Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim
ANA SAYFA
Osmangazi İlkokulu (Alman Okulu) / Arif Atlıgan
Share 17 May 2014

1868 yılında İstanbul’da yaşayan Almanların Galata’da açtıkları Alman Okulu 1896 yılında yakınında bulunan bugünkü binasına taşınmıştı. O yıllarda Anadolu yakasındaki öğrencilerin bu okula gitmeleri çok zordu. Hâlbuki Anadolu yakasında Haydarpaşa’dan başlayan demiryolu inşaatı sonucu kurulan Demiryolu Şirketinde çalışan Alman ve Türk aileler bulunuyordu. Özellikle Alman mühendis ve mimarların çocukları için o zamanki adıyla Haydarpaşa bugünkü adıyla Yeldeğirmeni semtinde bir okul açılması kararlaştırılmıştı. Açılacak bu okul Yedikule’de açılan diğer okulla birlikte Galata’daki Alman Okulunun şubeleri olacaktı.

1903 yılında Demiryolu Şirketi Yeldeğirmeni semtinde arsa tahsis etmiş ve bu semtte bir okul inşa edilmesi için 2.500TL yardım yapmıştı. Ayrıca Alman Elçiliğinin desteği ile Alman İmparatorluğundan 6.500 mark ve Alman endüstrisinin yardımları ile inşa edilen bu okul 134.000 Marka mal olmuştu. Bu arada Galata’daki okula emeği geçen Osmanlı Bankası Müdürü Wülfing ve Mimar Kapp Von Gülstein’in bu okula da emekleri geçmiş, Alman Lisesinin ek binasının mimarı Schwatlo(w) da projesini ücretsiz hazırlamıştır. Okul 22 Ekim 1903 tarihinde Alman İmparatoriçesinin yaş gününde Alman Büyükelçisinin de katılımıyla açılmıştır. Öğrencileri Alman ve Türk çocuklarıdır. Okulun arsasının tapusu Anadolu Demiryolları Genel Müdürü Edouard Huguen’in üzerine kayıtlıdır.

1903 Yılında Alman Okulu

Yeldeğirmeni’ndeki Alman Okulu açıldığı ilk yıl 4 sınıfta temel eğitim, anaokulu, 4 öğretmen için lojman ve servis bölümleri fonksiyonlarını bulunduruyordu. Okulun o yıllardaki Vaziyet Planında Ana binasından başka bahçesinde bir de müştemilatı bulunmaktadır. Daha sonraki yıllarda zemin katta biri müdür odası olmak üzere 40 m2 lik 4 adet sınıf ile 25 m2lik 1 adet sınıf, birinci katta 40m2 lik 4 sınıf ile 25m2 lik depo, ikinci katta tek mekân 40m2 lik ana sınıfı, bodrum katta depo, kömürlük vs servis hacimleri oluşturulmuştur.

Günümüzde bahçedeki müştemilat yoktur. Zemin katta müdür odası, müdür yardımcısı odası, 1 öğretmenler odası, ana sınıfı, çok amaçlı toplantı odası, takı-tasarım sınıfı; birinci katta 4 sınıf ve kütüphane; ikinci katta tek sınıf; bodrum katta ise kalorifer dairesi, fen laboratuarı, bilgisayar odası, mutfak, WC ler bulunmaktadır.

2006 Yılında Osmangazi İlkokulu

Benim Osmangazi İlkokulunda okuduğum 1957-1959 yıllarında bahçedeki tek katlı bina tuvalet olarak kullanılıyordu. Bodrum katta ise kömürlük ve depodan başka okuldaki öğrencilerin başarılı işlerinin sergilendiği bir müze oluşturulmuştu. Bu mekâna benim de tabiat bilgisi dersi için yaptığım basit ama çalışan bir telgraf makinesi işim kabul edilerek konmuştu.

1959 Yılında Osmangazi İlkokulu 5. Sınıfı

2014 yılının şubat ayında Osmangazi İlkokulundan, öğrencilerle söyleşi yapmak için davet almıştım. Sevinerek Okuluma gittim. Söyleşi yapacağım sınıfa girdiğimde bütün öğrenciler ellerindeki Yeldeğirmeni kitabımı yukarı kaldırarak beni karşılamışlardı. O gün çocuklarla çok keyifli bir gün geçirdim. Yıllar sonra ilkokulumda böyle bir gün yaşamak beni çok duygulandırmıştı.

20 Şubat 2014 Tarihinde Osmangazi İlkokulundaki Etkinlikten Bir Görüntü

Okulun tarihi ile ilgili çeşitli yazılarda 1914 yılında bir süre Söğütlüçeşme’de Ali Şamil Köşküne üç sınıflı, daha sonra Altıyol’da bir binaya beş sınıflı olarak taşındığı notlarına rastlanılmaktadır. Diğer yandan okulun 1902-1914 yılları arasında Gar İnşaatı’ndan artan malzemeler ile inşa edildiği şeklinde bilgiler de bulunmaktadır.

1918 yılında 1.Dünya Savaşı bittiğinde mağlup taraf olan Almanların ülkemizi terk etmesiyle bu okul Osmanlı-İngiliz Mektebi olmuştu. Zira artık Kadıköy’e, özellikle Haydarpaşa’ya İngilizler yerleşmeye başlamıştı. Ancak 1935 yılında diğer tüm yabancı okullar gibi bu okul da Türklere bırakıldı. 1 Türk Lirasının 2-3 Alman Markı değerde olduğu o yıllarda Maarif Vekâleti’nin Almanlardan 35.000 TL karşılığı satın aldığı bu okul daha önce paralı olduğu için ilk Türk Koleji unvanı ile eğitimine devam etmişti. 1940 yılında ise normal okul statüsüne geçerek 11. İlkokul adını almıştı.

1950 yılında Osmangazi İlkokulu adını alan bu şirin eğitim yuvası, bugün de bu isimle eğitim hizmetine devam etmektedir. Yani Okul, eğitime başladığı ilk günden itibaren sırasıyla Almanlara, İngilizlere ve Türklere ev sahipliği yapmıştır.

Okulun bahçeden çekilmiş 1903 yılındaki fotoğrafı ile günümüzdeki fotoğrafını karşılaştırarak bazı yorumlarda bulunmak istiyorum. 1903 yılındaki fotoğrafta zemin kattaki 7 pencerenin boş delik halinde olduğu görülmektedir. Buradan zemin katın o yıllarda başka okullarda da yapılan kapalı teneffüshane olarak planlandığı anlaşılmaktadır. Okulun yeni fotoğrafında ise bu deliklere pencere takılmıştır. Buradan da daha sonra okulun zemin katında sınıflar oluşturulduğu belli olmaktadır. Önceki doğramalar Protestanların da kullandığı tipte Katolik haçı şeklindedir. Yeni pencerelerde ise onlara uygun olmayan doğramalar düzenlenmiştir. Buradan da bu pencerelerin okulun 1935 yılında Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne geçmesinden sonra yapıldığı ve doğramaların şeklinin haç şeklinde olmamasına dikkat edildiği belli olmaktadır. İncelediğim okulun eski planlarının da beni böyle bir iddiaya zorladığını açıklamak isterim.

2014 Yılında Okulun Bahçesi Ve Farklı Pencere Doğramaları

20/ 07/ 2007 tarihinde İstanbul 5 Nolu Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, Kadıköy Kaymakamlığı ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün başvurusu üzerine yaptığı incelemeden sonra Okulu 2. Derece koruma gurubuna alarak, bakım ve basit onarım yapılması kararını vermiştir. Osmangazi İlkokulu 2013 yılına kadar İstanbul İl Özel İdaresinin mülkiyetindedir. 2013 yılının Kasım ayında Vakıflar Genel Müdürlüğü İstanbul 2. Bölge Müdürlüğünün Kadıköy Tapu Müdürlüğüne yazdığı bir yazı ile Osmangazi İlkokulu taşınmazının tapusunun Selimi Evvel Vakfı adına tescil edilmesi istenmektedir.

Diğer yandan günümüzde Osmangazi İlkokulunun öğrenci azlığı sebebiyle önümüzdeki öğretim yılında eğitime kapatılması kararının haberleri gündemdedir. Belli ki yüz yıldan fazla bir süredir semtimizde çocukların eğitimine hizmet eden Okul kapatılmak istenmektedir. Okulun mülkiyeti üzerinde yapılan değişiklik ise bir nevi özelleştirilmesi anlamını taşımaktadır.

Günümüzde evlerinden uzaktaki okullara, derslere başlangıç saatinden saatlerce önce evlerinden çıkıp, servis araçlarında uyuklayarak gitmek zorunda kalan öğrenciler bulunmaktadır. Osmangazi İlkokulu gibi okullar bulundukları semtin çocuklarına eğitim verirler. Bu şekilde en ideal ilköğretimin okula evlerinden yürüyerek gidebilen çocuklara verilebileceğinin kanıtıdırlar.

Yaşanan durumun, bir süredir semtte yapılan canlandırma projesi çalışmalarından hemen sonraya denk gelmesi ayrıca değerlendirilmelidir. Bu tip yapılar ve içerlerindeki işlevler kentlerin hafızasıdırlar. Tarihi değeri de bulunan Osmangazi İlkokulumuzun kapatılmaması için gereken her şey yapılmalıdır.

6 Yorum
  1. çok değerli bir bina bir defa. asla boşaltılmaması gerekir. ve hele hele yıkılması düşünülmemeli

    melike çınar | 21 May 2014

  2. Sn Arif Bey,
    2013 yılında bu yapıda rölöve dersi (Yeditepe Mim. Böl.) çalışması yaptığımızda..bahçenin doldurulduğunu gördük…bazı kaynaklarda yel değirmenlerinden biri bu alanda işaretlenmiş görülüyor.. bu konuda bir düşünceniz var mıdır.

    Sizin okul fotografınızda arka fonda ve yanlarda görülen eski yapılar nedir? Bu fotograf nerede çektirilmişti hatırlayabilir misisnz?

    Ayrıca yapının bitişik parselinde bulunan bugun Avukatlık Bürosu olarak kullanılan yapının cephe süslemeleri çevredeki konut yapılarından farklıdır…Fransız Kız Mektebinin kilisesi gibi bu yapıya bitişik bir dini yapı konusuna ne dersiniz?

    Prof. Dr. Ayse Gulcin Kucukkaya | 23 May 2014

  3. tarihi yapının saçak uçlarındaki süslü alınlar nasıl kaldırılmış ve gizli dere çatı oturtma çatıya çevrilmiş anlayamadım. resmen budamışlar.

    Gülben Yılmaz | 23 May 2014

  4. Aslında tüm soruların cevabi Yeldeğirmeni Kitabımda var. Evet yeldeğirmenlerinden biri okulun bahçesinde imiş. Bazı kalıntıları 1950 lerde görülüyormuş.
    Okul fotoğrafımda arkadaki binaların biri İtalyan Ap, diğeri onun karşısındaki iki katlı evdir. İkiside bugün hala varlar. Yandaki ev yakın zamanda yıkılmış yerine yeni bina yapılmış.
    Bitişikteki evle ilgili aynen sizin gibi düşündüğümü kitabımda yazdım. Bütün okulların yanında kiliseleri bulunur. Bu okulun yanında da bu binanın altının Protestan Kilisesi olarak kullanıldığını iddia ediyorum. Zira burası Alman Okulu ve çevrede Protetan Kilisesi yok. Üst katlarının ise lojman olarak kullanılabileceğini tahmin ediyorum. ancak bunlan eski tapu kayıtları ile kesinleşebilir.
    Selamlar.
    AA

    Arif Atılgan | 23 May 2014

  5. 2. derece korumaya alınması bana “bu nasıl tescil, bu nasıl kurul” dedirtiyor. Siz bu yapıya 2. derece derseniz onun başına herşey gelebilir.

    sevgi kurt | 25 May 2014

  6. bana kalırsa yeldeğirmeni bölgesinin en önemli yapılarından biri. bu kadar tarihe sahipken bizde eski yapıları kullanma ve canlandırma kültürü olmadığı için acayip bocalıyoruz. çoğu zaman da saçmalıyoruz.

    nalan altürk | 30 May 2014


Yorum yazmak için


Türkiye çapında yüz bine yakın teknik elemanın katılımıyla gerçekleşen bu eylem, TMMOB’nin yasalarla çizilmek istenen meslek örgütü sınırlarını aşarak, ülkemizdeki emek mücadelesinin ayrılmaz parçası ve toplumsal muhalefetin temel dinamiklerinden birisi olduğunu apaçık ortaya sermiştir.           EMİN KORAMAZ – TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı     Ülkemizin toplumsal mücadeleler tarihinde yer edinmiş hareketler, [...]
ARŞİV
Subscribe