Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim
ANA SAYFA
Tüm Yazı-Yorumlar

Haydarpaşa konusu 2004 yılında başlamıştır. O yıllarda Mimarlar Odasında yöneticiydim. Konuyu anladıktan sonra 2005 yılında oradaki çalışanlarla irtibat kurduk. Onlar ‘İşimizi kaybetmeyelim’ tedirginliğindeydiler. Birlikte olduk. Bir süre sonra Kamu ve Toplum Yararı anlayışıyla etkinlik yaptık. Haydarpaşa Dayanışmasını kurduk. »


1972 ilkbaharında ülkede neler yaşanmaktadır? 12 Mart birinci yılını doldurmuş, kentlerde sıkıyönetim vardır, evler basılmakta, kitaplar toplatılmaktadır. Böylesi bir ortamda Anday ve iki arkadaşı; Şadi Çalık ve Oğuz Akkan birkaç günlük bir tatil için İstanbul’dan kalkarlar İzmir’e, Urla’ya gelirler. »


Arif Atılgan /

Buradaki kültür kelimesi bilgilendirme fiilini, turizm kelimesi satmak fiilini akla getirmektedir. Bilgilendirme satmak amacıyla yapıldığında bilgilendirme olmaktan çıkar. »


Birkaç aydır “Depremciler” konuşmaya başlamıştı.. Ve deprem oldu.. Onlarla ilgili konuşmak istemiyorum. İnsanları korkutuyorlar. Biri hariç..

 

En çok konuşulan konu Toplanma Alanları. Ancak Toplanma Alanında toplanabilmek için önce binalardan çıkabilmek gerekir. Binalarımızdan demiyorum. Zira deprem anında kentin hangi binasında olacağımız belli değildir. Bu anlamda sadece kendi binamızın güvenli olması yeterli olmaz. Tüm kentin binalarının güvenli olması gerekmektedir. »


   Deprem ve kötülük!
30 September 2019

İstanbul’u 5.8 şiddetinde sallayan deprem 1999 Marmara Depremi’ne dönmemize neden oldu. Gördük ki, 20 yılın sonunda depreme hazırlıklılık konusunda işler daha da kötüleşmiş! Binlerce insanın yaşamını görmezden gelen bu vurdumduymazlığı nasıl açıklayacağız? AKP iktidarını sorumlu tutmak kolay ama bu derece akıl dışı bir anlayışın nasıl bu derece uzun süre iktidarda kalabildiğini açıklamak o kadar kolay değil! »


Kentlerde kamusal alanlara konulan anıtlar ve zaman içinde bu anıtları gördüğü itibar veya olumsuz tepkiler herhalde toplumların değer yargılarını, orada yaşayanların toplumsal ruh hallerini okumak için iyi bir araç olmalı. »


9 yaşımdaydım. Babam ablamın kaydolacağı okulu görmeye Beni de götürmüştü. Cennet gibi bir bahçe içinde aydınlık beyaz bir köşk.. Mahmut Muhtar Paşa Köşkü..

 

1880lerde yapılmış.. Bir İtalyan mimara ait olduğu söylenir.

 

1895 yılındaki depreme kadar İngiliz asıllı Barker ailesi yaşamış. Depremden dolayı konakta bir hasar olmamış ama tedirgin olan aile İstanbul’dan taşınmış. »


 Yavaş şehir kriterlerinin başında 50.000 nüfus sınırı olduğuna göre Yalova Yavaş şehir olamaz. Ancak Yavaş Şehir gibi olabilir.

 

Şehrin özelliklerini anımsayalım. 847km2 ile Türkiye’nin en küçük ili.  Yüzölçümünün %6’sı yerleşim.. %60’ı orman.. Gerisi tarım, çayır, mera, kayalık, bataklık alanı.. 127km kıyı uzunluğu, 262.000 nüfusu var. »


HDP’li belediyelerin tarihi, kültürü ve dili koruyan, toplumsal hafızayı yaşatan anlayışı AKP’nin yerel seçimlerde yaşadığı yenilginin hırsıyla saldırmasının nedenlerinden biri. »


“Tarlabaşı / Beyoğlu”, mimarların ve mimari mirasa duyarlı olanların gündeminden düşmemeli. »


Önce terminoloji üzerinde duralım kısaca. “Elitleşme” veya diğer adıyla “mutenalaşma” kentle uğraşanların, şehircilerin sözlüğüne yeni giren bir sözcük. İngilizcedeki “gentrification” teriminin Türkçe karşılığı ve “soylulaşma”, “seçkinleşme” olarak da kullanılıyor. Terim, kentlerin özellikli ve “eskimiş” bir bölümüne, görece daha üst gelir gruplarından kendi kültürleriyle birlikte gelenlerin yerleşmesini tanımlıyor. Yerel koşullara göre farklılıklar gösteren, ayrıntılı ele alınması gereken, ekonomik ve toplumsal boyutları olan bir olgu. Hemen belirtelim, sözcük Türkçede tam yerine oturmuyor ve en azından bizim buralar için olumlu bir anlam içermiyor, bu nedenle tırnak içinde kullanıyorum. »


Bodrum hızla betona gömülüyor. Vahşi yapılaşma Ege’nin dört bir yanında dişlerini gösteriyor. »


Kurbağalıderede sıra dışı bir inşaat fark ediliyor. Öyküsüne bakalım. »


Bugünkü koşullarda merkezi politikaların olumsuz yönlerinin yerel düzeyde üretilecek politikalarla “düzeltilmesi” olanağı var mıdır? Yanıt, herhangi bir dönem ayırımı olmaksınız “hayır” olacaktır. Çünkü Türkiye gibi ülkelerde bu yol, tanım gereği fazla açık değildir. »


Önceki gün Anayasa Mahkemesi (AYM), Mehmet Aksoy’un “İnsanlık” heykelinin yok edilmesiyle, sanatçının ifade ve sanat özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verdi. Çünkü biliyorsunuz, tüm yaşadıklarımıza karşın, anayasamız kâğıt üzerinde hâlâ ifade ve sanat hürriyetini güvence altına alıyor. Ayrıntıları önceki gün Alican Uludağ’ın haberinde vardı. Erdoğan, başbakanken 2011’de, Kars’ta henüz tamamlanmamış anıta “Ucube” demişti. “O heykel yıkıla!” emriyle, eser yerle bir edilmişti. »


Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 ...60 61 62 Sonraki

İngiliz Guardian gazetesi, Avrupa’da ‘Yeşilin Başkenti’ adayları arasında İstanbul’un da yer almasını bu sözlerle niteledi.
ARŞİV