Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim
ANA SAYFA
Peres Barış Merkezi
Share 2 February 2006

Mimar: Massimiliano Fuksas

İhtiyaç Eksikliğinden Beklemede

İtalyan mimar Massimiliano Fuksas, Peres Barış Müzesi inşaatındaki ilerlemeleri yakından incelemek için geçen hafta İsrail’i ziyaret etti. Yafa’da inşa ettiği bina, yakın dönemde ünlü insanların anısına yapılmış bir dizi merkez ve mozolenin arasına katılacak.

Binanın yapımı için yapılan ilk girişimin üzerinden 10 yıl geçti ve 2 yıl öncede binanın temeli atıldı. Ama çalışmalar çok yavaş ilerliyor ve şu anda inşaat alanı, sadece beton dökülmüş bir delikten oluşuyor. Yaklaşık 10 milyon dolar maliyetindeki proje için ,bürokratik yavaşlıklardan, tasarımdaki değişikliklere kadar uzanan sektörün alışılmış nedenlerinden kaynaklanan ve yeterli bağışın toplanamamasını içeren çeşitli gecikmeler yaşanmıştır.

Ancak bütün bunların yanı sıra, Peres’in bir zamanlar dediği gibi, estetikten muzdarip İsrail mimarisi ve inşaatına pek çok katkıda bulunmasına rağmen, özünde hiçbir ihtiyaca hizmet etmediği için, binanın kendisi sanki yapılmayı reddetmektedir.

2000 Eylül’ünde Fuksas İsrail’i ziyaret ettiğinde, hala yeni orta doğu vizyonundan bahsetmekteydi; “İlk defa o zaman sadece güzel, değil aynı zamanda da kullanışlı bir şey yaptığımı hissettim. Burası iletişim, İnternet ve insanların bulaşacağı bir yer olacak. Barışın özü de zaten budur. Her şeyden öte, eğer biz teknolojiyi akıllıca kullanabilirsek, daha iyi bir dünya yaratmakta da başarılı oluruz” demişti.

Ancak bir ay sonra, 2000 Ekim olayları patlak verdiğinde her şey değişti. Binadaki barış toplantısına gelirken defalarca kontrol noktasından geçmek zorunda kalan Filistinlilerin yanı sıra, duvar İsrail Filistin mekânını hiçbir barış merkezinin birleştiremeyeceği parçalara ayırdı. Yafa’da ayrımcılık ve sosyal uçurumların gölgesi birlikteliğin üzerine düşerken kentin çok daha temel yardımlara ihtiyacı vardır.

İsrail’e geçen haftaki ziyareti sırasında, Fukas’ın iyimserliğinde bazı çatlamalar meydana gelmiş gibi görünmektedir.

Fuksas; “Planlamaya başladığımda, barış süreci doruğundaydı ve her şeyin mümkün olabileceği hissi hâkimdi. O zamandan itibaren her şey değişti. Pek çok felaket oldu. Ama olumlu yanını da görmeliyiz. Günümüzden itibaren 100 yıl içinde ne Perez, ne de biz hayatta olacağız ama bu mekanda barış çiçek açmış olacak. Silah satmaktan ve öldürmekten başka şeylere de ihtiyacımız var. Belki yanlışım ama bu sembolik bir proje, estetik olmaktan çok, ahlaki olan bir proje” demektedir.

Büyük Markalar için Çalışmalar

2000 yılında “Kent: Daha az estetik daha çok etik” başlıklı Venedik Mimarlık Bienalinin küratörlüğünü düzenlediğinden beri, etik ve estetiğin kombinasyonu Fuksas’la hep bağlantılı olmuştur. Aynı zamanda “estetiğin tehlikeli sınırlarında mimarlığın esareti” hakkında da uyararak, mimari ve etiğin genel değerlerine dikkati çekmiştir. “Diğer bütün güçler çöktüğünde, insanlığın kızıl haçıyız” demektedir.

Fuksas, birkaç ay önce Paris’in banliyölerinde meydana gelen ayaklanmalar sırasında mimarinin gücü hakkında şüpheciydi ve bir röportajında mimari gelişmenin yardımı olmayacağını ve önemli olanın basitçe herkese bir euro vermek olduğunu söylemiştir.
Buna rağmen Armani, Ferrari yada Bassano del Grappa rafinerisi gibi büyük markalara yaptığı çalışmaları da içeren son dönem çalışmalarının pek çoğu etik olmaktan öte estetiktir. Milan dışındaki Rafineri için tasarladığı sergi salonu tamamen estetik amaçlıdır.

Bassano del Grappa Rafinerisi Sergi Salonu

Fuksas, 1944 yılında Litvanyalı bir ailenin çocuğu olarak Roma’da doğmuştur. Babası bir yahudiydi ama kendisinin dini yoktur. İsrail’deki korumaları eski şehre ziyareti sırasında Ağlama Duvarına giderek, duygusal bir biçimde kökleri ile bağlantı kurduğunu söylemiştir.

Soykırım şehitleri Moshe Safdie tarafından tasarlanan yeni Yad Vashem soykırım müzesindeki betonun kayganlığı hakkında bilgi almış diğer taraftansa 1950’lerde yapılmış şehitleri anma odasında ki betonun sertliğindense etkilenmiştir.

Fuksas ve Renzo Piano günümüzde İtalya’nın en başarılı mimarlarıdır. Paris Pompidou Merkezinin tasarımına katkıda bulunan Piano, ikilinin muhafazakâr olanıyken, Fuksas yenilikçi ve cesur olanıdır. 30 yıldan sonra ilk defa geçenlerde İtalya’da büyük kentsel projeye katkı sağlarken, uzun süreden beri içinde bulunduğu mimari komadan çıkmaya başladığını söylemiştir.

Fuksas kendi deyimiyle şehir adamıdır ama geleneksel şehir sokaklarına geri dönmenin imkânı olmadığına da inanmaktadır. “Bu günümüz gerçekliğinde mümkün değildir ve biz tekrar mega planlar, mega yapılar ve bütün bir kenti tek bir çatı altında ve binlerce insan için düşünmemiz gerekmektedir” Milano ticari fuarı için tasarladığı Fiera Milano’yu geleceğin şehrinin denendiği bir örnek olarak görmektedir.


Milano ticaret fuarı

Terk edilmiş sanayi alanına kurulan ticaret fuarı, Fuksas tarafından tasarlanan eğimli, mil uzunluğunda cam çatının markalaştırdığı 1 milyon m2lik bir alanda yapılmış büyük bir projedir. İtalya’daki bayrak projelerden biri olarak 26 ay gibi bir sürede yapılmıştır. Fuksas bu projeyi, sadece 2.500m2 olan ve halen zemindeki bir delikten öteye geçememiş Peres Merkezi ile karşılaştırmaktadır.


Milano ticaret fuarı

Fuksas, faşist olarak nitelendirdiği Berlusconi’nin elini sıkmamak için fuarın açılış törenine katılmıştır. Dünya görüşünü 1968 örenci hareketleri çerçevesinde şekillendiren Fuksas sıklıkla kamuda Berlusconi’yi boykot etmekte ve törenleri boykot etmektedir. Boykotlara rağmen günümüzde Fuksas Berlusconi’nin İtalyasında çalışmayı tercih etmekte ve Roma’daki ofisinde daha çok vakit geçirmektedir.

Arkasını Doğu Veriyor

Pek çok mimar gibi Fuksas’da bilgisayar mimarisini adapte etmiştir ve şimdiki merkez akıntı tarafından tamamen yutmuştur. Fuksas’ın şirketinde yaklaşık iki yıl boyunca çalışan mimar Michal Sheffer, Peres Barış Merkezinin, Fuksas’ın 3 yılda bir teknolojik yenilikler ve inandıkları doğrultusunda değişen stilinde antik döneme denk geldiğini söylemektedir. Şu anda, 6 yıl için projenin İsrailli mimari olan Yoav Messer’in yanında Fuksas adına Yafa’da inşaatı kontrol ediyor.

Peres Barış Merkezi, bir bakıma 1950 ve 1960’ların, kaplama ve silmesi olmayan İsrail mimarisini hatırlatan tek parça dikdörtgen bir binadır: Elde ettiğiniz şey, aynı zamanda gördüğünüz şeydir.

Fuksas, sembolik retorikle binasını kaplasa da, etiğim bu demektedir.
Örneğin bina bu alanın tarihi katmanlarını göstermek için bina yeşil beton katmanlardan oluşacaktır ve bunların arasında da, gündüzleri içeriden geceleri de dışarıdan aydınlatılan ve umut ve iletişimi sembolize eden cam oluklar olacaktır.

Bina 132 Kedem Caddesi nde 7 dönümlük bir arsada yapılmaktadır. Yaklaşık 17 metre uzunluğunda olacaktır ve sokak boyunca uzanacaktır. Eğerki halihazırda sembolizmden bahsediyorsak, sırtını yafta ve doğuya verecektir. denize bakan saydam bir duvardan girişin olduğu Batı’ya yüzünü dönecektir. Bina peyzaj mimarlarının tasarladığı parkla çevrili olacaktır. Sheffer, parkın orjinalinde planlandığı gibi halka açık mı olacağı yoksa vandalizmi ve alanın sorun çeken bir yer olduğu düşünüldüpünde zarar verilmesini önlemek için çitlerlemi çevrileceği tam bir karmaşa olduğunu söylemektedir.

Parkın içinde, binanın alanının iki katı olan 2 katlı yeraltı otoparkı olacak. gün içerisinde alanda pek çok boş otopark kalmaktadır, Fuksas’ın şirketinin itirazlarına rağmen, nazım planla uzlaşmak zorunda kalmışlardır. Sheffer belkide orada da sergiler yapılır demektedir.

Daha önceki röportajında Fuksas, Peres Merkezinin inşaat sürecini halka açmayı önermişti. Bu barış adına büyük bir jest olacaktı. Öneri kabul edilmedi ve beklide bu yüzden barış sağlanamamıştır.

Kaynak: Haaretz.com
Çeviri: Özge Yıldırım


Yorum yazmak için


Erdoğan’ın, “Biz bu şehre ihanet ettik” dediği İstanbul’u 25 yılda enkaza çevirdiler. Silueti, yeşil alanları, havası, tarihi yok edildi. Dünyada en çok trafik sıkışıklığı olan kentler listesinde 2’nci sırada. Megakent, hem en stresli şehirlerden biri, hem de çok pahalı. Sahip olduğu yeşil alanla ise sıralamalarda sonuncu.           Yenilenen İstanbul seçimi için [...]
ARŞİV
Subscribe