gibi terk edilmiş bir kent değil, nüfusu 30 bin civarında. Daha çok “Çöp Kent” olarak tanınan Manshiyat naser’de, yaşamlarını çöp toplayarak geçiren insanlar barınıyor. Parayla geri dönüşüme verilebilecek ya da satılabilecek herşeyi ayırıyorlar. Bölge herhangi bir kent gibi işliyor, dükkanları, okulları ve kiliseleri var ancak sürekli olarak elektrik, su ve kanalizasyon gibi hizmetlere erişemiyorlar. Binaların çöplerini toplamak için kendilerine para ödenmiyor ancak zaman zaman bahşiş verildiği oluyor.

off-grid-6

Kafes İçinde Yaşam: Kalabalık Kent

off-grid-7

Kentleşmenin olumsuz yan etkilerinden biri de hızla yükselen kentsel yaşam masraflarıdır. Hong Kong’da ev fiyatları dünya rekoru düzeyinde. En küçük evlerde bile yaşam maliyeti karşılanamamasının sonucunda insanlar yıllardır tel kafeslerin içinde yaşamaya başladılar. Alanları çok küçük ve pek çok kişi aynı yerde kaldığı için çoğunlukla dayanılmaz derecede sıcak oluyor. CNN’in Ekim 2009’da yaptığı habere göre, 58 metrekarelik bir dairede 19 kişi yaşıyor, bu 19 kişiye 2 tuvalet ve bir lavabo düşüyor, duşları bulunmuyor, elektrikleri ise “bağışlanıyor”. Buna rağmen, görece geniş olan alt kattaki kafeslerin maliyeti aylık 150, üst katların ise 100 $ gibi ciddi fiyatlara çıkıyor. Üstelik Hong Kong’un kötüleşen ekonomisi ve pazarı nedeniyle de giderek daha fazla kişi bu kafeslerde yaşamaya başlıyor.

off-grid-8

Yazı ve Görseller: WebUrbanist
Çeviri: Mimdap


Yorum yazmak için


Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Söğütlüçeşme için hazırladığı plana itiraz eden Kadıköylüler, arazinin yeşil alan olarak kullanılmasını talep etti             Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, mülkiyeti TCDD, İBB ve Maliye Hazinesi’ne ait olan Söğütlüçeşme İstasyon alanı için yeni bir planı askıya çıkarmıştı.     Yeni hazırlanan planla birlikte gar sahası 42 bin 451 metrekareyi kapsayacak. Proje [...]
ARŞİV
Subscribe