Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim
ANA SAYFA
Fotoğraflarla New York’un Değişimi
Share 1 December 2009

20. yy başlarında Henry James, New York kentine, on yıllar sonra Le Corbusier tarafından da tekrarlanan “geçici kent” kavramını yakıştırmıştır. Mimarlık tarihçisi Max Page ise New York’un kentsel yaşamındaki dinamikliği anlatmak için kasıtlı yıkma ve yeniden yapma anlamında “yaratıcı yıkım” sözünü kullandı. O. Henry ise hepsinin özünü şu sözlerle açıkladı: “Burası çok güzel bir yer olacak, şayet bir gün tamamlayabilirlerse”…

Kentin fiziki evrimi, fotoğraflarla canlı bir şekilde resmedildi, büyük bölümü de kamuya açıldı. Bunların bir bölümü, 1938 ile 1943 yılları arasında hem vergilendirmeler hem de işsizliğe çare olmak amacıyla 700 bin yapının sade biçimde fotoğraflanmasıyla elde edildi. 1980’li yıllarda yine vergilendirme amacıyla benzer bir çalışma yapılarak 800 bin yapı fotoğraflandı. Bu yıl ise New York Times’tan bir fotoğrafçı bu bölgelerin bazılarını dolaşarak son hallerini kayda aldı. Tüm bu çalışmalar sonunda ise, New York’un belli başlı bölgelerinin zaman içerisinde yaşadığı dönüşüm gözler önüne serildi.

NewYork-1

Clear Comfort, 1700’lü yıllarda inşa edilip, Amerika’nın ilk kadın fotoğrafçılarından biri olan Alice Austen’ın büyükbabası tarafından 1844’te satın alındı ve 1952 yılına kadar da Austen’ın evi olarak kaldı. Bölgenin nüfusunun hızla artışına rağmen korumacılar New York Limanı’na bakan bu alanı korumayı başardılar. Ev, 1980’lerin ortalarında belediye tarafından restore edildi. Bugün ise müze olarak kullanılıyor.

NewYork-2

Bu yan yana bitişik, her biri beyaza boyalı yapılar, 1930’lu yıllarda “beyaz blok” olarak biliniyordu. 16 Thomas Caddesi’ndeki 5 katlı orta ölçekli blok, 18. yy’da inşa edilmiş ve kraliyet imtiyaznamesi ile New York Hastanesi Vakfı’na bağışlanmış arazi üzerinde, önceleri tekstil ve mamullerini üreten şirketlere ev sahipliği yapmıştır. Sonraları yerine yapılan McDonald’s belli ki çok iş yapmış ve üzerine yeni bir kat çıkmış. Bugün hemen arkasında görünen yüksek yapı ise yeni, 52 katlı tuğla ve taştan yapılmış TriBeCa Kulesi’dir.

NewYork-3

Bu mağaza ön cephesinin fiziki profili 1980’lere kadar aynı kalmış ve hatta bugün de okunabilir durumda. İç mekandaki değişim ise, çevrenin değişimi ile doğru orantılı olarak farklılaşmış. 1930’larda Wigwam Demokratik Kulübü’nün yer aldığı yerde 1970’lerden itibaren bir Hint mabedi, bugün ise İspanyol kilisesi yerleşmiş.

NewYork-4

Kuzey Bulvarı’nın kuzey doğu köşesinde yer alan mağaza, 1939 yılında, portakal rengi çatısı, 28 çeşit dondurması ve kızarmış midyesi ile ünlü restoran zinciri Howard Johnson’s’a kiralanmış. 1980’lerde restoran bir emlakçi ve bölgenin artan Çinli nüfusuna yönelik büyük bir mağazaya çevrilmiş. Bugün ise ev dekorasyon ürünleri satılıyor.

NewYork-5

Bu tür 1900’lü dönemin yapılarının çoğu 1940’larda beyazdı. O dönemlerde dahi satıcılar bölgenin kötüleştiğinden yakınırlardı. 1943’te bu inada yer alan bir gıda market, kaçakçılığa sahne olmuştur. 40 yıl sonra ise 1977’de nüfus neredeyse 3’te 1’e inmişti ve ortalama yıllık aile geliri 13 bin $ kadardı. Bugün dönemin nüfusunun %40’ı hala bölgede barınıyor ve alanın büyük bölümü canlanmış olmasına rağmen hala çoğunluk fakirlik içinde yaşıyor.

NewYork-6

Queensboro köprüsünün hemen yanındaki bu alan 1930larda Gnome Fırınları’na satıldı ve yeni sahibi cepheyi, içinde farklı ekmekler pişiren küçük adamların yaşadığı izlenimi yaratacak şekilde yeniden tasarladı. Daha sonra burası bir çerçeveciye, böcek ilaçlama servisine, mutfak eşyaları satan bir mobilyacıya ve sonra da ayakkabıcıya kiralandı. Özellikli çatı yapısı korundu. Şimdi ise bir masajla tedavi kliniğine dönüştürüldü.

NewYork-7

1920’li yılların ortalarında açılan 1400 kişilik sinemanın bugüne kalan tek özelliği üst cephesi. Sinema yaklaşık 50 yıl önce kapandı ve yapı önce disko oldu, ardından konut olması amacıyla yenilendi.

NewYork-8

Bina’nın geçmişi 1860’lara dayanıyor. 1900’lerin başında ünlü bir bara ev sahipliği yaptı. 1950’lerde yükselişe geçen ofis kuleleri ile bina yıkıldı. 1967’de alanda 47 katlı bir kule yapılacağı açıklandı. Kule bugün de varlığını koruyor.

NewYork-9

Bu fotoğraflar ise başka bir bölgenin dönüşümünü gözler önüne seriyor. 1916 tarihli binada büyük bunalım döneminin tipik şekerci dükkanından önce kepenkli bir bakkala sonra da konuta dönüşüm gözleniyor.

NewYork-10

Bu üç katlı bina, bugüne kadar ayakta kalmayı başarabilmiş. Orijinal yapı önceleri mağazalara, 80’lerde Çin-Küba restoranına, bugün ise Metro Diner gurme restorana dönüşmüş.

NewYork-11

Modern Sanatlar Müzesi, eskiden John D. Rockefeller’ın evi olan alanda, 5 katlı, cam duvarlı bir binada açıldı. Bölgenin nüfusu bu proje ile düşerek, metronun da gelmesiyle birlikte yerini ofislere bıraktı. Müze, 1983 yılında yanındaki binaların yerini de alarak Müze Kulesi’ni ekledi.

NewYork-12

Manhattan bir zamanlar pasajlarla kaplıydı. Burada görülen ofis ve konut yapılarının gölgelerine sığınmış kapılı pasaj ise son kalanlardan biri. 1860’larda yapılan anıtsal nakliye yapıları, 1920’lerden itibaren konuta dönüştürülmeye başlandı.
Yazı ve Görseller: New York Times
Çeviri: Mimdap

1 Yorum
  1. bu değişim öykülerinde 1980lerin hepsinden farklı ve geri düzeyde olduğunu bu karşılaştırmalardan görüyoruz.şimdilerde kentle bina ilişkisinin daha ilkeli daha şeffaf kurulduğunu düşünüyorum.

    alikemal kılıç | 1 December 2009


Yorum yazmak için


Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Söğütlüçeşme için hazırladığı plana itiraz eden Kadıköylüler, arazinin yeşil alan olarak kullanılmasını talep etti             Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, mülkiyeti TCDD, İBB ve Maliye Hazinesi’ne ait olan Söğütlüçeşme İstasyon alanı için yeni bir planı askıya çıkarmıştı.     Yeni hazırlanan planla birlikte gar sahası 42 bin 451 metrekareyi kapsayacak. Proje [...]
ARŞİV
Subscribe