Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim
ANA SAYFA
Binalarda erişilebilirlik adaptasyonu yapılması zorunluluktur
Share 4 December 2019

Mimarlar Odası Ankara Şubesi,  Birleşmiş Milletler tarafından 3 Aralık Uluslararası Engelliler Günü’nde engelli vatandaşların sorunlarını dile getiren ve yerel yönetimlerin bu kapsamdaki sorumluklarını hatırlatan basın açıklaması yaptı.

 

 

Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, engellilerin kent ve mekânların erişilebilirliğinde, mevzuatların uygulanmadığı, sürekli ertelendiği, engellilerin kentte sağlıklı yaşama koşullarının oluşturulmadığını vurguladı. Yerel yönetimlerin bu konuda büyük sorumlulukları olduğunu, kentin ve mekânların erişilebilir olması için adaptasyon projelerinin yapılması gerektiğini vurguladı.

 

 

İktidar ile birlikte yerel yönetimlerin de, herkesin kentsel yaşam alanına erişiminden sorumlu olduğunu hatırlatan Candan “Kentsel uygulamalar standartlara uygun değil, eskiden yapılan binalarda, engellilere uygun adaptasyon projelerinin yapılması gereklidir. Standart dışı uygulamalar ile bizzat engelliliğe davetiye çıkartılıyor. 10 milyonu aşan engelli nüfusun kent hizmetlerinden eşit bir şekilde yararlanamıyor. Engelliler sokağa çıkamıyor, kent yaşamına dâhil olamıyor. Hükümet tüm bunların uygulamalarını hayata geçirecek adımlar atmadığı, yapılan uygulamaların denetimini gerçekleştirmediği ve mevzuatların hayata geçirilmesini erteledikleri için sorumludur, ayrımcıdır”

 

 

Candan, eski yapılarda erişilebilirlik adaptasyonun yapılmasının engellilerin yaşama katılması için zorunluluk olduğunu kaydetti.

 

 

Ülkemizde engelsiz kent söylemi örnek bir uygulama yaratacak düzeye gelemedi

 

 

Candan, sözlerine şöyle devam etti:

 

 

“Uygulanan rant odaklı kentsel politikalarla kentlerin sadece engelliler için değil neredeyse herkes için erişilemez durumda. Üst geçit ve alt geçitler, kaygan zeminler, dar ve yüksek kaldırımlar, eğimi yüksek rampalar, güvenli olmayan yaya geçitleri, yeterli aydınlatılması yapılmamış sokaklar, görme engelliler için kaldırımlardaki kılavuz yönlendirmelerin yetersizliği ve otomobil öncelikli ulaşım politikaları, yaşamı imkânsızlaştırıyor.”

 

 

Mevzuat çıkartmanın yeterli olmadığını, önemli olanın denetim ve uygulama olduğunu kaydeden Candan, şunları kaydetti:

 

 

“Daha önce çıkartılan 5378 sayılı kanunun başta belediyeler olmak üzere tüm kamu kurum ve kuruluşları altyapı ve üst yapı alanlarının engellilerin erişilebilirliğine uyumlu hale getirilmesine kararı, yasanın hükmettiği yedi yıl içerisindeki uyumu hale getirme süresi uzatılmıştı. 2013 yılında Erişilebilirliği İzleme ve Denetleme yönetmeliği çıkmış, 2016 yılında değişiklikler yapılmış ancak uygulamada ve cezai işlemlerde yetersiz kalınmıştır.”

 

 

Candan, “Bir yerden bir yere yürüyerek ulaşılamayan bir kentin ve yanlış uygulamaların baş sorumlusu ülkeyi yönetenlerdir. Her türlü mekânsal alanın ve toplum taşım araçlarının engellilerin erişilebilmesine uygun hale getirilmesinde yerel yönetimlerin bu sorumluluğu layıkıyla yerine getirmiyor. Standart dışı uygulamaları ile bizzat engelliliğe davetiye çıkartılıyor. Ülkemizde engelsiz kent söylemi ise, ne yazık ki örnek bir uygulama yaratacak düzeye gelemedi” diye konuştu.

 

 

 

 

Kaynak : Mimarlar Odası Ankara Şubesi 


Yorum yazmak için


Mimarlık ortamına etkileri ile birlikte krizi değerlendirdiğimiz etkinlik serimizin ikincisi Pelin Tan ve Bülent Tanju’nun katılımıyla 09.12.2019 tarihinde Tasarım Merkezi Kadıköy (TAK) ‘de gerçekleşti.         Mimarlıkta Dayanışmacı Taban Hareketi adına yapılan açılış konuşmasında MDTH’yi bir araya getiren koşullar, dayanışma bileşenleri, çalışma prensipleri, “dayanışma” ve “taban” vurgularındaki ısrara değinildi.     Ardından söyleşi [...]
ARŞİV
Subscribe