Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim
ANA SAYFA
Kutunun Dışına Park Etmek
Share 23 December 2009

Otoparklar, bina tiplerinin Rodney Dangerfield’i, kentsel doku içerisinde sorunlu bir engel, tasarımın Gordian Knot’udur. Fakat tüm dünyada ve genellikle çirkin, kızıl saçlı üvey çocuk gibi görülen otoparklar, sığınak benzeri otomobil depoları için, insan ya da makine üretimi, fonksiyon ile estetiği birleştirmeyi başarmış göz alıcı örnekler de bulunmaktadır.

Shannon Sanders McDonald’ın The Parking Garage: Design and Evolution of a Modern Urban Form isimli kitabından uyarlanan ve Washington’daki Ulusal Yapı Müzesi’nde açılan bir sergi ile Santiago Calatrava, Louis Kahn, Eric Owen Moss ve daha pek çok önemli mimarın otomobillere yönelik tasarımları sergilenerek bu yapı tipinin tarihi gün yüzüne çıkarıldı.

Başlangıçta ahırlardan uyarlanan erken dönem garajları bir bakıma ufak birer benzinci işlevi de görüyordu: aracınız park halindeyken benzini koyulup, genel motor bakımı yapılıp, yıkanabiliyordu. Geleceğin otoparklarının da eskilerine benzer şekilde, elektrikli aracınızı şarj edebilme imkanı sunan, güneş panelleri, yeşil çatılar ve ekolojik olarak biraz ironi yaratsa da LEED sertifikaları gibi çevreye duyarlı özellikler taşıyan “akıllı” garajlar olması planlanıyor.

pob-1.jpg

Milwaukee Sanat Müzesi
Yıl: 2001
Yer: Milwaukee, Wisconsin
Mimar: Santiago Calatrava
Park Alanı: 199

Garajların büyük kısmını mühendisler tasarladığı için, mimar- mühendis olan Santiago Calatrava gibi bir ismin otomobil barındıracak bir mekan tasarlamasının tasarımı iyileştireceğine şüphe yok. Milwaukee Sanat Müzesi’ne 2001 yılında yaptığı büyük ek de bunun göstergesi. Otoparkın, mimarın diğer eserlerinin çoğunda da rastlanan heykelimsi/iskeletimsi estetiğini yansıtan destekli tonozu otomobil siluetinin kıvrımlarını da taklit ediyor. Tavan pencereleri, üzerini kaplayan destekleri aydınlatarak normalde yeraltı garajlarının geleneksel kasvetini ortadan kaldırıyor ve bir bakıma müze hissini tamamlayarak “aracınız bu park alanından çıkana kadar siz hala sanatın içindesiniz” mesajını veriyor.

pob-2.jpg

Paleont Otopark ve Ofisleri
Yıl: 2000
Yer: Culver City, California
Mimar: Eric Owen Moss
Park Alanı: 523

Paleont tasarımının özünde, bilim-kurgusal cephesi ve insanı sarsan görüntüsünden hemen çevre yolunun üzerinde otomobillere ev sahipliği yapmasına kadar Güney California’ya özgü bir yanı var. Bir de tabi Hollywood bağlantısı bulunuyor: Bu dört katlı otopark, film endüstrisine ait pek çok post-prodüksiyon deposunun da ortasında yer alıyor. Ayrıca en üst katında bulunan ofisin de film yapımı için kullanılması planlanmış. Tasarım, ahır benzeri garaj geleneğini, dışarı doğru patlatır gibi bozarak on yıldır pek çok övgü ve ödül aldı.

pob-3.jpg

Fairfield Çok Modlu Ulaşım Merkezi
Yıl: 2002
Yer: Fairfield, California
Mimar: Stantec Architecture (eski Gordon H. Chong & Partners)
Park Alanı: 400 + 10 adet kapalı otobüs bölümü

Eğer bir otopark yapısını “yeşil” yapmayı planlıyorsanız neden “yeşil üzeri yeşil” yapmayasınız ki? Bu, yerel, şehirlerarası otobüsler ile servis araçları için yapılmış Interstate 80 transfer merkezinin dış cephesi, içindeki, elektrikli araçları şarj etmeye yarayan birimlere enerji sağlayan fotovoltaik pillerle kaplanmış. Karma işlevli bu otopark yapısı aynı zamanda ortak araç kullanım hizmeti ve bisiklet parkları, ev-ofis merkezi, taksi bölümü, belediyeye ait ve ticari ofisler ile ticaret alanları da sunuyor. Kuraklığa dayanıklı yeşil bitkiler yağmur suyu kaybını önlerken bir yandan da otoyol gürültüsünü ve binanın aşırı ısınmasını azaltıyor.

pob-4.jpg

Marina City
Yer: Chicago
Yıl: 1964
Mimar: Bertrand Goldberg
Park Alanı: Her bir kulede 896

Bu 19 katlı otopark kuleleri, üzerlerinde uzanan iki konut kulesinin otopark hizmetini karşılıyor. Eğer en son park noktasına kalacak kadar şanssızsanız, tam 1 kilometre yol gitmiş oluyorsunuz. Tüm proje ü dönümü kaplıyor.

pob-5.jpg

Nike Avrupa Genel Merkezi
Yıl: 1999
Yer: Hilversum, Hollanda
Mimar: Peyzaj mimarları Nelson Byrd Woltz ile William McDonough + Partners
Park Alanı: 321 otomobil, 246 bisiklet

Diğer türlü çok şekilsiz gözükecek olan pek çok garaj yeraltına gömülürken muhtemelen hiçbiri Nike Avrupa Genel Merkezi’nin yeraltı otoparkı gibi yeşil çatısıyla bir kampusa avlu görevini görmemiştir. Kışın da buz pateni pistine dönüşen bu yeşil alan dört bina ile çevreleniyor. Avlu, herhangi bir garajın tersine, hem ofislerinde çalışanlara güzel bir manzara hem de sosyal etkileşim imkanı sunuyor.

pob-6.jpg

Parc de Célestins
Yıl: 1994
Yer: Lyon, Fransa
Mimar: Michel Targe, Jean-Michel Wilmotte ve Daniel Buren
Park Alanı: 413

Bu yer altı parkı, Célestins Meydanının altına tam yedi kat gömülmüş. İçe banak pencereler, gelenlerin aşağıya, kuyunun dibindeki dev dönen aynaya bakmalarına olanak veriyor. Otopark hiç bu kadar gotik olmamıştı.

pob-7.jpg

Publix by the Bay
Yıl: 1998
Yer: Miami, Florida
Mimar: Wood + Zapata, Inc.
Park Alanı: 300

Yüzeye çıkan bir balina ya da gemi burnu gibi gözüken bu yapıda “deniz” teması, bu şık süpermarketin otopark tasarımında kesinlikle ön plana çıkıyor. Dairesel garaj, süpermarketin tam üzerine yerleştirilmiş ve hemen yanından yürüyen bir rampa yapılarak gelenlerin alışveriş arabalarıyla araçlarına ulaşmaları kolaylaştırılmış. Yapı hem alışveriş hem de otopark işlevlerine şıklık katıyor.

pob-8.jpg

Chesapeake Otoparkı
Yıl: 2008
Yer: Oklahoma
Mimar: Elliott & Associates
Park Alanı: 791

Mimar Rand Elliott, Chesapeake Energy Corp için bir garaj tasarlarken yaratmak istediği şey “otopark olarak sanat”mış. Ancak yapının güzelliği otopark deneyiminin çok ötesine geçmiş. Şık, çelik bir ekran cepheyi kaplayarak hem araçları gizliyor hem de bölgenin neredeyse her zaman mavi olan gökyüzünü ve göz alıcı gün batımlarını yansıtıyor. İçeride ise tasarım tam olarak “aracınızı bulmak” işlevini yerine getiriyor. Yer bulma, her katta ve merdivenlerdeki renkli flüoresan ışıklarıyla ve çevreye açılan bir penceresi bulunan asansörüyle gerçek bir deneyime dönüşmüş.

pob-9.jpg

Santa Monica Hükümet Binası Otoparkı
Yıl: 2008
Yer: Santa Monica, California
Mimar: Moore Ruble Yudell Architects & Planners (International Parking Design ile birlikte)

Ne zamandan beri bir garaj, birilerinin sivil ve kültürel projeler listesinin başına yerleşti? Muhtemelen ülkedeki ilk LEED sertifikalı garaj olduğundan beri. Bu sekiz katlı tesis, renkli cam sıklığını, malzemesi (geri dönüştürülmüş), bitişi, parlaklığı, peyzajı ve elektrikli araç şarj ünitelerindeki çok ciddi yeşil karakteri ile daha da arttırmış.

Yazı ve Görseller: Metropolis
Çeviri: Mimdap

1 Yorum
  1. otopark binaları genellikle çok fonksiyonel, şekilsiz ve katlı kutu gibi düşünülür ve o binanın kent duvarı olarak bir artısının olabileceği tasarımcının aklına da gelmez toplumdan da bu yönde bir talep olmaz. karaköy katlı otoparkını düşünün bir. tarihi bölgede kocaman anlamsız kütle. bir de bu projeler bakalım. arada ne kadar fark var.

    Cihat Alkım | 25 December 2009


Yorum yazmak için


Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Söğütlüçeşme için hazırladığı plana itiraz eden Kadıköylüler, arazinin yeşil alan olarak kullanılmasını talep etti             Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, mülkiyeti TCDD, İBB ve Maliye Hazinesi’ne ait olan Söğütlüçeşme İstasyon alanı için yeni bir planı askıya çıkarmıştı.     Yeni hazırlanan planla birlikte gar sahası 42 bin 451 metrekareyi kapsayacak. Proje [...]
ARŞİV
Subscribe