Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim
ANA SAYFA
Alışveriş Merkezlerinin Geleceği
Share 11 August 2008

ABD’de alışveriş merkezi kültürü – en azından bildiğimiz kadarıyla- sona doğru yaklaşıyor. Geçen ay Steve&Barry’s’in de kapanması, tüm ülkede şahit olduğumuz perakendeci iflaslarına yeni bir eklenme oldu. Birleşik Devletler’in yaşamakta olduğu ekonomik sıkıntı, insanların alışverişe çıkma ve satın alma imkanlarını da kısıtladığı için, giderek daha fazla mağaza kapanıp daha fazla alışveriş merkezi çölleşiyor ve çölleşmeye de devam edecek gibi görünüyor.

“Economist” dergisinde 2007 yılı sonunda yayınlanan bir makaleye göre:“Geçen yarım yüzyılda, alışveriş merkezleri, alışveriş alışkanlıklarını, kentsel ekonomiyi ve gençlerin konuşma biçimini değiştirdi. Uluslararası Alışveriş Merkezleri Komisyonu’na göre şu anda Amerika’da 1.100 adet alışveriş merkezi bulunuyor. Madras’tan Martinique’e kadar da benzer durumlar ortaya çıkmaya devam ediyor. Ancak alışveriş merkezi hikayesi zaferle sonuçlanacak gibi değil. Otomobillerden nefret eden Avrupalı bir sosyalist tarafından ilk defa ortaya atılan bu fikrin geleceği biraz karanlık görünüyor. Her ne kadar ABD dışında bu merkezlerin sayısı katlanarak artıyor olsa da, onları keşfeden ülkede artık ölmeye yüz tutuyorlar.”

Yok olan alışveriş merkezlerine adanmış, kapanmaları ve gelişmeleri takip eden ve hatta ABD’de kapanmakta olan yeni merkezlerin kullanıcılar tarafından eklenmesini sağlayan bir internet sitesi olan Deadmalls’a göre sadece Seattle’da yok olna merkezler Blue Mountain Mall, Totem Lake Mall, Factoria ve Everett. Crossroads da yok olmak üzereyken son bir çabayla yeniden canlandırılmış.

ABD’nin dört bir yanında alışveriş merkezleri kapanadursun, şimdi asıl sorun, bu devasa kütlelerin bundan sonra ne olacağı… World Changing Team, geçmişte insanoğlunu tüketime yönelten ve büyük alanlara yerleşen ancak artık gözden düşen bu mağaza zincirlerinin geleceği için yaptıkları araştırmalar sonucunda, umut verici ve yaratıcı çözümler ortaya çıkarmış:

Bellevue’de yer alan Factoria Mall, şimdiye kadar bir çok mağazasını kaybetmiş durumda, ancak daha faydalı ve uzun vadeli, çok işlevli bir kamusal alana dönüştürülmesi için çalışmalar yakında başlayacak. Factoria’nın “Pazaryeri”nde yine perakendeciler yer alacak ancak yeni tasarıma yaya yolları, açık hava restoranları ve hatta konut birileri de eklenecek.

Factoria Alışveriş Merkezi’nin bugünkü hali

Planlanan “Yaya Meydanı”

“Konut Meydanı”

Factoria, konut da içeren karma kullanımlı merkezler olarak yeniden düzenlenen eski alışveriş merkezlerinden yalnızca bir tanesi. Buranın geliştiricisi olan General Growth Properties, New Urban News’e göre, alışveriş merkezlerini yenileme ve onları “yaşam biçimlerinin değişimi, yayılma karşıtlığı” gibi farkındalıkların yansıması şeklinde yeni kent merkezleri olarak yeniden işlevlendirme konularında öncü oldu. Konuyla ilgili makalede, Columbia’daki bir alışveriş merkezinin yenileme çalışması şöyle anlatılıyor:Alışveriş merkezini Columbia Kent Merkezi’ndeki göl kenarına bağlayan yürüme yolları ve sokakların kullanıldığı bir taktik izleniyor. Alışveriş merkezinin diğer kısımlarıysa asıl sokak dokusuyla bütünleşen bağlantılar kuruyor. Otoparklar, planlı park alanlarına dönüştürülüyor. Konut, ofis ve ticaret alanları ekleniyor. Belki bir otel bile düşünülüyor. Howard County yönetimi, yeni bir şehircilik firması olan Design Collective’e halkı buraya çekmek için 30 yıllık bir plan hazırlatıyor.

Bu uzun vadeli gelişmenin, en azından 20 yıla kadar, yani insanlar bu yeni konut çevresi anlayışıyla yapılan dönüşümlere alışana kadar devam edeceği düşünülüyor. İlk ortaya çıkışı yavaş olacak ancak insanlar bu “formülü” öğrenince iyice hız kazanacaktır…

Bu yenilemelerde özellikler bina ve binalar arasında kalan alanların kalitesine özellikle dikkat ediliyor.

Bu karma kullanımlı merkezler, “yayılma” düşüncesine karşı ortaya çıkan “yeni şehircilik” akımını yansıtıyor. Yeni Şehirciler, otopark alanlarının önemini azaltıp, toplu taşımaya erişimi arttıran, davetkar ve faydalı kamusal alanlar barındıran, insan ölçeğinde ve yürünebilir yaşam alanları oluşturmaya odaklanıyorlar. Aşağıda da görülebileceği gibi, Rochester Hills Mall’daki merkezi ortak alan, aynı zamanda hem bir buluşma noktası, hem oyun alanı, hem de yıl boyunca düzenlenen festivallere evsahibi oluyor.

Kar amacı gütmeyen bir grup olan Yeni Şehircilik Topluluğu (Congress for New Urbanism – CNU), kapanan alışveriş merkezleriyle karşı karşıya kalan yöneticilere, plancılara ve geliştiricilere yönelik bir el kitabı niteliğinde hazırladıkları “Malls to Main Streets” (Alışveriş Merkezlerinden Caddelere) başlıklı dökümanda, yaptıkları 6 alan çalışmasını özetlemişler. Bu grup, projesi doğru biçimde yapıldığı takdirde, karma kullanımlı bir yenilemenin gerçekten trafiği rahatlatıp, kirliliği azaltarak, kendi merkezi olan bir konut alanı yaratabileceğini iddia ediyor.

CNU’ya göre, alışveriş merkezlerinin yeniden düzenlenmesi, kentsel yayılma sürecini tersine çevirebilir. Konut alanlarından çok uzakta kurulmuş ve otoparklarla çevrilmiş alışveriş merkezleri, öncelikle otomobil kültürünün artmasına neden oldu. Şimdi bu “gri tarlalar”, merkezi bir noktanın etrafında oluşmuş banliyö yerleşimlerinin yeniden canlanmasına imkan tanıyor. Burada en önemli konu, her farklı nokta için uygun çözümler bulabilmek…

Alışveriş merkezleri ve banliyölerde neler yapılabileceğine dair yeni fikirler, “Worlds Away: New Suburban Landscapes” isimli bir sanat gösterisinde sunuldu. Hem sanatçılar hem de mimarlar, otopark alanlarında kapalı bira bahçelerinden açık hava sinemalarına kadar bir çok uygulanabilir öneri sundu. Ayrıca banliyöleri canlandırma fikri sadece alışveriş merkezlerinin dönüşümü ile de sınırlı tutulmadı. Büyük ölçekli ticaret alanları uygun planlama ile toplumun daha sağlıklı bir parçası haline dönüştürülebilir. Üniversiteler, kiliseler ve büyük çaplı müzeler, bu terk edilmiş binalarda yer bulabilir. Julia Christensen, büyük ticaret alanlarının yeniden kullanımının, farklı kültürleri bir çok şekilde bir araya getirebileceğini gösterdi…

Ancak bazı terk edilmiş alışveriş merkezleri yenilenemiyor. Yeni sahipleri ya da kötü inşaat sebebiyle yıkılması gerekebiliyor. Yıkım da yine de kaynaklar yaratabilen bir çözüm olarak görülebiliyor.

Minneapolis’teki No Name Exhibition için bu, karma kullanımlı bir sanat merkezi yaratmanın mükemmel bir yolu olarak görülmüş. Yıkılan lüks bir alışveriş merkezinin kalıntılarından içinde İtalyan mermerinden çinilerin, dövme demir bankların ve lavaboların da olduğu yaklaşık 85.000 $’lık malzemeyi değerlendirerek bir 19. yy. sabun fabrikası’nı yenileyerek “Sabun Fabrikası” isimli sanat galerisini oluşturmuş, kullanılmayan malzemeleriyse bağışlamışlar…

İç mekan yenileme, kentsel dönüşüm ya da yeniden inşa, terk edilmiş bir alışveriş merkezine her ne yapılmış olursa olsun, ortaya çıkan hedef, toplumun ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik… Bu dev kutuları ölü-atık alanlar olarak görmek yerine, onları yeni kültürel merkezlere dönüştürecek olasılıklar üzerine fikir yürütmek daha faydalı olacaktır.

Kaynak: World Changing Team
Çeviri: mimdap


Yorum yazmak için


İzmir Büyükşehir Belediyesi, özelleştirilmek istenen Alsancak’taki Tarihi Elektrik Fabrikası’nı, 35 milyon TL bedel karşılığı ihale usulüyle satın almıştı. Ancak Tarihi Elektrik Fabrikası’nın, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne verilmesi için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan beklenen onay gelmedi. CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, konuyu TBMM gündemine taşıyarak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay tarafından yanıtlanması istemiyle yazılı soru önergesi verdi. Bakan, [...]
ARŞİV
Subscribe