Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim
ANA SAYFA
Yazansoy Ailesinin Evi / Arif Atılgan
Share 25 August 2014

Bugünkü Yazansoy ailesi fertleri benim kuşağımdan insanlar. Uzun süre yaşadıkları Evi dedeleri 1910 lu yıllarda inşa ettirmiş. Ev 1905 yılına ait Goad Planlarında görünmüyor ancak 1938 yılına ait Pervititch planlarında görünüyor. Aile o yıllarda Eyüp’te yaşıyormuş. Yeldeğirmeni’nin alt tarafında Haydarpaşa Çayırına bakan, tren yolunun bitişiğinde bulunan bu ahşap ev o yıllarda yazlık olarak inşa edilmiş. Üç kat toplam 147 M2 olan evi inşa eden dedenin babasının hattat olması dolayısıyla daha sonra ailenin soyadı Yazansoy olmuş.

Hattat Mehmed Raşid Efendinin Nüfus Kâğıdı

Ailenin bugün yaşayanlarının bir önceki kuşağından dinledikleri anılar arasında, Birinci Dünya Savaşı bitimi olan 1918 yılından sonra Haydarpaşa Çayırında kamp kuran kırmızı ceketli İngiliz işgal kuvvetlerinin görüntüleri bulunmakta. 1950 li yıllara kadar buraya Eyüp’ten yazlığa gelinmiş. Evde bulunulan bir zamanda babaannenin felç geçirip yatalak olmasından sonra burada devamlı yaşanmaya karar verilmiş ve aile Yeldeğirmeni’ne taşınmış. Aile fertleri ve yardımcıları bu evde yıllarca hep birlikte yaşamışlar.

Yeldeğirmeni’nde yazlık nasıl olur sorusunu bugünkü aile fertleri bile zaman zaman kendilerine sormakta. Hâlbuki o yılların planlarına ve yapılan sözlü tarih sohbetlerine bakıldığında çevrenin tam da yazlık bir yer olduğu belli olmaktadır. Haydarpaşa Garı tarafına yüründüğünde yaklaşık 150MT sonra deniz kıyısına varılıyor. Üstelik kıyı henüz doldurulmamış kumsal durumunda. O yıllarda Kadıköy’ü Üsküdar tarafına bağlayan yol evin aşağısından, tren yolunun altından İbrahimağa üzerinden geçiyor. Evin tam karşısında Haydarpaşa Çayırı ve çayırın ortasından geçen Haydarpaşa Deresi, tren yolunun hemen sağ tarafında namazgâhlarıyla birlikte Saraçlar Çeşmesi ve Ayılık Çeşmesi bulunmakta.


1905 Goad Planında Henüz İnşa Edilmemiş Evin Yeri

Ayrılık Çeşmesi ile İbrahimağa Camisi arasında bulunan Saraçlar Çeşmesi, arkasındaki kır kahvesiyle ve namazgâhıyla, önündeki akan çeşmesiyle, çeşmenin yalağında yüzen ördeklerle, çeşmeye gelen insanlar ve çeşitli canlılarla seyre değer renklilikte imiş. Hatta buradaki kahvede aynı zamanda doktor olan yazar Süheyl Ünver öğrencilik zamanı olan 1915-1920 yılları arasında ders çalışırmış.


Saraçlar Çeşmesi

Evin sağ karşısındaki manzaranın içersinde bulunan Saraçlar Çeşmesi 1920 li yıllardaki yol yapımında üzeri doldurularak yolun altında bırakılmış. Bugünkü Marmaray’ın yolları ve köprüleri yapılırken alttan çıkarılıp bir yere konsaydı çok iyi olurdu diye düşünüyordum ama tamamen yok edildi maalesef.

Ayrılık Çeşmesi de arkasındaki namazgâhı ile aynı canlılıkta imiş belli ki. Bugün sadece gövdesi duran Çeşme yolların arasında sıkışmış kalmış. Namazgâhı ise arkasında adeta yok olmuş durumda.


Evin Bugünkü Hava Fotoğrafında Yeri

Yazansoy Ailesinin Evi

Aile fertleri önlerindeki Haydarpaşa Çayırı Caddesinin adının Orgeneral Şahap Gürler Caddesi olarak değiştirilmesine tepkililer. Çünkü: Belki de bu şekilde evlerinin yapılma sebebi olan Haydarpaşa Çayırı adı tamamen ortadan kaldırılmış olmaktadır.

Kır Kahvesi Sokağı ile ilgili yazımda bahsettiğim cadde-sokak isimlerinin değiştirilmemesi düşüncemin doğruluğu ortaya çıkıyor. Kent içersindeki isimlerin değiştirilmemesi, yeni isimlerin yeni yerlere verilmesi doğru yöntem olarak kabul edilmelidir. Bugün bile yeni kuşak insanlarına burada bir zamanlar Haydarpaşa Çayırı olduğunu zor anlatabilirsiniz. Hâlbuki Haydarpaşa Çayırı Caddesi ismi halen geçerli olsaydı günümüz insanlarına zamanında burada bir çayırın var olduğu anımsatılmış olacaktı.

Ev uzun süredir kullanılmıyor. Bu sebepten bazı zararlara uğramış. Örneğin: İçerdeki büyük buzlu camlı kapılar ile cumbanın dışındaki Osmanlıca yazılı levha çalınmış. Ayrıca kaldırımlar yapılırken evin mermer alt basamağı sökülüp atılmış. Ancak Ev, ahşap merdivenleri, orijinal helâ taşlı tuvaleti, mutfağı, gömme dolabı ile insana eskiyi yaşatıyor adeta. Ev ile oranlı büyüklükte olan, kuyusu da bulunan bahçedeki meyve ağaçlarının üzeri meyve dolu. Özellikle üç yöne de bakabilmeyi sağlayan cumbası hala sağlam.

Yazansoy ailesinin evi gösteriyor ki 1900 lü yıllarda Yeldeğirmeni semti ama özellikle semtin etekleri olan Kadıköy-Haydarpaşa arasındaki deniz kıyısı ile Haydarpaşa-İbrahimağa arasındaki Haydarpaşa Çayırı tarafı uzun yıllar sayfiye yeri olarak kullanılmış. Renkli ve güzel doğa manzaralı durumuyla, 3 katlı ahşap haliyle, içersinde dört kuşak aile fertlerinin ve yardımcılarının birlikte yaşadığı bir evmiş burası. Bugün artık kullanılmıyorsa da, içersi biraz hırpalanmışsa da, tüm anılarıyla yüz yıldır ayakta durmaktadır Yazansoy’ların evi.

6 Yorum
  1. ne kadar özenli bir tarih ve mimarlık yazısı. tebrik ediyorum.

    nefise çalış | 28 August 2014

  2. Sevgili Arif Atılgan,
    Kadıköy ve özellikle Yeldeğirmeni üzerindeki bilgi hakimiyetiniz gün geçtikçe genişliyor. Bir anlamda bana kalırsa Kadıköy ve Yeldeğirmeni uzmanı gibisiniz. Artık ev ölçeğinde kalan tarihi mirasa geçmişiyle birlikte katkıda bulunuyorsunuz ki, bir araya getirilip yayınlanmamış birçok noktayı gün ışığına çıkarıyorsunuz.
    Bir de dikkatimi çeken nokta şudur: Mesela Haydarpaşa Çayırından bahsederken kendi evinizin bahçesi gibi sanki sahiplenişiniz, onun bugüne kalmamış olmasından dolayı üzüntünüz, değişen isimlerden dolayı bir tarihin yok sayılmasına duyduğunu tepki çok sahici. Belki de yazılarınız bu yüzden kuru bir gözlem olmaktan öte geçiyor.
    Saygı ve sevgilerimle
    Hasan Kıvırcık

    Hasan Kıvırcık | 3 September 2014

  3. İki yorumcuya da teşekkür ederim.
    arif atılgan

    Arif Atılgan | 6 September 2014

  4. Bu değerleri fark etmemizi sağladığınız için çok teşekkürler.
    Cadde-sokak isimleri konusunda size gönülden katılıyorum.
    Yazıyı okurken evin ahşap merdivenlerini, mutfağını, gömme dolaplarını da görmek istedim. Keşke evin içinden de bir kaç fotoğraf olabilseydi.
    Ellerinize sağlık.

    Özgür Özkan | 10 September 2014

  5. Yeldeğirmeni bir sevdadır, bunu doğma büyüme Yeldermen’li olduğunu söyleyen eşimden (Rodi) öğrenmiştim. O sevdaya ben de 14 yıldır tutkuyla bağlıyım. ”Yeldeğirmeni” kitabınız çıktığında bu semti detaylı bir şekilde anlatan bir yazar, üstelik de bir mimar olduğu için çok sevinmiştim. Mimdap’taki yazılarınızla, Yeldeğirmeni olduğu öne sürülen fotoğrafla ilgili yazıları okurken karşılaştım. Diğer yazılarınızı da okumaya başladım….Lütfen birikimlerinize sözlü tarihler de eklemeye çalışın ve çalışmalarınızı topluma aktarın… Kaleminize sağlık.

    tülay balcı yanık | 27 September 2014

  6. Tülay Hanım, Kusura bakmayın istanbul dışında inşaat yapıyorum. oralarda bilgisayarım internetim yok. Bu yüzden yazınızı geç okudum. Eşiniz (Rodi) Adnan çocukluk arkadaşım. Çocukluğunda gerçekten Çelik Bilek resimli romanındaki çocuk kahraman Rodiye çok benzerdi. bilmiyorum siz Onu o yıllardan tanıyormuydunuz? İltifatınıza Teşekkür Ederim. önerilerinizi ben de zamanım olduğu sürece yapmaya çalışıyorum. Mail im (arifatilgan@gmail.com). Bana mailinizi gönderirseniz sizi de listeme alabilirim. Rodiye ve size selamlar.

    Arif Atılgan | 1 October 2014


Yorum yazmak için


Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Söğütlüçeşme için hazırladığı plana itiraz eden Kadıköylüler, arazinin yeşil alan olarak kullanılmasını talep etti             Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, mülkiyeti TCDD, İBB ve Maliye Hazinesi’ne ait olan Söğütlüçeşme İstasyon alanı için yeni bir planı askıya çıkarmıştı.     Yeni hazırlanan planla birlikte gar sahası 42 bin 451 metrekareyi kapsayacak. Proje [...]
ARŞİV
Subscribe