Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim
ANA SAYFA
Ev hayali 15 yıllık esarete neden olmasın
Share 5 August 2019

Son 1 ay içinde halkın zorunlu giderlerine zam üstüne zam geldi. Sırasıyla akaryakıt, elektrik, çay, şeker, doğalgaz zamlarını önceki gün sigaraya yapılan zam takip etti. Geçim sıkıntısı halkın temel gündemi olmaya devam ederken iktidar medyası konut kredisi faizlerinin düşmesini alkışlıyor. Ancak işsizlik oranının bu denli yüksek seyrettiği, sigortasız çalışmanın ve sendikasızlaşmanın yaygınlaştığı çalışma yaşamında 15 […]

 

 

 

Son 1 ay içinde halkın zorunlu giderlerine zam üstüne zam geldi. Sırasıyla akaryakıt, elektrik, çay, şeker, doğalgaz zamlarını önceki gün sigaraya yapılan zam takip etti. Geçim sıkıntısı halkın temel gündemi olmaya devam ederken iktidar medyası konut kredisi faizlerinin düşmesini alkışlıyor. Ancak işsizlik oranının bu denli yüksek seyrettiği, sigortasız çalışmanın ve sendikasızlaşmanın yaygınlaştığı çalışma yaşamında 15 yıla varan vadeli krediler ocak söndürüyor. Her ne kadar konut kredisi faizleri düşmüş olsa da mevcut tutarlar üzerinden alınan krediler ücretlilerin en az 15 yılını ipotek altına alıyor. 15 yıl boyunca her ay kredi taksidi ödemek zorunda kalan ücretli işverenin her türlü sömürüsüne onay veriyor. Bir yanda işsizlik korkusu, diğer yandan kredi borcunu ödeme endişesi, bir yandan da geçim sıkıntısı ücretliyi depresyon batağına sokuyor.

 

Konut kredi faizleri 0,99’a indi

 

 

Artan faizler konut sektöründe ciddi bir bunalıma sebep oldu. Haziran ayında kredi çekilerek alınan ipotekli konut satışları önceki yılın aynı ayına göre yüzde 84,6 azaldı. TÜİK’in konut satış istatistiklerine göre geçen yılın haziran ayında 47 bin 648 ipotekli konut satılırken bu sayı bu yılın haziran ayında 7 bin 319’a düştü. Konutta deprem etkisi yaşatan bu ani duruş hükümetin konut kredi faizlerini adım atmaya zorladı. Kamu bankaları eliyle konut kredi faizleri aylık 1 puanlık psikolojik sınırın altına yüzde 0,99’a düşürüldü.

 

 

Konut kredi borcu 448 katına çıktı

 

 

Gelir yaratmak yerine halkı borçlanmaya zorlayan ekonomi politikaları tüketici kredilerini yıllar içinde artırdı. 2002 yılında 400 milyon lira olan konut kredisi bakiyesi bu yılın temmuz ayı itibariyle 178,7 milyar liraya çıktı. Böylece AKP döneminde konut kredi bakiyesi toplam 448 katına çıkmış oldu. Buna karşılık ücretlinin geliri aynı dönemde bu seviyede artmış değil. 2002 yılında 184 lira olan asgari ücret bugün 2020 lira. Enflasyon yüzünden alım gücünün düşmesi ise cabası.

 

 

Ödenmeyen borçlar takibe düşüyor

 

 

Konut kredisi çektikten sonra vadesi gelen borcunuzu 90 gün boyunca ödemezseniz kredi borcunuz takibe düşüyor. Bu süreçte her bankada farklı olmak üzere borca kat kat fazla faiz işliyor. Dahası bir bankada takibe düşen krediniz varsa bu bankacılık sisteminin tamamında görülüyor ve kredi puanınız düşüyor. Bu süreçte başka kredi kullanmanız da zorlaşıyor. 15 yıl vadeli krediler özellikle güvencesiz ücretli çalışanlar için ciddi risk oluşturuyor. Ödenmeyen borca karşılık banka konuta el koyuyor ve konutu satışa çıkararak borcun geri kalanını tahsil ediyor. Üstelik kişinin hayat sigortası bulunmuyorsa, borçlu öldüğünde borç yasal mirasçılarına kalıyor.

 

 

Takibe düşen konut kredisi borcu yüzde 50 arttı

 

 

Ev sahibi olma hayaliyle girişilen bu yolda bir çok yurttaş borcunu ödeyemiyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre geçen yılın haziran ayında takibe düşmüş konut kredisi borcu 823 milyon lira iken bu tutar bu yılın haziran ayında 1 milyar 229 milyon liraya fırladı. Takipteki kredi borcunun yüzde 50 artmasında ekonomik durgunluk etkili oldu.

 

 

15 yıllık borcun koşulları neler?

 

 

Ziraat Bankası, Halkbank ve Vakıfbank eliyle konut kredi faizleri aylık yüzde 0,99’a düşürüldü. Bu gelişme özellikle iktidar basınında kira öder gibi ev sahibi olma fırsatı gibi anlatılıyor. Ancak uzmanlar her yurttaşın kredinin koşullarını düşünerek bu adımı atması gerektiği görüşünde birleşiyor.

 

 

500 bin TL tutarında evin kirası ne kadar ?

 

 

İstanbul’da ortalama kira çarpanının 20 yıl olduğu düşünülürse İstanbul için 500 bin lira değerindeki bir evin aylık kira bedeli yaklaşık 2 bin liraya denk geliyor. Kirası 2 bin lira tutarında olan bir evi kamu bankalarından çekilen konut kredisi ile satın almak için 15 yıl boyunca ayda yaklaşık 6 bin lirayı gözden çıkarmak gerekiyor. Kişi 500 bin TL kredi kullandığında 15 yılın sonunda toplamda 1 milyon 76 bin lira tutarında ödeme yaparken her ay 5 bin 962 TL tutarında kredi ödemesi yapmak zorunda kalacak. Dosya masrafları ise cabası.

 

 

Konut kredisinde dikkat edilmesi gerekenler

 

 

1- 15 yıl vadeli aylık yüzde 0,99 faizle alınan bir konut kredisi için 15 yılın sonunda yüzde 115 faiz ödenir. 500 bin TL tutarında bir kredi için toplamda 1 milyon 76 bin TL ödeme yapılır.

 
2- Kredi kullanan kişi öldüğü takdirde borcu mirasçılarına kalır. Kişi borcunun mirasçılarına kalmasını istemiyorsa bir de hayat sigortası yaptırmalıdır.

 
3- Konut kredisi kullanılarak alınan ev, ipotekli olarak kullanılır. Borç ödenmediği takdirde ev, bankanın olur.

 
4- Ödemelerde 90 günlük gecikme halinde yasal işlemler başlar, borç takibe düşer.

 
5- 15 yıl vadeli aylık 0,99 faizli bir evin aylık kredi taksiti o evin kirasının yaklaşık olarak 3 katına denk gelir.

 
6- Dükkan, depo vb. satın almak için konut kredisi kullanılamaz. Konut kredisi için konutun “mesken” statüsünde olması gerekir.

 
7- Satın alınmak istenen evin krediye uygun olup olmadığı için ekspertiz raporu gerekir. Ekspertiz maliyeti kredi borçlusu tarafından karşılanır.

 
8- İnşaat halindeki bir evin krediyle satın alınması için inşaatın yüzde 80’inin bitmesi gerekir.

 
9- Konut kredisi kullanmak isteyenler yüzde 20 oranından peşinatı bankaya ödemek zorundadır. Peşinat için ihtiyaç kredisi kullanılabilir.

 

 

 

 

 

Kaynak: Birgün


Yorum yazmak için


Osmanlılar II. Murad’dan (1421-44, 1446-51) itibaren, Timur darbesinin yarattığı meşruiyet sarsıntısını gidermek için, ciddi bir tarih yazım faaliyetine başladılar. Özellikle Yazıcızâde Ali’nin Tevârîh-i Âl-i Selçuk’u (Selçuklu Hanedanı Tarihleri) ve onu izleyen Tevârîh-i Âl-i Osmân geleneği, neredeyse ağız birliğiyle, Selçukluları Osmanlıların resmî önceli ve meşruiyetin aktarıcısı olarak gösteriyordu. Enverî ve Kemal gibi bazı 15. yüzyıl yarı-resmî [...]
ARŞİV
Subscribe