Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim
ANA SAYFA
Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesinde yaşanan süreç ile ilgili zorunlu açıklamamızdır;
Share 9 August 2018
Meslektaşlarımıza, mimarlık camiasına ve TMMOB örgütlülüğüne,

Sevgili meslektaşlarımız,
45. dönem yönetim kurulunun 25.02.2018 tarihinde oluşmasının ardından bir değerlendirme yayınlamış, seçilen yönetimdeki meslektaşlarımıza başarılar dilemiş ve “dayanışma yeni dönemin sloganı olsun” diyerek her fırsatta vurguladığımız dayanışmanın, odamızın siyasi iktidar tarafından hedef gösterildiği bir dönemde ortak prensibimiz olması gerektiğini belirtmiştik.
Odamızın 64 yılık birikiminin demokratlar arasında ortak süreçlere dayandığı bir gerçektir. Bu gelenek yönetimlerin kendi muhalefetleriyle birlikte karar üretme iradesini ortaya koymasına olanak yaratmıştır. Ne yazık ki gelinen nokta, İstanbul Büyükkent Şube yönetimini oluşturan bileşenin bu prensipten ne kadar uzak olduğunu göstermiştir
Sürecin öncesi ile ilgili kısa bir bilgilendirme:
Seçim sonrası değerlendirmemizde de vurguladığımız gibi, meslek odamızın, başta üye tabanının %80’ini oluşturan ücretli çalışan ve işsiz mimarlar olmak üzere, serbest çalışan meslektaşlarımız, KHKlarla ihraç edilmiş meslektaşlarımız ve meslek ortamında cinsiyet ayrımcılığına maruz kalan kadın ve LGBTİ meslektaşlarımız için atacağı adımlarda birlikte olduğumuz göstermek için, bu alanlarda oluşturulacak tüm çalışmalarda görev almak istediğimiz yeni dönem yönetim kuruluna iletilmiştir. Merkez genel kurulunun da tamamlanması ile 17.04.2018 tarihinde şube yönetim kuruluna bu yöndeki taleplerimizi içeren dilekçeler de verilmiş, görev alma isteğimiz gerek YK toplantılarına katılımlarımız sırasında gerek de resmi olarak dilekçeler üzerinden iletilmiştir. Aynı dilekçelerde hâlihazırda Ücretli Çalışan ve İşsiz Mimarlar Forumunun odanın yeniden oluşturulacak komisyon ile ortak çalışmasının meslek odamızın örgütlenmesine katkı sağlayacağı belirtilmiştir.
31.07.2018 tarihli İstanbul Büyükkent Şube yönetim kurulu toplantısına, oda üyesi olan ve daha önce oda çalışmalarında bulunmuş 3 meslektaşımız, toplantı öncesi katılım ön bilgisini vererek katılmıştır. Meslektaşlarımız toplantıda, Ücretli ve İşsiz Mimarlar Forumu Eylül ayı çalışması için mekan taleplerini iletmiş, şubenin resmi sayfası iş ilanları bölümünde cinsiyetçi ifade barındıran iki ilanın silinmesini talep etmiş ve yakın zamanda tutuklanan, şube delegesi Mimar Cem Dursun’un durumu konusunda bilgilendirme yapmıştır. Aynı toplantıda meslektaşlarımız Nisan ayından itibaren süregelen kadın komisyonu ve ücretli çalışan ve işsiz mimarlar komisyonlarının kurulması ve açık çağrılı toplantılar ile çalıştırılması taleplerini hatırlatmıştır.
Bu gündem ile birlikte, başta şube sekreteri olmak üzere YK içinde söz alan meslektaşlarımızın ifadeleri ibret vericidir! Şube sekreteri “Komisyon komisyon tutturdunuz, var işte forumunuz…” ile başlayan konuşmasında bu komisyonları kurmanın da komisyonlarda kimlerin olacağı ile ilgili inisiyatifin de, komisyon çalışmalarına bu dönem öncelik verilip verilmeyeceğinin kararının da kendilerinde olduğunu belirtmiş, şube yönetimini kendilerinin kazandığı vurgulamış, hala neden ısrar ettiğimizi sormuştur. Bu konudaki üslup bozukluğu tartışılacak en son şey olmakla birlikte, konuşmanın düzeyinin meslektaş hukukuna yakışmadığını belirtmekle yetineceğiz.
Toplantıya katılan meslektaşlarımız şube sekreterinin bu fevri çıkışının kişisel bir çıkış mı şube yönetim kurulunun ortak iradesi mi olduğunu; şube seçimlerinden itibaren (sözde bile kalsa) birlikte çalışma yapma çağrılarından vaz mı geçtikleri 3 kez sormuş, “evet öyle, hala ne uzatıyorsunuz…” cevabını veren YK üyesi dışında tersi bir ifade kullanılmamıştır.
Odamızın yeni dönemde kadın şube başkanı tarafından temsil edileceği ve özellikle kadın meslektaşlarımız açısından bu motivasyon arttırıcı anlayışın gerekleri göz önüne alındığında, yönetimde erkek egemen bir dilin hakim olduğu ve YK’nın bu tarz ve üsluba sahip çıktığı, sessiz kalan çoğunluğun ise isteyerek ya da istemeyerek bu algıyı güçlendirdiği görülmüştür. Bu görüntü tüm meslek alanımız açısından utanç vericidir.
Bu konuşmanın ardından söz alan YK üyesi bir meslektaşımızın sözleri her ne kadar “samimiyetle söylüyorum” diyerek başlasa da sonuçta niyet sorgulamak ve yanlış bilgi içeren bir eleştiri yapmanın ötesine geçememiştir. Çalışma yapmak istediğimiz komisyonlar için, açık çağrılı toplantı talebimize “bu alanları bize bırakın diyorsunuz” şeklinde yaklaşan meslektaşımıza bunun kendilerine rağmen nasıl mümkün olduğunu sormak isteriz. Elbette ki mevcut yönetimin bu yönde bir bakışı ve çalışma yapacak enerjisi olmadıkça çalışan bir komisyon emek harcayan bileşenin artı hanesine yazılacaktır. Bunun kendi açılarından çözümü, emek harcamak yerine komisyonları çalıştırmamak olması hele de bunun ifade edilmiş olması şubemiz adına üzücüdür.
Bu tarz tartışmalara rağmen serinkanlı kalmayı başarabildiğini belirten 3 meslektaşımız, YK’dan niyet okumaya giren yanlış tartışmalara müdahale etmesini rica etmiş ancak bu defa da şube sekreteri aynı kaba üslubuyla geçmişi unutmadığını, niyetimizi sorguladığını açıkça ilan etmiştir. Vurgulamak gerekir ki, daha önce çeşitli oda çalışma, faaliyet ve görevlerine katıldıkları gibi bu dönemde de çalışmalara katılmak iradesi gösteren üyelerinin niyetlerini sorgulamak YK üyesinin haddi ve sorumluluğu değildir!
Komisyonları oluşturmamak, kendince üzerini çizdiği üyelerin komisyonlarda çalışmasını engellemek maalesef ki yapılması mümkün ve oda tarihinde daha önce de karşılaşılmış davranışlardır; ama bilinsin ki, şube yönetim kurulu, üyelerine bunun hesabını vermeyi göze almadan bu tutum ve davranışlara giremez. İçinden geçtiğimiz günler göz önüne alındığında, dayanışmaya ihtiyaç duyulan böyle bir süreçte yeni yönetim kurulu ile bu anlayışın aşılacağını ümit etmekteydik; ancak yaşananlar bu beklentiyi ve verilen sözleri boşa düşürmüştür. Biz mevcut anlayışın ya bunu göze aldığını, ya bugüne kadar olduğu gibi kol kırılır yen içinde kalır mantığında hasıraltı edileceğini düşündüğünü ya da kendisini ülkeyi yöneten iktidar gibi “biricik ve hesap sorulmaz” olarak gördüğünü düşünüyoruz.
Sonuç olarak,
45. Dönem Şube Yönetim Kurulu üyesi olup o gün toplantıda olmayan ya da farklı gerekçelerle sessiz kalmış meslektaşlarımızdan bu tutum ve davranışların kendi mecralarında eleştiri konusu yapmasını ve tekrarlanmayacağına dair samimi bir açıklama beklemiştik. Ancak böyle bir yaklaşım gelmediği gibi, tutumlarının arkasında oldukları gerçeği şube yönetim kurulu başkanı ile yapılan görüşmede aynı kaba üslup ile teyit edilmiştir.
Mimarlar Odası ve TMMOB örgütlülüğünün hiçbir kişi, kurum ve çevrenin dar grupçu anlayışla ipoteği altında olmadığını hatırlatıyor; kamuda ve özel sektörde çalışan ücretli mimarların çalışma koşullarının, değişen piyasa koşullarında taşeronluğa zorlanan serbest mimarların sorunlarının, cinsiyet ayrımcılığına maruz kalan kadın ve LGBTİ meslektaşlarımızın mücadelelerinin gündemde tutulması ve mesleki koşulların iyileştirilmesi yönündeki seslere kulak verilmesinin tercih değil zorunluluk olduğunu tekrar ifade ediyoruz.
Bu yöndeki çalışmalarımızı, haklılığımızdan aldığımız güçle, şube bünyesinde sürdüreceğimizin bilinmesini tüm mimarlık kamuoyuna ve TMMOB örgütlülüğüne duyururuz.
Kaynak : Mimarlıkta Dayanışmacı Taban Hareketi
4 Yorum
  1. neler oluyor, neler oluyor???

    kemal güven | 9 August 2018

  2. Bilinen meslek odası refleksi. Varlık sebebi ya da canlılığını devam ettirebilme çabası: muhaliflerini çalıştırmıyorsa hala hayattadır demektir. Bu topraklarda iktidar olmanın başka bir öğretisi yok. Hep aynı, ülkenin daha küçük bir aynada izdüşümü.

    Cemal Kozlu | 9 August 2018

  3. işiniz zor diyeyim başka birşey demiyeyim. bir kere oda içindeymiş gibisiniz ve aynı jargonla ve fazladan hassasiyetle cümleler kuruyorsunuz. o sürümün ve külliyatın odası-eleştirdiğiniz kurumu (iktidarı) varken, hayata geçmesi müthiş bir mimar uyanışı ve karar değiştirmesine bağlı olan yeni guruba niye meyledilsin ki? mimar kamuoyunun temsil yetkisini devrettiği ve seçim zamanları bile arayıp sormadan, aynı irade devri belgesinin durmadan süresini uzattığı, oradaki abiler ablalara bu işi tamamen bırakmışken, sadece komisyonların içinden içinden çalışarak ve bu kadar usturuplu eleştiri yönelterek bir noktaya varacağınızı mı düşünüyorsunuz? bu ülkeyi düşünün, aslı varken ve tedavüldeyken onun gibi olmaya çalışan başka bir öznenin sizce şansı olabilir mi? başka bir yol olmalı, sözüyle eylemiyle, var olanla mesafesini ve farkını öne çıkaran…

    Leyla Tuna | 11 August 2018

  4. Meslek odası mı, bu konularda uzak durulmalı, bitirirler adamı.

    Canan | 12 August 2018


Yorum yazmak için


Tasarım: EwingCole       20.000 metrekarelik, eliptik şekilli “Unisphere”, ABD’deki en büyük sürdürülebilirlik açısından site gücü net sıfır ticari binadır. Pulmoner hastalık, kalp yetmezliği ve organ nakli için klinik operasyonlara ve silico moleküler biyolojisine – sanal bir ilaca geliştirme laboratuvarı olarak ev sahipliği yapmaktadır.     Bu akıllı bina, çoklu sürdürülebilirlik stratejilerinden yararlanır. Operasyonel [...]
ARŞİV
Subscribe