Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim
ANA SAYFA
Sakarya’dan Kamusal Alan Girişimleri
Share 20 December 2008

Bu kez gözlemimizi, son dönemlerin tasarlanmış kamusal alanlarından biri olan Sakarya Kent Meydanı’na çevirmeyi düşündük. Kent yaşamında kamusal alanların basit ‘park bahçe trotuar’ düzenleme mantığına dayandırılmadan, bugünün çağdaş kentinin vazgeçilmez gereksinimi olduğunu düşünerek bundan sonra da kentsel kullanım alanlarına “gözlem” merceğimizi uzatmayı düşünüyoruz.

Sakarya özelinde meydanın dününü ona bağlı olarak bugününü karşılaştırmayı, meydanın kullanım değerleri, kentteki anlamı, kente kattıkları üzerine bir yanda gözlem yaparken bir yandan kritiklerle konuşmayı, tartışmaya açmayı düşünüyoruz.

Sakarya Kent Meydanı
Sakarya Hükümet Meydanı yeni adıyla Kent Meydanı kamusal alan olma özelliği elde etmek yolunda değişiyor.

1999 17 Ağustos depreminde büyük yara alan Adapazarı, yıllarca yaralarını saramamıştı. Kentin büyük bölümünün yıkılmış olmasını cadde ve sokaklarına baktığınızda şu anda bile hissedebilirsiniz. Burası ana caddeleri, bulvarları, alt yapısı ile yenilenmekte olan bir şehir ve çağdaş gereksinimlere uygun mekanlaşmalar son yıllarda başladı.

Eski kent meydanı

Büyük deprem sırasında ayakta kalan ama orta hasarlı olan Sakarya Hükümet Konağı aslında mimari yarışma sonucunda elde edilmiş bir projedir. Valilik binasının önü, deprem sırasında yardımların organize edildiği kriz yönetim yeri olarak kullanılmıştı. Depremden sonra valilik buradan taşındı ama bina bir süre yerini muhafaza etti. Muhtemelen onarılması, güçlendirilmesi ile ilgili yapılmış olan etüdden olumlu sonuç alınamamıştır. Birkaç sene kullanılmadığı halde yerinde tutulan valilik binası son yıllarda aynı alanının kent meydanı yapılması düşüncesiyle yıkıldı.

1990′ların meydanı

Kent Meydanı Tasarımı
Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından “Kent Meydanı” olarak düşünülen kentsel tasarım projesi, Büyükşehir Belediyesi’nden aldığımız bilgiye göre mimar Ebabekir Özmert ve mimar Çiçek Özmert tarafından hazırlanmış.

Yine Büyükşehir bilgilendirmesine göre “Sakarya’ya tören, kutlama, konser, miting gibi etkinlikler için geniş bir meydan kazandırdı. Deprem sonrasında kullanılamaz hale gelen eski valilik binasının bulunduğu alan, Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından 370 araçlık bir yeraltı otoparkı ve Kent Meydanı’na dönüştürüldü. Deprem zamanlarında barınma, toplanma ve depo alanı olarak kullanılmak üzere afet odaklı bir yaklaşımla tasarlanan Kent Meydanı, 10 bin metrekarelik geniş bir açık alana sahip.”

Meydan eski valilik binası ortadan kaldırılınca eski ölçeğine göre çok daha büyük bir hale gelmiş, su oyunları ve rölyeflerle sınırlanan meydan arkası kent içinde büyük bir hacim yaratmıştır.

“Sakarya’nın değerlerini yansıtan rölyefler, şehir mobilyaları, havuz ve yeşil alan düzenlemeleriyle donatılan Kent Meydanı, şehir merkezinin görünümünü de değiştirdi. Çalışmalar sırasında Ziraat Bankası Sokağı da yeniden düzenlenirken, Kent Meydanı’nın Katlı Pazar Yeri’ne bakan bölümünde yarı açık bir sergi alanı oluşturuldu. Şehrin kalbi niteliğindeki Kent Meydanı için yapılan çalışmalarda 1967 depreminin hatırasına dikilen anıt ağaç koruma altına alındı.”

Görüldüğü gibi deprem riskini her zaman taşımış olan Adapazarı, olası depremler için afet planı gereğince bir toplanma alanı, acil durumlarda kent koordinasyonu için gerekli boşluğu planlama stratejisine göre ayırmış bulunuyor. Doğal afetler sırasında yaşanan acı tablolardan sonra kentin orta yerinde acil durum stratejisi gereğince bile olsa böyle bir açık alanın bırakılmasının onu başka faydalara da çevirmenin, güncel kent yaşamının olanakları olarak düşünmenin de yollarını açıyor.

Depremde yıkılmayan ve o yüzden çok katlı bloklar olarak duran Ziraat Bankası ve ardındaki meydana bakan bir dizi bina kuzey yönünde meydanı sınırlayan diğer bir kent duvarını oluşturuyor. Kent Meydanı Projesinin bir devamı olarak dört-beş-altı katlı bu yapı bloklarının üzerinde kent meydanına bakan yüzleri kentsel tasarım anlayışı ile ele alınıp gerekli düzeltmeler yapılmış ve çatı üst kotlarından başlatılarak dalga havası veren ve akşamları ışık perdesine dönen görsel efekt tasarlanmış. Bina cephe sistemi içinde dekoratif led aydınlatma ile yapılan bu tasarım Metin Yılmazer’e ait.

Yine meydan içinde yer kaplaması altından geçirilen su kanalları ve su nozulları ile meydan yüzeyinden su fışkırtılmakta, ışık oyunlarıyla özellikle gece görsel zenginlik ortaya konmaktadır. Venedik San Marco Meydanı ve dünyanın bir çok büyük meydanında olduğu gibi su-ışık-ses oyunları için meydan kaplamasında olanaklar yaratılmış olması elbette pozitif bir özellik sayılmalıdır.

geceisik.jpg

Yıkılan Vilayet Binası Kompleksi
Yeri gelmişken, mimarlık tarihimiz içinde yer tutan Vilayet Binası Kompleksi ve onun serüveninden biraz bahsetmeliyiz.

Bu yapılar kompleksi Bayındırlık Bakanlığı tarafından açılmış ulusal mimarlık yarışmasında birincilik ödülü kazanan projenin uygulanması sonucunda meydana gelmiştir. Proje yarışmasından kentin en önemli ihtiyaçlarından valilik çalışma birimleri, adliye binası ve maliye binası isteniyordu ve nitelik yönünden bu üç yapı tutarlı ilkelerle hem farklı yapılar olarak kendilerini ifade etmişler hem de gününün kamu alanı kullanımı anlayışının ötesinde modern bir tarzda birbirleriyle ilişki kurmuşlardır.

Vilayet Binası yapılırken

Proje müellifleri Enis Kortan, Nişan Yaubyan, Harutyun Vapurciyan, Avyerinos Andonyadis olan tasarım 1956 yılına aittir. Yapının inşa edilmesinin üç yıl kadar sürdüğü bilinmektedir. Sakarya halkının kullanımına 1960 ların başında giren Vilayet kompleksi o günlerin ülkemiz içinde modern akım tartışmaları içinde iddialı, ilkeleri olan öncü bir yapıdır. (1)

Bu yapı içinde serbest plan, iç perde duvarlar, cam perde duvarlar, yapıda doğal havalandırma gibi önemli mimari kavram ve modeller vücut bulmuştur.

“Bu yapı, Le Corbusier’nin önermiş olduğu ilkeler kapsamında tasarlanmıştır ki bunlar:
1. Pilotiler (Kolonlar): Bina dikdörtgen biçimindeki kütlesiyle yere oturmaz; fakat kolonlar üzerine yükseltilir ve zemin serbest kalır;
2. Bağımsız planı strüktür ile bölme duvarlarının birbirinden bağımsızlığı;
3. Bağımsız cephe;
4. Şerit şeklinde sürekli pencereleme sistemi;
5. Çatı bahçesi bu binada gerekli olmadığından uygulanmamıştır.

Yapının projeleri 1956 yılında hazırlanmıştı ve o tarihlerde ülkemizde söz konusu ilkeleri bilen mimarların sayısı fazla değildi. Bu ilkeler ışığında, içerde değişebilen, planda esneklik sağlayan hafif pano-duvarlar ve cephelerde uygulanan cam-metal perde duvarlarıyla (curtain-wall), bildiğimiz kadarıyla, mimarlığımızın öncü eserlerindendi ve her şey yerli malzeme ve işçilikle yapılmıştı.

Yapı, Ludwig Mies van der Rohe’nin öncülük etmiş olduğu “teknik mükemmellik” türünde bir mimarlığa ulaşmak amacını güdüyordu. Bu özellikleri dolayısıyla, yaklaşık yarım yüzyıl önce yapılmış olan bu ilerici eseri önermiştim. Bu vesileyle, ülkemiz için yeni öneriler içeren bu yapıyı benimseyerek yapımı için her konuda destek veren Orhan Alsaç’ın hatırasını saygıyla anıyorum. Mimarları Enis Kortan, Nişan Yaubyan, Harutyun Vapurciyan, Avyerinos Andonyadis.” (2)

Meydanda Neler Görüyoruz
İçinden ya da bir kenarından yol geçen “Kent Meydanına” geldiğimizde çok büyük bir düzlük görüyoruz. Çeşitli nedenlerle ölçeği ‘bol’ tutulmuş meydan kentin şu andaki nüfusu ve kullanımıyla dolu gösterilemeyecek büyüklükte. Normal günlerde meydan içinde bulunan insanlar gerçekten çok az. Geniş sert zemin kaplaması, bir kenardaki su ögeleri yanı sıra meydanda kalıcı olarak dinlenmeyi sağlayacak düzenlemeler, peyzaj henüz yapılmamış.

Meydan bir kenarından işlek bir taşıt-yaya geçidi olan Atatürk Bulvarı’na açılıyor. Sakarya kent omurgasını teşkil eden bu bulvarın bir tarafında geniş bir meydanın yer alması olumlu ise de yaya kaldırımı-ana yol aksıyla meydanın ara kesiti üzerinde daha fazla düşünmeyi gerektiren boşluklar olduğunu ifade etmeliyiz.

Süs havuzlarının arkasında yer alan rölyefler kent yaşamını ve kültürleri sembolize etmesi açısından belirli bir kalite getirmekle beraber havuzların arkasındaki üstü çatılı arkası Pazar olarak kullanılan bölüm meydan ölçeğine göre ve malzeme yapısına göre bir miktar zayıf kalmış görünmektedir.

Yine heykelin konumlanışı, heykelin meydana göre durumu, heykelin boyutu ve simgesel ifadesi cılız durmaktadır. Meydan döşemesinde yapılan dairesel döşeme kaplaması rengi ile heykel odaklanmak istenmiştir ama bu geometrinin bulvara doğru açık kalması, başka peyzaj ögeleriyle sonlanmamış olması belli oranda sakillik yaratmaktadır.

Meydan kuzeyindeki bloklar vilayet binası yıkılınca önü açılan, bu şekilde meydana bakar hale gelen cepheler. Dolayısıyla 7 metrelik bir yola (Ziraat Bankası Geçidine) bakacak şekilde zamanında tasarlanmış olan yapıların cepheleri bugün bir sürprizle kent meydanına bakar hale gelmiştir. Bu dizide yer alan yapılar yetmişli seksenli yılların özelliklerini doğal olarak taşımaktadırlar. Zaten vilayet binasının yıkılmasından sonra sadece köşe yapısı olan ve bir kentsel karakter ifade eden Ziraat Bankası binası dışındakilerle görsel uyumsuzluk teşkil ettiği fark edilmiş olmalı ki yapıların üst kotundan ızgara ışık oyunlarıyla dalgalı formda bütünlük sağlanılmasına çalışılmıştır.

Meydanın genelde sert zemin görünümlü bir düzlük olduğunu bir defa daha ifade etmeliyiz. Yaya kullanımında üncü boyutta algılanan objeler, kent mobilyası elemanları, kısmi yeşil doku görünümleri açısından henüz “fakir” olduğunu bakan her göz fark ediyor olmalıdır.

Gözlemden Önerilerimize
Kent meydanı şimdilik adı “kent meydanı” olduğu için böyle anılmaya devam edecektir şüphesiz. Ancak kullanıldıkça ve toplumsal ihtiyaçlar daha fazla belirlendikçe bu planlamanın kaldırabileceği bazı düzenlemelere gidilmesi gerektiğini söylemeliyiz. Bu gerçek; sadece meydanın kendi alanı içindeki özelliklere müdahale etmekle olmayacaktır şüphesiz. Kentin kendi dinamiği ile şu anda meydanı çevreleyen çeperi nitelik değiştirdikçe onların bize dönük cepheleri değişecektir.

Şu anda otobüs terminali, depo vs gibi duran kullanımlar kamusal işleve yatkın kafe, yeme içme yerleri, dinlenme ve kültür mekanları, ticari işlevler haline gelince meydanla kurulan ilişkiler farklılaşacaktır. Böylece daha fazla kamusallık daha kompleks kullanım talepleri ortaya çıkacaktır.

Kamusal alan yaratma çabalarının başında ama buna cesaretli bir girişimi Sakarya kenti açısından olumlamak, kutlamak elbette mümkün. Böyle bir yola çıkılmış olmasını kutlarız. Ama eksikliklerin giderilmesi, hızla bu mekanların geniş boşluklar olmaktan kurtulup yaşam alanı haline gelmesi kaydı ve temennisi ile…

Notlar
1. Türkiye’de Mimarlık Hareketleri ve Eleştirisi1950-1960, Enis Kortan
2. “Soruşturma 2003: Mimarlık Geçmişini Değerlendiriyor” Üzerine Bir Deneme, Enis Kortan, MİMARLIK 314

mimdap

15 Yorum
  1. Sakarya son depremden bu yana yaralarını yeni yeni sarıyor. O kadar kolay olmadı son sekiz sene gerçekten. fakat yavaş yavaş çağdaş sayılabilecek mekanlara yayalaştırılmış akslara kavuşuyor.

    yavuz neşet çınarlı | 20 December 2008

  2. Daha yolun çok başında bir yerel yönetim. Bu alanları yaratma fikri güzel, bir tasarımcısı olması iyi. Fakat ulusal ölçekte bir yarışmayla ya da tasarım anlamında biraz daha kaliteye yönelmeyi denemeliler. Düzlük yapıp taş döşemekle meydan olmaz bunu biliyoruz. siz “kent meydanı” dediniz diye de kent bir meydan kazanmaz. Onun kentsel, mimari, psikolojik, mekansal ölçütleri vardır. Gözlemin “henüz eksiklikler var” diye özetlediği kibar eleştirilerine yerel yönetim kulak veriri inşallah. Sakarya hakikaten bir kentsel mekana kavuşur.
    Saygılarımla

    F.Asuman Öner | 21 December 2008

  3. Gözleminizde değindiğiniz gibi “iyi niyetli girişimler” olarak görmek istiyorum. Ama henüz mimarlık ve tasarım yönlerinin kapalı devre olarak halledilmesini yerel yönetimin bilgi ve deneyimine bir de iktidar “iş bitiriciliğine” bağlıyorum. Kamusal alanların projelendirmlerinin süreci daha şeffaf olmalı. Sorun sadece işin ihale edilmesi ve inşaat yapılması değildir. Bu kentin insanları olabilecek en kaliteliye olanaklar çerçevesinde ulaşmalıdır. Ben zamanla belediyenin orta kalite işler yerine başyapıtlara yöenlmek suretiyle bu eksikliği aşacağını umud ediyorum.

    mahmut usal | 23 December 2008

  4. adapazarı büyükşehir statüsündedir. ama istanbul halkası birinci, ankara,izmir, bursa, antalya, eskişehir, adana halkası ikinci grupsa adapazarı üçüncü halkada yer alır. dolayısıyla bir çok şey birinci ikinci halkaya benzeyerek dönüşür burada. daha gidilecek yol uzun. kentin köy(kır) sınırları bakıldığında hemen farkediliyor. deprem de yıktı geçti. buna da iyimser bakmak gerekir. bir kıpırdanma var sonuçta, ekonomi ölmüştü deprem sırasında.

    remzi erden | 23 December 2008

  5. Kamusal alan sıkıntısı Türkiye’nin büyük sorunu. Nerede bir yeşil alan var yol, otopark, belediye binası, tarafo… ne varsa oralara itelenir ve tüketilir. Bir de bu alanlar öyle çim, ağaç filan yapılıp durur. Ama vatandaşın kullanmasına yönelik hale getirilmez. Ucuzundan çim yapılıp bırakılması kolaydır çünkü.

    Sakarya gene de umut verici, birşeyler yapmaya başlamış. Bu modernleşmedir bir yanıyla. Kent yaşamı yöneticilerine rağmen modernleşiyor. Daha ileriye doğru taşınması icab eder.

    yüksel dokutan | 25 December 2008

  6. Sakarya’ya daha çoğu lazım. Bunlar az bile, kentimde daha iyilerini görmek istiyorum doğal olarak. Kendi potnsiyelini ortaya koysun artık bu şehir.

    Niyazi Ötüken | 27 December 2008

  7. sakarya depremden sonra çok yıkımıştı ama çok çabuk toparlanmış

    Anonymous | 28 April 2009

  8. gerçekten muteşem bir yer yhaaa dahada güzelleşiyoo gün geçtikçe.

    cansu çiftçi | 18 August 2009

  9. Sakarya esasında başından bir çok felaket geçmiş olsa bile gelişmekte olan bir kentimiz. Sorunlar çok tabi. Burada çağdaş manada kamusal alana gereksinim çok. Bu yapılan bir başlangı. Belki ne olması gerektiği konusnda bir ölçek fikri veriyor.

    Ufuk Sayın | 21 November 2009

  10. sakarya gelişeceğine tam geriye gidiyor ne gezilcek bir yeri var nede insanlarla sohbet edilebilecek kişi…

    ahmet altan | 28 April 2010

  11. sakrya türkiyenin acılı memleketi. yaşadığımız depremlerle sakaryasporumuzun talihsiz trafik kazası derken ilimiz hem yokluklara hem zorluklara göğüs germesini çok iyi bildi bukadar kısa sürede güzelliklerine güzellik kattı. şuan sakaryada değilim ve sakaryanın kıymetini değerini uzak olunca daha iyi anlıyorum. sakarya her zaman daha güzellerine hep daha iyilerine laik. ne mutlu sakaryalıyım diyene

    ceyhun oymacı | 1 September 2010

  12. ben sakaryalı değilim ama her zaman olay oluyor kendilerini bişi zannediyorlar ….sokakta dolaşamaz oldum :P çünkü her zaman birileri vuruluyorr yeter artıkk teksasa çevirdinizzz

    ahmet altan | 23 March 2011

  13. antalya daha güzel bence en azından insanları sıcak kanli …….doğası güzell

    ahmet altan | 23 March 2011

  14. Deprem sonrası, yenicami palmiye caddesinden tozlu cami tarafına , bulvara paralel ana arter yol açılsaydı bulvar bu şekilde rezil hale gemezdi.Ayrıca Çark caddesine paralel yollar yapılsaydı trafik rahatlardı.

    Fehmi Kocaman | 29 March 2013

  15. Mimarlar Odası olarak 1995 yılında Adapazarı Sanayi ve Ticaret odasında bir panel düzenlemiştik. Panel sırasında arka tarafta bir karışıklık oldu. Panelde konuşmak isteyen Adapazarı Ziraat odası başkanını “Sen Adapazarı’nın kötü tanıtılmasına neden oluyorsun, yatırımlara mani oluyorsun” diyerek dışarı çıkartmak istediler. Genç başkan “yazın bile traktör sürerken tekerlerin arkasından su çıkıyor, zemin çok tehlikeli, burada ancak tarım yapılır, bütün elverişli tarım arazilerini sanayi arazisi yaptınız, iş olsun diye tarım yapar duruma düştük” diyordu.
    Depremden sonra ilk aklıma gelen başkan oldu. Doğa, başkanı dışarı çıkartmak isteyenlerden başkanın adeta intikamını almıştı.
    Kamusal alanların düzenlenmesi Türkiye’de alışık olmadığımız bir durum. Mutlaka olumlu. Ama olumsuz bir kentleşme tarihinin içinde bir detay olarak kalıyor.

    Yılmaz Kuyumcu | 30 March 2013


Yorum yazmak için


Tasarım: HKS Architects       NH Foods Ltd, Hokkaido Nippon-Ham Fighters Beyzbol Kulübü Co, Ltd ve Hokkaido Ballpark Corporation, önerilen inşaat alanı 26 Mart 2018′de kararlaştırıldığından beri, yeni bir basketbol sahası inşa etmek için çeşitli bakış açılarından gerekli çalışmaları sürdürmeye devam etmektedir.         Her şeyden önce, NH Foods, Fighters ve Hokkaido [...]
ARŞİV
Subscribe