Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim
ANA SAYFA
Reginald F. Lewis Müzesi
Share 22 February 2006

Mimar: Freelon Group ve RTKL

Baltimore’un iç liman bölgesinde, 33 milyon dolarlık yeni Reginald F. Lewis Maryland Afro Amerikalılar Tarih ve Kültür müzesi bu soruyu her gün turnikelerinden geçen binlerce ziyaretçisine sormaktadır. Haziran 2005’te açılan müze, Afro Amerikalılara yönelik doğu körfezindeki en büyük, ülkedeki en büyük ikinci müzesidir.

Modern ve hafif dolgun tasarımıyla 7.432m2lik müze, başarılı olmak için inanılmaz zorlukların üstesinden gelen ve Amerikan toplumuna önderlik yapan Maryland ve Amerikadaki tüm Afro Amerikalıları yüceltmektedir. Müzenin ismine de, bu liderlerden biri olan Reginald F. Lewis’in adı verilmiştir. Baltimore’un yerlisi olan Lewis, 1993’te öldüğünde arkasında 1 milyar dolarlık bir servet bırakmıştır. TLC Beatrice International’ ın CEO’luğunu yaparak, en zengin 500 şirketten birinin başkanlığını yapmış ilk Afro Amerikalıdır.

Freelon Grubundan Philip G. Freelon, RTKL’den Gary Bowden ile birlikte müzenin ana tasarımını yapmıştır. Baltimore Sun gazetesi bu ikili için Amerikanın en başarılı Afro Amerikalı mimarı demiştir ve ikilinin Baltimore kent merkezinde, bu derece büyük bir bina tasarlayan ilk Afro Amerikalı mimarlar olduğunu belirtmiştir.

Mimarlar ve onların ekibi, yaşanan süreci tam olarak anlatan ve Maryland’deki Afro Amerikalıların başarılarını yücelten bir çevre yaratabilmek için; müzeye destek verenler, tarihçiler, eğitimciler ve toplumla birlikte çalışmıştır. Tasarım siyah granit, alüminyum, cam ve tuğla ile kaplı 5 katlı bir yapı ile çözümlenmiştir. Girişte cepheden geçen kırmızı duvar dilimleri merkez atriuma geçişi ve anıtsal merdivenleri tanımlamıştır. Duvar mecazi olarak gerçek Afrikalıların ve onlarının torunlarının özgürlük ve özgür irade için yaptığı cesaret isteyen yolculuğu anlatmaktadır.

Kırmızı duvarların ve siyah dış cephenin kontrastlığı, müzedeki sergileri gezerken ortaya çıkan, yüceltme ve hayal kırıklığını, uçma ve azmi, keyif ve acıyı, yaratıcılık ve baskının ikililiğini sembolize etmektedir. Fazlası ile büyük olan siyah ve beyaz duvar resmi, Maryland’lı Afro Amerikalıların araç ve yaya trafiğini kesmesini resmederek, yapıyı daha geniş bir kentsel bağlama taşımıştır.

Küçük dar parsel, daha önce yeraltındaki bir dizi kamusal hizmeti örten bir otopark olarak kullanılmaktaydı. Arazinin pek çok sınırlayıcı yapısı nedeniyle yatay yapılanma mümkün olmamıştır. Bunun yerine proje dikey mekanları vurgulayarak ve katan kata yükselişini yücelterek kendi kentsel yapılanmasını oluşturmuştur. Kırmızı duvar boyunca ve içinden geçen koridor, ziyaretçiler için güçlü bir deneyim ve üst katlardaki ana sergiler içinde bir ön haberci niteliğindedir. Cafe ve müzenin mağazası ilk kata yerleştirilirken, ana lobi ikinci kata diğer sergi ve ilişkili mekanlarda üst katlara yerleştirilmiştir.

5 katlı atrium doğal ışığı binanın merkezine getirirken, tüm katlarla görsel ilişki kurulmasını da sağlamaktadır. Ziyaretçiler üst katlara çıktıkça gün ışığı da artmaktadır ve müzenin içeriğine derinlik katmaktadır. İç tasarımda doğal malzemelerin ve tamamlayıcı renklerin kullanılması bağlamı ve sergilerin mesajını desteklemektedir. Tasarımın netliği, doğal ışığın, renklerin ve dokuların kullanımıyla birleştiğinde, düşünmek için estetik bir çevre sağlamaktadır.

Freelon, müzenin “duygusal bir yanıt ortaya çıkarmak için” tasarlandığını söylemektedir. Ziyaretçilere, burada hikayesi anlatılan Maryland’lilerin inanılmaz özgür iradelerini ve başarılarını düşünmek için her türlü fırsatı vermek istedik. Maryland’li Afro Amerikalıların ruhunun özününü verecek mimari bir cevap yaratmaya duyulan güçlü bir taahhütle başladı.”

Yerel mimar ve yardımcı tasarımcı olmanın yanı sıra RTKL, müzenin misyonunu mimarlığın içine bütünleştiren çevresel grafik tasarımları da sağlamıştır. RTKL’in Başkan Yardımcısı Bowden her iki firma birlikteliğinin farklı kalitelerdeki işleri bir araya getirdiğini söylemiştir. Freelon müze ve kültürel yapıları için etkileyici kimliği yaratırken, RTKL kavramsal tasarımı Baltimore’un kentsel dinamikleri ile bütünleştirmiştir. Bu güçlü ortaklık misyonu gerçeğe çevirmiştir.

Smithsonian üyeliği sayesinde müze, “ Bir köle Gemisi Anlatıyor: Henrietta Marie Harabesi” adlı açılış sergisininde dahil olduğu paha biçilemez kalıcı ve gezici ulusal koleksiyonlara erişmiştir. Müzede, enteraktif galeri, iki katlı tiyatro ve ziyaretçilere hem hikayeleri dinleme, hem de kendi deneyimlerini anlatma imkanı veren sözlü tarih kayıt stüdyosunu da içeren diğer çekici unsurlar da yer almaktadır. Uzaktan öğrenim sınıfı, programları ve eğitim faaliyetlerini dışarıdakilerle paylaşma imkanı vermektedir.


Vaziyet Planı

Geçen seneki açılıştan itibaren müze bir taraftan eleştiri alırken, diğer taraftan da popüler bir destek görmüştür. Müze müdürü Sandy Bellamy “Umduğumuzdan çok daha fazla uluslar arası ziyaretçi akını ile karşılaştık ve müzeye ilk kez gelen ziyeretçilerin çoğu daha sonra arkadaşları ve aileleri ile geri geldi” demiştir. Maryland Eyalet Eğitim Birimi ile olan oraklıkları sayesinde 850 bin öğrenci müzenin sunduğu uzaktan eğitim sınıflarına katılacak.


Birinci Kat Planı

Reginald F Lewis Müzesi, geçtiğimiz günlerde, AIA Maryland Kısmında yılın kamu binası olarak adlandırılmıştır. Proje aynı zamanda AIA Nort Carolina Triangle Kısmında Isosceles Ödülünü ve Metal Mimariden de 2005 Tasarım ödülünü almıştır.


Üçüncü Kat Planı


Dördüncü Kat planı


Ara Kat Planı

Kaynak: Archnewsnow
Çeviri: Özge Yıldırım


Yorum yazmak için


Tasarım:  Olafur Eliason and Kjetil Thorsen                     As a means of bringing architecture and art together, Olafur Eliasson and Kjetil Thorsen of Snohetta have created the Serpentine Gallery in Kensington Gardens, London, in 2007. Based on the idea of a winding ramp, the pavilion explores the [...]
ARŞİV
Subscribe