Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim
ANA SAYFA
Oyun Alanı Hayal Edebilir miyiz?
Share 8 May 2013

(Bu dosya konumuzda, giderek yoğunlaşan kentlerin bir konut deposuna döndürülen ve başka hiçbir sosyal ilişkiye olanak tanımayan yapılı fiziki çevresi içinde “oyun alanı” sorgulamasını yapmak için Jon Foster’in yazısı ve ekli olarak modernist dönemin tasarımcılarının etkilendiği Helen Levitt’in fotoğraflarını dikkatinize sunuyoruz.
Genellikle aydın davranışı ve sorumluluğu ile sınırlandırarak tasarımcılar tarafından ” zorlama hayaller” üzerine yapılan ve sitelerin bir köşesine eklenen “dizayn” çocuk oyun alanları genellikle şimdiye kadar başarısız oldu. Çocukların bir gülüşünü, onların zevklerini ve heyecanlarını katmadan, çocukları evcilleştirmek için yapılan, genellikle büyüklerin düşünceleri olan kurmaca oyun alanları bundan sonra da başarısız  olacaktır.

Konuyu; çocuk oyun alanları merkezine çekip izleyenlerimizin görüş ve tartışmalarına açıyoruz.)

Mimdap



John Foster

Her zaman hayal gücü öne çıkmıştır. Amerikalı fotoğrafçı Helen Levitt (1913-2009) tarafından çekilen resimler özellikle çocukların hayal gücünü göstermesi bakımından ilginç.
1940 yılında New York’ta terk edilmiş bir kapı üstünde ve aslında tehlikeli ve yüksekte oynayan 5 erkek çocuk görüntüsü mesela. Onların bu oyun sırasında kolaylıkla zarar görebilecek olmalarına rağmen, bu çocukların henüz genç olan hayatlarının heyecanını hissediyoruz.


Bir çok çocuk bu kısmen terk edilmiş alanda küçük korsanlar olarak kendi hayal güçleri ile şehir sokaklarında bir oyun alanı oluşturdular. Levitt oynayan çocukların bu çok muhteşem fotoğraflarını çektiği için ünlü oldu.

Çekilen resimlerdeki görüntülere baktığımızda, çocukların yaptığı çılgın bazı şeyler bize birçok şey hatırlatıyor. Çatılara ya da gerçekten uzun boylu ağaçların üstüne tırmanma, halatla sallanma, kanalizasyon yoluyla yeraltı yürüyüş yapma , yük trenlerine atlama (ki bunu ben de yaptım…) biraz da çocuk cesaretiyle yapılabilen şeyler.

Buradaki çocuklar yoksul ya da yoksun olduğu için bu davranışlar içinde değildi. Zamanın ruhu belki öyle akıyordu ve yerel okul oyun alanında güzel nizami oyun alanları ve oyun için aletler vardı fakat bu alanların kendine has kuralları içinde olmak yerine çocuklar kendi icatlarını yapmayı, kendi kurgularını hayata geçirmeyi yeğliyordu.
Çocuklar adrenalin gerektiren oyunları nizami oyun yerlerine ve kurallarına tercih ediyordu. Örneğin bir oyun alanı içinde kalmak yerine ne kadar uzun olursa olsun bir ağaca tırmanmak, ne kadar yüksek olursa olsun bir salıncakta sallanmak örnek olarak gösterilebilir.


Aşağıdaki resimlerde Helen Levitt, Henri Cartier-Bresson tarafından fotoğraflarlanan çocuklar ve oyun mekanları geçtiğimiz yüzyılın ortalarında modernist tasarımların bazıları için eşsiz ve yaratıcı oyun yapıları yaratmak açısından ilham kaynağı olmuştur. Bu fotoğraflar içindeki anlam takip edilmiş ve tasarılara yansıtılmaya çalışılmıştır.

Bu görüntülerde de görüleceği gibi, oyun ekipmanları bir traktör lastiği kadar basit de olabilir. Bir anlamda soyutlama yapılarak karmaşık bir çok oyun aletinin yerine bir traktör lastiği geçebilir.

Yani bir peyzaj mimarı, bir tasarımcı ya da sadece bir yaratıcı çocuk, gerçekten basit bir soru sorabilir ve buradan aldığı cevaba göre tasarım nesnesini biçimlendirebilir.


Önemli olan soru, çocukların ne oynamak istediğini sormak, oyun için fırsat tanımaktır.

Kaynaklar: http://www.luminous-lint.com

http://www.architekturfuerkinder.ch

http://farrarwilliams.wordpress.com

Çeviri: Mimdap

 

3 Yorum
  1. Oyun alanı çocuğun dünyası, ufku, hayal edebildiği yerdir. Yapılmış-yapma çocuk bahçeleri aslında çocukların düşünme biçimlerini de kalıba alıyor, kısıtlıyor.
    Burada ise çocuk çevreden bir oyun alanı yaratıyor. Çok ilginç düşüncelere sevkediyor insanı.

    Melek Genli | 9 May 2013

  2. Bu gün oyun alanı üretimi bir sektör. Çocuk oyun alanı için paranıza göre bir kaç birşey alıyorsunuz. Konuyla ilgili profesyoneller sanayi üretimi oyun alanı gereçlerini hazırlamış oluyor ve sizin seçemniz gerekiyor. Dolayısıyla yukarıda anlatılan çocukların istek ve ruhlerının işin içine karışma olasılığı yok.

    osman çoban | 13 May 2013

  3. Keşke çocuklar gibi hayal edebilsek. Mesleki becerisi hayal etmek ve onu cisimleştirmek üzerine olan mimarlar bile hayatın içinde köreliyor. Çok suni şeyler, çevrenin dayattığı basma kalıp tasarımlara yöneliyor.
    Çocuk olmak lazım belki de.

    taner alpaslan | 25 May 2013


Yorum yazmak için


Tasarım:EM2N   Paradoksal olarak, mevcut Cinémathèque’in cazibesi, basit ve faydacı görünümünde yatıyordu. Ulusal kolektif film hafızasının evi, kendisini, içeriğe, paketlemekten ziyade odaklanan iddiasız bir sürü birikimi olarak sundu.                     Genişletme projesi bu başlangıç ​​noktasını kabul etmiştir. Birbirine paralel olarak düzenlenmiş mevcut binaların yerleşimi, yeni eklemelerle çevrilmiş [...]
ARŞİV
Subscribe