Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim
ANA SAYFA
”İSTANBUL MİMARLARI” *
Share 3 April 2019

SAYISAL VERİLERLE İSTANBUL MİMARLARI

 

 

Bülend TUNA

TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi üye sicil kayıtlarından hareketle derlediğimiz bazı bilgileri mimarlık ortamıyla paylaşmak ve buradaki rakamların sergilediği durumun değerlendirmesine fırsat yaratmak istedik. Bu bilgilerden hareketle farklı okumalar ve irdelemeler eşliğinde önümüzdeki tablonun analizi, yorumlanması ve gündemin şekillenmesine katkı yapması, bu yönde bir girdi teşkil etmesi beklenir.
Rakamların yer yer ürkütücü boyutlara ulaşması bazı farklı değerlendirmelere de neden olmuş ve geçmişte konunun gündeme geldiği ortamlarda niceliksel bilgilerin yeterli olmayabileceği, yanıltıcı olabileceği gibi görüşler dile getirilmiştir. Elbette, sayısal verilerin tek başına tüm tabloyu anlamlandırmakta yetersiz kalacağı açıktır. Mimarlık eğitimindeki tablonun ağırlaştırdığı ortamın önemli bir ürünü olarak paylaştığımız bu verilerin önümüzdeki dönemin yol haritasının belirlenmesinde yardımcı olabileceği de bir başka gerçektir. İlgili kişi ve kurumlarm bu verilerden hareketle söyleyebilecekleri şeyler olacaktır; elbette benim de vardır. Bu yazıda bir ölçüde bunu yapmaya çalışacağım.
İstanbul’da Nüfus ve Mimar Oranları
İstanbul büyükşehir sınırları içerisinde yaşayanların ülke geneline oranı ciddi bir yığılmanın göstergesi olarak hep dile getirildi. Bunun yanı sıra İstanbul kentinde çalışan mimarların ülke genelindeki mimarlara oranı ise bu oranı daha da şiddetlendiriyor. Rakamlara bakalım:

 

 

 

 

TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nin ka­yıtlı üye sayısı (31.12.2018 itibariyle) 23.059. İstanbul kenti içinde ikamet eden kayıtlı mimarların sayısı ise 22.195. Şu­beye bağlı değişik temsilciliklerde toplam 864 mimar kayıtlı. Bazı tablolarda sadece İstanbul kenti içerisindeki mimarların sayısını dikkate alacağız.

 

 

 

 

 

Avrupa Mimarlar Konseyi’nin (ACE) yaptığı araştırmada Avrupa’da nüfusa göre mimar oranı ülkelere göre değişmekle birlikte ortalama 10.000 kişiye / 10 mimar şeklindedir. Türkiye genelindeki ortalamada 82.003.882 nüfusa 58.328 mimar sayı­sını dikkate alarak 10.000 kişiye / 7 mimar oranı bulunmakta­dır. Elbette bu rakam aldatıcıdır. Türkiye’deki kentleşme ora­nı, gerçekleştirilen inşaat sayısı bu rakamı gerektirebilir belki,ancak inşaat sektörümüz mevcut mimar birikimini rasyonel kullanamadığı gibi mimarlar arasında ciddi bir işsizlik ve kötü çalışma koşulları söz konusu olmaktadır.

 

 

İstanbul kentinin nüfusunu ve kentte çalışan mimarların sayısını bu çerçevede hesaplarsak daha çarpıcı bir oran ortaya çıkmaktadır. İstanbul’un nüfusu 15.067.724 ve kente çalışan mimarların sayısı ise 22.195’dir. Avrupa ortalamasının hayli üstünde bir rakam olarak İstanbul’da 10.000 kişiye yaklaşık 15 mimar düşmektedir. İstanbul’da üretilen mimarlık hizmet­lerinin sadece İstanbul’la sınırlı kalmadığını dikkate alsak bile İstanbul’daki meslektaşlarımızın sayısının olması gerekenden hayli fazla olduğu ortaya çıkmaktadır.

 

 

Mesleğimizdeki Kadın İstihdamı Sorunu

 

 

TMMOB Mimarlar Odası’na kayıtlı mimarların içinde kadın meslektaşlarımızın oranı her geçen gün artmaktadır. Türki­ye’deki ve İstanbul Büyükkent Şubesi’ndeki kayıtlara göre meslektaşlarımızın kadın ve erkek oranları aşağıdaki gibidir:

 

 

 

İstanbul BK Şubesi’ne son yıllarda yapılan kayıtlarda kadın meslektaşlarımızın oranı daha yüksek çıkmaktadır.

 

 

 

 

Kadın meslektaşlarımızın sayısının ve oranının artması sevin­dirici olmakla birlikte meslek ortamında karşılaştıkları ayrım­cılığa da bu tabloyla beraber değinmek durumundayız. Mes­lektaşlarımızın değişik çalışma alanlarında karşılaştıkları du­rumu Oda’daki bilgilerden hareketle açmaya çalışalım. 2018 yılında büro tescili alan ve büro tescilini yenileyen bürolardan hareketle elimizde bir veri var. Kadın meslektaşlarımız mimar­lık meslek ortamının her alanında çalışmalarına rağmen yetki ve imza sorumluluğu gerektiren durumlarda ne yazık ki ayrım­cılığa uğramaktadırlar. Yapı denetimi alanında çalışan meslek­taşlarımızda bile benzer oranı gözleyebiliyoruz.

 

 

 

 

Büro Tescili Alanların Yerleşimleri

 

 

2018 yılında büro tescili alan ve yenileyen 2.484 mimarlık bü­rosunun hangi ilçede bulunduğu, bölgedeki imar hareketliliği kapsamında bir fikir vermektedir. Büroların daha ayrıntılı veri analizlerinin yapılabilmesiyle daha sağlıklı sonuçlara ulaş­mamız mümkün olabilecektir. Şirket statüleri, büyüklükleri, mekânsal olanakları, kapasiteleri, istihdam ve büro çalışanları­nın eğitim sorunları gibi pek çok alanda farklı göstergelerin or­taya çıkarılması ve yorumlanması da gerekecektir. Ancak şim­dilik büro tescil adreslerinin coğrafi dağılımını verebiliyoruz.

 

 

Sayısal Verilerle İstanbul Mimarları

 

 

 

 

Genç Mimarların Çalışma Koşulları

 

 

Genç mimarların çalışma koşulları / sorunları giderek artan bir ivmeyle gündeme gelmektedir. Mezuniyet sonrası yaşanan işsizlik baskısı, farklı alanlarda çalışan genç meslektaşlarımı­zın kendi deneyimlerinden hareketle gözlemledikleri sorunlar, yaşadıkları sıkıntılar, Mimarlar Odası’ndan beklentileri, her fırsatta dile getirilmekte, yakıcı bir konu olarak önümüzde dur­maktadır. Genç meslektaşlarımızla ilgili verilerin bu sorunun önemini vurgulaması açısından da yararlı olacağını düşünüyo­rum.

 

 

 

 

 

Sonuç Yerine…

 

 

Yazının girişinde de değindiğim gibi bu rakamlar her şeyi açık­lamada elbette yetersiz kalacaktır, meslek ortamının durumunu tüm yönleriyle görebilmemiz başka araştırmaların, gözlemle­rin ve değerlendirmelerin yapılmasını gerektirecektir. Öte yan­dan böylesi veri sunuşlarının bir şeyleri söylememize olanak verdiğini, yeni değerlendirmelere fırsat yarattığını, bu tartış­malara altlık oluşturabileceğini de belirtmeliyim. Bilebildik­lerimizin ortaya konması, bilemediklerimizin araştırılmasına yönelik gerekliliği ortaya çıkarması bakımından da önemlidir.

 

 

Uzun bir süreden beri mimarlık eğitimindeki nicelik ta­kıntısının yaracağı kaotik durumun meslek ortamına etkilerini dile getirmeye çalıştık. İstanbul’daki bu mevcut tabloyu geçen bültende yer verdiğimiz mimarlık okullarıyla ilgili bilgiyle bir­likte değerlendirdiğimizde çok farklı düzlemlerde tartışma yü­rütme ihtiyacımız olduğu yakıcı bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Eğitim ortamındaki bu nicel patlamanın gündeme çok acil ko­duyla eklediği en önemli husus mesleğe kabul aşamasının ku­rumlaşmasıdır. Meslek yapma yetkisini verdiğimiz süreçlerin uluslararası denklik açısından uygunsuzluğunun yanı sıra ken­di mevzuatımız çerçevesinde bile yeterliliği tartışmalı hale gel­miştir. Yapı üretim sürecinin, bu konuyla ilgili mevzuatın da bu yönüyle yeniden irdelenmesi gerektiği açıktır. Bu kapsamdaki bilgilendirme yazılarımızda her zaman vurguladığımız gibi “Türkiye Mimarlık Eğitimi Politikası”nm önce gerekliliğini hissetmek, içeriğini oluşturmak, benimsemek ve mimarlık or­tamının bütün bileşenleriyle birlikte güçlü bir ses olarak bunu dile getirmek, etkili olabilmesi için çaba sarf etmek gerektiğini düşünüyorum; önümüzdeki en acil gündemlerden biri budur.

 

 

Gelin bunları birlikte tartışalım. Birlikte güçlü bir irade or­taya koymamız her zamankinden daha önemli hale gelmiştir. Ülkemiz, kentlerimiz, yaşam alanlarımızla ilgili endişe dolu günler yaşıyoruz. Uğraşmak durumunda kaldığımız sorun yu­mağı her geçen gün daha çetrefilli bir hale geliyor, enerjimizi tüketiyor.

 

 

Yine de, her şeye rağmen, bütün bunların farkında olarak, mademki buradayız…

 

 

 

*”İstanbul Mimarları” başlığı Mimdap tarafından atılmıştır. 

Kaynak : Mimarlara Mektup sayı 242

5 Yorum
  1. İstanbul örneği ele alınarak ülkedeki mimarların koşulları üzerinde bir fikir yürütülecekse bu araştırma sonuçları mutlaka dikkate alınmalıdır. Bülend Tuna her zamanki titizliği ile meslek alanı aktörlerini bu verilerle ortama sayısallaştırmış ve karineler oluşturmuş. Hepimizin tek tek kendi baktığı yerden değil, oda kayıtlarına geçen sayısal verileri paylaşarak nesnel bir ortam yaratmış. Çabasına ben teşekkür ederim.

    Hasan Kıvırcık | 4 April 2019

  2. Önce düşünmeyi kolaylaştıran bu verilere teşekkür. Peki oda bu veriler ışığında ne yapıyor? Bir söyleyen olsa???

    necati alemdar | 11 April 2019

  3. Bülent anlaşılır konuşan, yazan bir kişidir. Bu yazı da öyle. Ama ille Mimarlar Odası lisanıyla bir paragraf koymuş. Sondan 3. ‘Uzun bir süreden beri…’ diye başlayan paragraf. Uzun süredir Odadan uzak olduğum için fark ediyorum herhalde.

    Arif Atılgan | 14 April 2019

  4. Mimarların işsizlikleriyle, hem bürocu hem ücretlilerdeki iş sorunlarıyla ilgili de istatisliğe gereksinim var. En büyük sorun bu çünkü.

    meltem doğanay | 17 April 2019

  5. kriz döneminden çıkış için bir yol bulunmalı öncelikle. daha can alıcı yerlerden rakamlar rica etsek.

    umur alemdar | 23 April 2019


Yorum yazmak için


Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Söğütlüçeşme için hazırladığı plana itiraz eden Kadıköylüler, arazinin yeşil alan olarak kullanılmasını talep etti             Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, mülkiyeti TCDD, İBB ve Maliye Hazinesi’ne ait olan Söğütlüçeşme İstasyon alanı için yeni bir planı askıya çıkarmıştı.     Yeni hazırlanan planla birlikte gar sahası 42 bin 451 metrekareyi kapsayacak. Proje [...]
ARŞİV
Subscribe