Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim
ANA SAYFA
‘Sizde yaya haklarını kim koruyor?’
Share 24 September 2007

‘Otomobilsiz’ hayatı özleyip yarınki etkinliği organize edenler, Türkiye’nin zincire katılması için yapılanları anlattı. Onlar buralarda hiç kimsenin duymadığı ‘yaya hakları’nın da yaman savunucusu.

Modernliğin kırbaçladığı dünya, kadim dinlerin büyük bir sezgiyle işaretlediği o ‘tükenişe’ doğru dört nala koşuyor. İnsanlık, yazarı kim olursa olsun (Tanrı, doğa, insan ya da başka bir şey) engelleyemediği ‘kader’inin önüne katılmış, yuvarlanıyor. Bu gidişi durdurabilecek birileri ya da bir umut var mı? İklimlerdeki değişimin, metropollerdeki büyük keşmekeşin önüne geçmek sayıları bir elin parmaklarından fazla olmayan romantiklerin ‘beyhude’ çabalarıyla mümkün olabilecek mi? ‘Romantik’ lafzi, romantiklerin bile hoşuna gitmez bizde; oysa yaşanacak dünya, ötede beride değil, ille de burada olacaksa; biz onu bu romantiklere borçlu olacağız. İşbu haberin öznesi de bahsi geçen romantikler…

Yarın Dünya Otomobilsiz Şehirler Günü. Ne mutlu ki Türkiye de bu özel etkinliklerin bir parçası. Peki macera nasıl gelişiyor? Sivil toplum kuruluşlarının oluşturduğu Dünya Otomobilsiz Şehirler Ağı’nın (World Carfree Network) her yıl düzenlediği ‘Otomobilsiz Şehirlere Doğru’ konferanslarına Türkiye’den ilk olarak 2003′te Kevser Üstündağ iştirak ediyor. Mimar Sinan Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Üstündağ, o yıl Prag’ta üçüncüsü düzenlenen konferansa ‘Büyükada’dan Mesaj Var’ adlı bir bildiriyle katıldığını anlatıyor: “Büyükada çok ilgilerini çekti. Türkiye’de otomobilsiz adaların, böyle bir yaşam kültürünün var olması katılımcılar için önemliydi. Ertesi sene öğrencilerimle bir kısa film hazırlayıp gittik. İki sevgilinin ilişkisinin trafiğe bağlı olarak nasıl olumlu ya da olumsuz değiştiğini anlatıyordu.”

Bu projeden sonra Üstündağ ve öğrencileri ‘Otomobilsiz Şehirlere Doğru Konferansı’nın yedincisini İstanbul’a alabilmek için ‘lobi’ faaliyetlerine girişiyorlar. Ve işleri hiç de zor olmuyor: “Ülkelerin aday gösterebilmesi için olumlu ve olumsuz yanlarını ortaya koyması gerekiyordu. Bizim için zaten olumsuz yanlarımızı göstermek çok kolaydı. İstanbul’un içinden çıkılmaz trafiğinin bir fotoğrafı yetiyordu. Olumlu noktamızsa demin bahsettiğim gibi Prens Adaları’nda otomobilsiz bir yaşamın hüküm sürmesi oldu.”

Kardeşini trafik kazasında kaybetti

Konferans bu yıl 27-31 Ağustos tarihlerinde ‘İklim Değişikliğinde Yaşanabilir Bir Gelecek Kurmak’ temasıyla İstanbul’da toplanıyor. Beşiktaş Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin de destek verdiği etkinliğin ev sahipliğini Trafik Kazalarını Önleme Derneği yapıyor. Kevser Üstündağ derneğin yönetim kurulu üyesi. Etkinliğe omuz verenlerden birisi de Suat Ayöz Trafik Mağdurları Derneği Başkanı Yeşim Ayöz.

Yeşim Ayöz bir yıl kadar önce kardeşini Bağdat Caddesi’nde meydana gelen bir trafik kazasında kaybediyor. Kazadan sonra işini gücünü bırakıp trafik sorunuyla mücadeleye başlıyor: “Kevser’le trafik psikoloğu İdil Işık’ın Açık Radyo’daki ‘Traji-Trafik’ten Beşeri Trafiğe’ adlı programında tanıştık. Programı bir yıldır üçümüz birlikte sunuyoruz. Her çarşamba 14.00-14.30 saatlerinde yayımlanıyor.”

Peki tüm bu çabalar, uluslararası konferanslar neyi hedefliyor? Üstündağ, “Araçların değil insanların hareketliliğini merkeze alan politikalar geliştirmek” diyor ve şöyle devam ediyor: “Yolları asfaltlamak, yeni şeritler, katlı kavşaklar açmak çözüm değil. Bunlar araçlar için yapılan yatırımlar. Konferans için İspanya’dan çağırdığımız bir konuşmacı ‘Sizin yaya birliğiniz yok mu, yaya haklarını kim koruyor?’ diye sordu. Bizim yaya hakları olduğundan da haberimiz yok. Her programımızda, basınla yaptığımız görüşmemizde yaya haklarının insan haklarının bir parçası olduğunu vurguluyoruz.”

Üstündağ, toplu taşımanın daha cazip hale getirilmesini savunuyor ve özellikle bisikletin önemine değiniyor: “Bisikleti ulaşımın bir parçası haline getirmek lazım. Bizde bisiklet parkları, bisikletlilere ayrılmış özel yollar yok. Ben üniversitenin girişine bisiklet parkı yaptırdım, bazı öğrenciler o şekilde gelmeye başladı. Hatta içlerinden biri asistan oldu, hâlâ bisikletle gidip gelir. Yıldız Parkı’nın içinden geçiyor okula gelirken, ‘Hayatımın en keyifli anları’ diyor.”

Konferans için Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Sırbistan, Almanya, İsveç gibi dünyanın çeşitli ülkelerinden 30 genç de geldi. Başta Kuzguncuk olmak üzere İstanbul’un belli başlı bölgelerinde saha araştırmaları ve workshop’lar yaptılar. Macaristan’dan gelen Justin Hyatt, aynı zamanda konferansın koordinatörlüğünü üstlendi. Tam bir bisiklet tutkunu olan Hyatt, Üstündağ’ın sözlerine destek veriyor: “Biz Budapeşte’de yılın bir günü bisikletlerimizle yolları kuşatıyoruz. İlkini beş yıl önce yapmıştık, 5 bin kişi katıldı. En son 50 bin kişiyle caddeleri istila ettik. Otomobiller hem çok yer kaplıyor hem de çevre kirliliğine yol açıyor. Budapeşte’de çevre kirliliğinden ötürü insanların ortalama yaşam süresi üç yıl azaldı. Araçların giderek azaltılıp yürüyebileceğimiz, bisiklete binebileceğimiz, sadece insan için tasarlanmış yerlerin artması gerekiyor.”

‘Bu ay bizim sokağı kapatın’

Üstündağ, Ayöz ve arkadaşları yarınki etkinlikte Dolmabahçe-Bebek arası sahil şeridini şenlik alanına çevirmeyi planlıyor. Ayöz, “Zaten her ay bir sokağı trafiğe kapatıp şenlik yeri yapıyoruz” diyor. İlk olarak bu yıl 18 Şubat’ta Nişantaşı’ndaki Abdi İpekçi Caddesi’ni kapatmışlar. İstanbul’un farklı bölgelerinden ‘Bu ay bizim tarafa gelin’ diye telefonlar alıyorlarmış. Ayöz, İstanbullulara, “Daha temiz bir çevrede ve trafik sorunu olmayan bir şehirde yaşamak istiyorsanız pazar günü bizimle olun” diye çağrıda bulunuyor.

Bireysel sözleşme

Pazar günü etkinliğe katılacaklara aşağıdaki kuralları uygulayacağına dair bireysel sözleşme imzalatılacak.

1. İşime haftada bir gün toplu taşıma araçlarını kullanarak gideceğim.
2. Ayda bir gün mutlaka ortak araba kullanacağım ve işyerimde aynı güzergâhtaki arkadaşlarımla buluşup, tek araba olarak gideceğim.
3. Şehir sokaklarını otomobilsiz gezeceğim.
4. Daha az enerji tüketen ürünler kullanacağım.
5. Engellilere, bisikletlilere ve yayalara yol vereceğim.
6. Haftada bir gün arabamı evde bırakacağım.
7. Kısa mesafelere yürüyerek gideceğim ve otomobilimi kullanmayacağım.
8. Gerekmedikçe korna çalmayacağım.
9. Yaya alanlarına otomobilimle girmeyeceğim.
10. Kaldırımlara aracımı park etmeyeceğim.
11. Bisikleti bir ulaşım aracı olarak hayatıma sokacağım.
12. Kıtaları adımlarımla ve bisikletimle birbirine bağlayacağım.
13. Her yıl en az bir ağaç dikerek oksijen üretimine katkıda bulunacağım.
14. Deniz yolu ulaşımını kullanarak köprü trafiğinden kurtulacağım.
15. ‘Otomobilsizlik Hareketi’ni yaygınlaştırmak için çalışacağım.
16. Günde en az 10 bin adım atarak sağlığımı düşüneceğim.

Yerel yönetimler sözleşmesi

Etkinlik kapsamında yerel yönetimlere aşağıdaki maddeleri uygulayacaklarına dair sözleşme imzalattırılacak.

1. Bisiklet yolu ve mevcut bisiklet yollarını genişleterek güvenli yollar yapacağım.
2. Toplu taşımayı cazip hale getirecek ve destekleyeceğim.
3. Yaya yolu, bisiklet yolu ve toplu taşımayı bütünleştireceğim.
4. Deniz yolu ulaşımının genel ulaşım içerisindeki payını artırmak için çalışacağım.
5. Yaya yollarını güvenli ve yürünebilir hale getireceğim.
6. Bisiklet yollarını ulaşım ağının parçası yapacağım.
7. Boğazı köprü yerine deniz yoluyla bağlayacağım.

Kaynak: Radikal

1 Yorum
  1. Yaya kültürünün bu ülkede oluştuğunu söylemek çok zor. Sıkışık semtlerimizde yayaya geç ışığı yansa bile sürücüyle göz göze gelmeden ve onun olurunu almadan karşıdan karşıya geçemezsin. Hep taşıt üstündür çünkü. Ama gidin Avrupaya, yaya yola adımını attığı anda araçlar kendileri için yol serbest olsa bile duruyorlar. Bu bir kültürdür işte. Bizde olmayan.

    nergis pınarcık | 10 July 2009


Yorum yazmak için


Eskişehir Yüksek Hızlı Tren Garı Projesi, Dünya Mimarlar Topluluğu’nun 2020 Dünya Mimarlık Ödülü’ne (World Architecture Award) layık görüldü.           Eskişehir YHT Gar Projesine dünya ödülü geldi. Yüksek Hızlı Tren Garı projesi Dünya Mimarlar Topluluğu tarafından verilen 2020 Dünya Mimarlık Ödülü’ne (World Architecture Award) proje dalında layık görüldü. 2018’de tasarlanan Eskişehir Yüksek Hızlı [...]
ARŞİV
Subscribe