Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim
ANA SAYFA
“Kesik Minare Restorasyonu” protesto edildi: Kimliği yok ettiği açıktır
Share 25 July 2019

 Antalya’nın simgelerinden Kaleiçi’nde bulunan“Kesik Minare” olarak bilinen bir yapının restorasyon adı altında yeniden inşa edilmesi, Kaleiçi Ortak Akıl Platformu’nun çağrısıyla protesto edildi.

 

 

 

 

 

 

Kaleiçi Ortak Akıl Platformu’nun yaptığı basın açıklamasında, ”Kesik Minare, Antalya’nın simgesi ve kent belleğinde yer alan kültürel ve arkeolojik bir değerdir. Yerli ve yabancı tüm arşivlerde ve kent hafızasında  “Kesik Minare” olarak yer eden bir yapının, “restorasyon” adı altında yeniden inşa edilmesi ve minareye külah takılması, tüm Antalyalılarda şaşkınlığa, hayal kırıklığına ve üzüntüye yol açmıştır.” denildi.

 

 

 

Açıklamada “Bugün burada bizler, Büyükşehir Belediyemiz, Muratpaşa Belediye Meclisi Kaleiçi ve Kültür komisyonları üyeleri, Antalyamızın meslek odaları, Ticaret ve Sanayi Odası, Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri, Kent Konseyi, Dernekleri, Sivil Toplum Kuruluşları, Kaleiçi esnafı ve halkı, milletvekillerimiz, yani tüm kentliler, Kesik Minare’ye yapılan müdahale nedeniyle duyduğumuz tepkinin sesini daha da güçlü duyurmak amacıyla, Kaleiçi Ortak Akıl Platformu olarak bir aradayız.Kent belleği, mekanda yaşam bulur. Dünya kültür mirasına kentimizden aday gösterilen iki eserden biri olan bu yapıyla birlikte, kent siluetinin yok edilmesi anlaşılamaz, kabul edilemezdir. Kesik Minare, turizm tanıtım yönünden de paha biçilemez bir değerdir. Kent silüetinin temel figürlerinden biri, Kaleiçi turistik alanının çekim noktasıdır.” şeklinde belirtildi.

 

 

KİMLİĞİ YOK ETTİĞİ GAYET AÇIKTIR
“Şu an Kesik Minare Sokak’ tayız. Sokak adları kente ait kolektif belleğin sürekliliğinde rol oynar, o belleği tanımlar. Kentler bugünden yarına bir günde oluşmaz. Kentliler, paylaşarak, üreterek, sosyal alanlarını yaratır ve köklü, miras değerlerine sahip çıkarak, kadim kentleri yaratırlar. Bu sokağa da adını veren Antalya’ ya ait, Kaleiçi’nin simgesi haline gelmiş Kesik Minare’ ye külah eklenmesi; yapının sembol özelliğini, adını, kimliğini kaybetmesine, sıradan bir minareye dönüşmesine sebep olmaktan başka bir işe yaramaz. Restorasyon, “korunması gereken yapıtın aslına uygun olarak, özgünlüğü korunarak, olabildiğince asli malzeme, işçilik ve yapım tekniğinden yararlanılarak en az müdahale ile onarılması” dır. Restorasyonda değerlendirme ölçütü budur. Daha da basit anlamda restore edildiği zor anlaşılan yapının restorasyonu en başarılısıdır.  Eskiyi ezecek, hatta yok edecek türden uygulamalar,  fanteziler kabul edilemez. Bu külahın, tadilatın bu ölçüte uymadığı, eskiyi ezdiği, kimliği yok ettiği gayet açıktır.”

 

 

KESİK MİNARE AÇIK HAVA MÜZESİ OLARAK KENTE KAZANDIRILMALIDIR
Açıklama “Kesik Minare’ye ilişkin hazırlanan bilimsel raporlarda, bu alanın kesin bir mekansal fonksiyona tamamlanmaması gerektiği belirtilmesine rağmen, birbiri ile çelişen raporlara dayanarak yapılan ve evrensel kriterlere uymayan restorasyon, alanda 2000 yıllık tarihi, kültürel ve arkeolojik bulguları yok etmektedir. Bu alanın, Kesik Minare gibi kimlikleşmiş sembol bir yapıyı özne alarak, Antalya’ da turizmi çeşitlendirme kaygısıyla, Kaleiçi’nin her noktasında çıkan arkeolojik değerlerle birlikte, “Açık Hava Müzesi” olarak değerlendirilmesi; aklın, bilimin, kentimiz Antalya’ ya sahip çıkmanın gereğidir. Bu, kent tanıtımına, turizm katma değerine ilave güç olduğu gibi, bu tarihi değerin, hepimizin hafızasında yer ettiği şekliyle gelecek kuşaklara aktarılmasının tek yoludur. Kesik Minare, yeniden Antalya hafızasında yer etmiş haline döndürülmeli ve bu alan Açık Hava Müzesi olarak kente kazandırılmalıdır” şeklinde sonlandırıldı.

 

 

 

 

 

Kaynak : www.antalyasokaklari.com

4 Yorum
  1. O kadar söylendi o kadar yazıldı, dinletemediler Vakıflar Müdürlüğüne. Mahkeme bilirkişilerini bile dinlemediler, Antalya’nın simgesini bozdular. Nasıl geri döndürülür o da ayrı bir sorun.

    nilay oğuz | 25 July 2019

  2. Sadece minarenin külahı sorunu yok burada. O işin bir noktası. Siz yüzlerce yıllık pagan tapınağını ve sonra kilisesini de yok sayıp camiye çeviriyorsunuz. Sorun burada aslında. Cami bu yapının 1300 senelik ömrünün içinde son iki yüz yılında var. Doğrusu bütün katmanların görünmesi olmalıydı.

    Süleyman Alçın | 27 July 2019

  3. Şimdi de Vakıfların zorla camiye çevirip kesik minareyi “kesiksiz” hale getirmesine Antalya müftüsü destek çıkmış. Antalya halkının protestosuna küfretmeye o da eklenmiş ve bu cahilliğin Ortak Akıl platformu tarafından ortaya serilmesine fena halde içerlemiş. Protestocular “din düşmanı” falan diyor. Tarihi eserlerin restorasyonu ne zamandan beri müftülüğün konusu oldu bilmiyorum ama 18 senelik iktidar devletin memurunu böyle saçma bir hale getirdi sonunda.

    Alişan Ortaç | 28 July 2019

  4. Kesik minare ve pagan kilisesi, sonrasında Selçuklu camisine dönüşmüş külliyat her kültürün sergilendiği bir müze olmalıdır. Kesik minare de “kesik” kalmalıdır.

    Canan Okur | 29 July 2019


Yorum yazmak için


Osmanlılar II. Murad’dan (1421-44, 1446-51) itibaren, Timur darbesinin yarattığı meşruiyet sarsıntısını gidermek için, ciddi bir tarih yazım faaliyetine başladılar. Özellikle Yazıcızâde Ali’nin Tevârîh-i Âl-i Selçuk’u (Selçuklu Hanedanı Tarihleri) ve onu izleyen Tevârîh-i Âl-i Osmân geleneği, neredeyse ağız birliğiyle, Selçukluları Osmanlıların resmî önceli ve meşruiyetin aktarıcısı olarak gösteriyordu. Enverî ve Kemal gibi bazı 15. yüzyıl yarı-resmî [...]
ARŞİV
Subscribe