Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim Forum
ANA SAYFA
İstanbul’un semt isimleri nereden geliyor?
Share 6 April 2009

İstanbul’un semt isimlerinin anlamları nedir? Bu isimlerin hikayeleri neye dayanıyor?

Bebek
Semtin isminin nereden geldiği konusunda iki rivayet bulunuyor. Bunlardan ilki, Fatih Sultan Mehmet’in bölgeyi koruması için gönderdiği bölükbaşının Bebek lakaplı olması. Diğeri ise padişahın semtteki bahçesinde gezerken yılan görüp korkan şehzadesine bebek demesi ve bundan sonra bahçesinin bebek bahçesi olarak anılması.

Aşiyan
Kuş yuvası. Günümüzdeki ismini şair Tevfik Fikret’in burada bulunan, Farsçada kuş yuvası anlamına gelen ‘Aşiyan’ isimli evinden alıyor. Bağlarbaşı: Semt, en ünlü bağ ve bahçelerin bir dönem burada yer almasından dolayı bu adla anılıyor.

Veliefendi
Hipodrom bir zamanlar Şeyhülislam Veli Efendi’nin sahibi olduğu topraklar üzerinde kurulduğundan semtin adı Veli Efendi’yle anılıyor.

Beyazıt
Sultan II. Beyazıt’ın buraya kendi ismiyle anılacak bir külliye yaptırmasından sonra semt, Beyazıt olarak anılmaya başladı.

Aksaray
Fatih’in sadrazamı Ishak Paşa, Iç Anadolu Bölgesi’ndeki Aksaray’ı ele geçirdikten sonra orada yaşayan bölge insanlarını bugünkü Aksaray semtinin bulunduğu yere gönderir. Aksaraylılar da semte adlarını verirler.

Beyoğlu
Semtin isminin nerden geldiği konusunda çeşitli rivayetler bulunuyor. Bunlardan ilkine göre, Islamiyet’i kabul edip burada oturmaya başlayan Pontus Prensinden adını alıyor semt. Diğerine göreyse, ‘Bey Oğlu’ diye anılan Venedik Prensinin burada oturmasından geliyor semtin adı. Son bir rivayet de, burada oturan Venedik elçisine, yazışmalarda, “Beyoğlu” diye hitap edilmesinden semtin bu adla anıldığını söylüyor.

Bakırköy
Bizanslıların ‘Makri Hori’ dedikleri semt, 14. yüzyılda Osmanlıların eline geçince ‘Makriköy’ adını aldı. 1925′te ulusal sınırlar içindeki yabancı kökenli adların değiştirilmesi sırasında Atatürk’ün isteğiyle semt Bakırköy adını aldı.

Bostancı
Semt, adını eskiden her türlü meyve ve sebzenin yetiştirildiği bostanlardan biri olmasından alıyor.

Çemberlitaş
Bizans’ın en önemli meydanlarından Constantinus Forumu’nun bulunduğu yerdeki büyük sütunlardan birisi olan Çemberlitaş, semte adını verdi.

Çengelköy
Eskiden gemi çapaları bu köyde yapıldığı için isminin buradan geldiği tahmin ediliyor.

Galata
Gala, Rumca da “süt” anlamına geliyor. Bir rivayete göre Galata’nın adı semtteki süthanelere gönderme yapılarak türetildi. Başka bir görüşe göre ise Italyanca ‘denize inen yol’ anlamına gelen ‘galata’ kelimesi düşünülerek bu isim verildi.

Eminönü
Osmanlı döneminde çarşıdaki esnafı denetleme yetkisi ‘Emin’lere aitti. Semt, adını burada bulunan ‘Gümrük Eminliği’nden alıyor.

Üsküdar
Bizans devrinde, Skutari denilen asker kışlaları, şehrin bu yakasında yer aldığı için semt Skutarion diye anılıyordu. Bu isim zamanla Üsküdar’a dönüştü.

Taksim
Osmanlı zamanında sucuların; suyu, halka taksim ettikleri yer, Taksim olarak anılmaya başlandı.

Tahtakale
Sözlük anlamı ‘kale altı’ olan Taht-el-kale’nin bozulmasıyla Tahtakale’ye dönüşen semtin, Mercan ya da Beyazıt dolaylarındaki eski sur benzeri yapının aşağı kotunda yer aldığı için bu ismi aldığı tahmin ediliyor.

Şaşkınbakkal
Henüz yerleşimin olmadığı dönemlerde yaz günleri denizden yararlanmak için bölgeye gelenlere bir bakkal dükkânı açıldığını görenler, burada iş yapılmayacağını düşünerek bakkala “şaşkın bakkal” yakıştırması yaptılar. Bundan sonra da semt Şaşkınbakkal olarak anılmaya başlandı.

Şişli
Şiş yapımıyla uğraşan ve Şişçiler diye anılan bir ailenin burada bir konağı olduğu ve ‘Şişçilerin Konağı’nın zamanla değişikliğe uğrayarak ‘Şişlilerin Konağı’ hâline gelmesiyle semtin adının Şişli olarak kaldığı anlatılıyor.

Sütlüce
Bugün Sütlüce semtinin olduğu yerde Süt Menbat isimli bir Rum köyü vardı. Köyün bir köşesindeki bakır bir kadın heykelinin memelerinden su akar; bu suyun, kadınların sütünü çoğalttığına inanılırdı. Bundan dolayı semt, Sütlüce olarak anılır oldu.

Ahırkapı
Marmara Denizi’nin kıyısında yer alan yedi ahır kapısından birisi olan bu semte, Padişah atlarının bulunduğu has ahırın yanında yer aldığı için Ahırkapı ismi verildi.

Kaynak: Sabah Emlak

2 Yorum
  1. Ahırkapı Topkapı Saray surlarının sonunda yer almaktadır. Sonuncu anlamında ahir kapı kelimesinden türemiştir.
    Çengelköy Kaptanı Derya’nın oturduğu semtti. Seferden dönen Osmanlı Donanması yakaladığı korsanları İstanbul girişinde çengele geçirir ve Komutanlarına sunardı. Çengel kelimesi buradan gelmekte…
    Roma Lejyonların verilen ismin dönüşmesi de Üsküdar’ın ismini oluşturmuş. Aslında İstanbul’un tüm isimlerinin çok liginç anlamları var…

    Anonymous | 7 April 2009

  2. Yer isimlerinin önemli bir olaya ya da büyük zatlara atfen verilmesi aslında hem güzel hem anlamlı. Ben İzmir’de otururken sokakların numaralarla anılmasına çok içerlerdim. Bu İzmir’in İstanbul gibi büyük zatları vs. yok mu diye?

    Mahallelere, sokaklara isim verilirken bu muhitte yaşamış, iz bırakmış kişilerin adlarını vermek lazım. Zaman zaman şehitlerin isimleri de sokaklara verilebiliyor. Numara vermek yerine isim vermek daha iyi ve mânâlı. Ancak şu varki, yerleşmiş isimleri de ikide bir değiştirmemek lazım. Bu da “Kırk yıllık Kâni, olur mu yani?”ye dönüyor.

    Hayati Binler | 12 April 2009


Yorum yazmak için


IAPA,  Guangzhou Daily Grubu Kültür Merkezi için düzenlenen Uluslararası Mimari Tasarım Yarışması’nda mükemmeliyet ödülünü kazandı.  Çok amaçlı bina kompleksinden oluşan proje, sergi, ofis binaları, ticari birimler, otel, kültür ve hizmet alanlarından oluşmakta. Guangzhou kentinde, Pazhou Merkez Ticaret Bölgesi ve Guangzhou yeni merkez ekseninin güney bölümünün doğusunda bulunan arsa üzerinde yer alan proje, kuzeyde İnci Nehri’ne [...]
ARŞİV
Subscribe