Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim
ANA SAYFA
‘Riskli alan’ yönetmeliği patronlar lehine değişti: AKP kentsel dönüşüm talanına hız verdi!
Share 3 November 2016

AKP iktidarı, kentlerde ‘dönüşüm’ talanına hız vermek için afet riskli alanlarda kentsel dönüşüm yönetmeliğinde değişikliklere gitti. Yapılan değişikliklerle birlikte bir bölgede yapıların 3′te 2′sinin ‘riskli’ olduğunun tespiti durumunda bölgenin tamamının ‘riskli alan’ ilan edilebilmesinin önü açıldı. Düzenlemeyle birlikte kentsel dönüşüm uygulamalarında hükümetin rolü artarken, kentsel dönüşüm süreçlerinde yaşanan tıkanıklıkların inşaat tekelleri lehine açılması hedefleniyor. Ayrıca düzenlemenin en çok çatışmalar sonucu büyük bir yıkım yaşanan Cizre, Nusaybin, Sur gibi kentleri etkileyeceği ve bu bölgelerin ‘afet riskli alan’ kapsamında bakanlar kurulu kontrolünde kentsel dönüşüm sürecine dahil edileceği belirtiliyor.

 

 

 

 

 

Türkiye’de üretim faaliyetlerinin gerilediği ve siyasi istikrasızlığının finans piyasalarını güvencesiz hale getirdiği süreçte, turizm sektöründe de yaşanan düşüşün ardından AKP ekonomiyi ayakta tutabilmek adına inşaat sektörünün önündeki engelleri kaldırmaya, kentsel ve ekolojik her türlü yıkıma rağmen devam ediyor.

 

 

Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki 6306 sayılı kanunun Uygulama Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikler ile inşaat tekellerinin en çok şikayet ettiği hukuki sorunların aşılması konusunda adımlar atıldı.

 

 

RİSKLİ ALAN İLANINDA YAPILARIN 3′TE 2′SİNİN ’RİSKLİ’ OLMASI YETECEK

 

 

                        Fotoğraf: Al Jazeera Türk

 

 

Söz konusu yönetmelik değişikliklerinde en çok dikkat çeken karar, bina bazında dönüşüm uygulamaları yerine bölgesel ölçekte yeni uygulamalarının önünün açılması oldu. Düzenleme ile birlikte, bir bölgenin ‘riskli alan’ ilan edilmesi için bölgedeki yapıların yüzde 65′i hakkında ‘denetimine tabi tutulmadığı ve standartlara uygun malzeme ile yapılmadığı’ kararının alınması yeterli olacak. Ayrıca ‘riskli alan’ ilanında, alanın en az 15 bin metrekare büyüklükte olmasını öngören sınır da kaldırıldı.

 

 

HAK SAHİPLERİ ARASINDA ANLAŞMA BEKLENMEYECEK, POLİS NEZARETİNDE YIKIM YAPILACAK

 

 

                       Fotoğraf: Anadolu Ajansı

 

 

Kentsel dönüşüm uygulamalarında inşaat şirketlerinin en çok karşılaştığı meselelerden biri olan hak sahipleri arasındaki uyuşmazlıklara da bu değişiklikerle birlike hükümet el attı. Yeni düzenlemeyle birlikte ‘riskli alan’ ilan edilen bölgelerde yer alan binalatın dönüşüme açılması için hak sahiplerinin anlaşması beklenmeyecek, 2 aylık denetimlerden sonra yıktırılmayan binalar kolluk kuvveti nezaretinde yıktırılacak. Değişiklik öncesinde, hak sahipleri içinde 3′te 2 çoğunluk sağlanamadığı takdirde yapıların dönüşüme açılamıyordu.

 

 

Yapılan değişiklikle birlikte hak sahibinin vefat etmiş olması halinde mirasçılık belgesi çıkarma, kayyum atama veya işlem yapma yetkisi de artık Bakanlıkta olacak. Böylece hükümet mahkemelerde uzayan süreci kısaltmayı hedefliyor.

 

 

KÜLTÜR MİRASI NİTELİĞİNDEKİ TAŞINMAZLAR DA KENTSEL DÖNÜŞÜM KAPSAMINA ALINDI

 

 

Öte yandan düzenlemeyle birlikte, riskli alan ve yapıların depreme dayanıklılık tespitini yapan kuruluşlarda görevli personellere Çevre ve Şehircilik Bakanlığından sertifika alınması zorunluluğu da kaldırıldı. Bu yetki bakanlık tarafından belirlenecek kurum ve kuruluşlara devredildi.

 

 

Düzenlemede TOKİ’ye de ‘riskli alan’ tespiti yapabilme başvurusu yetkisi verilirken, Kültür ve Tabiat Varlıkları Kanunu kapsamına giren kültür mirası niteliğindeki taşınmazlarda da kentsel dönüşüm yapılabilmesinin önü açıldı.

 

 

“AFET YASASI BARINMA HAKKINI İHLAL EDEN ANTİDEMOKRATİK BİR YASA”

 

 

                       Fotoğraf: Al Jazeera Türk

 

 

Afet yasasındaki kentsel dönüşüm uygulamalarına yönelik değişikliklere ilişkin İleri’ye değerlendirmelerde bulunan Şehir Plancıları Odası İsatnbul Şube Sekreteri Akif Burak Atlar şu ifadeleri kullandı:

 

 

“6306 sayılı yasa inşaat odaklı dönüşüm projelerinin önündeki hukuki engelleri kaldırmayı hedefleyen; afet riskinden ziyade inşaat sektörüne odaklanan bir yasa. Uygulama yönetmeliğindeki yeni değişiklikler ise yasa kapsamındaki uygulamaları hızlandırmaya yönelik olarak hazırlanmış, proje süreçlerinin önünü açacak düzenlemeler içeriyor. Afet yasası barınma hakkını ihlal eden, dönüşüm maliyetini konut sahiplerine yüklerken inşaat sektörüne adaletsiz bir kazanç sağlayan, plan bütünlüğünü tehdit eden ve anayasaya aykırılıklar barındıran antidemokratik bir yasa olmayı sürdürüyor”.

 

 

ÇATIŞMALAR SONUCU YIKILAN KENTLER BU DÜZENLEMEYLE ‘AFET RİSKİ ALTINDAKİ ALAN’ KAPSAMINA ALINIYOR

 

 

                       Fotoğraf: Anadolu Ajansı

 

 

Yeni düzenlemenin en büyük etkisini, yaşanan çatışmaların ardından büyük bir yıkım geçiren Cizre, Nusaybin, Sur gibi kentlerde göstereceği belirtiliyor. Daha önce yapılan düzenlemelerle, kentsel dönüşüm sürecinin hızlandırılması için riskli alan tespiti konusunda yetki Bakanlar Kurulu’na devredilmişti. Yeni değişiklikler kapsamında, çatışmalar sonucu yıkılan kentlerde ‘afet riski altındaki alanlarda dönüşüm’ kapsamında gerçekleştirilecek uygulamalarının önü açılacak.

 

 

Konuyla ilgili İleri’ye konuşan Şehir Plancıları Odası Diyarbakır Şubesi Eşbaşkanı Büşra Cizrelioğulları, 6306 sayılı kanunda bir alanda afet riski olabilmesi için bazı tanımlamaların olduğunu ancak çatışmaların yaşandığı bölgelerde böyle bir afet riskinin söz konusu oladığını söyledi. Bu düzenlemenin, çatışmaların yaşandığı bölgelerde yıkımların olduğu alanların da ‘afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi’ kapsamına dahil edilmesi için atılmış bir adım olduğunu belirten Cizrelioğulları, “Yıkımların yaşandığı Cizre’nin, İdil’in, Sur’un ve olası yeni kentlerin de 6306 kapsamına alınıp ‘afet riskli alan’ ilan edilmesiyle yetkinin bakanlığa geçmesi için gerçekleştirilmiş bir uygulama” ifadelerini kullandı.

 

 

“HEM PATRONLAR HEM DE HALK İÇİN TIKANAN SÜREÇ PATRONLAR LEHİNE AÇILACAK”

 

 

                       Fotoğraf: Al Jazeera Türk

 

 

Yeni düzenlemenin amacının, kentsel dönüşüm süreçlerinde yaşanan tıkanıklıkların inşaat şirketleri lehine açılması olduğunu belirten Toplumcu Meclis Yürütme Kurulu Üyesi şehir plancısı Derya Yücedağ, konuyla ilgili İleri’ye yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

 

 

“6306 sayılı “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun”un aslında bizlere mesajı; biz daha kötüsünü yapana kadar en kötüsü bu şeklindeydi.  Pilot bölge olan Fikirtepe’deki kanserleşmiş süreçten alınan kesitler ise tam olarak kentsel dönüşümün nasıl olmaması gerektiğini gözler önüne seriyor. Ne zaman inşaat sektörü hız kesse patronları üzmeyen hükümet 2016 yılında KDV oranlarını düşürerek zaten bir dalganın geleceğini hissettirmişti. Şimdilerde insani olan ne varsa hedef alan 6306 sayılı afet yasasının uygulama yönetmeliği değişti. Daha ne kadar kötü olabilir diye düşünürken kapitalist sistem en değerlisi olan mülkiyet kavramını dahi kalbinden vuracağa benziyor. Bu yönetmelikle birlikte hem patronlar hem de halk için tıkanan süreç patronlar lehine açılacak”.

 

 

“PLANSIZ VE DENETİMSİZ İŞLEYEN SÜREÇ KADIKÖY’DE YAŞANAN ÖLÜMLER GİBİ HAYATİ TEHLİKELER BARINDIRIYOR”

 

 

Yönetmelikler yapılan değişikliklerin özellike Kadıköy gibi kentsel dönüşüm sürecinin en yoğun yaşandığı Kadıköy gibi bölgelerde yaşamı daha da olumsuz bir şekilde etkileyeceğini belirterek şunları söyledi:

 

 

“Bu yönetmelikle birlikte emekçi halk hızla mülksüzleştirilerek barınma hakkından olacak. Bu yönetmelikle birlikte kültür varlıklarımız hızla rantsal dönüşecek. Direnen halk sindirilip bir an önce sürecin dışında bırakılacak. Kent merkezleri üst gelir grubuna tahsis edilip diğer sınıflar kentin çeperine sürülecek. Bizim olan kentlerde görünmeyen duvarlar örülecek. Yeşil alandan, donatıdan, ulaşım planından, kamusal alandan, mahalle kültüründen yoksun oluşturulan yeni yapay çevreler prestijiyle birlikte fahiş fiyattan zenginlere sunulacak. Plansız ve denetimsiz işleyen süreç Kadıköy’de yaşanan ölümler gibi hayati tehlikeler barındıracak. Trafik daha da sıkışacak, nefes alabileceğimiz alanlar yok olacak ve kent dev bir şantiyeye dönüşerek tümden yaşanamaz hale gelecek”.

 

 

 

 

Kaynak : ilerihaber.org

2 Yorum
  1. Bekleniyordu böyle bir gelişme, eldeki kanun “ihtiyaca” cevap veremiyordu artık.

    demir gürsel | 3 November 2016

  2. Yaz boz tahtasına çevirdiler. Değiştirdilerse mutlaka bir başka çıkarları vardır. Bu arada inşaat sektörünün durumu malum.

    yunus girgin | 5 November 2016


Yorum yazmak için


Erdoğan’ın, “Biz bu şehre ihanet ettik” dediği İstanbul’u 25 yılda enkaza çevirdiler. Silueti, yeşil alanları, havası, tarihi yok edildi. Dünyada en çok trafik sıkışıklığı olan kentler listesinde 2’nci sırada. Megakent, hem en stresli şehirlerden biri, hem de çok pahalı. Sahip olduğu yeşil alanla ise sıralamalarda sonuncu.           Yenilenen İstanbul seçimi için [...]
ARŞİV
Subscribe