Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim
ANA SAYFA
Mega projeler, susuz bırakacak
Share 12 February 2018

Susuzluk tehlikesinde olan kentler arasındaki İstanbul’da su toplama havzaları yapıya açılıyor. Çevre Mühendisi Beyaz: İstanbul suya muhtaç halde, bu projelerden vazgeçin.

 

 

 

 

Kış ortasında yaşanan bahar havası ve yağmayan kar gözleri iklim değişikliğine ve ilerleyen dönemlere yaşanacak susuzluğa çevirdi. Uzmanlar yaz aylarında yaşanacak susuzluğa şimdiden dikkat çekiyor. BM’nin susuzluktan etkilenecek on büyük kent arasına aldığı İstanbul’da 9 aylık suyun kaldığına dair yapılan açıklamalar gözleri su toplama havzalarına yapılan projelere dikti. “Bu projeler İstanbul Avrupa yakası su havzalarını tümünün ortadan kalmasına neden olacaktır” diyen Çevre Mühendisi Selahattin Beyaz, bu aşamadan sonra alınabilecek en uygun önlemin kanal İstanbul, 3. Havalimanı gibi projelerden vazgeçmek olduğunu söyledi.

Özelikle su havzalarını yok edecek olan Kanal İstanbul projesi üzerinde duran Beyaz, İstanbul’un mega projelerle adım adım susuzluğa gittiğin şöyle anlattı; Kanal İstanbul; Sazlıdere barajı dışında, geniş bir alanda olumsuz etki yapacak. Sazlıdere barajı kentin %12 su ihtiyacını karşılayan bir baraj olup, su toplama havzası ile birlikte tamamı ortadan kalkacak. Bunun dışında rezerv alanı olarak ayrılan Sazlıdere, Küçükçekmece ve çevresindeki 30.000 hektarlık alan yapılaşmaya açılarak su toplama havzası özelliğini kaybedecektir. 3. havalimanı bölgesinde 9.000 hektarlık alanın su toplama özelliği, havalimanı yapımıyla zaten kaybolmuştur.

 

 

Avrupa yakası su havzaları yok olacak

 
Beyaz, Kanal İstanbul’un Terkos barajının suyunu kirleteceğini de şöyle açıkladı, “Bölgede bulunan Terkos barajı ise kanal İstanbul’un yapılaşma baskısı altında kalacak olup yok olma tehlikesine maruz kalacak. Bunun dışında Kanal İstanbul’da alt akıntıların tuzlu olması nedeni ile Terkos gölüne sızmalar olacak ve Terkos barajı da kanal İstanbul yapımı ile tuzlanarak su kaynağı olmaktan çıkacaktır. Özetle, bu projeler İstanbul Avrupa yakası su havzalarını tümünün ortadan kalmasına neden olacaktır.”

 

 

Projelerden vazgeçin!

 
Bu aşamada yapılacak en uygun önlemin bu projelerden vazgeçmek olduğunu kaydeden Beyaz, konuşmasını uyarı niteliğindeki şu sözlerle noktaladı, “Kanal İstanbul ve Kanal İstanbul çevresinde Rezerv alanı olarak belirlenen 30 bin hektarlık alan yapılaşmaya açılmamalı. Çünkü İstanbul’un su ihtiyacı, yağış sularının su toplama havzalarından akışı sonucu barajlara dolması ile karşılanmaktadır. Su toplama havzalarının yapılaşmaya açılması bu durumu imkânsız hale getirmektedir.

 

 

İstanbul komşunun suyuna muhtaç

 
Yıllık 1 milyar metreküp olan İstanbul’un su ihtiyacının yüzde 55’lik kısmı Düzce’deki Melen Çayı’ndan karşılanmaktadır. Yüzde 15’lik kısmı ise Trakya’da bulunan Kazandere ve Pabuçdere barajlarından karşılanmaktadır. Yani İstanbul, komşu illerin suyuna muhtaç hale gelmiştir. Çare, Kanal İstanbul projesinden, su toplama havzalarının yapılaşmaya açılmasından acilen vazgeçmektir. Kontrol edilmesi imkânsız TOKİ kurumunun bir an önce kapatılarak su havzalarının yönetimine halkın katılımı sağlanmalıdır.”

 

 

 

 

Kaynak : Birgün

 

 


Yorum yazmak için


Tasarım: Lewis + Whitlock, Sweet Sparkman Architects                         Kotler-Coville Cam Köşkü, John ve Mable Ringling Müzesi Kampüsü’ne en son katmandır. Cam Köşk’ün tasarımı, sanata hizmet eden yenilikçi mimari yaratmanın Ringling geleneğini sürdürüyor. Bu imza galerisi, Ringling’e gelen ziyaretçileri selamlayan tarihi Gate House’a bir kontrast [...]
ARŞİV
Subscribe