Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim
ANA SAYFA
Atatürk Tasarladı Danimarka Uyguladı: İdeal Cumhuriyet Köyü Projesi’nin Hayata Geçirildiği Brøndby Banliyösü
Share 19 November 2019

Atatürk’ün İdeal Cumhuriyet Köyü projesini belki hatırlarsınız… Türkiye’yi temelden kalkındırmayı amaçlamış bu projeyi biz sadece anmakla yetindik fakat Danimarka’nın Brøndby şehri bu vizyoner projeyi hayata geçirdi ve tüm dünyaya örnek oldu.

 

 

Mustafa Kemal Atatürk’ün şahsi olarak ortaya attığı proje tam olarak şöyleydi…

 

 

 

 

 

Atatürk’ün yaşamını yitirmeden bir yıl önce ortaya attığı ve toplumun kökten kalkınması için bizlere ışık tutmasını amaçladığı İdeal Cumhuriyet Köyü projesi dünya çapında örnek gösterilen bir proje haline geldi.

 

 

Bu projeyi biz Afet İnan’ın kitaplarından öğrendik ve açıkçası hayran kaldık, tıpkı orataya çıktığı yıllarda olduğu gibi.

 

 

Proje Atatürk aramızdan ayrıldıktan sonra uygulanmaya çalışıldı ama…

 

 

 

 

Maalesef başarılı olunamadı. Projeyi tanıtmak ve uygulanmasını sağlamak için bol efor harcayan Afet İnan, 70′li yıllarda Bayındırlık Bakanlığı ve valilere mektuplar yollayarak projenin önemini anlatmaya çalışmıştı.

 

 

Her detayında medeniyetin izleri görülen proje merkezden çevreye doğru helezonik bir biçimde genişler ve dört ayrı parçaya ayrılır.

 

 

 

 

 

Şayet proje hayata geçebilseydi aşağı yukarı 40 yapıdan oluşacaktı ve bunlar arasında okul, spor alanları, tarım ve hayvancılık için üretim alanları, bahçe, fabrika ve sağlık tesislerinin yanında birçok bina ve tesis tasarlanmıştı.

 

 

Bir köyden ziyade bir milletin ihtiyacı olabilecek her şey mükemmel konumlanmıştı.

 

 

Köyün merkezindeki anıt etrafında ise sosyal tesisler konumlanacaktı, insanlar ortak alanlarda sosyalleşebilsin diye.

 

 

 

 

 

Ortaya çıktığı dönemde bile geleceği şekillendireceği belli olan bu ‘geleceğin projesi’ hedefi olan Türkiye’de gökdelenlerin yarattığı heyecanı yaratamadı ve gerekli kıymeti göremedi fakat Danimarka’da hayata geçirildi.

 

 

Brøndby’de banliyölerde tarımsal üretimin yapılabilmesi için insanların belli bir mevsimi geçirdiği böyle bir köy inşa edildi.

 

 

 

 

Bu bölgede bir eve sahip olmak hiç kolay değil, öncelikle 20 kilometre yakınlarda evinizin olması gerekiyor. Bu kuralın sebebi ise insanların buraya mecburiyetten değil, isteyerek ve keyfle gelmesi..

 

 

Mikro tarım yapılabilmesi amacıyla devletin desteklediği bölgede insanlar kendileri üretiyor, tüketiyor ve daha da önemlisi satıyor.

 

 

 

 

 

 

Tıpkı Atatürk’ün ortaya attığı proje gibi, kendi kendine yeten, bunun yanında kazancını da bu yapıdan çıkaran bir yer burası. Ayrıca tıpkı İdeal Cumhuriyet Köyü’nde olduğu gibi bu helezonik yapı insanların sosyalleşmesi için de müthiş bir zemin hazırlamış.

 

 

Normal şartlarda yüz yüze bile gelmeyecek komşular bu mahallelerde her akşam karşılaşıyor, birbirlerini ziyaret ediyorlar, sosyal bağlarını kuvvetlendiriyorlar.

 

 

Şehirlerin çocuklara düşmanlaştığı bu yüzyılda bu yapılar müthiş bir oyun alanı aynı zamanda…

 

 

 

 

 

Uygun fiyatlarla sosyal devletin etkilerinin hissedildiği bölge modern dünyanın içerisinde geleneksel detayların en güzeli olarak parlıyor resmen. Bunu sadece dışarıdan bakarak söylemiyoruz, yaşayanlar da anlatıyor.

 

 

Bölgedeki evlerin hepsi aynı boyutta, 50 metrekare.

 

 

 

 

Kim olursanız olun fark etmiyor, bu köyde eşitsiniz. Buradaki eşitlik duygusu ve sosyal bağların da etkisiyle bölgeyi temsilen meşhur bir futbol takımı bile kurulmuş.

 

 

İmrendik, değil mi?

 

 

 

 

 

Peki asıl soruyu soralım, Danimarka’da bir örneğini gördüğümüz ve Mustafa Kemal Atatürk’ün 1937′de dehasıyla ortaya attığı İdeal Cumhuriyet Köyü projesini biz neden gerçekleştiremedik?

 

 

 

 

Kaynak : onedio.com

2 Yorum
  1. nereden nereye, bizde bu konu bilinmez bile, bütün yaratıcılıkları törpülemiş bir ülkedeyiz malesef

    berhan deniz | 19 November 2019

  2. ataturk’un savundugu bu konseptin ebenezer howard’in garden city akimi oldugunu da belirtmemiz lazim.

    Omer Dogan | 21 November 2019


Yorum yazmak için


Tasarım: Giovanni Vaccarini Architetti Endüstri ile tarım dünyası arasındaki bir arada yaşama vaat eden bir örnek, Russi’deki Giovanni Vaccarini Architetti’nin Powerbarn’ı (Ravenna, İtalya), Eridania şeker şirketinin bir mülkünün bir sanayi bölgesinin bir biyoenerji üretim tesisine dönüştürülme sürecini yorumlar. Kum tepecikleri ve doğal yollar ile çevrili olan ve yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretimi için yeni direk, enerji [...]
ARŞİV
Subscribe