Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim Forum
ANA SAYFA
Çarşılar, geçmişe ve bugüne meydan okudular
Share 27 December 2008

Artık modern alışveriş merkezleri var Buralarda zaman geçirmekten daha bir haz alır olduk Peki ya geçmişin alışveriş merkezleri, yani arastalar… Birçoğu bakımsızlıktan ve rekabetin keskin kılıcından dolayı tarihin derinliklerinde kayboldu. Ama, bazıları halen ayakta ve üstelik hem yerli hem yabancı turistler için tam anlamıyla bir cazibe merkezi. Tabii bu durumdan kentin, çarşısına ve geleneksel mesleklerine sahip çıkması kadar belediyelerin de önemli bir rolü olduğunu belirtmek gerekiyor. İşte geçmişe ve bugüne meydan okumayı başarmış çarşılardan bazıları…

Aynalı Çarşı, savaşını kazandı

Çanakkale içinde Aynalı Çarşı… Çanakkale Savaşları’na katılan Kastamonulu bir askerin söylediği bu türkü, genç Cumhuriyet’e giden yolun en önemli simgelerinden biri olmuştu.. Ancak, kurtuluş mücadelesine milim milim tanıklık eden Aynalı Çarşı, 1990′lı yılların ortalarına kadar ne yazık ki bakımsızlıktan yok olma yolunda ilerlemeye başlamıştı. Çarşıyı kurtarma yolundaki ilk adım, 1994 yılında atıldı. Aslında bu yeniden ayağa kaldırma projesinin başına gelmedik kalmamış. Sanırız, Küftür Bakanlığı’nın bile bu özel projeye fon ayırmaması tek başına yeterli bir göstergedir. Ama, belediye, Çanakkale’nin en önemli sembollerinden biri olan Aynalı Çarşı’yı kurtarmaya kararlıydı. Karar doğrultusunda da istediklerini yaptı. Projenin tüm finansmanını karşılama kararı aldı. Restorasyon projesinde kemerler, vitraylar, dükkanlar, koridorlar ve daha birçok mimari öğe aslına uygun olarak yeniden hayata geçirildi. 50 dükkana hayat verildi ve açılış nihayet Mayıs 2007′de yapılabildi. Ama, ortaya çıkan sonuç, bir hayli tatmin edici. Çanakkale’yi ziyaret edenler, artık, Aynalı Çarşı’yı görünce en azından şaşkınlık dolu bir üzüntüye kapılmıyorlar.

İlya Halyo, Abdülhamid döneminde yaptırdı
Aynalı Çarşı, 1889 yılında İkinci Abdülhamid’in padişahlığı sırasında, Çanak¬kale’nin önde gelen Yahudi ailelerinden birinin üyesi olan İlya Halyo tarafından inşa ettirildi. Mart 1915′teki Gelibolu çıkartması sırasında bombardıman ve yangınlarla tahrip oldu. 1918-1921 yıllarında İngilizlerin Çanakkale’yi işgali sırasında ise büyük biri hakarete uğradığını söylemek sanırız yerinde bir benzetme olacak, İngilizler, atlarının barınacağı mekan olarak Aynalı Çarşı’yı uygun görmüşler ve ne yazık ki ahır olarak kullanmışlardı.

1921 ‘den sonra ayakta kalan tek şeyi neredeyse giriş kapısıydı. 1934′te meydana gelen olaylar sırasında ise ne yazık ki kapının üzerindeki kitabe sıvayla kapatıldı. 1967 yılında ise Çanakkale’nin o dönemki belediye başkanı Sadi Fenercigil, adeta darbe üzerine darbe yiyen Aynalı Çarşı’nın kaderini tersine çevirmeye çalışan ilk isim oldu. Aynalı Çarşı isminin kökenine gelince… Çarşının içinde eskiden atlar için koşum ve süs eşyası yapan dükkanlar yer alıyordu. Ayna denilen at gözlüklerinin çarşıda satılmasından dolayı bir çarşının bu isimle anıldığı düşünülüyor. Yani, bugün mevcut çarşının girişine yerleştirilen büyük boy aynalarının Çarşı’nın özgün yapısıyla ilgisi yok aslında.

Urfa’nın içi sıralı çarşılar
Şanlıurfa, tarihi çarşılar açısın¬dan en zengin kentlerden birisi. Hatta belki de en zengini. Öyle bir nefes de sayılabilecek türden değil. Ama biz yine de saymaya çalışalım. Kazzaz Pazarı (Bedesten), Sipahi Pazarı, Koltukçu Pazarı, Pamukçu Pazarı, Otlakçı Pazarı, Kınacı Pazarı, Pıçakçı Pazarı, Kazancı Pazarı, Neccar Pazarı, İsotçu Pazarı, Demirci Pazarı, Çulcu Pazarı, Çadırcı Pazarı, Saraç Pazarı, Atar Pazarı, Tenekeci Pazarı, Kürkçü Pazarı, Eskici Pazarı, Keçeci Pazarı, Kokacı(kovacı)Pazarı, Kasap Pazarı, Boyahane Çarşısı, Kavafhane Çarşısı, Hanönü Çarşısı ve Hüseyniye Çarşıları. Üstelik bu çarşılar, modem çarşılara rağmen önemini kaybetmeden varlıklarını sürdürebilmişler.

Peki bu çarşılar, varlıklarını kendi kendilerine mi sürdürmüşler? Kuşkusuz hayır. Büyükşehir belediyesinin bu yönde önemli çalışmaları olduğunu belirtmekte fayda var. Belediye, Eski Urfa’yı tam anlamıyla koruma altına almış durumda. Tarihi çarşıların bulunduğu alanlar da dahil olmak üzere tarihi bugün ve sonrasında da var edebilmek için özel çalışmalara imza atıldı. Mesela Eski Urfa’nın tarihi ve ticari mekanlarını barındıran Divanyolu Caddesi, tam anlamıyla yenilendi. Meydandaki aykırılıklar giderildi.

Ve sonuç, bugün çarşılarıyla da birlikte ilgi gören ve gelecekte bu ilgiyi daha da yukarılara taşıyacak olan bir Şanlıurfa…Size birkaç çarşıdan da bahsedelim… Eski Kuyumcu Pazarı mesela. 1983 yılında yol açım çalışmaları sırasında ne yazık ki Aslanlı Han ile birlikte yıkıldı. Kapalı bir çarşı. Osmanlı döneminden eserlerinden olan çarşı, şu anda geride kalanlarıyla esnaflar tarafından işyeri olarak kullanılıyor. Hüseyniye Çarşıları, 1887 yılında yapılmış. Çarşının doğulunda bakırcılar, batısında beyaz eşya satıcıları yer alıyor.

Günümüzde de tıpkı eskiden olduğu gibi kasapların mekan edindiği Kasap Pazarı da yine bir Osmanlı dönemi eseri. 1562 yılında Behram Paşa tarafından yapılan Kazaz Pazarı’nda ise yöresel giysileri bulabilirsiniz. Kınacı Pazarı’nın eşrafı ise kuyumculardan oluşuyor. Pamukçu Pazarı, kuyumcu ve elbiseciler tarafından mekan edinilirken, 1741 yılında Rıdvan Ahmet Paşa tarafından yaptırılan Sipahi Pazarı ve 1562′de Behram Paşa tarafından ayağa kaldınlan Gümrük Hanı ise terzilere evsahipliği yapıyor.

Gaziantep tarihine ve mesleğine sahip çıktı
Tarihi MÖ 5500′lü yıllara kadar uzanan Gaziantep, uygarlıklar açısından tam anlamıyla bir çekim merkezi olmuş, ipek Yolu’nun da buradan geçmesi cazibesini bir kat daha artırmış. Kent, nerdeyse tarihin her döneminde önemli bir ticaret merkezi olmuş. Sedef kakmacılığından gümüş işlemeciliğine, aba dokumacılığından bakırcılığa, kutnuculuktan yemeniciliğe, kuyumculuktan kilimciliğe, çömlekçilikten zurnacılığa ve semerciliğe kadar uzanan bir dizi mesleğe de ev sahipliği yapan kent, tarihi çarşılar açısından da bir hayli zengin bir profile sahip. Uzun Çarşı, Meyvacı Çarşısı, Buğday Arastası, almacı Pazarı ve ille de Bakırcılar Çarşısı.

Gaziantep’e ve Bakırcılar Çarşısı’na yolu düşenler her yerin cıvıl cıvıl olduğunu ilk bakışta fark ederler. Bunda Gazianteplinin Türkiye’deki birçok örneğin aksine kentine ve mesleğine sahip çıkması kadar Büyükşehir Belediyesi’nin de özel bir katkısı olduğunu belirtmek gerekiyor. Gaziantep Belediyesi, tarihe sahip çıkmanın önemini bilen belediyelerden. Kentin tarihi tüm çarşılarını da kapsayan geniş bir alanda yaptığı çalışmalarla hem Tarihi Kentler Birliği’nden hem de ÇEKÜL Vakfı’ndan ödül aldı.

Gaziantep’in bakır konusundaki ünü ise 16. yüzyıla kadar gidiyor. Ama 19. yüzyılda özel bir gelişim sağlanıyor. Bu dönemde asırlar boyunca Gaziantep atölyelerinde üretilen geleneksel bakır eşya form ve süslemelerinin yanı sıra, yeni ve özgün bakır eşya formları ortaya çıkmaya başlar.Kentte üretilen bakır eşyalar, özellikle yüzyılın ikinci yarısında önemli bir ticaret malzemesi haline geldi ve Gaziantep Adana, Urfa, Malatya, Halep, Antakya ve Şam’a bakır eşya satmaya başladı.
Bugün bakıra ilgi azalmış olsa da yenileme çalışmaları ve Anteplinin mesleğine sahip çıkmasıyla Bakırcılar Çarşısı, yerli ve yabancı turistler için tam anlamıyla bir çekim kaynağı.

Kemeraltı Çarşısı diriliyor

İzmir’in Kemeraltı Çarşı¬sı, dünyanın en büyük açık hava çarşılarından birisi. Bugün halen 200′ün üzerinde zanaatkara ev sahipliği yapıyor, İzmir Büyükşehir Belediyesi, tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda başladığı çalışmalar, yıpranan yüzünde önemli onarımlar sağladı. Belediyenin ‘Kemeraltı Anafartalar Caddesi Cephe Düzenleme’ ve ‘Kemeraltı Çevresi ve Yenileme Alanı’ projeleriyle sadece çarşı değil, tarihi aksın üzerindeki Ka-difekale, tarihi Roma Yolu, antik tiyatro ve agora da restore ediliyor.

Timur’un taşları Kemeraltı’nı yarattı
Bu bölgede var olan birçok tarihi mekana evsahipliği yapan İzmir ‘in ünlü Kemeraltı Çarşısı’nın oluşumu da oldukça ilginç. Tarihte bir iç liman olan Kemeraltı bölgesini, kaleyi almak için Yıldırım Beyazıt döneminde Osm saldırılar düzenlemişler, ancak başarılı olamamışlardır. İzmir Uman Kalesi’ni düşürmek, 1402 yılında, iç limanı taşlarla doldurarak kaleyi savunmasız bırakan Timurlenk ‘e nasip oldu. Timur ‘un askerleri, Kadifekale sırtlarından sürükleyip getirdikleri taşlarla limanı doldurdu Böylece sonradan Kemeraltı denilen yerleşim bölgesi oluştu. Zaman içinde bu bölgede yerleşim gelişti. Hanlar, hamamlar, camiler, kiliseler, havralar, şadırvanlar inşa edildi. Bölge, bir ticaret merkezi olarak da gelişti.

Bursa’nın çarşılarına Osmangazi el atıyor
Osmangazi, Türkiye’nin belki de en aktif belediyelerinden. Tarihi ve doğal pek çok projeyi hayata geçirdi. Çarşılara da el atması kaçınılmazdı; öyle de oldu. Üstelik belediyenin bir başka iddiası daha var: Ayağa kaldırdığı tarihi çarşıları modern alışveriş merkezleriyle rekabet eder hale getirmek. Bu yüzden bölgede 30′a yakın proje hayata geçirildi. Sadece çatı, cephe ve zemin düzenlemeleri için harcanan para, 14 trilyon liraya ulaştı.

Kayıhan Çarşısı, Ertaş Çarşısı, Tuz Han, Okçular Çarşısı, Uzun Çarşı, Gaile Han, Geyve Han; Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin yaşama tekrar kazandırdığı çarşılar arasında.Biz size Osmangazi Belediyesi’nin doğrudan doğruya çarşı olarak ayakta duran yapılarda gerçekleştirdiği çalışmalardan örnek verelim. Mesela, Bursa’nın en eski çarşılarından biri olan Uzun Çarşı, Türkiye ve Avrupa’nın çeşitli kentlerindeki benzer örnekler incelendikten sonra modern bir örtüyle kaplandı. Amaç, modern alışveriş merkezleriyle rekabet edebilmesini sağlamaktı.

Okçular Çarşısı da yine aynı amaçla örtüyle kaplanıyor. Dahası her iki bölgede de yapılan cephe güzelleştirme ve sokak sağlıklaştırma projeleriyle alan çekim merkezi haline getirilmeye çalışılıyor. Bu arada Bursa’nın en eski çarşılarından olan Kayıhan’da da yine benzer çalışmalar sürdürülüyor.

Denizli’nin Kaleiçi Çarşısı hala canlılığını koruyor
Denizli, kurulduğu ilk yıllardan itibaren oldukça yoğun ticari faaliyetlere ev sahipliği yapan bir kent. Ticari faaliyetlerin merkezi de genellikle Kaleiçi’ndeki çarşı olmuş. 1970′li yıllarını en parlak dönemi olarak geride bırakan Kaleiçi Çarşısı’nin bu yıllardaki canlılığını tekrar yakalaması ise Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin geliştirdiği projeyle gerçekleşti. Denizli Belediyesi 2004 yılında Kaleiçi Çarşısı ve Bayramyeri’ni tekrar ayağa kaldırmak için çalışmalara başladı. Denizli Belediyesi çalışmaları halen sürdürüyor ve hedef Kaleiçi Çarşısı’nın, yerli ve yabancı turistin en az Denizlili kadar bilinir hale getirilmesi.

Kaleiçi Çarşısı’nda aslında yok yok. Tekstil, giyim, ayakkabı ve manifaturanın yanı sıra çarşıda sarraflık, bakırcılık ve tenekecilik gibi otantik işler de yapılıyor. Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamalara göre, Kaleiçi Çarşısı, modern alternatiflerine rağmen kent ticaretinin ayrılmaz bir parçası. Hele de düğün alışverişlerin¬de Denizliler için alternatifsiz bir mekan.

Temelleri Selçuklu Valisi attı
Kaleiçi Çarşısı’nın kuruluşu da bir hayli ilginç. 1210 yılında Selçukluların eline geçen Denizli’ye vali olarak atanan Karasungur Bin Abdullah, esnafı bir kale içinde toplamaya karar verir ve yaklaşık 30 metrelik bir alanı surlarla çevirerek bugünkü Kaleiçi olarak bildiğimiz iç kaleyi yaptırır. Ve ortaya Denizli’nin bilinen ilk yerleşim ve alışveriş merkezi olan Kaleiçi Çarşısı çıkar.

Kaynak: Milliyet

4 Yorum
  1. İZMİR,TRABZON VE BURSA TARİH CENNETLERİ ÇOK BEYENİYORUM VE MERAK EDİYORUM

    oğuz | 28 February 2009

  2. burdan canan tana çok teşekkür ediyorum kitabında bursayı gerçekten çok güzel tasfir etmiş….kitabı okurken hayranı oldum bursanın daha sonrdada meraklanıp googleden baktım yazın kesinlikle geleceği bursaya.resimlerden gördüğüm kadarıyla çokk ama çokk güzel bi yer1birde canlı olarak görsemmm… neyse böyle bir site hazırladığınız için çok teşekkür ederim.ellerinize sağlık

    ilayda | 12 April 2009

  3. ya bana buralarda rap kıyafetleri satılan bir adres verin lütfenn kızlar için ama :(((((((((8

    ayben | 14 August 2012

  4. anne seni çok seviyorum

    bahar | 26 June 2013


Yorum yazmak için


Yeni Bengbu Opera evi ve Müzik Holü kompleks’i yeni geliştirilen kıyı şeridine ve halka açık parka cephe vermektedir. Böylece mevcut doğal çevre ile yeni kamusal mekan ve ikonografisini bütünleştirmektedir. Projenin, Bengbu kentinin kent yaşantısını ve ticaretini bu bölgeye doğru çekmesi beklenmektedir. Yapı güzel bir park ve sürdürülebilir doğal çevre arasına yerleşmiştir. Onun sadece sanatçılar için [...]
ARŞİV
Subscribe