Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim Forum
ANA SAYFA
Balat cıvıl cıvıl
Share 20 March 2017

İstanbul’da, Balat’a gidiniz. Görülecek, gezilecek çok farklı bir semt.

 

 

Eminönü’nden Eyüp’e doğru, Haliç kıyısından giden caddenin adı Mürselpaşa Caddesi. Balat bu caddenin üzerinde. Caddeye açılan ara sokaklardan yürüyerek Balat semtine giriliyor.

 
Balat’a girmeden, cadde üzerinde yeni açılan “The Pill” isimli galeride şimdilerde Leyla Gediz’in sergisi var.

 

 

Fransız asıllı Suela Jane Cennet’in kurduğu, Mehmet Kıvanç Hökmen’in eş direktörlüğünü yaptığı sergiyi gezerken Muhittin Murat Alat’a rastladık.

 

 

Gençlere sanat kursları düzenleyen Alat, yirmiyi aşkın öğrencisine sergideki eserler hakkında bilgi veriyordu.

 

 

The Pill Galerisi, New York’ta Chelsea bölgesindeki galerilere benzer, yüksek tavanlı bembeyaz, ferah bir mekâna sahip.

 

 

The Pill’in hemen yan sokağından Balat’a yöneldik. Hafta sonu Balat sokaklarını her yaştan, çoğunluğu genç insanlar doldurmuş. Ne var ki o dar sokaklarda insandan çok motorlu araç dolaşıyor. Daha doğrusu, dolaşmaya çalışıyor. Araç trafiğinden Balat’ın tarihi ve renkli sokaklarını rahat rahat yürümenin imkânı yok.

 

 

Balat, Haliç kıyısında Ayvansaray ile Fener arasında uzanıyor.

 

 

500 yıl önce İspanya’dan İstanbul’a kaçan Sefardim kolundan Yahudiler II. Beyazıd döneminde buraya yerleştirilmiş. Balat yakın zamanlara kadar Yahudi mahallesiymiş.

 

 

Tarihi evler

 

 

Yahudi evleri üç katlı, dar yüzlü, ikinci ve üçüncü katlarında cumbaları olan evler. Balat Yahudileri 1950’lerden itibaren İsrail’e göçmüşler. Günümüze kadar ayakta kalan Yahudi evleri ile Balat bir mimarlık müzesi durumunda.

 

 

Balat’taki, 15’inci yüzyılda yapılmış olan ve İstanbul’un en eski sinagogu olarak bilinen Ahrida Sinagoğu (Sabetaycılığı başlatan İzmirli Sabetay Sevi, Mesih olduğunu 1666’da bu sinagogda duyurmuş) Ayios Strati Ortodoks Kilisesi ile Ermeni-Gregoryen Surp Hreşdegabet Kilisesi ve de Mimar Sinan’ın eseri olan Ferruh Kethüda Camii görülecek gezilecek dini yapılar. Ferruh Kethüda Camii 1562’de Kanuni Sultan Süleyman’ın sadrazamı Semiz Ali Paşa’nın kethüdası (kâhyası) Ferruh Kethüda için yapılmış.

 

 

Balat’ta bir küçük cami daha var. Balat’ta yaşamış bir evliya olan Hazreti Cabir’in (604-697) adını taşıyan Çember Sokak’taki tuğlalı yapı 9’uncu yüzyılda bir kubbe ve üç yarım kubbeli bir kilise olarak yapılmış. Daha sonra camiye dönüştürülmüş.

 

 

Kahve keyfi

 

 

Balat’ta, çoğu kullanılmayan, bazıları yenilenen Yahudi evlerinin altları şimdilerde kahveye dönüşmüş.

 

 

Kahveler, kahvelerin önündeki kaldırımlar, gezip yorulanların dinlendikleri mekânlar olmuş.

 

 

Nagehan Rençber’in Aysun Gümüş ile işlettiği “Aşk-ı Ruba”da kahve, Nurcan Köroğlu’nun Filozof’unda çay içtik.

 

 

Çiçekli Bostan Sokak’ın köşesindeki “Sahi”de lokum yedik. Sahi ilginç bir yer. Arkada yerel, zevkli ürünler satılıyor. Önde bir lokum tezgâhı var.

 

 

Hafız Mustafa’da Ermeni ustalar yanında lokumcu ustası olarak yetişen Münir Ayanoğlu, tezgâh üzerinde, müşterinin siparişine göre fıstıklı, kaymaklı, cevizli lokum hazırlıyor. 3 parça lokum ve kahve 7 TL.

 

 

Türkiye’nin 10 şehrinde üretilen yerel (hakiki) gazozlar tadılabiliyor.

 

 

Vodina Caddesi üzerinde Alaaddin Dursun’un antikacı dükkânında her gün 3 defa antika müzayedesi yapılıyor. Bu da Balat’ı renklendiren bir gelişme.

 

 

Balat’ta antika müzayedesi yapılan 3 antika dükkânı var.

 

 

Balat sokakları hafta sonu cıvıl cıvıl.

 

 

Güngör Uras

 

Kaynak : Milliyet


Yorum yazmak için


17 Ağustos depreminin 18. yılında: Afet ne ‘doğal’ ne ‘fıtrat’ ne de ‘kader’dir.         17 Ağustos 1999 Büyük Marmara Depremi’nin 18. yılında, bir deprem ülkesi olan ve hem Ege bölgesinde yine depremlerle, geçtiğimiz ay İstanbul’da sel ile tekrar tekrar hatırladığımız Türkiye’de afetlere karşı son derece hazırlıksız olduğumuzu bir kez daha tespit ediyoruz. [...]
ARŞİV
Subscribe