Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim
ANA SAYFA
Barselona’daki Dönüşüm – I: Genel Çerçeve
Share 1 May 2007

Kentsel Dönüşüm, Kentsel Yenileme, Kentsel Yenileşme kavramları ülkemizde gerek akademik çevrede gerekse uygulama alanında sıklıkla tartışılan bir konu haline gelirken, özellikle İstanbul’da her geçen gün yeni projeler kentsel yenileme adıyla gündeme taşınmakta ve bu projeler tartışılırken de Dünyanın pek çok yerinde gerçekleştirilmiş dönüşüm projelerine ve modellerine referans verilmektedir.

Konunun daha sağlıklı anlaşılması, bu projelerin nasıl gerçekleştirildiği ve nasıl bir modele dayandırıldığının tartışılarak, Türkiye’nin kendi dönüşüm modelini oluşturmasına katkıda bulunabilmek için Mimdap, önde gelen dönüşüm projelerini incelemeye karar verdi.
Bu çerçevede incelediğimiz ilk örnek, Barselona oldu. Yaptığımız çalışmada Barselona’nın süreç içerisindeki kentsel gelişimi ve değişimi, kentsel yenileşme modeli, bu çerçevede gerçekleştirilen önemli projeleri inceleyerek bir dosya oluşturduk.
Bu dosyanın ilk kısmında Barselona’nın kentsel dönüşümünün genel çerçevesini sunuyoruz.

Genel Çerçeve

Barselona’nın Kentsel Gelişmesi ve Değişimi*
Barselona, kentsel gelişme ve değişimin pek çok ana teması için mükemmel bir örnek sunmaktadır ama aynı zamanda da belirgin karakteri ve kişiliğine katkıda bulunan alışılmadık ve farklı özellikleri de sahiptir. Kent, Collserola Tepeleri ve Llobregat ve Besos nehirleriyle sınırlandırılmış kıyı düzlüğünde yer almaktadır. Bu topografik sınırlayıcılar kentsel sıkışıklık ve yüksek yerleşim yoğunluğunu da beraberinde getirmiştir.

Barselona; Kuzey batı Avrupa kenti özelliklerinin pek çoğuna sahiptir; Büyük bir üçüncül sektör bulunmaktadır, geleneksel üretim sanayileri gerilemektedir ve kent için çok uluslu yatırımlar giderek artan oranda önemlidir. İleri Teknoloji Sanayi için Teknik Parkların hızlı gelişimi, Avrupa’nın “güneş doğuşu” kuşağı olarak bilinmeye başlayan, Valencia ve Kuzey İtalya arasındaki Akdeniz kıyısının gelişimiyle ilişkili modern bir özelliktir. Aynı zamanda Barselona ciddi trafik sıkışıklığı ve Sofya’dan sonra Avrupa’daki en gürültülü ikinci kent olma yönündeki nahoş şöhretinden de muzdariptir.

Barselona’nın oldukça iyi korunmuş ortaçağ mahalleleri Roma yerleşimlerinin üzerine kurulmuştur. Ortaçağ binalarının altında dikey Roma sokaklarının örnekleri görülebilmektedir. Ortaçağ kentindeki alan; eski kent merkezi peyzajının günümüzde de yaşamını sürdürmesine ve tarihsel devamlılığa en iyi örneği sunarken alan; dar sokaklar, patikalar ve küçük meydanların labirentiyle karakterize olmaktadır.

Kurumuş nehir yatağının kenarındaki ortaçağ bölgesinin güneyindeki alan, daha sonra yayalaştırılmış bir Rambla haline gelen El Raval bölgesidir. Burada ana kentin içinde yer almasına izin verilmeyecek kadar kirletici olan sanayilerin yer alıyordu.
El Raval kent surlarıyla çevrelenmişti ve sanayi devrimi sırasında fabrikaların ve yüksek katlı kiralık konutların inşa edildiği bir alan olmuştur. 1850’lerde Ildefons Cerda’nın I’Eixample’sinin genişletilebilmesi için kent surları yıkılmıştır. Cerda’nın planı kentsel planlamanın ilk örneğiyken, Cerda; Karl Marx ve dönemin diğer sosyal düşünürlerinden oldukça etkilenmişti.

I’Eixample ızgara plan dokusunu kullanarak planlanmıştı. Gelişme; Barselona’yı uzak kentlerle bağlayacak şekilde hızla yayılmıştır.
Örneğin Gracia alanı, Barselona kentsel gelişimi tarafından yutulmadan önce, İspanyanın en büyük dokuzuncu kentiydi. Cerda’nın gridindeki katı bloklar, burada rast gele düzenlenmiş dar sokaklara dayanamamış ve ortamdaki değişim oldukça dikkat çekici olmuştur. Gracia’daki pek çok sokak, küçük, iki katlı binalar ve küçük meydanlar serisinden oluşmaktadır.

Geniş sokaklar ve kırılmış/açılı sokak köşeleri, buharlı tramvayın sokaklardan kolayca geçmesine imkan verecek şekilde tasarlanmıştır. Günümüzdeyse bu; çok sayıda trafik kesişimine neden olurken, Cerde planının ana hatalarından birisi olmuştur. Bir diğer eleştiride onun fikirlerinin bir kısmının doğru şekilde uygulanmamış olmasına yöneltilmektedir. Cerde planı, alçak blok yapılanmalarının her iki yanının küçük parklar ve yeşil alanlar için açık bırakıldığı bir bahçe kent olmayı amaçlamaktaydı. 20. yüzyılda artan nüfus baskısıyla ve araba parkına olan ihtiyaçla bu açık alanların çoğu imara açılarak doldurulmuştur. Pek çok bloğun yüksekliği, emlak geliştiricileri tarafından kendi gelirlerini maksimize edebilmek için tek düze sekiz kata çıkarılmıştır.

Kıyı tepelerinin eteklerindeki kuzey kısmındaysa, 19. yüzyıllın sonunda ve 20. yüzyılın başında bir dizi büyük villa inşa edilmiştir. Ana kentsel alandan aslında ayrılan bu yapılanma birinci sınıf konut zonunu oluşturmuşsa da, zaman içerisinde parçacıl genişlemelerle yutulmuştur.

1945 – 1975 arasındaki dönemde, kente iş bulmak için İspanya’nın diğer kısımlarından gelen göçmenler için olan kent çeperlerinin bazı kısımlarında ve ana yollar boyunca yüksek katlı aparman alanları imara açılmmıştır. Bu tarz bir konut bölgesi olan La Mina özellikle gecekondularda yaşayan kentlileri yeniden iskan etmek için yapılmıştır. Günümüzde burası dikkati çeken bir çingene toplumuna ve Barselona metropoliten alandaki en büyük sosyal yoksunluğa sahiptir.

Son 20 yılda iki büyük etkinlik; 1992 Olimpiyatları ve 2004 Kültürlerin Evrensel Forumu, kentin belki de Batı Avrupa’daki pek çok kentten daha radikal bir dönüşüm geçirmesine imkan vermiştir.

Bu sayede Kent Yöneticileri büyük altyapı projelerine yatırım yapma ve önemli kent içi sorunlarla savaşma imkanına sahip olmuştur. Kentsel yenileme; Nitelikli mimarlık, yeni müzeler ve otellerle birlikte planlı bir soylulaştırmayı içeren kültür güdümlü bir yaklaşımı izlemiştir.

En çarpıcı değişimler, Çağdaş Sanatlar Müzesinin kentin en kötü bölgelerinden biri olan El Raval’ın dönüşümüne yardım ettiği ortaçağ kentinde gerçekleşmiştir. Soylulaştırma, müzesinin yakınında pek çok modaya uygun bar ve restoranın açılmasıyla görülürken, diğer yerlerde küçümsenmeyecek bir göçmen toplumu İspanyollar tarafından artık istenmeyen apartmanlara yerleşmiştir.

Olimpiyat Köyü

Eski üretim endüstrisinin yer aldığı alan olan Poblenou kıyı bölgesinde de radikal dönüşümler gerçekleşmiştir. Terk edilmiş bu fabrika alanında Atletleri barındırmak için Olimpik köy inşa edilmiştir. Olimpiyat köyünün apartman blokları orijinalinde Cerda’nın öngördüğü hatlarla birlikte tasarlanmıştır ama günümüzde zemin katta planlanan ticari alanların çoğu boştur. Bunun sebebi Plaça Catalunya ve Zona Alta merkezi iş alanından uzak olması olabilir ama Barselona Belediye Başkanı Joan Clos için hektar başına 60 konut yoğunluğuyla Olimpiyat Köyü, kent planlanmasında yapılmaması gereken şeyin bir örneğini teşkil etmektedir.

Olimpiyat Köyüne bitişik daha yeni bir gelişme olan Diagonal Mar Hyper Toplumu, hektar başına 48 konutla çok daha düşük bir yoğunluğa sahiptir ve Urban Land Institute Mükemmellik Ödülünü almış olmasına karşın bir nevi kentsel gelişme felaketi olarak görülmektedir. Clos’a göre, bu tarz düşük yoğunluklu alanlar, kent duygusunun oluşturulmasına katkıda bulunmamaktadır. Belediye Başkanının kompakt, sürdürülebilir ve yoğun kent savunusunda, dışa doğru değil, yukarı doğru inşa etme, Ildefons Cerda’nın Eixample’si bir başarıdır. Eixample; yaşamın olduğu bir bölge yaratarak hektar başına 150 konutu içermektedir.

I’Eixample’deki yüksek nüfus yoğunluğu günümüzde bölgedeki canlılık duygusunun oluşmasına yardım etmiştir ve Barselona Konseyi, blokların avlularına, her dokuz bloğa bir tane olacak şekilde kamusal bahçeleri geri kazandıracak planları uygulamaya koymuştur. Bu; herkesin kamusal açık alanlara 200 metrelik bir çap içerisinde erişebilmesine imkan vermektedir.

Barselona’nın fiziksel genişlemesinin arkasındaki itici güç ekonomik büyümedir. Poblenou bölgesinde kalan fabrikalar ve atölyeler yeni teknoloji bölgelerine dönüşmeye başlamıştır. Güney Avrupa’nın yeni nesil senkrotronu kentin kuzeyine inşa edilmektedir. Avrupa’nın en büyük konferans merkezinin Evrensel Kültür Forumu alanında inşa edilmesiyle birlikte iş turizmi artış göstermiştir. Liman Akdeniz kruvazörlerinin yolcu alma noktası olarak işlev görmektedir ve İspanya’nın en büyük ve Avrupa’daki en dinamik sanayi bölgesi olan Zona Franca’ya bitişiktir.

Sanayi bölgesi, geliştirilen çeşitli altyapı projeleriyle büyük bir dönüşüm içerisine girmiştir. Sanayi alanı, kendi içinde serbest bölgeyi de içermektedir ve geniş çapta çok uluslu üreticiyi çekmektedir.

Kentin ekonomik gelişimi bazı açılardan çevrenin, özellikle de nehirlerin, harcanmasına neden olmuştur. Hem Besos hem de Llobregat nehirleri dönüşüm geçirmektedir. Bir dizi nehir kenarı park şimdilerde Besos nehrini çevrelemektedir ve korunacak doğa alanı ve yeni kumsallarla Llobregat’ın kaynağına yeni su arıtma tesisi inşa edilmektedir. Ancak yeni çelişkiler ortaya çıkmaya devam etmektedir. Havaalanın genişletilmesinin Llobregat Deltasındaki vahşi yaşama olumsuz bir etkisi bulunmakta ve hızlı tren linkinin inşası Barselona’nın kalan yeşil kuşağında oldukça zarar verici sonuçlara neden olmaktadır.

Değişik mimarisiyle (özellikle Antonio Gaudi’ninkiler) katedraller, opera evleri, tiyatrolar, müzeler ve pek çok ünlü sanatçıyla (Picasso ve Dali’de dahil olmak üzere) olan yakın ilişkisiyle Barselona oldukça sanatsal ve kültürel bir merkezdir. Aynı zamanda İspanya’nın kendi dili, gelenekleri ve ayrı bir kimlik anlayışıyla en farklı bölgesi olan Katalanya’nın da başkentidir. Kent içinde güçlü bir kentsel gururla ve her zaman Madrid’i gölgede bırakmak için rekabetçi bir kararlılığı vardır.

Bu nedenle Barselona Barselona ortaçağdan günümüze kadar kentsel gelişmenin mükemmel bir örneğini sunmaktadır. Kentin peyzajı geçmişinin ve bu günün net bir ürünüdür.

Barselona’daki Kentsel Çalışmalar
Kimse sadece korumayla yaşayamaz. Eğer yeni yapı yapılmazsa, kent ayakta kalamaz; hatta eski bile sürdürülemez. Her bir kentin, mevcut sembollerini yenilerle birleştirmede kendi formülünü bulması gerekiyor. Sonrası olmadan, eski yapıtlar sadece birer tekrar olur.
Pasqual Maragall, 1982 – 97 Barselona Belediye Başkanı

Günümüzde Barselona’nın yenilikçi kentsel planlaması uluslar arası camiada takdir toplarken, dünyadaki en başarılı kentlerden biri olarak tanınmaktadır. Barselona; planlamanın insanlar için yüksek kaliteli çalışma ve yaşama olanakları sunduğu yeni kentsel dalganın ön cephesine kendisini yerleştiren bilgi tabanlı ve enformasyon hizmetlerini sağlayarak, son on yılın ekonomik, çevresel ve sosyal dönüşümlerinde ayakta kalmıştır. Kısaca Barselona, kendisini ziyaret edenlere oldukça etkileyici kentsel çevre sunan bir kent haline dönüşmüştür.

Barselona’nın dönüşümünün temelleri kentin; 1859 yılından itibaren planlanmış 520 sokak bloğuyla bahçe kent yayılması L’Eixample Bölgesinde gerçekleşmiştir. Onun yüksek kaliteli mimarisi, eşitlikçi tasarımı ve erişim kolaylığı zamana karşı dayanmış ve günümüzdeki modern kent gelişmelerine bir model sağlamıştır.

Barselona’nın modern dönüşümü, 1992 Barselona Olimpiyatlarına hazırlıklarla başlamıştır. Gerek kent içi gerekse çeper bölgelerde kentsel çöküşün ciddi problemleriyle yüz yüze gelen plancılar kapsamlı bir yaklaşım geliştirmiş ve olimpiyatları kent genelindeki reformlar için bir araç olarak kullanmıştır. Olimpiyat hizmetleri, körfeze yakın terk edilmiş endüstriyel bölgede inşa edilen olimpiyat köyüyle ihmal edilmiş 4 bölgeye yayılmıştır. Olimpiyat Limanının her iki tarafında inşa edilen yapay altı plajın inşasıysa en büyük etkiyi yaratarak Barselona’nın tarihinde ilk defa gururla denizi kucaklamasını sağlamıştır.

Aynı zamanda sosyal kapasitenin iyileştirilmesine ve kente kötü suç şöhretini kazandıran marjinal sakinlerin temizlenmesine yönelik politikayla kent içi alanlarda radikal bir dönüşüm başlamıştır.

La Mina Bölgesi

Şu anda Barselona üçüncü dönüşüm dalgasını yaşamaktadır. İleri teknoloji bölgesi (22@), Hyper toplum (Diagonal Mar), 2004 Kültürlerin Evrensel Forumu ve yeni konteynır limanı ve lojistik park kilit gelişmelerdir ve bunların hepsi körfezde ıslah edilmiş kahverengi alanlarda geliştirilmektedir. Kent içi alanlar ve çeperlerde yeniden şekillendirmeler devam etmekte ve yüzyıl sonra dikkatler yeniden L’Eixample’da odaklanmıştır. Endüstriyel gelişmeler için açık iç mekanlarını kaybeden konut bloklarının pek çoğu, toplum bahçelerine kademeli olarak geri dönüşe şahit olmaktadır.

Göz kamaştırıcı uluslar arası imajına rağmen Barselona’nın karanlık bir tarafı da bulunmaktadır. Marjinal sakinler efektif bir biçimde çeperlere gönderilmiştir. Evrensel Forum gelişmesinin yanında suçun yönettiği bölge La Mina yeniden biçimlendirmenin hedefi olmasına karşın, kentten 60 kilometre uzaktaki uydu kentler yeni sosyal sorunlarla karşılaşmaya başlamıştır. Barselona Avrupa’daki en kompakt kentlerden birisidir; bu sürdürülebilirlik çerçevesinde tasarlamak için bir avantajdır ama gürültü (hem trafik hem de insan), trafik sıkışıklığı ve kirlilik açısından ciddi sorunlara da yol açmaktadır.

Barselona’nın yenileşme modeli - Uluslar arası etkinlikler; itibarı arttırmak, özel yatırımları çekmek ve kentin işgücünü motive ederek ona odaklanmak için kullanılmıştır. Etkinlikleri için inşa edilen binalar ve altyapı oldukça niteliklidir ve ikili bir amaca; etkinliklerin kendi içinde kısa dönemli kullanım ve uzun dönemde kentin çürüyen bölgelerinin yenileşmesi anlamında hizmet etmektedir.

- İnşaat sektöründe düşük ücretli göçmen işçilerin ve çoklu alt yüklenicilerin kullanımı
- Kent, farklı bölgeleri ihtiva eden bir yer olarak değil, mahallelerinin bir toplamı olarak görülmektedir. Bu yenileşmeye parçacıl yaklaşımların cesaretini kırarken, onun yerine toplumların inşasını vurgulamaktadır
- Kamusal müdahaleler yerel toplumun talepleriyle bağlantılıdır.
- Kentsel yoğunluk 20% azaltılmıştır.
- En kötü etkilenen alanların çeperlerinin radikal dönüşümü. Bozulmanın çok belirgin olmadığı yerlerde dönüşüm sürecine başlamak çok daha kolaydır.
- Yenileşmeyi cesaretlendirmek ve tekrarı önlemek için kamusal binaların konumunun dikkatli bir biçimde planlanması
- Miras değeri olan binaların okul, kütüphane, ofis, kültür merkezi gibi kamusal kullanımı için korunması
- Bir alana; hizmet endüstrisi, ofisler ve ticaret, özel sosyal konutları da içeren yeni karma alan kullanımların tanıtılması
- Yenilikçi mimari ve düşüncenin desteklenmesi
- Erişebilirliği arttırabilmek için ulaşım altyapısına yatırım yapılması. Bu ekonomik ve sosyal aktive için fırsatları arttırmaktadır.
- Mahrum kalmış mahallelere yeni sosyal karmanın tanıtılması için kasıtlı bir politika
- Sosyal karışımı cesaretlendirmek için stratejik alanlarda yeni toplumsal açık mekanların oluşturulması. Bu açık alanlar, yeni bina gelişmeleri başlamadan çok önce oluşturulmaktadır
- Planlamada katı bir tutumdansa esnek bir yaklaşım
- Ticaret ve hizmet endüstrisinin kent geneline, canlı toplumlar kazanabilmek adına özellikle de kent merkezine yayma politikası;
- Kent dışı alış veriş merkezi gelişmeleri üzerine bir blok
- kamusal fonları kullanarak yenilenebilmesi için Oldukça kötü koşullardaki binaların zorunlu satışı
- Bina renovasyonları, hem iç mekan hem de cephe olarak yüksek standartlarda tamamlanmaktadır.
- Mülklerin yenileştirilmesi için vergi teşvikleri
- Yenileşme Projelerini yönlendirecek güçlü politik ve yerel liderlik
- Cehalet, kötü sağlık ve yüksek işsizliğin sosyal problemleriyle baş edebilmek için Eğitim, iş eğitimi, sağlık, suç ve boş zaman girişimleri
- Sosyal dışlanmayla mücadele için Boş zaman ve sosyal hizmetleri birimleri arasında işbirliği

* Bu araştırma Geographyfieldwork sayfasından yararlanılarak hazırlanmıştır.


Yorum yazmak için


Türkiye çapında yüz bine yakın teknik elemanın katılımıyla gerçekleşen bu eylem, TMMOB’nin yasalarla çizilmek istenen meslek örgütü sınırlarını aşarak, ülkemizdeki emek mücadelesinin ayrılmaz parçası ve toplumsal muhalefetin temel dinamiklerinden birisi olduğunu apaçık ortaya sermiştir.           EMİN KORAMAZ – TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı     Ülkemizin toplumsal mücadeleler tarihinde yer edinmiş hareketler, [...]
ARŞİV
Subscribe