Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim
ANA SAYFA
Barselona’daki Dönüşüm – II: Tarihi Kent Merkezinde Dönüşüm
Share 14 May 2007

Barselona Dosyamızın ikinci bölümünü, kentin tarihi bölgesinde gerçekleştirilen kentsel dönüşüm projeleri oluşturmaktadır. Bu çerçevede kentin El Raval Bölgesi ve Cerda’nın oluşturduğu planla inşa edilen Eixample Bölgesi incelenmiştir.

El Raval Bölgesi
Barselona’nın ortaçağ kent dokusunda yer alan El Raval bölgesi, çok yakın bir tarihe kadar oldukça yoğun kentsel alanlardan birisiydi. Güncel ve halen devam eden yenileşme projeleri, alanın bazı bölgelerindeki sosyal, çevresel ve ekonomik karakteristiği etkileyici bir biçimde değiştirmiştir. Ancak, projenin daha geniş etkileri ortaçağdan günümüze çok az dokunulmuş olan pek çok sokağa henüz tam olarak etki etmemiştir.

1800’lerde El Raval bölgesi kenti besleyen pazarlardan oluşurken, alanın büyük bir kısmı henüz inşa edilmemişti. 1850’den sonra Sanayi Devrimi rehberliğinde El Raval; kırsal alandan gelen işçiler için yapılan kiralık konut blokları ve tekstil fabrikalarıyla hızla doldu. Bu binalar mekanı maksimize edecek şekilde birkaç katlı olarak inşa edilmişti ve kiracı konutları yüksek katlı slumlardı. Her bloğun avlusunda yer alan tuvaletler ve musluklar ortak kullanılırken, oldukça sık salgın hastalık olmakta ve ölüm oranı oldukça yüksekti.
Kentin daha zengin kesimlerinin yaşadığı Barri Gotik eski kent alanında izin verilemeyecek kadar kirletici ve tehlikeli görülen, tuğla yapımı, kesimhane ve dericilik gibi eski sanayilerin mekanı için Tekstil fabrikaları yarışıyordu.

El Raval’ın limana en yakın olan diğer güney yarısı, gerek zenginler için lüks genelevleri ve daha kötü koşullardaki fakirler için yüzlerce bar – otelle birlikte fuhuş sektörüyle ve aşağı seviyedeki insanlarıyla tanınmaya da başlamıştır. Alan aynı zamanda Barrio Chino ya da Çin Mahallesi olarak da biliniyordu. 1920’lerde San Francisco’nun Çin Mahallesindeki ahlaksızlıkla ilgili bir filmi izledikten sonra yerel bir gazeteci olan Francesc Madrid tarafından bu etiket alana yapıştırılmıştır. Barselona her zaman El Raval’da odaklanan bir yeraltı dünyasına sahip olmuştur.

Günümüzde alanın büyük bir kısmı inanılmaz bir biçimde değişmişse de hala endüstriyel bir niteliğe sahiptir ama devam eden sanayi baskısı, mobilya ya da inşaat malzemeleri satan eski moda ufak atölyelerden oluşuyor. Eski kiracı konutlarının pek çoğu halen ayakta olmasına karşın, pek çoğu da yıkılmıştır. Bu konutların en iyi koşullara sahip olanlarını modernize etme yönünde giderek artan bir eğilim olmasına karşın, pek çoğu eski elektrik tesisatına, kötü ve yetersiz su sistemine sahiptir ve 10 daire tek bir merdivenle sokak girişine bağlanırken, binaların yangın çıkışı bulunmamaktadır.

Hükümetin kentsel yenileme projelerinin ana hedefi olan Barrio Chino’da en büyük değişim gerçekleşmiştir. 1970’lerin sonunda eroinin gelmesiyle Chino için ciddi sorunlar da baş göstermiştir. Alanın kısmen kabul edilebilen eski suç oranı, özellikle de turizm sektörünü etkileyerek çok daha tehdit edici bir boyuta ulaşmıştır. Hükümet hızlı bir biçimde hareket ederek, 1988’den itibaren alandaki ucuz pek çok oteli kapatarak, uyuşturucu satışı ya da fuhuşla ilişkili bütün blokları yeni meydanlar oluşturabilmek adına yıkmıştır. Yerinden edilen insanlar da, genellikle gözden uzak olan kentin eteklerindeki daha yeni dairelere transfer edilmiştir.

Yetkililerin “El Raval’ı düzene sokmak” olarak adlandırdıkları bu süreçteki bir diğer unsurda; yıkılan alanlarda öğrenci konutları, yeni bir polis merkezi ve ofis kulelerinin inşasıyla doğrudan soylulaştırmadır. Adı en çok çıkmış alanlardaki daha sonraki gelişmeler 14 katlı bir oteli de içerecek şekilde planlanmıştır.

Değişimlerin bazıları kuşkusuz iyiye yönelik olmuştur. Bu değişimlerin yararlarını hissedenlerden birisi hayatı boyunca Raval’da yaşayan gündelikçi olarak çalışan Avelina Perez’dir. “Yeni yerimize iki ay önce taşındık ve aslında evin eski evimizden biraz daha küçük olduğunu bile düşündük, aradaki fark gündüzle gece kadardı. Öncelikle artık içeri çöp ve kanalizasyon kokusu yerine, güneş giriyor. 18 yaşındaki oğlum engelli ve eski evimizde onu omuzlarımda 3 kat taşımam gerekiyordu. Şimdi 70 kilo ağırlığında ve tanrıya şükür asansörümüz var” demektedir.

Avelina Perez’in eski dairesi 2000 yılında tamamlanarak El Raval’in yeni Rambla’sının bir bölümü haline gelen Carrer Cadena’dadır. Yeni yerleşimler kendi içinde barrio’ya sadece yeni sakinler getirmemektedir; burası uzun süreli sakinler, yıkımla yerinden edilen özellikle de yaşlı insanlar, için ayrılmıştır.

Gerçek bir yenileşmenin takip edip edemeyeceği tartışılabilir. Associacio de Veins del Raval’ın başkanı olan Pep Garcia “Calle Sant Ramon gibi yerlerde; ağaçlar ektiler ve placa yarattılar ve suç unsurları orayı tekrar doldurmak için geri döndü” diye anlatmaktadır. “Projelere daha fazla sosyal ve polis eyleminin eşlik etmesi gerekiyor yoksa hiçbir şey elde edilemeyecek” Sokaklarda halen küçük gruplarla ilişkili suç bulunmaktadır.

Kentsel yenileme projelerinin kümülatif etkisiyle özellikle de Barrio Chino’nın içinden olan pek çok insan, geniş yayalaştırılmış Rambla’nın inşasıyla, kentin en özgün kısmının kalbinden sökülüp dışarı atılırken, burayı kısmen boş bırakarak oradan ayrılmıştır.
El Raval’daki dikkatten kaçmayan beklenmedik bir diğer değişimse İspanyollar tarafından artık istenmeyen dairelere yerleşen, çoğunlukla Faslı ve Pakistanlı göçmenlerden oluşan Müslüman toplumundaki artıştır. Aynı şekilde dikkat çeken Filipinli bir toplumda bölgede bulunmaktadır. Düşük kira bedelleri ve yakın çevredeki iş olanaklarına kolay erişebilen konumu, alana her zaman farklı göçmen ve kısa süreli kullanıcı dalgasını kendisine çekmiştir.

Genel olarak bu yeni göçmenler, ağırlıklı olarak İspanya’nın güneyinden gelen daha önceki göçmenlerin karşılaşmadığı bir dizi güçlükle; yasal ve dilsel problemler, kültür şoku ve ırksal önyargıyla karşılaşmaktadır. Diğer taraftan bazı yerel insanlar, yeni gelenler nedeniyle mahallede kurulmuş yaşamın tehdit altında olduğuna inanıyor. Ama SOS Racisme “15 göçmenin tek bir dairede yaşadığı bazı durumlar var, bu kötü ve sağlıksız ama onları eleştiren bazı insanlar, çok kısa bir süre önce ailelerin tek odalı dairelerde yaşadığını unutuyor” demektedir.

Aşağı Raval’daki ana cadde; Nou de Ia Rambla günümüzde daha önceki yaşamının bir fraksiyonunu yaşamaktadır ama mağazaların sürreal seçkisi devam etmektedir; striptizcilerin payetlerini aldığı tiyatro kostümcüleri, gelinlik üzerine uzmanlaşmış moda dükkanlarının yanında yer almaktadır. Yukarı Raval’daki ana cadde Carrer L’Hospital şu anda turizmle ilişkili pek çok işletme için rağbet edilen bir yerdir. Placa Catalunya’ya doğru yönelindiğinde burası; Çağdaş Sanatlar Müzesi ve Çağdaş Sanatlar Merkezinin binalarını da içeren devasa kültür kompleksiyle birlikte bölgenin gençleştirilmesi için yapılmış en geniş ölçekli resmi projenin alanıdır. Burası aynı zamanda El Raval Humanities Üniversitesinin de yeridir. Raval’ın yukarı bölgesinin canlandırılması pek çok kaliteli yiyecek satan dükkanı da içerirken, Sanat Müzesine yakın olan Carrer Doctor Dou; küçük sanat galeri sokağına dönüşmüştür.

Çağdaş Sanatlar Merkezi kentsel kültürü; sosyal, kentsel planlama ve kültürel gelişmelerin üreticisi ve değişimin arkasındaki güç olarak tanımlayan Avrupa’daki ilk merkezdir. Uluslar arası arenada bir referans noktası ve kentle olan ilişkisi yeni bir kültürel döngüye ve yeniden doğan El Raval’daki turist güzergahına katkıda bulunmuştur.

Tamamen yeni sofistike kültürle olan ilişkiyi edinmenin yanı sıra, barlarının biraz düşük nitelikli (grunge kültürü) sosyalleşme mekanları olarak yeniden keşfedilmesiyle bölgenin bir kısmı yeniden hayat kazanmıştır. Carrer Riereta boyunca pek çok sanatçı stüdyo açmıştır. Sanat eleştirmeni Jeffrey Swartz “güzel sanatlar mezunu pek çok kişinin büyük pencereli bu hafif sanayi mekanlarını kiralamasıyla 1980’lerde başladı” diye açıklamıştır. “Ucuz büyük mekanları bulmak artık çok daha zor olmasına karşın, Aşağı Carrer Riereta’da yaklaşık 40 kadar sanatçı bulunuyor ve barrio’nun genelineyse çok daha fazlası yayılmıştır”.

Aynı zamanda alan, orada yetişen İspanyollara nazaran bölgenin atmosferini çok daha çekici bulan Avrupa’nın diğer bölgelerinden yeni gelmiş göçmenler (örneğin öğretmenler) içinde oldukça popülerdir. Genellikle genç İspanyollar banliyölere taşınmaya güçleri yetene kadar burada kalmaktadır.

El Raval’ın kentsel yenileşmesi AB sosyal bütünleşme fonundan gelen para da dahil olmak üzere kamusal fonlarla yönetilmiştir. Günümüzde özel yatırımlar kamusal yatırımı büyük oranda geçmiştir. Hükümetin eylemleri; altyapıyı, belediye ve semt hizmetlerini, konut, iş, sağlık, eğitim ve sosyal hizmetleri ve spor olanaklarını iyileştirme ve marjinal ve suç eylemlerini sınırlandırma üzerine odaklanırken, mahallenin imajını iyileştirmek için kampanyalar başlatılmıştır. Tarihi ve kültürel mirasın teşviki turist kullanımındaki artışla sonuçlanmıştır.

Etkiler oldukça derindir. Sürdürülebilir bir biçimde ve genel olarak Barselona’nın nüfusundaki azalmayla ilişkili olarak nüfus azalması devam etmektedir. İstihdam belirgin bir biçimde artmıştır ama sakinler arasındaki düşük vasıflardan dolayı alanda yaratılan işlerde genellikle bölge dışından gelen işçiler istihdam edilmektedir. Aile geliri net bir biçimde düşmektedir. Suç oranı Barselona ortalamasına düşürülmüştür ve suçlular etkili bir biçimde alanın dışına taşınmıştır. Alanın marjinal aktivitelerini kazımak için eylemler devam etmektedir. Bireysel güvenliğin algılanışı artmıştır. Eğitim seviyesi kent bütünündeki ortalamaya nazaran önemli eşitsizlikler içermesine karşın, geçtiğimiz yıllarda giderek yükselen bir artış göstermiştir. Aids ve Tüberküloz gibi ciddi hastalıkların görülmesi Barselona geneline göre El Raval’da oldukça yüksektir. Göçmenlerle ilişkili bir hastalık olarak sıtma vakaları da görülmektedir. Kent geneline göre ölüm oranı daha yüksektir. Güney El Raval kentteki en kötü sağlık göstergelerine sahiptir. Başlatılan aktivitelerin pozitif bir etkisi olmasına karşın, mevcut politika ve programlar yeni sağlık problemlerinin önüne geçmeyi amaçlamaktadır.
El Raval’da yaşayan insanların genel problemleri sırasıyla şu şekildedir

1- ekonomik (düşük gelir ve rastgele borçlarla ilgili problemler)
2- sağlık
3- sosyal (örneğin aileden yalıtılmış olmak)
4- işsizlik
5- konut
6- sosyal psikoloji (aile sorunları)
7- yasal konular (mülk sahipleri ve kiracılar arasındaki çatışma, çalışma izinlerinin olmayışı)
8- okul (okuldan kaçma ve eğitimden geri kalma)

Örnek
1850’lerde Barselona, hem uzun zamandan beri beklenen kent duvarlarının yıkımıyla birlikte fiziksel büyümeyi hem de Katalan Rönesans’ıyla kültürel uyanışı ve ekonomik büyümeyi sağlayabilmiştir. Ildefons Cerda’nın Eixample’si için dekor büyük ızgara sistemine yayılmak üzere ayarlanmıştı.
Barselona’nın duvarları yıkıldıktan sonra, onun ötesindeki arazinin geliştirilmesi için ve kenti Gracia’ya ve diğer kentlerle bağlayacak bir plana ihtiyaç vardı. Konsey, 1859’da projeler için bir yarışma düzenlendi. Aslında onlar, Plaça Catalunya’dan yelpaze gibi ışıyan uzun düz caddeler için Antoni Rovira’nın i Tras’ını tercih etmiş, eski kent dokusunu görmezden geldiği için Cerda’nın projesini beğenmemişti. Ancak hiçbir zaman açıklanmayan bir nedenden dolayı, bir başka Katalan mühendis Ildefons Cerda’nın planının uygulanması yönünde bir emir gelmiştir.

Cerda; 1855 yılında kentin haritasını çıkarmış ve ilk eksiksiz planını çizmiştir. Aynı zamanda El Raval’ın İşçi konutlarının sağlıksız ve kısıtlı koşullarından ve yüksek ölüm ve bundan kaynaklı olduğunu gördüğü suç oranıyla ilgili problemlerden de etkilenmişti. Cerda, işçi sınıfının yaşam biçimini araştırmış ve ortalama bir ailenin sadece sardalyeyle zenginleştirilmiş ekmek ve patatesten oluşan bir yemeğe gücünün yettiğini bulmuştur. Gözlemciler, 6 bin kişinin ölümüyle sonuçlanan 1856’daki kolera salgını için sağlıksız koşullardaki aşırı kalabalıklaşmayı suçlamıştır. Düzensizlik, hastalılık ve kargaşa sıcak uzun 1854 yazının sıradan bir özellikleriydi.
Cerda düz çizgileri seviyordu ve onun fikri, dik kesen sokaklarla bölünmüş coğrafi paralel boyunca Eixample’nin iki ana caddesini yerleştirmekti. Onun ana amacı; sadece iki kenardan belirli bir yüksekliğe kadar inşa edilmesini ve gölgelikli bir meydan ya da bahçenin arada bırakmasını sağlayacak sıkı inşaat kontrolleriyle standart büyüklüklere sahip dörtgen biçimli bloklar kullanarak sosyal problemlerin üstesinden gelebilmekti. Açık kenarlarla bu rekreasyon alanları evlerin maksimum hava, güneş ve ışık almasını garantileyebilmek içindi. Tüm evlerin gün içerisinde güneş alabilmesi için Konut blokları Kuzeybatı – Güneydoğuya yöneltilmişti. Her bir bölge, tüm toplumsal mağazaları ve hizmetleri içeren 20 bloktan oluşurken, blokların kenarı 113,3 metre boyundaydı ve en az 800 metrekaresi bahçe olacak şekilde 12.370 metrekare alanı kapsıyordu. Normal caddeler 20 metre genişliğinde inşa edilirken, Büyük caddeler 50 metre ve Passeig de Gracia 60 metre genişliğindeydi. Cerde için sokakların fonksiyonu iletişim ve trafiğin akışını sağlamaktı.

Cerda planının en belirgin özelliği her bloğun 45 derece açılı köşelere sahip olmasıdır. Bunun arkasındaki fikirse; her yönden her şeyden önce kamusal ulaşım için daha akışkan bir trafik sağlayabilmekti, Cerda’nın özellikle aklında olan buharlı tramvaydı ve binanın köşe açılarını belirleyen de onun geniş dönüş yarıçapı olmuştur.

Kentsel mekanın bu idealize edilmiş bir biçimde kullanımına güçlükle erişilmiştir, Eixample’yi Cerda’nın mülklerindeki (ve karlarındaki) sınırlamalarına göre gerçekte inşa eden özel geliştiriciler için bu anlamsız bir müdahaledir. Binalar -520 kare blok ya da manzanas- planlanandan çok daha yükseğe çıkmıştır ve uygulamada tüm binalar, çok az iç bahçe hayatta kalarak kapatılmıştır. Günümüzde bu iç avluların pek çoğu, otopark, atölye ve alışveriş merkeziyle doldurulmuştur.

Cerda’nın daha vizyoner fikirleri zaman içerisinde kaybolurken, Eixample’nin inşası ana katta geniş dairelerle kaliteli apartman binalarıyla spesifik türdeki binaların gelişmesini yaşadı. En üst katlarsa çatı bahçelerine sahip daireleri içeriyordu.
İdeal kentsel gelişmenin ilk modeli olarak Eixample herkesi memnun etmedi. Caries Soldevila “Barselonalıların Eixample hakkında kötü konuşma eğilimine sahip olduğumuz gerçeğini saklamayacağım. her şeyin ötesinde ondan monoton olduğu için nefret ediyoruz. Sert paralel sokaklar, bloklar arasındaki çeşitlenmeyen 20 metre genişlik, birbirinin aynı gözüken dik kesişen kavşaklar, ayrı duran bir nirengi bulmanın imkânsızlığı, her bloğun merkezinde insanları dışarıdan yalıtan dört tarafı inşa edilmiş binalar, oldukça hızlı ve yoğun miktarda taşıt trafiğiyle karşıdan karşıya geçmenin zorluğu, karşıdan karşıya geçmeyi yorucu bir seyahat yapan yaya geçitlerinin konumu, açık mekan olarak düşünülen ama günümüzde çift sıra park etmiş araçlarla dolu olan sokak köşeleri” diye anlatmaktadır.
Büyük bloklar günümüzde ofislere ve çok aileleri konutlara dönüşmüştür. Bölgenin eski sakinleri bankacı, otel çalışanları ve alışveriş asistanları gibi yeni gelenlerle kaynaşmak zorundadır.

Rambla de Catalunya ve Passaeig ge Gracia Eixample’nin kalbini oluşturmaktadır. Passeig de Gracia kent surları yıkılmadan önce Barselona’ya ve Gracia kentine bağlıydı. Rambla de Catalunya daha yenidir ve üstü örtülen eski Malla Nehrinin üzerindedir.
Eixample’nin sağ tarafı, ilk geliştirilen bölge olduğundan Gaudi tarafından zengin tekstil tüccarları için tasarlanan pek çok yapıyla daha ayırt edici mimarlık örneklerinin çoğunu içermektedir. Pek çok apartman aile evi olmaktan çıkmıştır ve profesyonel ofislere, bankalara, müzelere, ana alışveriş mekanlarına, modern barlara ve restoranlara dönüşmüştür. Passeig de Gracia’nın büyük caddesi MIA’ya Placa Catalunya’nın kuzeyinden uzanan doğrusal uzantıyı oluşturmaktadır.

Diyagonalin kuzeyine doğru Eixample’nın dışı asıl olarak orta sınıf konut alanıdır.

Eixample’nin sol tarafı daha sonra gelişmiştir ve daha konut alanıdır ve çalışan sınıf yer almaktadır. Hastane, Escola Sanayi, 1905 tarzı hapishane gibi genel kent hizmetleriyle daha liberal olarak gelişmiştir. Çok kısa bir süre içinde orta sınıf mensuplarının yaşadıkları çevrede görmeyi istemedikleri bazı aktivitelerin mekanı haline gelmiştir. Büyük bir mezbahane alanın sol kenarında inşa edilmiştir ve ancak 1979’da yıkılabilmiştir. Raval’a dokunan Mercat de Sant Antoni ve Nonot’la alanın iki büyük pazarı bulunmaktadır. Burası aynı zamanda 1842’de kurulan Central Üniversitesi de dahil olmak üzere akademik enstitülerinde alanıdır.
Sol Eixample’nin dış kısmını orta sınıf bölgesi olan Les Corts ve Plaça Frencese Macia bölgesine doğrudur.

Son birkaç yılda kent Cerda’nın binaların arkasındaki yeşil kamusal alan fikrini uygulama çabasın içine girmiştir. Barselona kenti ve Katalan bankalarının ortaklığında kurulan Proeixample SA, bu projeden sorumludur. Örneğin bir işin yer değiştirmesiyle bloğun bir kısmı müsait olduğunda Proeixample inisiyatifi ele almaktadır. Parkların tasarımı ve düzenleme maliyetleri geliştirme tarafından ödenmekte ve arazinin geri kalanı konut ya da kamusal hizmetler için satılmaktadır. Bu metodun avantajı maliyetinin olmamasıdır. Dezavantajıysa oldukça yavaş bir süreç olmasıdır.

Bir diğer alternatif metotsa; yüzeyi kamusal rekreasyon amaçlı kullanımlara açarak yer altında yapılmadığı zaman otopark gibi blok içindeki gelişmeler için istenen planlama izinlerinin verilmemesidir.

Şu anda sekiz meydan düzenlenmiş, diğer 10 tanesi de planlanmıştır. Her dokuz blok için bir avlu bahçe yaratabilmek esas amaçtır. Ama buna erişebilmek için 20 iç avlunun daha iyileştirilmesi gerekiyor. Pek çoğu da yakın bir tarihte elde edilebilir gibi görünmüyor. Avlu bahçeler Eixample’deki kamusal mekanların artışına çok mütevazi bir katkıda bulunmaktadır. Kişi aşına 1.6m2 olan rakam, 1.7m2’ye ulaşmıştır.

Barselona’nın kentsel tasarımını ünlü yapan meydanların tersine dönüştürülen iç avlular mimari bir bakış açısıyla pek de ilginç değil. Vurgu kullanıcıların özellikle de yaşlı insanların ve çocukların ihtiyaçlarınadır. Çimenliklerle oyun alanları ve gölgelik sağlayan ağaçlarla bank bölgeleri bulunmaktadır. Taşın ağırlıklı olduğu bir görünüme sahiptir. Her bir meydanın kendine has bir karakteri vardır.
Avlu bahçeler biraz şaşırtıcı vahalar gibidir; sokakların gürültü, kirlilik ve trafiğinden uzak, komşularınızla konuşabileceğiniz, oyun oynamak için güvenli noktalardır.

Kaynak: Geographyfieldwork
Çeviri: Mimdap

1 Yorum
  1. Epeyce teorik bir yerinden girmişsiniz dönüşümü anlatmaya. Çok iyi olmuş ve efsane olan Barselona dönüşümüne dair daha elle tutulur bir gerçeği vurgulamışsınız.
    Dönüşüm=rant=kötü bir şey üzerine yazılı sanırım sadece bizim ülkemizde olan bir yazı da koyabilirdiniz. Zor olanı seçmişsiniz kutlarım.

    melisa güngör | 23 November 2011


Yorum yazmak için


Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Söğütlüçeşme için hazırladığı plana itiraz eden Kadıköylüler, arazinin yeşil alan olarak kullanılmasını talep etti             Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, mülkiyeti TCDD, İBB ve Maliye Hazinesi’ne ait olan Söğütlüçeşme İstasyon alanı için yeni bir planı askıya çıkarmıştı.     Yeni hazırlanan planla birlikte gar sahası 42 bin 451 metrekareyi kapsayacak. Proje [...]
ARŞİV
Subscribe