Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim Forum
ANA SAYFA
Yok edilen Üsküdar meydanı ardından acıyla…
Share 25 November 2013

Üsküdar meydanının yeni hali 29 Ekim’de Marmaray açılışından kısa bir süre önce indirilen inşaat perdelerinden sonra ortaya çıktı. Ancak bazı gazetelerde “deniz görüldü” ya da “Üsküdar yıllarca süren metro inşaatından sonra denizle buluştu” biçiminde haberlerle konu ele alındı.  Oysa gerçekte denizle buluşan bir Üsküdar yoktu artık.

Daha önceleri çok mu meydan karakterindeydi Üsküdar meydanı? Elbette irdelenebilir bu durum. Hatta bütün ülkede batılı anlamda meydan var mıdır  sorusu bile tartışmaya değerdir. Seksenli yıllarda Üsküdar kıyısındaki  büyük bir açıklık, Türkiye’nin diğer meydanlarında olduğu gibi ağırlıkla otobüs durağı olarak kullanılmıştı. Biraz park bahçelerin sunduğu yeşil göbek, tretuar kenarı çim ile adı Üsküdar, Taksim, Beşiktaş, Beyazıt, Kadıköy… meydanları isimlerinin verildiğini hepimiz biliriz.

1987 lerde Üsküdar Meydanına yukarıdan bakış

Bu meydanlar belli günler diyebileceğimiz bayramlarda, seçim mitinglerinde yoğun bir insan kalabalığına sahne olur ama diğer zamanlarda kent içi ulaşımın terminal noktası olarak kullanılırdı. Meydanların kamusal alan sayılması kavramı ise bir çok konuda olduğu gibi batıdan sonra olmak üzere bizde gerçekten çok yenidir.


Başka bir açıdan Üsküdar Meydanı…


ÜSKÜDAR MEYDANINA GEÇMİŞ OLSUN

Marmaray belki de yüz yıllık bir istek ve rüya iken, bundan otuz yıl kadar önce etüdlerine başlanmış ve bir çok gecikmeden sonra şimdilik Ayrılıkçeşme (Kadıköy)-Üsküdar ve boğazın altından Sirkeci -Aksaray-Kuruçeşme de son bulan, bir metro yolu için kısa ama önemli bir adım. İstanbul’un önemli bir ilçesi olmasının yanı sıra Anadolu yakası ulaşımında terminal noktası olan Üsküdar’ın metro bağlantısı ile karşı yakayla bu kadar hızlı bir şekilde ulanması geç kalan bir zorunluluk sonuçta. İstanbul’un “iki yakasını bir araya getiren” ulaşım alanındaki bu önemli projesi sayesinde İstanbul halkı hız, ulaşım konforu ve özel hataları için daha fazla zaman kazanırken acaba ne kaybediyor?

Bugün Üsküdar meydanının arta kalanı

Yıllarca kerameti kendinden menkul “Marmaray” inşaatı yüzünden meydan kapatıldı ve şantiye alanına çevrildi. Bırakın meydanı kullanmayı; geçmenin bile zor olduğu bir Üsküdar kıyı bandı bir manada Marmaray açılışından sonra yıllarca çekilen eziyetin mükafatı gibi, engellerin kaldırılarak kentin denizle buluşması bekleniyordu. Fakat dağ fare doğurdu açıkçası.

MEYDAN BİLHASSA YOK EDİLMİŞ…

Şu anda Üsküdar meydanı diye bir şeyden söz edilemez gerçekten. Meydanı arasanız bulamazsınız çünkü. Üsküdar’da içinden yollar geçen, dolmuş otobüs durakları olan, kaotik de olsa bir meydanı vardı eskiden. Toplanılan, mitingler yapılan ve hepsinden önemlisi Ahmediye aksından Atik Valide Cami hizasına gelindiğinde karşıda Dolmabahçe’nin ve Beşiktaş’ın göründüğü nizami olmayan boşluğu vardı en azından.

Bu nedir şimdi? Boğazın kıyısına bu “ucubeler” nasıl yapılabilir?

Şimdi bu alana yetkililere göre sorsanız “metro öncelikli tercihlere bağlı olarak düşünülmüş” metro istasyon giriş ve havalandırma tesisleri binaları, iri iri üstelik; meydanın her tarafını kaplamış durumda. Bu ucubelere baktığınızda meydanın altını kullanan metro inşaatının üstünde hiç bir özen göstermediği, meydan zemininden nedense ayrıca yükseltilmiş çıkış ağızları ile havalandırma tesislerini serpiştirerek hovardaca insanların kullanacağı kamusal alanı yok eden bir tutumu üzülerek görüyoruz.

Denize nazır metro çıkış noktaları ve havalandırma tesisleri. Bunun gibisi dünyada yok.


BUNLAR “MEYDAN” NEDİR HERHALDE BİLMİYORLAR

Üsküdar Meydanı, İstanbul’un meydanlaşma açısından en imkanlı yeri olarak 1980 li yılların sonunda yeniden düzenlemek için ulusal yarışmaların konusu oldu. 1987 yılı civarında Taksim Meydanı, Üsküdar Meydanı ve Beşiktaş Meydanı kentsel tasarım yarışmaları açıldı. Bu yarışmalar ve sonuçları o günün mimarlık ortamı kadar kamuoyunu da meşgul etti.

1987 de M. Doruk Pamir’in birincilik kazandığı Üsküdar meydanı projesi

Üsküdar meydanına bakarsak, 1987 yılında açılmış olan yarışmasının 1. lik ödülünü Mehmet Doruk Pamir ekibi, 2. lik ödülünü Fulin Bölen, 3. lük ödülünü Baran İdil ekibi aldı.
Üç ödülün de ortak amacı otobüs ve dolmuş duraklarıyla doldurulmuş alanı kendine has hüviyeti olan kamusal kullanıma sunmak, “meydanlaştırmak” tı. 1. cilik ödülü sahibi Doruk Pamir projesinde “…kendi içinde bütünleşen ve motorlu araç trafiğinin olumsuz etkilerinden arınmış, gerçek bir kent meydanının kurgusunu oluşturmak” hedefleri sıralanırken, meydan kurgu ve dokusu hakkında da “…tarihi yapılarla anlaşan, ancak kendi öz benliği olan mimari tutum ile kopuk kopuk kalmış yapıları birbirine bağlamak…” ilke olarak yazılmıştır. Yine aynı projede “…önerilen mimari dilin güncel bir dil olmaktan çok evrensel bir gramere dayalı olması”ndan bahsedilmektedir.


Ödül alan diğer proje raporlarına bakıldığında da aynı biçimde meydanın kentsel yaşamı birleştiren kabiliyetini ortaya çıkarmak ve geliştirmek yönünde bir düşünce sergilendiğini ama diğer taraftan tarihi bir meydanda anıtsal eserlerden arta kalan boşluğu değerli kılacak mimari dokunuşlar anlatılmaktadır.

Aradan geçmiş 25 sene ve Marmaray diye beklenen ulaşım sistemi elde edilmiş, o günlerde var olmayan Üsküdar-Harem yolu açılmış, Şemsi Paşa Külliyesi arkasındaki Tütün depo ve işletme binaları yıkılarak alanlar boşaltılmış ama gele gele yukarıda gösterdiğimiz fotoğraflardaki faciaya gelinmiştir.

Bağlam tasarım ilişkisi diye buna denir herhalde. Acaba kaç nolu koruma kurulu bu binalara bakmıştır? “Uyumlu”  yada en azından “saygılı” olması kamusal yatırımlardan beklenmiyor mu?

Ülkenin “her alanda çok ileri gittiğini” iddia edenler olmakla beraber galiba kültür ve birikim başka bir şey olduğundan; özellikle kentleşme kültürü ve özelinde meydan kullanma-yaşatma alışkanlığı tam tersine yok olmuş gibi görünmektedir. Bu toplumun yatırımlarını yönetenler, sabah akşam “halka nasıl iyi şeyler yapıp, en iyi hizmeti götürdüğünü” hepimize belletenler, meydanlarımızı kullanamaz hale getirmekte, var olan deniz ve kent buluşmasını eskiden beter yok etmektedirler.
Demek ki bu kadro ve yönetim anlayışı “meydan” nedir bilmiyor ve kamusal alanların yok edilmesini, Üsküdar gibi kendi doğal yapısıyla dünyanın en güzel su yolu Boğaziçine uzanan meydan parçasını paramparça etmekten hiç etkilenmiyorlar. Demek ki meydan ve buradaki özelde Üsküdar meydanı bu kenti yönetenlerin umurunda değil.

Bunlar Üsküdar’daki yeni metro inişleri

Bu da Paris metrosu inişi, hiç bir fark yok, bu eskimiş ayrıca, hatta bizdeki daha ‘güzel’ (!)


İSTANBUL’UN “Dr Mimar” ÜNVANLI BELEDİYE BAŞKANI…

İstanbul’un şu andaki belediye başkanı Kadir Topbaş, mimarlık olan mesleğini belediye başkanlığı sırasında “Dr. Mimar Kadir Topbaş” şeklinde kullanmayı seviyor ve imzalarını bu şekilde atıyor. Yine Üsküdar’ın halihazır belediye başkanı da inşaat mühendisi, Mustafa Kara. Biri mimar biri mühendis görünürde.

Mihrimah Cami silüetine ne de güzel yakışmış…

Fakat bir de Üsküdar’ın meydanına bakın. Proje elde etme yöntemi, meydanın projesi gibi artık sorsak da cevap alamadığımız soruları bir an için unutmuş gibi yapsak bile, şu meydana bakan hiç kimse bu kenti bir mimar ve ilçeyi de mühendisin yönettiğine inanmaz. Zira ortaya konan şey insan “bu kadarı da olmaz” dedirtecek cinsten.
Taksim meydanı ve yayalaştırma projesi şu anda benzer tür bir tesisat şaftı, girişi çıkış deliği binası işgali altında. Bir meydanın meydan olarak kullanılması nasıl engellenir çalışması gibi sanki. Taksim meydanındaki tam meydanın orta yerine yapılan havalandırma menfezleri, ortadaki beton tarla sayın Topbaş’a sorulduğunda, “…daha meydanın peyzajının bitmediğini, projenin tamamlanmadığını, proje ve hazırlıkların sürdüğünü…” söyleyerek durumu geçiştirmektedir.


Bu proje denilen şey neyse; öncelikle yapılacaklardan kimsenin haberinin olmaması ayrı bir felaketken diğer yandan alt geçitler, metro girişleri ve meydan üzerindeki her türlü düzenleme ve yapıya ait bariz tasarım hataları, proje disiplini ve bütünlüğü içinde ele alınmamış bir nevi “gecekondu” fiziki çevre insanları şaşırtmaktadır. Yanlış yapılan bir şeyin peyzajla düzelmesi umudu ise komik bir değerlendirmedir ancak.
Üsküdar meydanı için özel olarak şimdiye kadar sayın Topbaş’a bir şey sorulmadı galiba. Ama biz soralım buradan: Üsküdar meydanını yok eden metro açılışıyla gözümüzü tırmalayıp rahatsız eden bu bozukluk ne olacak?
Üsküdar ilçesi belediye başkanına bu soruyu yöneltip onu zor durumda bırakmak istemiyoruz bile. Üsküdar meydanı için belediye başkanına bir şey sorulmuş olabileceği ve görüşünün alınmış olduğunu zannetmiyoruz. Zaten sonucu da değiştirmezdi.

KAMUSAL ALANLARA DÜŞMANLIK

Üsküdar yoğun bir nüfus baskısı altında ve deniz kenarında kamunun kullanacağı yerler zaten yetersiz. Dünyanın hiç bir yerinde bu büyüklükte bir açık alan metroculara, alt yapıcılara ve ya başka bir teknik dala “buyurun, nasıl isterseniz öyle kullanın” diye bırakılmaz. Önce değeri çok alan bir alan var ortada ve bu kadar basit, amatörce, kentsel tasarımdan uzak bir şekilde tüketilemez.
Eğer yapılanlar başta Üsküdarlılar sonra da İstanbul halkıyla dalga geçmek için yapılmamışsa “yeni meydan felaketini” nitelendirmeye kelimeler yetmez.
Londra metrosunu kullananlar mutlaka vardır. Kamusal alanın değerini bilen, her karış kamu alanını değerlendirmeye çalışan kent yönetimi metro girişleri için tıpkı Üsküdar gibi yoğun ve kentsel anlamda çok değerli yerlerde metro inişlerini basbayağı bulvar kenarındaki binaların içinden-altından yapmaktadırlar. Yani, toplumun kullanacağı meydan-park-rekreasyon alanından kolayca delik açıp Üsküdar’daki gibi üzerine ucube beton kabuk yapacaklarına mesela bir marketin yanından, bir dükkan cephesi kadar bir yerden aşağılara inmektedirler. Dolayısıyla ayrı bir yer kaybı ve bina değil mevcut bina düzeni içinde bir iki dükkan büyüklüğünde bir cepheden toplu taşım istasyonuna geçilmektedir. Metro girişleri için tıpkı eczaneler gibi metro işaretleri binaların üzerinde takılmaktadır.

Londra’da metro girişleri için ayrı giriş yapılarıyla değil mevcut bina düzeni içerisinde çözülmüş.

Üsküdar meydanını hiçe sayan bugünkü yapılaşma bu ülkenin “kamusal alan” kavramına bakışının, kent planlama ve insanlara duyduğu saygıyı açıklıkla göstermektedir. Metronun yer üstündeki girişlerinin bu noktalardan olması asla bir şart değil elbette. Meydanın çeperlerinde mevcut bina lejantları içerisinde kolaylıkla çözülebilirdi. Ne ki bir kaç binanın kamulaştırılması, zemin ve bodrum katlarında istasyon girişleri üzerinde normal ticari işlevli yeni bina tasarlanabilir, meydan yeniden günün şartlarına göre kentsel tasarımın konusu olurdu.
Oysa bu yollar yerine toplumun yeşil alanına, yılların meydanına göz dikilmiştir.

Aynı açıdan Marmaray çıkışı yapılmadan önce meydandan Boğaz görünümü, bir de Marmaray çıkışlarından sonra görünen…

TMMOB NEREDE?
Marmaray ile ilgili olarak birçok rapor düzenleyen, kazılarla, batma çıkma tünelleriyle, son olarak hızla açılmasının gerekli güvenlik koşullarının sınanması yüzünden riskleriyle gündemine alan TMMOB odaları Marmarayın yeryüzü buluşma noktalarıyla hiç ilgilenmemiş görünüyor. Bu kısım dikkatlerini nedense çekmiyor galiba.


Şu ana kadar bizim ele aldığımız Üsküdar meydanı başta olmak üzere ama mesela Ayrılıkçeşme bölgesinde niye tünelin yeryüzüne çıktığı, Natülüs AVM sinin önünde çok büyük bir alanın teren istasyonu gibi niye yeryüzünde kaybedildiği, Kadıköy-Kartal metro ağzı ile niye bağlantılı (farklı kotlarda geçen) hatlar olarak düzenlenmediği gibi bir çok soru açıkta duruyor. Metro insan alt geçişlerini yapmak uzamanlığı ve alışkanlığı olmayınca kamusal alanı hovardaca harcayan belediye ve  taşeronlarına buraları teslim mi edeceğiz?

Marmarayın başbakanın propagandası olarak kullanılmasına karşı çıkmak gibi (kanımızca haklı) tepkiler verilirken, şehircilik-mimarlık-mühendislik disiplinleri açısından “tasarım hatası” sayılacak bu garipliklere niye tepki verilmez acaba? Niye özellikle geniş kesimlerin kullanımına sunulacak bu proje parçaları incelenmez, bunların düzeltilmesi yapım bitmeden önce devreye girmek için çaba harcanmaz?

Şemsi Paşa hizasından bakış. Meydan yerine kaos. Özellikle tercih edilmiş olmalı.

Soruları derinleştirmek mümkün elbette ama bir yanlışa bu kadar fırsat tanındıktan sonra zaten dediğim dedik kent yönetimine hatasını düzelttirmek imkansız hale geliyor. Hadi makinacılar, kimyacılar bilmez, kent plancıları mesela, mimarlar; hiç mi haberiniz yok bu projelerden. Hadi diyelim üstünü kenarını yıllarca örtüp sakladılar da fark edemediniz. 29 Ekim’de açıldı sonuçta. Bir ay oluyor, gözünüze de mi çarpmıyor?
Bilemedik ne diyeceğimizi…


25 Yorum
  1. Meydan mı dediniz? Orada toplanıp muhalefet yapacak AKP yi eleştireceksiniz. Boş yere zaman geçirip güya dinleniyoruz diye gününüz orada burada bitecek. Yok yeşil, yok kamu falan filan, bunlar boş mevzular. Üsküdarlılar zaten on senedir o meydanın farkında bile değildi, bundan sonra da olmayıverirler. Yeterki Marmaray’ı iyi kullansınlar, doğru işlerine, doğru evlerine gitsinler. Ne yapacaklarsa evlerinde yapsınlar. Onları bu devlet bu hükümet düşündüğü için meydanı ortadan kaldırmıştır. Herşey bu halkın iyiliği için yani.

    masal bu ya | 25 November 2013

  2. AKP toplum tarafından özellikle de aydınlar tarafından lanetlenmiş bir parti. Türkiyeyi bölme parçalama kin nefret ekme misyonu olan ve karşılığında mimarsız, mühendissiz, hesapsız, kitapsız, kontrolsuz, denetimsiz, yağma ve talanın zirveye vurduğu bir dünyada yaşıyan ölülerin partisi. Yaptığı her şey ya yanlış, ya eksik ya kötü ya çok pahallı ya da bunların tümü. Dünyada her kim ki, hangi politikacı ki teknik elemanları dışlar ve kendi beyni ile işleri çözebileceğini zanneder tek kelime ile lanetlenir.
    Üsküdar meydanı tarihi yapısında denize açılan bir meydandı. Üsküdar meydanının ruhu bu açılımdaydı. Çarşıdan çıkar ve adeta elimizi uzatsak dokunabilecekmişiz gibi duran Beşiktaş’a komşuluğunu ve ufku oluşturan ağaçları, ormanları kucaklardık. Saçma sapan bir tünel istasyonu için bu feda edildi. Üsküdarlarlılar derken eğer kastettiğiniz AKP güruhu ise onlar sadece meydanın değil hiçbirşeyin farkında değiller. Meydanın kaldırılmasına da hiç gerek yoktu. Ama bir kez daha politikacı aklının herşeye kadir olduğunu düşünürseniz sadece çakılırsınız.

    Anonymous | 25 November 2013

  3. Bende görünce çok yadırgadım. Marmarayın aşırı bir şekilde kutsanması derim ben bu davranışa. Ayrıca bir kent plancı ile doğru düzgün bir tasarımcıya sahip olmayan belediyenin proje yetersizliği var ortada. Kimlere kalmış bu işler diye düşünmüyor değilim açıkçası.

    necmi yazgan | 25 November 2013

  4. İnanılmaz. Böyle bir rezalet ancak bizde olabilir. Halktan bir talep gelmesi, meydanımız bize geri verin demeleri gerekir. Yoksa bu zihniyet zaten böyle böyle yol alıyor. Tepki vermek şarttır.

    ezgi şahinsev | 26 November 2013

  5. işiniz gücünüz her yapılan yatırımı bağnazca eleştirmek.madem eleştiriyosunuz kendi önerinizide sunsaydınız burada.ama amacınız bu değil tabi.marmaray açıldığında imdat kollarını bilerek çekerek arıza çıkarmaya çalışmak gibi komik ve acınacak işler yapanlardan yapıcı bir öneri beklemek doğru olmaz tabi.sizin gibi bağnazlar marmaray gibi sıradışı yatırımları haketmiyor…

    bahri uzun | 26 November 2013

  6. Öneri çok basit. Bütün bu binaları kaldırın, muhteşem bir yaya meydanı oluşturun ve çarşı ile Valde camii ile Mihrimah ile Ahmediye meydanından başlayarak tüm Üsküdar tarihi ile ilişkilendirin. Girişleri olmaz ise yere gömün, sorun değil merak etmeyin müşterisiz kalmazlar,
    bu arada o işleri yapan mimarları, mühendisleri, özellikle de o granitleri döşeyenleri, alüminyum işlerini yapanları hafifçe tokatlayın ve kovun. Bu kadar kötü olur mu bir iş. Bu arada havalandırmacıları da -eğer varlarsa ki ben şüpheliyim- öpün. İşte size yapılacaklar listesi.

    İlhan Kazım Aksan | 26 November 2013

  7. Üsküdar’ın eskiden bana göre meydanı vardı. Sahil yolu açılmadan önce arabalı vapur geçiş noktası şimdiki meydanın ağzını biraz kapatsa da bugünkü neolduğu belirsiz bu kitlelerden daha iyiydi. Boğaz tarafından gelen Ahmediye tarafına kıvrılırdı, Harem’e doğru taransit geçmediği için orada bir cep olur ve yayalar için yürünebilir alan kalırdı. Şemsi Paşa Cami etrafındaki tekel depolarının yıkılmasıyla sahil bandı açıldı gibi görünüyor fakat hepsi transit yola bırakılmış neticede.
    Şu andaki meydan çalışması 29 Ekim için aceleyle yapılmış berbat bir durum. Ben yeni bir projeyle metronun giriş-çıkış ağızlarının böyle ortada değil de müsait noktalara taşınacağını, tekrardan Üsküdar’ın meydanına kavuşacağını düşünüyorum. Başka türlü olamaz.

    SERDAR OKÇU | 28 November 2013

  8. Bu arada o kıyıdaki rezillikleri de kaldırın, tek bir iskele binası yeter.

    Ali İmamoğlu | 28 November 2013

  9. meydan bir şehicilik kültürünün en önemli ögesidir…meydanlar aynı zamanda demokratik ülkelerinde vazgeçilmezidir…kent kültürünü yaşabilenler ve kentli olabilmiş olanlar için meydan vardır….üsküdar meydanında yapılanlara inanamıyoruz….üsküdar meydanı doğal bir meydandır….ulaşım noktalarının düğümünden oluşmuştur…yapılan binaları üsküdarlıya kimse layık göremez….hiç bir kentli o ucubeleri her sabah görmek mecburiyetinde değildir…meydan herhalde bir yarışma veya iyi bir planlama ile düzenlenecektir….doğrusu budur…..

    olcay esi | 1 December 2013

  10. meydanlar bugünkü toplum hayatımızda bir kesim tarafından hiç önemsenmediği gibi var olanların da işlevsizleştirildiği bir dönem yaşıyor. toplanma ve meydanda sosyal anlamda birşey yaşamak gereksiz bulunuyor. sadece ramazanlarda çadır kurulup iftar açmak dışında bugünkü iktidar meydanlara işlev veremiyor. üsküdar’ı yok etmelerine bir de bu açıdan bakmak lazım.

    vedat okur | 2 December 2013

  11. Meydan ve meydanda yapılan bu yapıların projeleri, eğer bir mimarlık öğrenci yarışmasına katılmak isteseydi, kabul dahi edilemeyebilirlerdi,diye düşünüyorum.Bu yapıların iznini veren belediye yetkililerine sizin mimari güzellikten anladığınız bu mu diye sormak gerekiyor? Torba yasa da ,belediyelerde oluşturulacak estetik birimlerinin, yapıların estetiğine bakarak, proje müellifleri hakkında karar verecekleri varsayılırsa, nasıl bir İstanbul bizi bekliyor,hayal edebiliyorum.

    Deniz Alkan | 2 December 2013

  12. Bahsedilen yarışmada benim de biraz emeğim geçti…
    o bakımdan kendimi sorumlu hissederek;Öncelikle yukarıdaki eleştirilerinize katıldığımı söylemek isterim..
    Meydanlar,yaşamın bir parçası olarak ele alınmaksızın düzenlenemezler.
    yapılan iş cam binadan dışarısı görülüyor ya daha ne istiyorsunuz
    der gibi meydanın orta yerine bir şeyler koymak olarak özetlenebilir .
    Moda cam bina şimdi
    camı giydirmek meydanı kutsamak demek sanki…böylece,
    Kentsel tasarıma yeni bir boyut getiriverirsiniz kendinizce…

    Mehmet Vardar
    mimar-kentsel tasarım uzmanı

    mehmet vardar | 3 December 2013

  13. Çok mohterem TC Cumhurbaşkanı, kolunda Japonya’nın çok mohterem başbakanı ve bizim İrecep hep birlikte marmaray’a kaçak apartman giriş kapısına benzer bir yerden girdiler, zannettim hizmet edecekler konuklara… sonra anladım ki bu kapı aslında vatandaşın girmesi için düşünülmüş. Bir şey bu kadar mı kötü olur. Neye yanalım ödenen beşnoktabeş milyar dolara mı? içerideki sidik kokusuna mı? paslanmış raylara mı? şimdiden bozulmuş zeminlere duvarlara mı? Fetoş herhalde artık bunun da bir kasetini çıkartır.

    Anonymous | 3 December 2013

  14. bu yazıyının yazarı kimdir? bakıyorum da ben mi göremiyorum. sayfada yazıyor mu?

    ilkay | 5 December 2013

  15. Herşeyin en fazlasını, en büyüğünü yapmaya soyununca nitelik diye bir şey kalmıyor tabi. Zaten o kadar işi kontrol edecek sayıda bilgili insana ve kadroya da sahip değiller. Diğer taraftan yukarıdaki yorumlarda önemli bir nokta olup gözden kaçmadığı gibi, meydan denilen şey biraz batılı bir şey ve fazla hazedilmiyor. Önerdiği yaşam alanı bunlarınkine ters. Dolayısıyla Üsküdar meydanına kim acır?

    Asım Doğan | 5 December 2013

  16. Pardon ama TMOBB mu biraktilar?

    Gul Buyukbay | 6 December 2013

  17. Abi Allah Aşkına yahu..Marmaray’ın oluşturduğu ucubeliğe karşıyım eyvallah..Ama ondan önce meydan mı var mı sahi? Otobüs durakları , katibim trafiği , koşuşturan insanlar , işportacılar , minibüs kuyrukları , sağlıksız yemek satan büfeler , ayakkabı boyacıları , ucube yüzer kütüphane ( ramazanları bedava yemek verir).. Zaten yoktu bir meydan..Şimdi daha da yok..

    Davut | 8 December 2013

  18. Davut bey yukarıdaki yazıda sizin söylediğiniz gibi eskiden doğru düzgün meydan olarak kullanılmamış olmasına yeteri kadar eleştiri getirilmiş. Şimdi içinde bulunduğumuz zamanda artık deniz kenarındaki bir meydan bu şekilde mahvedilir mi? Yok etmişler düpedüz.

    Nevzat Okçu | 9 December 2013

  19. üsküdar meydanına cok yazık olmuş meydanı her görüşümde alı yasım geliyor işllallah tekrardan düzeltileçektir böyle saçmalık dünyanın hiç bir yerinde olamaz

    Anonymous | 3 January 2014

  20. üsküdar meydanını berbat etmişler yoluda yerin altına alacaklardı oda yalan olmuş marmarayın durak yerlerinde yanlış seçilmiş giriş çıkışlarıda yanlış ak partiye inancım kalmadı daha okadar söylemek istediklerim varki allah sonumuzu hayırlı etsin

    Anonymous | 3 January 2014

  21. “Masal Bu ya” nickli yorumcunun “Yeterki Marmaray’ı iyi kullansınlar, doğru işlerine, doğru evlerine gitsinler.” ifadesi aslında AKP özelinde egemen anlayışın ne yapmak istediğini ve aynı zamanda ne yaptırmk istemediğini özetliyor. Ne diyor “masal bu ya”: “Orada toplanıp muhalefet yapacak AKP yi eleştireceksiniz. Boş yere zaman geçirip güya dinleniyoruz diye gününüz orada burada bitecek.”
    Tam da bunu yok ediyor AKP. Muhalefet etmek de boş boş dinlenmekte insanın en kamusal hakkıdır. AKP bunu özellikle yok ediyor.

    dgnmrh | 13 January 2014

  22. Slm ist enguzelyerinde olan üsküdar ama e geride kalan üsküdar üsküdar çok sevdigim halde bakıcı üzülüyorum haydi üsküdar yenilen marka ilçe ol bn içiyorum üsküdar heryerde one gzhidecek geçmişte dugugibi

    Anonymous | 14 October 2014

  23. HER GÜN GİDİP GELİYORUM O HAVALANDIRMALAR REZALET NE ÖLE KABA KABA DURUYOR REZİLLİK AKP YE KALIRSA BU İŞLER SIF 29 EKİM E YETİŞSİN DİYE HERŞEY YÜZLERİNE GÖZLERİNE BULAŞTIRIRLAR BUNLAR İŞİN EHLİ DEGİL BEN 90 LI YILLAR DAKİ ÜSKÜDAR MEYDANINI VE KIZ KULESİNİN ESKİ HALİNİ GERİ İSTİYORUM. AKP NİN HİZMET RANT YETERKİ ÜLKENİN BAŞINDAN GİTSİNLER.

    SELÇUK | 30 July 2015

  24. Yıkım için çıkartılanlar yeşil alan için avm yapmasalar bari.

    MOdern | 17 April 2017

  25. Bu saçmalık Üsküdar’ı meydanıyla yok etmek demek. Meydan kültürü olmayınca onu korumak mümkün olmuyor.

    salih uzunoğlu | 20 April 2017


Yorum yazmak için


“İçinde yaşadığımız şu karanlık günlerde, böyle bir sergi açılabiliyorsa ve bunca ilgi görüyorsa eğer, bu ülkeden asla umut kesilmez…”       Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi’nde, birkaç gün önce açılan “Louis Kahn’a Yeni/den Bakış” sergisinde karşılaştığım her mimar, her ressam, her ziyaretçi, kâh değişik sözlerle, kâh bakışlarla, kocaman bir gülümseme ya da [...]
ARŞİV
Subscribe