Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim
ANA SAYFA
Bu Fotoğraf Yeldeğirmeni’nin Eski Fotoğrafı Değildir
Share 16 January 2014

Arif Atılgan

Yeldeğirmeni Canlandırma Projesinin internet sayfasına konmuş olan alttaki fotoğrafla ilgili bir yazı yazmak gereğini duyduğumu ifade etmek zorundayım. Zira bu fotoğrafı o sayfada gören insanlar bilmeden çeşitli yerlerde Yeldeğirmeni’nin eski fotoğrafı gibi yayınlamaya başlamışlar. Öncelikle o fotoğrafın hemen altına semtin 1960 lı yıllarda çekilmiş fotoğrafı da konularak sanki aynı arazi yapısıymış gibi gösterilmiştir ki bu yanlış bir karşılaştırmadır. Zira eski fotoğraf çok yakından, yenisi ise çok uzaktan ve yukarıdan çekilmiştir. Bu sebepten yeni olanında düz alan gibi görünen bölge aslında dik yokuştur. Yeni olanı yakınlaştırarak durumu görmek bile olanak dışıdır. Çünkü: Çok yakınlaştırmak gerekir. O zaman da fotoğraf tanınmaz hale gelmektedir. Semtin üst kısmında bile eski fotoğrafta görünen ufuk çizgisi bulunamaz.
Yeldeğirmeni’nin Eski Fotoğrafı Olduğu İddia Edilen Fotoğraf.
Yeldeğirmeni’nin 1960 lı Yıllarda Denizden Görünüşü.

Burada yeldeğirmenleri 1. Abdülhamid (1774-1789) zamanında yapılmışlardır. Bunlar İbrahimağada, Rasimpaşa Camii civarında, Eski Karakolun bulunduğu yerde ve Osmangazi İlkokulu bahçesinde olmak üzere, o fotoğraftaki gibi beş adet değil, dört adettir. Ayrıca yeldeğirmenleri yan yana değillerdir ve 1900 lü yıllara yetişememişlerdir. 1800 lü yılların başında 3. Selim zamanında Yeldeğirmeni’nde sokaklar oluşmuş, 1835 yılında Rasimpaşa Camii inşa edilmiş yani Yeldeğirmeni’nde artık yerleşimler oluşmaya başlamıştır. 1845 yılında semtte postane bile açılmıştır. Yani semtte o dört yeldeğirmeni için boşluk yoktur. Haydarpaşa Çayırı ise 1872 yılında tren raylarının döşenmesiyle sadece İbrahimağa tarafında çayır olarak kalmıştır. Ancak orada da 1580 yılında İbrahimağa Camisinin yapıldığı ve bir yerleşim olduğu bellidir. Yeldeğirmeni’ndeki tek boş alan Halidağa Caddesindeki düzlük olan Talimhanedir ki orası da hem talim yeridir hem de yeldeğirmenlerinin çalışmasına müsait değildir.

Biraz daha somut şeyler söylemek için ilgili fotoğrafa bakalım. Fotoğraftan alacağımız bazı karelere yakından bakarsak, erkeklerin kravat, ceket giydiklerini, bazılarında fötr şapka olduğunu, askerlerin cumhuriyet sonrası gibi olduğunu, en önemlisi otomobilin 1920-1930 lu yılların modeli olduğunu görebiliriz. Kravat Osmanlıda ilk defa Sultan Abdülmecid (1839-1861) tarafından kullanılmış, ancak Osmanlının son zamanlarında bile devletin ileri gelenleri tarafından seyrek olarak tercih edilmiştir. Halk tarafından yoğun olarak cumhuriyet sonrası kullanılmaya başlanmıştır. Şapka Kanunu 1925 yılında, Kıyafet Kanunu 1934 yılında yürürlüğe girmiştir. İstanbul’a ilk otomobil 1895 yılında gelmiştir. O da Padişah Abdülhamid’e ait olan elektrikli otomobildir. Çünkü: O yıllarda henüz petrol değil buhar enerjisi kullanılmakta, benzin istasyonları bulunmamaktadır. Ortada görünen, gösteriye hazırlanmakta olan cambaz ise bir bayram günü olması ihtimalini göstermektedir.
Eski Fotoğraftan 1 No lu Görüntü (Kravatlı, Fötr Şapkalı İnsanlar).

Eski Fotoğraftan 2 No lu Görüntü (1920-1930 lu Yıllara Ait Olduğu Belli Olan Otomobil).

Eski Fotoğraftan 3 No lu Görüntü (Askerler, Cambaz).


1895 Yılında İstanbul’a Gelen İlk Otomobil.

Fotoğraf makinesinin bulunuşu 1800 lü yılların ortalarıdır. Türkiye’deki ilk fotoğraf makinesi çekimleri 1800 lü yılların ortalarından itibaren Ernesty de Caranza, Abdullah Biraderler, G. Berggren ve Foto Sebah’ın çektiği fotoğraflardır. Yani İstanbul’a ait ilk fotoğraflar ancak 1800 lü yılların sonlarında çekilenlerdir.

Sonuçta o fotoğrafın 1920 li veya 1930 lu yıllarda, büyük bir ihtimalle İstanbul’un dışındaki bir yerleşimde çekilmiş olduğu belli olmaktadır. Zaten 1905 yılına ait Goad ve 1935 yılına ait Pervititch haritalarında Yeldeğirmeni ve civarı yerleşimle doludur. Yeldeğirmeni konacak yer yoktur, ayrıca o planlarda ne Yeldeğirmeni’nde ne de Kadıköy’de yeldeğirmenleri gözükmemektedir. Aslında bu fotoğrafın Yeldeğirmeni’nin eski fotoğrafı olduğunu, onu ortaya çıkaranların belgelerle kanıtlamaları gerekir.

Bütün bu yazdıklarımın üzerine benim kadar Kadıköy Belediyesindekilerin de inanacağı saygın bir Kadıköy uzmanından da görüş aldım. Daha önce ilgililere bu fotoğraf ile ilgili yukarıdaki düşüncelerimi bildirmiştim. Ancak ilgi çekici bir fotoğraf olduğu için olsa gerek kullanılmaya devam edilmektedir.
Bana göre bu fotoğraf sadece Yeldeğirmeni’ne ait değil, Kadıköy’e de ait değildir.

5 Yorum
  1. Oysa ilk bakışta yeldeğirmenlerini görünce burası işte orası olmalı diyor insan. Hadi bunu bir anlatan oldu. Başka fotoğraflarda nasıl anlayacağız peki?

    feridun akağa | 18 January 2014

  2. Yukarıdaki otomobilli fotoğraf, yapıların tarzına dikkat edildiğinde Türkiye’ye ait olmasa gerek. Sanki Amerikan tarzı gibi.Ayrıca otomobil, 1905-1910 yılları tasarımına sahip.Yani bahsedilenden 10 sene daha yeni.

    Tanju Kaner | 18 January 2014

  3. Teşekkürler bilgilendirme için. Ben bu fotoğrafı Mehmet Nuri Yardım’ın Safiye Erol kitabında gördüm, altındaki yazı, 1900′lü yıllarından başında “Keşan’dan” bir görüntü, yazmaktaydı. İnternette biraz araştırma yapınca bu fotoğrafın Keşan yel değirmenleri olarak paylaşıldığını gördüm. Vikipedi’de içinde şu cümle geçen bir bölüm var: 1900’lü yılarlın sonuna kadar Grabuna’da 7 adet yel değirmeni ve bir adet su çarklı değirmen var olduğu tespit edilmiştir. http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87aml%C4%B1ca,_Ke%C5%9Fan
    Bu fotoğrafın Keşan’da çekilmiş olması yüksek bir ihtimal.

    Orçun Baş | 27 February 2014

  4. karşılaştırılan yel değirmenleri resmi Edirne ilinin Keşan ilçesine aittir. ve 1930ların başıdır. kalanı laf u güzaftır. İstanbul, deniz, yakından başka, uzaktan başka; boş laf bunlar…

    ysf dl | 16 April 2014

  5. “Fotoğraf KEŞAN ilçesindeki yel değirmenlerini yansıtıyor…Fotoğrafı çeken rahmetli Ahmet Öngel’dir…”

    Koray Banguoğlu | 14 February 2016


Yorum yazmak için


Tasarım: SDM Architects           Yaşlılar için Ev, ülkemizin farklı bölgelerinden gelen yaşlı insanlar için dünya standartlarında bakım ve rahatlık sağlamayı amaçlayan kar amacı gütmeyen bir organizasyon için tasarlanmıştır.   Özgün kurum 1958′de (1962′de bitirilmiştir) inşa edilmiş olup, bu süre boyunca yaklaşık 300 kişiye ev sahipliği yapmıştır, ancak zamanla mevcut yapı, Mumbai [...]
ARŞİV
Subscribe