Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim Forum
ANA SAYFA
Köln Camii’nin Bitmeyen Hikayesi!.. / Süleyman Boz
Share 17 March 2017

Komşularımızla cebelleşmeden (Boğazlaşma) sonra Avrupa Birliği Ülkeleri ile atışmaya, tartışmaya, polemiklere, rest çekmelere, siyasi çatışmalara başladık. Hollanda, Almanya, Belçika, Avusturya bu ülkelerden bazıları. En tazesi, şiddetlisi ve gündemde olanı ise Holanda ile olan sürtüşme. Bizim siyasilerin orada referandum propaganda yapmak istemesi ve Hollanda’nın buna izin vermemesi.. Buna karşın “Zorla” bizim Siyasilerin Hollanda topraklarında propaganda çalışmasını gerçekleştirmek istemeleri.. Polisiye olaylar vs.. Özet bu.

 

 

 

 

Dört milyondan fazla yurttaşımız var Avrupa ülkelerinde. En çoğu da Almanya’da. 1960 yılından bu yanma “Gastarbeiter” yani misafir işçi  olarak Avrupa’ya giden insanımızın misafirliği bir türlü bitmiyor, önce evlerini, ailelerini oraya taşıyorlar. Sonra da nüfuslarını Avrupa devletlerine geçiriyorlar. Dolayısıyla siyasi, sosyal, kültürel, dini haklarını da kullanabiliyorlar.

 

 

Başlangıçta, 1954 te birlikte kurduğumuz Avrupa Birliği’nin bir türlü asil üyeliğine alınmamış olmamız, Avrupa’nın bir tutarsızlığı, iki yüzlülüğü ve “Müslüman Türkiye’yi” dışarıda tutma kötü niyeti.  Ama bir devlet nüfusu kadar yurttaşımızla zaten biz Avrupa Birliği’nin içindeyiz. Kurucusu olan Türkiye, birliğe alınmazken, Nato üyesi olan ülkemiz dışarıda tutulurken, bu arada Bulgaristan, Romanya gibi komünist blok ülkeleri bile değişen dünya sonucu AB asil üyesi oldular. Biz hala aday üyeyiz ve eşikteyiz. Türkiye bu ikiyüzlülüğe ve itibarsız muameleye hala katlanıyor. Bu da bir gerçek..

 

 

MÜSLÜMAN TÜRKLER ZATEN AVRUPADA

            Tarihsel çerçeve ve son durum böyle. Avrupa ülkelerinde (Bazılarında) Mescitler, camiler, cami niyetine kültür evleri, cem evleri, ibadethaneler açıyoruz. Mırın kırın etmelerine karşın  bir “Müslüman Kitlenin varlığını” AB kabul etmiş. Hatta milletvekili, belediye başkanı bile yapılıyor Müslümanlar ve Türkler.

 

 

Türk ve Müslüman olarak bizlerin büyük eksikliklerimiz,hatalarımız, davranışlarımız da var!.. Bu davranışlar Avrupalı sıradan insanı illet ediyor..

 

 

Örneğin Bir türlü bitirilemeyen,  “Avrupa’nın En Büyük Camii” Köln Camii hikayesi bunlardan biri. 1984 yılından itibaren Köln’de büyük bir cami yapılması için Almanya’daki Müslümanlar bir araya gelmiş. Köln Kent Meclisi camiye onayı 2008 yılının Ağustos ayında vermiş.  Camiye yer sağlanmasında ve inşaatına başlanmasında Köln eski Belediye Başkanı Fritz Schramma’nın büyük katkıları olmuş. Schramma yaptığı bir konuşmada “Böyle bir camiye Almanya’da büyük ihtiyaç var, biz istesek de istemesek de muhakkak yapılacak. En iyisi bizimle birlikte yapılması” diyerek camiye desteğini açıkça ortaya koymuş.

 

 

Uzun yıllar süren mücadeleden sonra nihayet “Klise Mimarı” olarak tanınan Mimar Paul Böhm’ün projesine  gerekli ruhsatlar alınabilmiş ve Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) tarafından 2009 yılında inşaata başlanmış.. Almanya’daki aşırı sağcılar caminin yapılmaması için çeşitli gösteriler yapmış. Özellikle Ralph Giordano isimli Yahudi asıllı bir Alman gazetecinin öncülük ettiği gösteriler, uzun süre devam etmiş.

 

 

DEVLET, 33 YILDA KÖLN CAMİİNİ BİTİREMİYOR!..

            Gösteriler soğumuş, Almanlar ve Avrupa camiyi kabullenmiş ama Türkler heyecanla başladığı işi yine yarım bırakmışlar ve bitirememişler. Yüzlerce bahane söylenebilir ama bu Türklerin işi yarım bıraktığı, Köln’ün ve Avrupa’nın merkezinde, en güzel yerinde, çok güzel bir mimari proje eserini bitiremediği gerçeğini değiştirmez bahaneler.  33 Yıllık bir özlemin tarihi serüveni Köln Cami hikayesi. 2013 te Köln’de camiyi yerinde incelemiştim. Daha bitmeden eskimiş, yıpranmış cami. Bir köşesinde garip ve gayri sıhhi ortamda namaz kılmaya çalışan Müslümanlar!.. Bize yakışan bu mu Allah aşkına!..  Her yaza doğru DİTİP yetkilileri “Bu yaz cami bitecek ve açılışını yapacağız” diyor.  Almanya’daki kuzenime dün akşam sordum, cami ne oldu diye? “Bu yaz bitecek, açılacakmış abi..” dedi iyi mi?

 

 

Türkiye nerelere para ödemiyor ki? 33 yıldır Avrupa’da bir camiyi bitiremeyen ülkeyiz biz. Saygı duyulmamamızın, horlanmamızın, eşikte tutulmamızın bir nedeni de bu örnekteki gibi davranışlarımız olmasın? Üç milyon Suriyeliye bakıyoruz, üzerimize vazife olmayan nerelere para ödüyoruz.. Çok müslümanız, çok milliyetçiyiz.. Nutuğun, hamasetin, tavşırmanın, peşrevin tillahı bizde!.. Ama bir camiyi 33 yılda bitiremiyoruz!.. Türbanlı bakanlarımızla kapılarına dayanıyoruz.. Ama Köln Camii orada melul, mahzun, viran, köhne.. Peki “Reis” görmüyor mu bilmiyor mu bu durumu? Bilmemesi daha kötü ya!..

 

 

Ne kadar yazsak, laf söylesek sanki anlayacak var da..

 

 

 

3 Yorum
  1. O cami bitmez çünkü:
    -abi benim kuzenim alüminyum işleri yapıyor, caminin işlerini ona verelim,
    -abi zemin kaplamaları kesinlikle dayımın oğlunun o olmadan olmaz,
    Alçak mimar, ihale açtı işi başkasına verdi. Zaten islam düşmanı, zaten belliydi cami de aslında haç biçiminde. Burada namaz kılınmaz.
    Sol tarafı kapat sağ tarafa pencere aç, karşıdan bak aynen haç….
    Alçak mimar zaten camide tam 1500 adet kusur var. Ona söylemiştim doğramalar dayımın diye. Dinleseydi şimdiye açılmıştı. İhale de neymiş. Biz Türklerde ihale mi var.

    Yılmaz Kuyumcu | 17 March 2017

  2. Sultanahmet benzeri bir replika kondurulsaydı Almanya’daki cami dernekleri ve benzeri zevat hemen gereğini yapardı oysa.

    Necdet Oran | 17 March 2017

  3. Halbuki sahiden klasik Osmanlı taklidi olsaydı AKP buna evet der ve camiyi yaptıracak bütçeyi gönderirdi.

    cemile gürsoylu | 19 March 2017


Yorum yazmak için


“İçinde yaşadığımız şu karanlık günlerde, böyle bir sergi açılabiliyorsa ve bunca ilgi görüyorsa eğer, bu ülkeden asla umut kesilmez…”       Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi’nde, birkaç gün önce açılan “Louis Kahn’a Yeni/den Bakış” sergisinde karşılaştığım her mimar, her ressam, her ziyaretçi, kâh değişik sözlerle, kâh bakışlarla, kocaman bir gülümseme ya da [...]
ARŞİV
Subscribe