Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim Forum
ANA SAYFA
Yeni Atatürk Kültür Merkezi / Mimar Süleyman Boz
Share 8 November 2017

İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Yüksek Okulunda öğrenci iken ikinci sınıftan sonra mimarlık bürolarında çalışmaya başladım. Amacım para kazanmak için değil, daha öğrenci iken çizim yapmayı öğrenmek, piyasadaki uygulamalardan haberdar olmaktı.

 

 

 

 

 

Akşam ve Gündüz bölümü diye ikili öğrenim vardı bizde. Beşiktaş Meydanının Denize göre solunda, iskelenin yanında, denize sıfır, eski tütün deposundan dönüştürme 4 katlı büyükçe bir bina idi DGSA-MYO. Hocalarımızın çoğu DGSA Yüksek Mimarlık bölümü hocaları idi. Ayrıca İTÜ ve Yıldız Teknik Üniversitesinden hocalar da gelirdi derslere. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi ve Hukuk Fakültesinden de teorik derslere giren profesörler vardı.
Çalışmaya önce part time Mimar Fuat Kınıkoğlu’nun bürosunda başladım. Sonra akşam bölümüne derse giren Erkut Özel’in (Sonradan Prof. oldu- Rahmetli) Taksim İşhanı Bodrum Katındaki bürosuna da eleman lazımmış. Orada çalışan arkadaşım Ümit Arıkan’ın (Rahmetli) önerisi ile Erkut hocanın mimarlık bürosunda çalışmaya başladım. Yine part time ve cumartesileri tam gün çalışıyordum. Ama mimarlar genelde sabahlara kadar çalışır!..
Erkut Özel, yine akşam bölümünde hoca olan Doç. Dr. Hayati Tabanlıoğlu ile birlikte işler yapıyordu. Hayati Hoca Taksim’deki İstanbul Kültür Sarayının (Sonra AKM Oldu) mimarı idi. Yeşilköy Atatürk Hava Alanının da mimarı. AKM Yangından sonra uzun süre viran kaldı. Hükümetin onarma kararı sonrası Hayati hocaya iş verildi ve proje ve restorasyon, onarım için Erkut Hoca ile çizimleri yapıyorlardı. Ben Erkut hocanın bürosunda AKM’nin 1/1, 1/5, 1/10 ve 1/20 detaylarını çizmekle görevli idim. Detayları eskiz eder, tartışır, taslağını elle çizerdik. Erkut hoca gözden geçirir, ölçülendirir son kararı verir, ben rapido ile ölçekli olarak aydınger kağıda çizerdim.
Aynı okulda okuyan arkadaşlarım Yılmaz Dağıtmaç, Abdülkerim Bölükbaşı ve Ümit Arıkan da AKM’nin farklı kısımlarının farklı ölçekte çizimlerini yaparlardı. AKM, dönemine göre modern, iddialı, fonksiyonel, ihtiyacı karşılayan, bulunduğu yer olarak da simgesel bir prestij binası idi. Onarıldıktan sonra orada çok klasik müzik konserlerine gittik arkadaşlarımla. İdil Bret’i ilk orada dinlemiştim. Avrupa’dan gelen klasik müzik orkestralarını da hep AKM salonlarında dinlerdik.
AKM, İstanbul Kültür Sarayı adı ile, Hayati Tabanlıoğlu’nun projesini yaptığı bina, 1969 yılında, 23 yılda tamamlandı. Kısa bir süre sonra 27 Kasım 1970’de Arthur Miller’in Cadı Kazanı adlı oyunu oynanırken çıkan yangında harap oldu. Yangında can kaybı olmadı ancak bina ile beraber IV. Murad adlı oyunun galası için Topkapı Sarayı’ndan getirtilmiş eşyaların bir kısmı da yandı (IV. Murad’a ait bir kaftan, değerli bir Kur’an, IV. Murat’ı gösteren bir tablo). Yangının kaynağı tespit edilemedi.
Yangından sonra Hayati Tabanlıoğlu tarafından onarılan bina 8 yıl sonra 6 Ekim 1978 tarihinde ikinci kez açıldı. 2000’li yıllara kadar o haliyle hizmete devam etti. 2005 yılında, binanın ekonomik ömrünü tamamlamış olduğu gerekçesiyle dönemin Kültür Bakanı Atilla Koç tarafından binanın yıkılması önerildi. Ancak sanat ve mimarlık platformlarının, sivil inisiyatiflerin yoğun tepkisi, ısrarlı gösteriler ve basının desteğiyle yeniden yapılan değerlendirmeler sonucunda Kasım 2007’de İstanbul 2 No’lu Koruma Kurulu, Atatürk Kültür Merkezi’ni 1. grup kültür varlığı olarak tescil etti ve böylece yıkım gerçekleşmedi.
Kasım 2008’de Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından imzalanan protokolle İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın üstlendiği Atatürk Kültür Merkezi’nin yenileme projesini hazırlamak üzere Tabanlıoğlu Mimarlık görevlendirildi. Tadilat, Kültür Sanat ve Turizm Emekçileri Sendikası’nın açtığı dava nedeniyle mahkeme kararıyla durduruldu. Mimarlar Odası tarafından yeniden onarılarak hizmete açılması ve yıkılmaması istenen binanın SİT kararı kaldırıldı. Mevcut Hükümet ve Cumhurbaşkanı tarafından yıkılarak yeniden yapılmasına karar verildi. 6. Ekim 2017 de H.Tabanlıoğlu’nun oğlu Murat’ın yaptığı proje ve animasyon, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kamuoyuna tanıtıldı.
AKM İstanbul ve Türkiye’nin bir simge yapısıdır. Yıkılmaması, farklı fonksiyonlar yüklenerek onarılıp hizmete sunulması gerekirdi. Tanıtılan projeden gördüğümüz kadarı ile ana bina cephesi eski bina cephesine benzer bir öykünme ile çizilmiş. Ek alanlar ve ek fonksiyonlarla devasa bir kütle kondurulmuş Taksim’e..
AKM şimdiye dek çok tartışmalara yol açtı. Yeni projesi ve iktidarın yaklaşımları ile yine çok tartışılacak. 1946 dan 1969’a 23 yılda tamamlanan eski binanın yerine yapılacak olan, 2019 ilk çeyreğinde bitirilecekmiş!.. Yani 23 Ay demek bu!.. Böyle bir binanın bu kadar hızlı yapılabileceği şüpheli..
AKM Gündemini bir mimar ve sanatsever olarak izlemeyi ve hakkında yazmayı sürdüreceğiz..

 

3 Yorum
  1. Evet daha çok tartışılacak. Acaba sadece on yıl olduğu gibi tartışılacak mı? Tanıtılan bu bina yapılabilecek mi mesela? O da bir soru işareti. Bir yıl önce bir proje daha yapılmıştı ama “proje” olarak kaldı. 2019 için bu birazda “uzlaşmacı” bir olta gibi duruyor. “Bakın istediğiniz kültür merkezini yaptırıyorum, eskisine de benziyor hem de eskisini yapan mimarın oğluna” falan gibi geldi bana.

    Gülendam Aytaç | 9 November 2017

  2. AKM için aslında kendince cumhuriyetçilerin, Kemalistlerin gönlünü aldığını söyleyenler var. Ama konuşmayı izlediyseniz, yine en olmadık suçlamalar ve en olmadık ağır ithamlar var. Öyle iyimser bir şey yok aslında.

    ferit ünal | 10 November 2017

  3. riya kokan sunumlar, kin ve nefret söyleminin ortaya saçılan parçaları, hepsi bu sunumda vardı. burada bir akm vardı zaten.

    necip uğurlu | 13 November 2017


Yorum yazmak için


Geçtiğimiz Ağustos ayında Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından ‘Tabiat Anıtı’ ilan edilen deniz kıyısındaki lav kayalıklarını turizme açmak için proje hazırlandı. Projeye göre Güzelcehisar kumsalından lav kayalıklarına uzanan 3 metre genişliğinde, 850 metre uzunluğunda demir platform üzerinde yükselecek bir yol yapılıyor. Kıyıda 290 metrekare seyir terası ve aynı ölçüde bir festival alanıyla 70 metrekarelik [...]
ARŞİV
Subscribe