Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim
ANA SAYFA
Kentler ve Finansal Kriz
Share 1 November 2008

Finansal kriz kentsel planlamayı ve arazi kullanım politikalarını nasıl etkiliyor?

Günlük olarak haber başlıklarında yaklaşan ekonomik felaket, düzensiz pazarlar ve kanamayı durdurmak için tasarlanmış agresif finansal politikalarla karşılaşıyoruz. Bunun kamusal yaşam ya da özel yaşamımız için anlamını açıklamak oldukça zordur çünkü her şey tam olarak ortaya serilmiş değildir. Ancak yine de en azından yerel ölçekte neler olduğunu ve arazi kullanımı ile arazi geliştirmenin kısa vadede nasıl etkileneceğini incelemek mümkündür.

Yavaşlayan ekonomi
Kaliforniya Berkeley’in planlama ve geliştirme müdürü Dan Marks, “Finansal krizin etkilerini hissetmeye daha yeni başlıyoruz” diyor ve ekliyor: “İnşaat ruhsatı için başvuranların sayısının gün geçtikçe azaldığını görüyoruz. Ama hala  krizin ne kadar büyük bir etkisi olacağını kestirmek için çok erken olsa da gayrimenkul geliştirme sektöründe çok derin ve uzun süreli bir durgunluk yaşanacağını söyleyebilirim çünkü finansal kriz ile birlikte insanların güvenindeki düşüş bu sektörde büyük bir rol oynuyor.”

Planetizen, yeni finansal ortamla birlikte ABD’de durma noktasına gelen birkaç konut geliştirme projesini inceledi. Michigan Auburn Hills’den Robert Waltenspiel gibi çok önceden konut satın alanlar, bomboş konutların ortasında buldular kendilerini. Waltenspeil, çocuklarının oynayabileceği kimse olmadığı için onları yerel bir çocuk parkına götürmek zorunda kaldığını anlatıyor. 4 yaşındaki oğlu parkta hiç tanımadığı çocukların yanına gidip “arkadaşım olur musun?” diyormuş… Çok mu sevimli, çok mu üzücü siz karar verin…

Yazar Witold Rybczynski’nin “Son Hasat” isimli kitabına da konu olan bu şekilde bir diğer kent dışındaki proje de New Daleville. Projenin yalnızca yarısının inşası tamamlanmış ve boş konutlarla kalakalmış. Büyük ölçekli yarı kırsal bir proje olarak tasarlanan New Daleville’de de dış cephe kaplaması gibi malzemelerden kısılarak mortgageların karşılanmasına çalışılıyor.

Peki, bu yarım kalmış projelere bundan sonra ne olacak? Şehirden uzaktaki bu lüks yerleşimler çölleşmiş sokakları arşınlayan, temel hizmetleri kendi kendilerine karşılamaya çalışan yalnız ev sahiplerinden başka kimsenin uğramadığı hayalet kentlere mi dönüşecekler? Yoksa eninde sonunda canlanacak olan konut sektörü, geliştiricilerin kaldıkları yerden devam etmelerine olanak sağlayabilecek mi? Yoksa bu zaten kent dışına yayılmış girişimler tekrar doğaya mı dönecekler?

Restoranların yeniden canlandırılması mı?
Peki, ticari alanlarında neler olacak? İnsanlar paralarını tutmaya başladıklarında öncelikle ticaret sektörü büyük bir darbe alıyor. Ancak ters bir tepkiyle restoranlar farklı bir tecrübe yaşıyorlar. Bazı kaynaklara göre, kent merkezleri ve alışveriş merkezlerinin yerlerinde tutunmasını sağlayan geleneksel etken restoranlar. Dallas’taki gayrimenkul geliştiriciler, artan talebi karşılayabilmek için yemek-içme alanlarının oranlarını arttırdıklarını söylüyorlar. Ulusal Restoranlar Birliği de, restoranlarda bu yıl satışların %4.4 oranında arttığını bildirdi. Ayrıca Oregon Metro’nun bir araştırmasına göre şarap barları, bakkal dükkanları ve sinemaların değerlerinde %30 kadar artış olduğu görülüyor.

Diğer geliştiriciler ise en azından yerinde durabilmek için hastane ya da okul gibi kurumsal projelere ilgi göstermeye başladılar. Kalamazoo merkezli bir inşaat şirketi olan CSM Grup’un başkan yardımcısı Curt Peterson, Ann Arbor Business Review’daki bir makalesinde “Sanırım borç ya da destek alma konusunda en şanssız olanlar ticaret ve otel yatırımlarıdır; ama tıbbi bilimlerle ilgili olanlar için bu ihtimal oldukça yüksek. En sıkıntılı olansa değişen kurların bağladığı fonlar nedeniyle belediye projeleri olsa gerek…”

Bölgesel bir problem mi?
ABD’nin diğer yerlerinde ise finansal krizin etkileri ya daha az şiddetli hissediliyor ya da neredeyse hiç hissedilmiyor. Arkansas eyaletinde yer alan Pine Bluff kenti Toplum Geliştirme Birimi Başkanı Donald R. Sampson, “İçinde bulunduğumuz bu duruma rağmen bizim hala konuta ihtiyacımız var çünkü konut lüks değil ihtiyaçtır.” diyor. Sampson, her ne kadar bireylerin kredi almalarında faiz oranı büyük bir rol oynuyor olsa da borçlandıkları kurumlar bölgesel olduğu ve batmakta olan ulusal kurumlara bağlı olmadıkları için büyük bir sorun yaşanmadığını belirtiyoryor.

Ancak Berwick’te durum bu kadar parlak görünmüyor. 6353 nüfuslu kentin Planlama Birimi Başkanı Judy Burgess, “Ruhsatlarda büyük bir düşüş var” diyor. “Yaklaşık altı aydır herhangi bir başvuru yapılmadığını söyleyebilirim. Bu birden olan bir durum değil ve olmaya da devam ediyor. İnşaat ve parselleme uygulamalarındaki gelirde büyük bir düşüş var. Bu nedenle tek alternatif çözüm olarak bu hizmeti kaldırmak görünüyor.”

Belirsizlik ortamı
Bir süredir havada bir değişim kokusu var ve eyalet ölçeği ya da yerel ölçekte olan biteni etkilemeye devam eden finansal trendler ve ulusal politikaları inkar etmenin alemi yok. Ve gelecek aylarda da kentsel çevreyi her bakımdan etkileyecek manşetlik gelişmelerin olmaya devam edeceğine de şüphe yok.

En azından İzlanda’da değiliz…

Tim Halbur

Kaynak: Planitzen – The Planning & Development Network

1 Yorum
  1. içine girdiğimiz dev kriz hem kamu maliyesini dolayısıyla kentsel yatırımları hem de inşaat sektörünün bütün bileşenlerini etkileyecektir. küresel kriz ile kentsel gelişme arasındaki çok somut bağı merak etmeyelim hepimiz yaşayarak göreceğiz. umarım mimarların işlikleri bu düzen içinde kapanma noktasına düşmez.

    seçil aras | 3 November 2008


Yorum yazmak için


İzmir Büyükşehir Belediyesi, özelleştirilmek istenen Alsancak’taki Tarihi Elektrik Fabrikası’nı, 35 milyon TL bedel karşılığı ihale usulüyle satın almıştı. Ancak Tarihi Elektrik Fabrikası’nın, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne verilmesi için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan beklenen onay gelmedi. CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, konuyu TBMM gündemine taşıyarak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay tarafından yanıtlanması istemiyle yazılı soru önergesi verdi. Bakan, [...]
ARŞİV
Subscribe